Konu Başlıkları Gizle
Kask seçimi motosiklet ekipmanları arasında en önemli konulardan biri. Dış görünüş veya marka kadar güvenlik standardı, kaskın yapısı ve kafa ölçüsüne uygunluğu da önem taşıyor.
Birçok kişi mağazada rahat hissettirdiği için normalden büyük kask alıyor ama kaskın amacı kafayı sabit şekilde korumak olduğu için içeride boşluk kalmaması gerekiyor.
Kask takıldığında:
Alın kısmında baskı yapıp kısa sürede ağrı oluşturuyorsa o modelin kafa yapısına uygun olmama ihtimali bulunuyor. Çünkü her markanın iç kalıbı farklı oluyor.
Bazı markalar daha oval, daha yuvarlak, daha dar iç yapı kullanabiliyor. Bu yüzden aynı beden numarası her kaskta aynı hissi vermeyebiliyor.
Beden seçerken mezura ile kafa çevresi ölçülüp markanın ölçü tablosuna bakılması gerekiyor. Ancak ölçü tutsa bile en doğru sonuç kaskı kafada bir süre deneyince anlaşılıyor.
Kask çene kayışı kapalıyken elle yukarı çekildiğinde kolay çıkmamalı. Çünkü darbe anında kaskın kafada sabit kalması gerekiyor.
ECE, DOT ve SNELL en yaygın standartlar arasında yer alıyor. Avrupa'da kullanılan güncel standart ECE 22.06 olarak geçiyor. Bu testlerde:
Eski ECE 22.05 standardına göre 22.06 tarafında test şartları daha ağır hale getirildi. Özellikle açılı darbe testleri ve aksesuar kontrolü gibi konular daha detaylı incelenmeye başladı.
DOT sertifikası Amerika tarafında kullanılıyor. SNELL ise daha yüksek darbe standartları uygulayan bağımsız test kuruluşlarından biri olarak biliniyor.
Piyasada sadece görüntü amaçlı üretilmiş sertifikasız çok fazla kask bulunuyor. Dış kabuğun sert olması tek başına güvenlik anlamına gelmiyor çünkü asıl darbeyi emen bölüm içerideki EPS köpük yapısı oluyor.
Bu yüzden kask seçiminde ilk bakılan şey marka veya tasarım değil, doğrudan güvenlik sertifikası olmalı.
Kasklar farklı açılardan darbe testine sokuluyor ve yıldız puanı veriliyor. Bazı uygun fiyatlı modeller yüksek puan alabilirken bazı pahalı modeller daha düşük puan alabiliyor.
Bu yüzden marka ve fiyat dışında SHARP sonuçlarına da bakılıyor.
Arabalarda uygulanan NCAP testleri gibi değerlendirebiliriz.
Motosiklet kazalarında alınan darbelerin önemli kısmı çene tarafına geldiği için Full face kasklar güvenlik tarafında öne çıkıyor. Özellikle yüksek hız, uzun yol ve sportif kullanımda en çok tercih edilen kask tipi bu oluyor.
Aerodinamik yapıları sayesinde yüksek hızda rüzgar direnci genelde daha düşük kalıyor. Gürültü yalıtımı da çoğu zaman açık veya modüler modellere göre daha iyi oluyor.
Ancak tamamen kapalı yapı nedeniyle şehir içinde düşük hız kullanımında bazı sürücülere daha sıcak ve bunaltıcı gelebiliyor. Özellikle yaz aylarında havalandırma kalitesi burada ciddi fark oluşturuyor.
Ağırlık konusu modele göre değişiyor. Fiber ve karbon modeller daha hafif olurken giriş seviyesi bazı termoplastik kasklar uzun kullanımda boynu daha fazla yorabiliyor.
Yakıt alırken, kısa mola verirken veya iletişim kurarken kaskı tamamen çıkarmaya gerek kalmıyor. Gözlük kullanan sürücüler tarafından da sık tercih ediliyor.
Koruma tarafında Full face modellere oldukça yakın modeller bulunsa da mekanizma yapısı nedeniyle yapı biraz daha karmaşık hale geliyor. Çene açma sistemi ekstra bağlantı noktaları içerdiği için ağırlık genelde daha yüksek oluyor.
Yüksek hızda aerodinamik yapı Full face kadar dengeli olmayabiliyor. Rüzgar sesi de modele göre biraz daha fazla hissedilebiliyor.
