@Silinen üye, ilerleyen zamanlarda; kız çocuğumuz olursa "Elisa", erkek olursa "Eymen" olacaktı isimleri. Sürekli gezecektik bize ait bir karavanla. Bir kedimiz olacaktı British Shortair türünde. İsmi ise "Gary"..
Ay'ı izleyerek kahve içecektik, beraber..
En sevdiğimiz renk maviydi.
Sabaha kadar aralıksız 9 - 13 saat boyunca telefonla konuşurduk. Yetmezdi, ertesi gün buluşurduk..
Şu an ondan bana bir mesaj gelse, "Yardıma ihtiyacım var, kimsem yok yanımda." tüm benliğimle koşardım yanına..
Biz iyi insanlardık, neden bunları yaşadık ki. Ne kötülüğüm dokundu diğerlerine, neyin karşılığını ödüyoruz ruh sağlığımızla..
Bazen harbiden şu hayata son vermeyi düşünüyorum ciddi ciddi. Tek sebebi gönlümü çalan bu kişi değil elbette. Şu yaşta çok yoruldum ben. Üstümdeki yük çok fazla; bazen altında kalıyorum saatlerdir, günlerdir..
Tek dostum şarkılar oldu. Dinlerken kalbim sıkışıyor belki ama olsun. Acı çekmekten zevk almaya başladım sanki.
Birkaç ay sonra üniversite sınavım var. Kendimi vermem gerekiyor. Üçüncü mezun senemdeyim..