Tıpta zorlanırsın ama mesain biter eve gidersin, yazılımda proje patlar veya bir hata çıkar gece üçte yatağından kaldırıp sana o kodu çözdürürler. Şirketlerin sana o yüksek paraları verme sebebi senin aklını, stres yönetimini, bozulan gözlerini ve kamburlaşan sırtını satın almalarıdır. Zihinsel yorgunluk fiziksel yorgunluğa hiç benzemez, adamı yavaş yavaş anksiyete hastası yapar, genç yaşta saçlarını döker.
Piyasada değişmez bir kural vardır kanka, sana ne kadar çok para ödüyorlarsa senden o kadar çok sorumluluk ve zaman koparırlar. Yüksek maaş demek patronun veya müşterinin senin bütün enerjini sömürmesi demek.
Bak bir anı anlatayım, Alanya'da butik bir sosyal medya ajansında çalışıyorum, adamların beş on tane firması var işte sosyal medya yönetimini üstlendiği. Neyse ben bunların birinin logosuna animasyon yapıyorum. Müşteri de kesin Alanya'nın sıcağında beyni erimiş bir emlakçı falan. Ajans sahibi geldi tepeme dikildi.
Timelinea bakıp dedi ki, ya bu logo çok fakir iniyor, buna biraz daha tok bir kurumsal ivme versek, böyle hem ağır otursun hem de zıpkın gibi çıksın. Dedim abi logoya Motion blur mu basayım yoksa graph editörde bezier eğrileriyle halay mı çekeyim. Yok ya dedi, anladın sen onu, şöyle bir easy ease at ama ease in olmasın, çok göze batmasın ama marka ekranda patlasın. Lan adamın dediği şeyin programın motorunda karşılığı yok. Bedenim yorulmuyor evet sadece mouse tutuyorum ama zihinsel olarak layerlar arasında kafayı yiyorum. Ulan anchor pointi senin vizyonuna sabitlesem After Effects çöker diyorum içimden. İşte masa başı iş böyle kanka. Fiziksel amelelik yapmazsın ama beynin RAM Preview alırken fatal error verir. O an adamın suratına klavyeyi fırlatmamak için harcadığın sinirsel efor, inşaatta sırtında tuğla taşımaktan daha çok yoruyor adamı. O aldığın parayı da kod yazıp animasyon yaptığın için değil, bu lale devri vizyonerlerine dalmamak için sus payı olarak veriyorlar.