Sorunun çözümü kesinlikle tepeden inme yasaklar veya yaş sınırları getirmek değil. Asıl mesele, sorunun kaynağını yanlış yerde arıyor olmamız. Belki biraz genelleme yapmış gibi olacağım ama günümüzdeki en büyük problem çocuklardan ziyade ebeveynlerin sosyal medya kullanımı.
Daha çocukların kendi iradeleri ve onayları bile yokken, birçok anne-baba sırf beğeni almak, takipçi kasmak veya etkileşim yaratmak (yani tabiri caizse 'prim yapmak') uğruna çocuklarının her anını sosyal medyada paylaşıyor. Çocukların dijital ayak izi daha onlar yürümeyi bile öğrenmeden ebeveynleri tarafından oluşturuluyor.
Öte yandan, eğitim her zaman ailede başlar ve bir çocuğun ilk rol modeli anne-babasıdır. Akşam eve gelindiğinde ebeveynler telefonu elinden hiç düşürmüyorsa, sürekli ekran kaydırıyorsa çocuk elbette bu durumu normalleştirecek ve aynı sanal dünyanın içine girmek isteyecektir. Kendi elinden telefonu bırakamayan, çocuğuna ekransız kaliteli zaman ayıramayan bir ebeveynin 'sosyal medya çocuklar için zararlı, yasaklansın' demesi çok büyük bir çelişkidir. Çocuklar bizim söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı kopyalarlar.
Bu yüzden devletin veya platformların yasak getirmesinden önce, ailelerin çuvaldızı kendilerine batırması gerekiyor. Çözüm yasaklamak, ekranı kilitlemek değil; önce kendi dijital alışkanlıklarımızı düzeltmek ve çocuklara doğru örnek olabilmektir.