Bir diğer önemli konu da kullanım şekli. Çene kısmı açık şekilde sürüş yapmak bazı kullanıcıların alışkanlığı haline geliyor ama çoğu modüler kask tam korumayı çene bölümü kapalıyken sağlayabiliyor.
Yeni nesil kaliteli modüler kasklarda güvenlik seviyesi ciddi şekilde yükselse de pist veya agresif sürüş tarafında hâlâ Full face modeller daha fazla tercih ediliyor.
Özellikle yüksek hızda rüzgar baskısı arttığında ağır kask boyna daha fazla yük bindiriyor. Uzun yol yapan sürücülerde:
Modüler kasklar mekanizma yapısı nedeniyle genelde Full face modellere göre daha ağır oluyor. Giriş seviyesi termoplastik kasklarda ağırlık çoğu zaman 1600-1800 gram seviyesine çıkabiliyor.
Fiber composite, fiberglass veya karbon kabuk kullanılan modellerde ise ağırlık daha düşük tutulabiliyor. Özellikle karbon kaskların pahalı olmasının sebeplerinden biri bu.
Bir diğer konu da ağırlığın dağılımı. Aynı gramajdaki iki kask farklı hissedebiliyor çünkü aerodinamik yapı ve ağırlık merkezi kullanım hissini değiştiriyor.
Uzun süre motosiklet kullanan insanların bir süre sonra kask ağırlığına daha fazla dikkat etmesinin sebebi de bu oluyor.
Kalitesiz vizörlerde:
Gece sürüşünde çizilmiş vizör karşıdan gelen farları dağıtmaya başladığında görüş ciddi şekilde düşebiliyor.
Pinlock destekli vizörler buğu oluşumunu azaltıyor. Soğuk havada veya yağmurlu kullanımda fark daha net hissediliyor çünkü içeride oluşan sıcak hava vizörü daha az buğulandırıyor.
Güneş vizörü bulunan modeller de kullanım rahatlığı sağlıyor. Sürekli vizör değiştirme ihtiyacını azaltabiliyor.
Havalandırma tarafında ise hava giriş-çıkış kanallarının yapısı önem taşıyor.
Yetersiz havalandırmaya sahip kasklarda:
Ancak havalandırma arttıkça bazı modellerde rüzgar sesi de yükselebiliyor. Bu yüzden kask tasarımında denge önemli hale geliyor.
Kaskın darbeyi emmesini sağlayan bölüm EPS köpük denen yoğun katman oluyor. Bu yapı:
Sürekli güneşte bırakılan veya yoğun kullanılan kasklarda iç malzemenin yoğunluğu değişebiliyor. Bu durum darbe emme performansını düşürebiliyor.
Birçok üretici ortalama 5 yıl civarında kullanım süresi öneriyor. Ancak bu süre:
Dışarıdan hasarsız görünen kasklarda iç tarafta görünmeyen hasar oluşabiliyor. Kask yere sert düştüğünde EPS köpük darbe enerjisini emerek sıkışabiliyor. Bu hasar her zaman dış kabukta çatlak olarak görünmeyebiliyor.
Bu yüzden ciddi darbe alan kaskların değişmesi öneriliyor.
Sonuç olarak kask seçerken en önemli konu sadece marka veya görüntü olmuyor.
Doğru kask seçiminde:
Uzun süre kullanılacak bir ekipmanda konfor önemli olsa da ilk öncelik her zaman koruma seviyesi olmalı.
Herkese kazasız belasız sürüşler.
Beden Seçimi
Kask seçiminde en çok hata yapılan konulardan biri beden seçimi oluyor.Birçok kişi mağazada rahat hissettirdiği için normalden büyük kask alıyor ama kaskın amacı kafayı sabit şekilde korumak olduğu için içeride boşluk kalmaması gerekiyor.
Kask takıldığında:
- Sağa sola kolay dönmemeli,
- Kafa hareket edince içeride oynamamalı,
- Yüksek hızda yukarı kalkmamalı.
Alın kısmında baskı yapıp kısa sürede ağrı oluşturuyorsa o modelin kafa yapısına uygun olmama ihtimali bulunuyor. Çünkü her markanın iç kalıbı farklı oluyor.
Bazı markalar daha oval, daha yuvarlak, daha dar iç yapı kullanabiliyor. Bu yüzden aynı beden numarası her kaskta aynı hissi vermeyebiliyor.
Beden seçerken mezura ile kafa çevresi ölçülüp markanın ölçü tablosuna bakılması gerekiyor. Ancak ölçü tutsa bile en doğru sonuç kaskı kafada bir süre deneyince anlaşılıyor.
