Ben büyük çoğunluğunuzdan daha ağır biriyim, 1.5 ay öncesine kadar 158 kiloydum. Astım hastasıyım ve kilo aldıkça nefes almam o kadar zorlaşıyor ki gerçekten kelimelerle anlatılabilecek bir şey değil.
Daha önce de spora, diyete sardım ama kendimi kısıtlamam ve egzersizlerde zorlanmam yüzünden en fazla 1-2 ay devam edebildim. Bu süreçte verdiğim tüm kilolar misliyle geri geldi. Kilo vermek amacıyla kalorinizi düşürüp kendinizi aç bırakmanız tam tersi bir etki yapıyor, bunu defalarca tecrübe ettim. "Az yiyeyim, kalori sayayım, yağsız tuzsuz pilav tavukla besleneyim" derseniz sağlıklı kilo veremez, aksine verdiklerinizi de fazlasıyla geri alırsınız. Ben de öncesinde kilo vermenin sadece kalori açığına ve egzersize dayandığını düşünüyordum, öyle değilmiş. Konu ne kadar yediğiniz değil, ne yediğiniz, besinler arasında kurduğunuz denge. Sürekli et de yiyemezsiniz, sürekli ot da yiyemezsiniz, sürekli şekerli de yiyemezsiniz, sürekli karbonhidrat da yiyemezsiniz. Bunların arasında bir denge kurmanız gerekiyor.
Ben 125 kilo civarıyken spora başlayıp 115'e indim, sporu bıraktıktan 3-4 ay sonra kilom 132 civarındaydı. 136 kiloları zorlayınca da tekrar spora ve diyete başladım, 2 ay içerisinde 124'e kadar indim. Ama bu kilolar da normal düzenime dönünce geri geldi.
En son kan testlerimde de insülin direnci, yüksek açlık şekeri, karaciğer yağlanması ve düşük D vitamini görünce dedim ki dur. Yoğun bir araştırmaya başladım ve öğrendiklerim ile o gün diyete başladım. Hayatımdan işlenmiş şeker ve nişastayı tamamen söktüm attım. Kana hızlı karışıp kan şekerini yükselten tüm besinlerden ve içeceklerden kaçınıyorum. 45 gün oldu ve ekmek gibi şeyleri nadiren ve yalnızca yanına et-salata ile tüketiyorum. Şekeri ise tamamen kestim, şekerli içecek dahi içmiyorum. Su ve maden suyu, bazen de günde 1-2 bardak Pepsi Zero ile devam ediyorum.
Sonuç şu, bu 45 günde 158 kilodan an itibarıyla 149.2'ye indim. Yavaş yavaş inmeye de devam ediyorum. Kestiğim şeyler haricinde de özel bir diyet yapmıyor ve kalori açığı da oluşturmaya çalışmıyorum. Et, ot, bakliyat sınırsız gibi düşünerek yiyorum ve ikinci haftadan itibaren ufak porsiyonlarla bile doyar hale geldim. Artık yemek aramıyorum, 2-3 tabak yemiyorum, dürüm söyleyip iki tane gömmüyorum.
Buna ek olarak da eve ağırlık seti aldım, insülin direncine karşı diyetimden 1 hafta önce de spora başlamıştım. Haftada 3-4 gün programım var, bazen aksatsam da en azından 1-2 gün yapmaya çalışıyorum ve hem kondisyonuma hem de kuvvetime etkili oldu.
Kan değerleri için de bir sonraki testin 3 ay sonra yapılması gerektiği söylendi yani Aralık ayında kan değerlerimde de bir gelişme var mı bakacağız. Ama şimdilik iyi gidiyor gibiyim, her şey olumlu ilerliyor. Tavsiyem şudur ki, ne yaparsanız yapın dengeli ve düzenli beslenip egzersiz yapın.Kana hızlı karışan üç beyazdan olabildiğince uzak durun ki bunlar un, şeker ve nişastadır. Sürekli tüketildiğinde kan şekerinizi sürekli yüksek tutarsınız, vücut sürekli insülin salgılar ve buna duyarsız hale gelir. Bu sebeple yağ depolamaya başlar, yağ depoladıkça da insülin direnciniz daha fazla artar. Bu bir kısır döngü.
"Bir şey olmaz" diyerek yıllarca yavaş yavaş benim gibi oluyorsunuz

. Geri dönüşü de bir o kadar zor.
Ben dahil çoğu insan kilo vermeyi yanlış kaynaklardan, yanlış şekilde öğreniyor. 70 kilo birinin 2-3 kilo fazlasını vermek için az yemesi ile 120-130 kilo birinin 50-60 kilo vermeye çalışması aynı değil. Birinde kısa süre dayanır formuna gelirken diğerinde aylarca kalori açığı vermeye çalışarak vücuduna çok fazla zarar verir; üstüne daha çok kilo alırsın. Bu bağlamda konu sahibinin anlattığı gibi olay az yemekte değil, düzgün beslenmekte ve bazı şeylerden uzak durmakta.
Çoğu kaynak, fitness kanalı, influencer, diyetisyen işi yalnızca kalori açığı ve egzersiz şeklinde anlatır; genel kitle için doğrudur ama iş işten geçtikten sonra böyle kilo verilmez. Belli çerçeveleri olan diyetler uygulamak ve tıbbi yardım almak gerekir.
Şöyle bir ekleme yapmak istiyorum zira yazım uzun olduğundan biraz kafa karıştırıcı oldu, söylediklerim yanlış anlaşılabilir:
Kalori açığı yerine sağlıklı ve düzenli beslenmekten kastım; her gün kalori limiti belirleyip az yiyerek veya sevdiğin besinlerden tamamen uzak durarak kilo vermeye çalışmak yerine yediklerini protein ve lif ağırlıklı gıdalarla değiştirerek; işlenmiş şekeri ve işlenmiş karbonhidratı hayatından çıkarıp şeker ihtiyacını meyve veya bal gibi doğal gıdalarla, karbonhidrat ihtiyacını ise işlenmemiş tam gıdalarla karşılayarak doğal bir şekilde kalori açığı oluşturmak. Yani normalde yiyeceğin o yağlı, unlu, şekerli iki tabak yemek yerine yine iki tabak dolusu protein, lif ve iyi karbonhidratlardan oluşan sağlıklı bir öğün yediğinde zaten vücudun doğal olarak kalori açığı oluşturmuş oluyor.