Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Bilge Kağan
Osman Gazi
Fatih Sultan Mehmet
Mustafa Kemal Atatürk


2 kişi demişsiniz ama 4 tane yazdım 2'si bonus olsun bakalım.
 
Ben pek sevmem. Hele ki Atatürk'ten sonra CHP'yi faşist bir diktatörlük rejimi ile yönetmesi dolayısıyla partinin eski halinden eser kalmaması çok üzücü. Bu arada hala aynı şekilde yönetiliyor.

Tek parti dönemi sadece 1939-1945 arasında oldu. O da 2.Dünya Savaşı olduğu için. O dönemde zaten çok partili bir hayat bekleyemezsin. Savaş bittikten sonra ilk çok partili seçim 1945-1946 yılında oldu. Bu süreçte 2 tane muhalefet partisi kuruldu. 12 Temmuz beyannamesi yayınlayarak çok partili hayat teşvik edildi. 1950'de de DP iktidar oldu.

Diktatör rejim dediğin dönemde adam ülkeyi savaşa sokmamak için ve sefaleti engellemek için ( varlık vergisi) çalışıp duruyordu.
 

Ali Şükrü Bey hilafet istemiyor muydu? Bi' de Atatürk hakkında çeşitli boş iftaralar atıyordu. Hatta suikast'in Atatürk'ün yaptırdğını söylüyordu Kadir Mısıroğlu ve türevleri.

Bazı bilgiler;

Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kurulmasının ardından muhalefetteki İkinci Grup içerisinde yer alan ve grubun önemli liderlerinden biri olarak hemen hemen her konuda söz alan Ali Şükrü Bey, 19 Ocak 1923’te çıkardığı “Tan” isimli gazete ile İkinci Grup’un sözcülüğünü üstlendi. Meclis’te Dışişleri, İrşat, Anayasa, Milli Savunma, Milli Eğitim ve İç Tüzük komisyonlarında görev aldı.(9) TBMM’de 37’si gizli oturumlarda olmak üzere 183 konuşma yaparak 6 adet soru önergesi verdi.(10) Ali Şükrü Bey, TBMM açıldığı günden itibaren her vesileyle yaptığı muhalefetlerle dikkat çeken bir mebustu.(11) Ali Şükrü Bey’in muhafazakârlar üzerindeki etkisi büyüktü ve hilafetin devam ettirilmesi taraftarıydı. Saltanat ve hilafetin yerine devletin başına bir başka makamın ve kişinin geçmesini istemiyordu.(12)

1923 yılı başlarında mecliste gruplaşmalar başladı ve bazı Milletvekilleri Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı olmasına karşıydı. Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey de Cumhurbaşkanlığı için güçlü bir adaydı. Cumhurbaşkanının sivil olmasını ve Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına dönmesini istemekteydi.(13) Büyük Millet Meclisi’nde bir grup milletvekili “Mustafa Kemal askerdir, ordu zaferi kazandı artık çekilip gitmelidirler. Onların yeri kışladır memleketi artık biz politikacılar idare edeceğiz!” gibi düşünceler içindeydi.(14) Ayrıca Başkomutanlığın uzatılması önerisi karşısında Mustafa Kemal’in Meclis’in yetkilerini zorla elinden aldığı ve Tekâlifi Milliye emirlerinin uygulanması dolayısıyla da Başkomutanın halka angarya yüklediği ileri sürülmekteydi. Mustafa Kemal’in başkomutanlığına karşı çıkanlar Sinop Mebusu Hakkı Hami, Hüseyin Avni, Ziya Hurşit ve Ali Şükrü Bey’in oluşturduğu İkinci Gruptu.(15) Mustafa Kemal’in çevresinde oluşan birinci ve ona karşı oluşan ikinci grubun arasındaki anlaşmazlık gittikçe çoğalmaktaydı.(16)
 
Ali şükrü bey hilafet istemiyor muydu? Bi'de Atatürk hakkında çeşitli boş iftaralar atıyordu. Hatta Suikast'in Atatürk'ün yaptırdğını söylüyordu kadir mısıroğlu ve türevleri.