Kask çene kayışı kapalıyken elle yukarı çekildiğinde kolay çıkmamalı. Çünkü darbe anında kaskın kafada sabit kalması gerekiyor.
Sertifika
Kask alırken ilk bakılması gereken şey sertifika etiketi oluyor. Çünkü dışarıdan benzer görünen iki kask arasında darbe koruması açısından ciddi fark bulunabiliyor.ECE, DOT ve SNELL en yaygın standartlar arasında yer alıyor. Avrupa'da kullanılan güncel standart ECE 22.06 olarak geçiyor. Bu testlerde:
- Farklı hızlarda darbe dayanımı,
- Vizör kırılma direnci,
- Çene koruması,
- Kayış sistemi,
- Farklı açılardan çarpma senaryoları
Eski ECE 22.05 standardına göre 22.06 tarafında test şartları daha ağır hale getirildi. Özellikle açılı darbe testleri ve aksesuar kontrolü gibi konular daha detaylı incelenmeye başladı.
DOT sertifikası Amerika tarafında kullanılıyor. SNELL ise daha yüksek darbe standartları uygulayan bağımsız test kuruluşlarından biri olarak biliniyor.
Piyasada sadece görüntü amaçlı üretilmiş sertifikasız çok fazla kask bulunuyor. Dış kabuğun sert olması tek başına güvenlik anlamına gelmiyor çünkü asıl darbeyi emen bölüm içerideki EPS köpük yapısı oluyor.
Bu yüzden kask seçiminde ilk bakılan şey marka veya tasarım değil, doğrudan güvenlik sertifikası olmalı.
SHARP Testleri
SHARP testleri İngiltere merkezli bağımsız bir kask değerlendirme sistemi olarak kullanılıyor.Kasklar farklı açılardan darbe testine sokuluyor ve yıldız puanı veriliyor. Bazı uygun fiyatlı modeller yüksek puan alabilirken bazı pahalı modeller daha düşük puan alabiliyor.
Bu yüzden marka ve fiyat dışında SHARP sonuçlarına da bakılıyor.
Arabalarda uygulanan NCAP testleri gibi değerlendirebiliriz.
Full Face Kasklar
Full face kasklar çene kısmı tamamen kapalı olan modellerden oluşuyor. Koruma seviyesi açısından en güvenli kask türleri arasında gösteriliyor çünkü başın üst kısmıyla birlikte çene bölgesini de koruyor.Motosiklet kazalarında alınan darbelerin önemli kısmı çene tarafına geldiği için Full face kasklar güvenlik tarafında öne çıkıyor. Özellikle yüksek hız, uzun yol ve sportif kullanımda en çok tercih edilen kask tipi bu oluyor.
Aerodinamik yapıları sayesinde yüksek hızda rüzgar direnci genelde daha düşük kalıyor. Gürültü yalıtımı da çoğu zaman açık veya modüler modellere göre daha iyi oluyor.
Ancak tamamen kapalı yapı nedeniyle şehir içinde düşük hız kullanımında bazı sürücülere daha sıcak ve bunaltıcı gelebiliyor. Özellikle yaz aylarında havalandırma kalitesi burada ciddi fark oluşturuyor.
Ağırlık konusu modele göre değişiyor. Fiber ve karbon modeller daha hafif olurken giriş seviyesi bazı termoplastik kasklar uzun kullanımda boynu daha fazla yorabiliyor.
Çene Açılır (Modüler) Kasklar
Modüler kasklarda çene kısmı yukarı doğru açılabiliyor. Bu yapı özellikle şehir içi kullanımda ciddi pratiklik sağlıyor.Yakıt alırken, kısa mola verirken veya iletişim kurarken kaskı tamamen çıkarmaya gerek kalmıyor. Gözlük kullanan sürücüler tarafından da sık tercih ediliyor.
Koruma tarafında Full face modellere oldukça yakın modeller bulunsa da mekanizma yapısı nedeniyle yapı biraz daha karmaşık hale geliyor. Çene açma sistemi ekstra bağlantı noktaları içerdiği için ağırlık genelde daha yüksek oluyor.
Yüksek hızda aerodinamik yapı Full face kadar dengeli olmayabiliyor. Rüzgar sesi de modele göre biraz daha fazla hissedilebiliyor.
Bir diğer önemli konu da kullanım şekli. Çene kısmı açık şekilde sürüş yapmak bazı kullanıcıların alışkanlığı haline geliyor ama çoğu modüler kask tam korumayı çene bölümü kapalıyken sağlayabiliyor.
