Bu sefer ilginç bir konu ile aranızdayım. Her zaman rehberler, teknik bilgiden içimiz kıyılır değişiklik olsun dedim. Umarım beğenirsiniz, iyi sosyaller dilerim.
İlk Araba Konusu
Evet, ilk göz ağrısı araçla ilgili insanların arasında bağ oluşabiliyor. İlkleri unutmak mümkün değildir. Kredi çekip alınan, aylarca para biriktirilen dönemler, altın bozdurmak derken liste kabarık bu konuda. Binbir türlü emek ile alınan o ilk araca bakış açısı daha derin olabiliyor. Çok normal bir süreçtir bu. Tabii herkes için aynı şeyler geçerli değil, sözüm meclisten dışarı bu konuda.
Tutku
Bu iş zamanla tutkuya dönüşebiliyor. Yani zamanla daha çok sevme ihtimaliniz hep var. İlk etapta araba aldım ne olabilir altı üstü diyebilirsiniz, ama zaman değiştirebilir bu düşüncenizi.
Anılar ve Detaylar
Bazılarımızın yaptığı iş itibariyle neredeyse tüm günü araçlarda geçiyor. Yemek yiyoruz içinde, sevdiklerimiz oluyor, fotoğraflar çekiyoruz. Kötü ve güzel anılar da biriktiriyoruz içerisinde. Bu da bir bağ kuruyor insanlarda. Hatta görürsünüz bazı aşk acısı çeken insanların sağ koltuk ile ilgili yorumlarını ilanlarında. Basit bir örnek buna tabii.
Kadınlar ve Otomobiller
Sadece biz erkekler değil, kadınlar da güzel bağlar kuruyor araçlarıyla. Bunun cinsiyet ayrımı yoktur. Biz koçum deriz, onlar kızım der mesela. Rallici kadınların ne kadar tutkulu araba kullandıklarını biliyoruz. Forumumuzda da arabasıyla güzel bağ kuran kadın üyemiz de mevcut. Kendisi Taşıt Dünyası'nda da aktif bu arada. Zamanla kadın üyelerin de aktifliğinin artacağına inancım tam.
Emek Vermek
Bazen aşırı emek verebiliyoruz bu makinelere. Özellikle yaşı olan, çok sorun çıkartan araçlara para ve zaman çok harcanıyor. Bu kadar emek verince de sonunda hallettik diyebiliyor insanlar. Seni de yürüttük bugün diyerek karşısında uzun uzun dalabiliyorlar araçlarına. Özellikle kronik sorunları çözmek dert olsa da bazen.
Hobi Meselesi
Şimdi bazı insanlar için hobi haline geliyor otomobiller. Terapi gibi de aynı zamanda. Uzun saatler araba yıkayanlar, ufak tefek aksesuar işlerini yapanlar, ELM cihazları ile gizli özellikler açanlar derken liste uzundur. Sadece araştırma yapmak bile hobi gibidir bazı insanlar için. Ama dikkat edilmesi gereken şey, hobi olursa otomobiller zamanınızı çok alacaktır. Okyanus gibi geniştir; bir sürü marka, bir sürü model. Binlerce parçadan oluşuyor otomobiller. Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz insanlar.
Sonuç
Bazı insanlar için bağ kurabilmektir otomobiller aslında. Ama bazı insanlar için ise A noktasından B noktasına gitmek için bir araçtır. Tamamen kişiye göre şekillenecek bir şeydir. Yorumlarda buluşalım.
Sahibinden ilanına duygusal mektup yazıp alıcıdan helallik isteyen mi ararsın, gece üçte mahalle arasında cılız egzoz bağırtıp kendini Fast and furious sanan primat mı ararsın hepsi bizde. Kendi kişiliği, hayatta tek bir başarısı veya fikri olmayan adam o metal yığınına tutku kılıfı giydirip toplumda itibar devşirmeye çalışıyor.
Geçen şunu gördüm, adam üç yüz bin kilometredeki dizel arabası satılmasın diye ilan açıklamasına bildiğin duygusal mektup yazmış, alıcıdan helallik istiyor. Bu işin arkasında aslında çok basit bir ekonomik ve psikolojik çaresizlik var. Gelişmiş ülkelerde araba sadece ulaşım aracı veya mühendislik takdiriyken, bizde hayatı boyunca başarabileceği tek şey o metal yığınını borçla alabilmek olan adam için varoluş sembolüne dönüşüyor.
Kesinlikle ama kesinlikle bağ oluşuyor. Babamdan böyle gördüm, ben de böyleyim. Kesinlikle A'dan B'ye gitmek değil olay benim için. O bana nasıl hizmet ediyorsa benim de ona mükemmel davranmam lazım.
Ayrıca babamın bindiği gibi bi araba olsa bende bırakın bağ kurmayı içinde yatardım.
Sahibinden ilanına duygusal mektup yazıp alıcıdan helallik isteyen mi ararsın, gece üçte mahalle arasında cılız egzoz bağırtıp kendini Fast and furious sanan primat mı ararsın hepsi bizde. Kendi kişiliği, hayatta tek bir başarısı veya fikri olmayan adam o metal yığınına tutku kılıfı giydirip toplumda itibar devşirmeye çalışıyor.
Geçen şunu gördüm, adam üç yüz bin kilometredeki dizel arabası satılmasın diye ilan açıklamasına bildiğin duygusal mektup yazmış, alıcıdan helallik istiyor. Bu işin arkasında aslında çok basit bir ekonomik ve psikolojik çaresizlik var. Gelişmiş ülkelerde araba sadece ulaşım aracı veya mühendislik takdiriyken, bizde hayatı boyunca başarabileceği tek şey o metal yığınını borçla alabilmek olan adam için varoluş sembolüne dönüşüyor.
Güzel bir konuya değindin, benim söylemek istediklerim bunlar değildi aslında. Yorumunda katılıyorum sana bu arada. Sırf arabasıyla arasında duygusal bağ var diye de, böyle ütopik şeylere hiç gerek yok. Realist olmakta da yarar var.
Kesinlikle ama kesinlikle bağ oluşuyor. Babamdan böyle gördüm, ben de böyleyim. Kesinlikle A'dan B'ye gitmek değil olay benim için. O bana nasıl hizmet ediyorsa benim de ona mükemmel davranmam lazım.
Ayrıca babamın bindiği gibi bi araba olsa bende bırakın bağ kurmayı içinde yatardım.
Güzel bir konuya değindin, benim söylemek istediklerim bunlar değildi aslında. Yorumunda katılıyorum sana bu arada. Sırf arabasıyla arasında duygusal bağ var diye de, böyle ütopik şeylere hiç gerek yok. Realist olmakta da yarar var.
Güzel arabadır, severiz.
Babadan geçiyor bazı şeyler, ben de 12-13 yaşımdan beri alıyorum bu zehri.
5 yaşına kadar Chevy Blazer'ın koltuklarının arkasında yuvarlanıyordum. Sonra 6 yaşında yükseltici koltuk ile önde seyahat etmeye başlamıştım. Cidden babadan geçiyor.
Bebekken alınan arabalarla başlayan bu sevda yaş ilerledikçe Şimşek Mcqueen, bilgisayarla tanışmamla bir NFS Underground 2 ile devam etti. Asıl ateşi yakan babamın ablama araba kullanmayı öğretirken gel sende sür demesi oldu. İlk sürdüğüm araba eski arabamız Peugeot 307' idi, Benim doğduğum sene alınmıştı. 2018 yılında aynı renk 3008 almamızla birlikte satmıştık, babam bile üzülmezken ben herkesten gizli odamda ağlamıştım. Şimdi ise işler daha fena eski arabamız ile aynı renkte 3008' imiz var ve artık ehliyet sahibiyim. Aracı evde kullanan tek kişiyim bu yüzden bakımı, yıkaması gibi her şeyine ben koşuyorum. Aracın neresinde çizik var, ne zaman bakımlara gitti vesaire her şeyini eksper gibi sayarım. Yıkamam saatler sürer, yıkarken de çizik fark edersem oturur onun üzüntüsünü yaşarım. Eve geldiğimde güvendiğim bir yere park edemezsem sürekli kontrol eder, güvendiğim park yeri boş ise hemen oraya çekerim. Evdekiler artık arabayla kafayı yedin seninkisi hastalık artık diyor