Bazı bilgiler;

Müdafaa-i hukuk Grubu'nun kurulmasının ardından muhalefetteki ikinci grup içerisinde yer alan ve grubun önemli liderlerinden biri olarak hemen hemen her konuda söz alan Ali şükrü bey, 19 Ocak 1923'te çıkardığı “tan” isimli gazete ile ikinci Grup'un sözcülüğünü üstlendi. Meclis'te dışişleri, irşat, anayasa, milli savunma, milli eğitim ve iç tüzük komisyonlarında görev aldı.(9) TBMM'de 37'si gizli oturumlarda olmak üzere 183 konuşma yaparak 6 adet soru önergesi verdi.(10) Ali şükrü bey, TBMM açıldığı günden itibaren her vesileyle yaptığı muhalefetlerle dikkat çeken bir mebustu.(11) Ali şükrü Bey'in muhafazakârlar üzerindeki etkisi büyüktü ve hilafetin devam ettirilmesi taraftarıydı. Saltanat ve hilafetin yerine devletin başına bir başka makamın ve kişinin geçmesini istemiyordu.(12)

1923 yılı başlarında mecliste gruplaşmalar başladı ve bazı milletvekilleri Mustafa Kemal paşa'nın Cumhurbaşkanı olmasına karşıydı. Trabzon milletvekili Ali şükrü bey de cumhurbaşkanlığı için güçlü bir adaydı. Cumhurbaşkanı'nın sivil olmasını ve Mustafa Kemal paşa'nın ordunun başına dönmesini istemekteydi.(13) büyük millet meclisi'nde bir grup milletvekili “mustafa Kemal askerdir, ordu zaferi kazandı artık çekilip gitmelidirler. Onların yeri kışladır memleketi artık biz politikacılar idare edeceğiz!” gibi düşünceler içindeydi.(14) ayrıca başkomutanlığın uzatılması önerisi karşısında Mustafa Kemal'in Meclis'in yetkilerini zorla elinden aldığı ve tekâlifi milliye emirlerinin uygulanması dolayısıyla da başkomutanın halka angarya yüklediği ileri sürülmekteydi. Mustafa Kemal'in başkomutanlığına karşı çıkanlar Sinop mebusu hakkı hami, Hüseyin avni, ziya hurşit ve Ali şükrü Bey'in oluşturduğu ikinci gruptu.(15) Mustafa Kemal'in çevresinde oluşan birinci ve ona karşı oluşan ikinci grubun arasındaki anlaşmazlık gittikçe çoğalmaktaydı.(16)

Öncelikle boş iftira derken biraz daha açar mısın? Kime göre neye göre boş. Ali şükrü beyin biraz daha tanınması adına onunla ilgili birkaç yardım, icraat vb atacağım.