Yeni nesil kaliteli modüler kasklarda güvenlik seviyesi ciddi şekilde yükselse de pist veya agresif sürüş tarafında hâlâ Full face modeller daha fazla tercih ediliyor.
Ağırlık
Kask ağırlığı kısa kullanımda çok fark edilmese de uzun sürüşlerde direkt hissediliyor.Özellikle yüksek hızda rüzgar baskısı arttığında ağır kask boyna daha fazla yük bindiriyor. Uzun yol yapan sürücülerde:
- Boyun ağrısı,
- Omuz yorgunluğu,
- Kafa hareketlerinde zorlanma
Modüler kasklar mekanizma yapısı nedeniyle genelde Full face modellere göre daha ağır oluyor. Giriş seviyesi termoplastik kasklarda ağırlık çoğu zaman 1600-1800 gram seviyesine çıkabiliyor.
Fiber composite, fiberglass veya karbon kabuk kullanılan modellerde ise ağırlık daha düşük tutulabiliyor. Özellikle karbon kaskların pahalı olmasının sebeplerinden biri bu.
Bir diğer konu da ağırlığın dağılımı. Aynı gramajdaki iki kask farklı hissedebiliyor çünkü aerodinamik yapı ve ağırlık merkezi kullanım hissini değiştiriyor.
Uzun süre motosiklet kullanan insanların bir süre sonra kask ağırlığına daha fazla dikkat etmesinin sebebi de bu oluyor.
Vizör ve Havalandırma
Vizör kalitesi sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen konulardan biri.Kalitesiz vizörlerde:
- Gece ışık dağılımı,
- Kolay çizilme,
- Görüş bozulması,
- Hızlı buğulanma
Gece sürüşünde çizilmiş vizör karşıdan gelen farları dağıtmaya başladığında görüş ciddi şekilde düşebiliyor.
Pinlock destekli vizörler buğu oluşumunu azaltıyor. Soğuk havada veya yağmurlu kullanımda fark daha net hissediliyor çünkü içeride oluşan sıcak hava vizörü daha az buğulandırıyor.
Güneş vizörü bulunan modeller de kullanım rahatlığı sağlıyor. Sürekli vizör değiştirme ihtiyacını azaltabiliyor.
Havalandırma tarafında ise hava giriş-çıkış kanallarının yapısı önem taşıyor.
Yetersiz havalandırmaya sahip kasklarda:
- İçeride sıcaklık artıyor,
- Vizör daha hızlı buğulanıyor,
- Uzun sürüşte rahatsızlık oluşabiliyor.
Ancak havalandırma arttıkça bazı modellerde rüzgar sesi de yükselebiliyor. Bu yüzden kask tasarımında denge önemli hale geliyor.
Kullanım Süresi
Kask dışarıdan temiz görünse bile iç taraftaki koruyucu malzemeler zamanla yapısını kaybetmeye başlıyor.Kaskın darbeyi emmesini sağlayan bölüm EPS köpük denen yoğun katman oluyor. Bu yapı:
- Güneş ışığı,
- Sıcaklık değişimi,
- Nem,
- Ter,
- Uzun süreli kullanım
Sürekli güneşte bırakılan veya yoğun kullanılan kasklarda iç malzemenin yoğunluğu değişebiliyor. Bu durum darbe emme performansını düşürebiliyor.
Birçok üretici ortalama 5 yıl civarında kullanım süresi öneriyor. Ancak bu süre:
- Kullanım sıklığına,
- Saklama koşullarına,
- Kaskın aldığı darbeye
Dışarıdan hasarsız görünen kasklarda iç tarafta görünmeyen hasar oluşabiliyor. Kask yere sert düştüğünde EPS köpük darbe enerjisini emerek sıkışabiliyor. Bu hasar her zaman dış kabukta çatlak olarak görünmeyebiliyor.
Bu yüzden ciddi darbe alan kaskların değişmesi öneriliyor.
Sonuç olarak kask seçerken en önemli konu sadece marka veya görüntü olmuyor.
Doğru kask seçiminde:
- Güvenlik sertifikası,
- Kafa yapısına tam oturması,
- Kullanım şekline uygun olması,
- Ağırlık dengesi,
- Vizör kalitesi,
- Havalandırma sistemi
Uzun süre kullanılacak bir ekipmanda konfor önemli olsa da ilk öncelik her zaman koruma seviyesi olmalı.
Herkese kazasız belasız sürüşler.
Son düzenleyen: Moderatör: