RDR2, temasını iyi işleyen bir oyun, ki bana kalırsa kendi temasına göre bile yavaş ve hantal bir oynanışı var. Yani bir tık daha hızlı olsa, en azından akıcı bir oyun olsa, oynanış açısından daha iyi olurdu. Ama RDR2 bu açığı hikâyesiyle kapatıyor bence. Yani en azından başkaları bunları söylüyor. Ben şahsen oyunu oynadım, ne hikâyesi ilgimi çekti, ne de başka bir şeyi. Hani arkadaş çevrem tarafından tehdit edilme noktasına getirilerek oynadığım oyunda 'belki şurada açılır' diye diye 4-5 saat gömüp hiçbir keyif alamayınca sildim.
Hatta başka platformlarda '10. saatten sonra açılıyor' diyenler bile oldu da, bir oyunu sevmem için 10 saat nefret ederek oynamamam lazım bence.
İki oyunu karşılaştırmak bence manasız. Çünkü TLOU serisi ile RDR2 bambaşka bir oynanış temeline sahip, tema ve konu farkını geçiyorum bile. Sonuçta lineer bir düzlemde ilerleyen oyun ile açık dünyada geçen bir oyunu karşılaştırmak garip olur.
Ama hem yerelleştirme hem de Türkçe dublaj ile beraber, hem ülkemize verdikleri önem hem de hâlihazırda zaten çok kaliteli olan bir oyunu Türkçe dublaj ile oynamanın verdiği zevk, 5-10 tane RDR2’ye eş değer bir tecrübeydi. Darısı, ülkemizde TLOU’yu oynamış veya oynayacak oyuncu sayısının bile milyon üstünde olduğuna inandığım, buna rağmen bırak dublajı altyazı bile getirmeyen Rockstar’ın başına.
Ayrıca nadir anlardandır, malum yeni çıkan oyunlar pek ilgi çekici olmuyor fakat;
TLOU’ın birinci oyununu ilk kez oynadığım günü hatırlıyorum PS4 üzerinden. O açılış sahnesi bile beni kahretmişti, daha ilk dakikalarından oyunun içine gömülmüştüm ve dublaj da bu işte çok etkiliydi.