Ali Şükrü Bey’in dinî ve millî hassasiyetlerinin ne kadar yüksek olduğu ve bunları ön planda tuttuğu, sözlerinden ve faaliyetlerinden anlaşılmaktadır. Millî ruhun uyandırılması için Sultan Ahmet’teki mitingin düzenlenmesinde rol oynamış, halkı Millî Mücadele’ye çekmek için konferanslar vermiş, vatan kavramının önemini vurgulamış, millî hâkimiyetin esas olduğunu kabul ve beyan etmiştir. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Kayseri Ulu Camide verdiği vaazda halka hitap ederek, tüm olumsuzluklara rağmen Milli Mücadele’nin sonuca ulaşacağına dair inancını dile getirdi. Müslümanlığın sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığını, bir bütün olduğunu, dinin siyasi ve toplumsal birçok görev emrettiğini söyledi. “İşte bu vezaif-i ictimaiyenin birisi, icabı halinde cihad etmektir” sözleriyle halkı cihada davet etti. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Sosyal konulara olan ilgisi ile de dikkat çeken Ali Şükrü Bey, halktan toplanacak vergilerden asker ve fakir halkın muaf olmasına dair teklif vermiş, kömür madenlerinde çalışan işçilerin çalışma ve yaşam şartlarının düzeltilmesini ve savaş sonrası büyük muhacir kitlelerinin toplandığı Trabzon ve Doğu Anadolu’daki fakir halktan aşar vergisi alınmamasını savunmuş, bütçe açığını kapatmak için memur maaşları yerine gerekirse milletvekillerinin maaşlarından kesinti yapılmasını önermiştir. Söylemlerinden kültürel konularda ilmî bir bakış açısına sahip olduğu anlaşılan Ali Şükrü Bey, yabancı dildeki önemli eserlerin Türkçeye çevrilmesini desteklemiştir.
(ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Ali Şükrü Bey, Millî Mücadele’ye sonuna kadar inanmıştı. Lozan Barış Konferansı sürecinde yaşanan problemlere karşı verilen mücadelenin büyüklüğünü hatırlatmış ve tavizsiz bir tutum izlenmesi gerektiğini gerekirse de savaşa devam edilmesini savunmuştur: “Bendeniz diyorum ki… bizim tarihimizde birçok muzafferiyeti askeriye vardır. Fakat en mühim muzafferiyet de budur. Dünyada muhik bulunduğu şerait istisna edilirse bunda büyük muzafferiyet mevcut değildir… Öyle bir muzafferiyettir ki nakliyatı askeriye için kağnısı elinden alınmış, merkebi elinden alınmış, oğlu cephede harbe iştirak etmiş karlar içinde bendeniz kendi gözümle gördüm. Yalın ayak kar içerisinde sırtında cephane taşımıştır. Bu harp bunların fedakârlığı neticesinde kazanılmıştır. Bendeniz isterdim biz bu muazzam zaferden azami istifadeyi temin etmeli idik. Maatteessüf edemedik ve edemiyoruz…”. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Şehid-i Muazzez Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey her zaman halka değer veren ve milli mücadeleyi önemseyen bir insandı. Atatürk'le olan tartışmaları milli mücadele dönemlerinde değil sonraki dönemlerde olmuştur. Peki nasıl şehit edildi? Topal Osman'ın ve adamlarının Saman Pazarında bir evleri vardı, orada ali şükrü beyi davet ettiler Osman Ağa hasta seninle görüşmek istiyor ziyaretine gelirmisin" diye. Ali şükrü bey kahve içerken Topal Osman'ın adamları ali şükrü beyin arkasından yağlı kement geçirip boğarak şehit etti.
 
Eğer başta ülkeyi kötü bir vaziyete sokması muhtemel kişiler varsa (şu anki gibi) asker buna el atmalı bence. Necmettin erbakan laiklik ilkesine ters hareketler yapıyordu.
 
Öncelikle boş iftira derken biraz daha açar mısın? Kime göre neye göre boş. Ali şükrü beyin biraz daha tanınması adına onunla ilgili birkaç yardım, icraat vb atacağım.

