Merhaba dostlar, bugün yeni lastik taktırdıktan sonra sıkça merak edilen bir konudan bahsedeceğim: Yeni lastiklerin gerçekten rodaja ihtiyacı var mı? İlk birkaç yüz kilometrede dikkatli kullanmak gerekiyor mu, yoksa bu da yıllardır aktarılan bir alışkanlık mı? Gelin işin teknik tarafına bakalım.


Yeni bir lastiğin motordaki gibi mekanik parçaların birbirine alıştığı bir rodaj süreci yok. Buna rağmen lastik üreticileri yeni takılan lastiklerle ilk dönemde daha sakin kullanılmasını tavsiye ediyor. Bunun arkasında tek bir sebep değil, lastiğin üretiminden yeni diş yapısına kadar birkaç farklı etken bulunuyor.

Yeni Lastiğin Yüzeyi

Lastikler üretim sırasında kalıplarda şekillendiriliyor ve bazı üretim süreçlerinde lastiğin kalıptan kolay ayrılmasına yardımcı olan ayırıcı maddeler kullanılabiliyor. Bunların bir kısmı yeni lastiğin yüzeyinde kalabildiği için ilk kullanımda yüzeyin çalışma karakteri, bir süre yol görmüş lastikten farklı olabiliyor.

Kauçuk bileşiğinin içerisinde ayrıca lastiğin yaşlanmasını, oksidasyonu ve ozonun etkilerini yavaşlatmaya yardımcı olan koruyucu katkılar bulunuyor. Bu maddelerin bazıları zaman içerisinde kauçuğun yüzeyine doğru göç edebiliyor. Buradaki durumu “lastiğin üzerine fabrikada koruyucu bir kaplama çekiliyor” şeklinde düşünmemek lazım. Koruyucu maddelerin önemli bir kısmı zaten kauçuk bileşiğinin içinde yer alıyor.

İlk kilometrelerde sakin kullanım tavsiyesinin sebeplerinden biri de bu üretim ve yüzey özellikleri.

Yeni Dişler de Farklı Davranıyor

İşin yalnızca yüzey tarafı yok. Yeni lastikte diş derinliği maksimum seviyede ve diş blokları henüz hiç aşınmamış durumda. Viraj sırasında bu bloklar yük altında çok küçük miktarlarda esneyebiliyor. Lastik terminolojisinde buna “tread squirm” adı veriliyor.

Bu yüzden aşınmış lastikten sıfır lastiğe geçen biri ilk kilometrelerde direksiyonun farklı tepki verdiğini hissedebilir. Yeni lastik daha kaliteli olmasına rağmen başlangıçta direksiyon tepkileri beklenenden biraz farklı gelebilir. Bir miktar kullanımın ardından sürücü de yeni lastiğin karakterine alışmaya başlıyor.

IMG_3049.webp


İlk Kaç Kilometre Dikkat Edilmeli?

Burada bütün lastikler için geçerli kesin bir kilometre sınırı vermek doğru olmaz. Üreticilerin tavsiyeleri lastik türüne göre değişebiliyor. Continental, yeni otomobil lastiklerinde ilk 500 mil, yani yaklaşık 800 kilometrelik dönemde daha yumuşak hızlanma, frenleme ve viraj hareketleri tavsiye ediyor.

Bu süre boyunca çok düşük hızlarda kullanmak veya lastiği özel bir işleme tabi tutmak gerekmiyor. Normal sürüşe devam edilebilir. Yapılması gereken, yeni takılmış lastikle ilk günden sert fren denemeleri yapmak veya virajlarda tutunma sınırını zorlamamak.

Lastik Basıncını da Unutmamak Gerek

Yeni lastik takıldıktan sonra aracın farklı hissettirmesinin sebebi her zaman rodaj olmayabilir. Montaj sonrasında lastik basınçlarının üreticinin belirlediği değerlere getirilmesi önemli. Gereğinden yüksek veya düşük basınç, direksiyon hissini ve lastiğin yola temas şeklini doğrudan değiştirebilir.

Eski lastikleriniz uzun süre kullanılmış ve sertleşmişse yeni lastiklere geçildiğinde fark daha da belirgin hissedilebilir. Direksiyon tepkisi, yol sesi ve konfor değişebilir. Bunların bir kısmı herhangi bir problemden değil, tamamen farklı durumdaki iki lastiğin karakterinden kaynaklanıyor.

IMG_3050.webp


Sonuç olarak yeni otomobil lastiklerinin rodaja ihtiyacı olduğunu söylemek yanlış değil; ancak buradaki rodajı motor rodajıyla karıştırmamak gerekiyor. Amaç parçaları birbirine alıştırmak değil. Yeni lastiğin yüzey özelliklerinin değişmesi, tam derinlikteki diş bloklarının çalışma karakteri ve sürücünün yeni lastiğin tepkilerine alışması için kısa bir geçiş dönemi bırakılıyor.

İlk birkaç yüz kilometrede ani frenlerden, sert hızlanmalardan ve lastiğin tutunma sınırlarını zorlayan virajlardan uzak durmak yeterli. Sonrasında lastik normal kullanımına devam edebilir.

Umarım konu faydalı olmuştur. Herkese güvenli, sorunsuz ve keyifli sürüşler.