Ali Şükrü Bey'in dinî ve millî hassasiyetlerinin ne kadar yüksek olduğu ve bunları ön planda tuttuğu, sözlerinden ve faaliyetlerinden anlaşılmaktadır. Millî ruhun uyandırılması için Sultan Ahmet'teki mitingin düzenlenmesinde rol oynamış, halkı Millî Mücadele'ye çekmek için konferanslar vermiş, vatan kavramının önemini vurgulamış, millî hâkimiyetin esas olduğunu kabul ve beyan etmiştir. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Kayseri Ulu Camide verdiği vaazda halka hitap ederek, tüm olumsuzluklara rağmen Milli Mücadele'nin sonuca ulaşacağına dair inancını dile getirdi. Müslümanlığın sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığını, bir bütün olduğunu, dinin siyasi ve toplumsal birçok görev emrettiğini söyledi. “İşte bu vezaif-i ictimaiyenin birisi, icabı halinde cihad etmektir” sözleriyle halkı cihada davet etti. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Sosyal konulara olan ilgisi ile de dikkat çeken Ali Şükrü Bey, halktan toplanacak vergilerden asker ve fakir halkın muaf olmasına dair teklif vermiş, kömür madenlerinde çalışan işçilerin çalışma ve yaşam şartlarının düzeltilmesini ve savaş sonrası büyük muhacir kitlelerinin toplandığı Trabzon ve Doğu Anadolu'daki fakir halktan aşar vergisi alınmamasını savunmuş, bütçe açığını kapatmak için memur maaşları yerine gerekirse milletvekillerinin maaşlarından kesinti yapılmasını önermiştir. Söylemlerinden kültürel konularda ilmî bir bakış açısına sahip olduğu anlaşılan Ali Şükrü Bey, yabancı dildeki önemli eserlerin Türkçeye çevrilmesini desteklemiştir.
(ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Ali Şükrü Bey, Millî Mücadele'ye sonuna kadar inanmıştı. Lozan Barış Konferansı sürecinde yaşanan problemlere karşı verilen mücadelenin büyüklüğünü hatırlatmış ve tavizsiz bir tutum izlenmesi gerektiğini gerekirse de savaşa devam edilmesini savunmuştur: “Bendeniz diyorum ki… bizim tarihimizde birçok muzafferiyeti askeriye vardır. Fakat en mühim muzafferiyet de budur. Dünyada muhik bulunduğu şerait istisna edilirse bunda büyük muzafferiyet mevcut değildir… Öyle bir muzafferiyettir ki nakliyatı askeriye için kağnısı elinden alınmış, merkebi elinden alınmış, oğlu cephede harbe iştirak etmiş karlar içinde bendeniz kendi gözümle gördüm. Yalın ayak kar içerisinde sırtında cephane taşımıştır. Bu harp bunların fedakârlığı neticesinde kazanılmıştır. Bendeniz isterdim biz bu muazzam zaferden azami istifadeyi temin etmeli idik. Maatteessüf edemedik ve edemiyoruz…”. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)

Şehid-i Muazzez Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey her zaman halka değer veren ve milli mücadeleyi önemseyen bir insandı. Atatürk'le olan tartışmaları milli mücadele dönemlerinde değil sonraki dönemlerde olmuştur. Peki nasıl şehit edildi? Topal Osman'ın ve adamlarının Saman Pazarında bir evleri vardı, orada Ali şükrü beyi davet ettiler Osman Ağa hasta seninle görüşmek istiyor ziyaretine gelir misin" diye. Ali şükrü bey kahve içerken Topal Osman'ın adamları Ali şükrü beyin arkasından yağlı kement geçirip boğarak şehit etti.

Doğruluğu kesin olmayan kaynaklar:


"Ali Şükrü Bey'in dinî ve millî hassasiyetlerinin ne kadar yüksek olduğu ve bunları ön planda tuttuğu, sözlerinden ve faaliyetlerinden anlaşılmaktadır. Millî ruhun uyandırılması için Sultan Ahmet'teki mitingin düzenlenmesinde rol oynamış, halkı Millî Mücadele'ye çekmek için konferanslar vermiş, vatan kavramının önemini vurgulamış, millî hâkimiyetin esas olduğunu kabul ve beyan etmiştir.", "Kayseri Ulu Camide verdiği vaazda halka hitap ederek, tüm olumsuzluklara rağmen Milli Mücadele'nin sonuca ulaşacağına dair inancını dile getirdi. Müslümanlığın sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığını, bir bütün olduğunu, dinin siyasi ve toplumsal birçok görev emrettiğini söyledi. “İşte bu vezaif-i ictimaiyenin birisi, icabı halinde cihad etmektir” sözleriyle halkı cihada davet etti."

Evet, dedikleriniz doğru. Ancak sonrasında aldığı tavırlar yeni kurulmuş hükümet adına zor anlar yaşatmıştır.

Örneğin; İlk attığım gazetede "Amerikan delegeleri ile görüşmesi kesin değildir." ancak şahsi fikrim; görüşme yapılmıştır. Atatürk diğer dünya basınlarında da ismini tanıtmaya çalışan birisiydi. Nedeni ise diğer ülkeler ile siyasi, askeri veya büyük menşeli firmaların Türkiye'ye yatırım yapmalarını istemesidir.

İkinci attığımda ise "Kadınlık hakkında bilgiler verdi." kısmı mevcut. Bu da aynı şekilde kesinliğe sahip değil.

"Şehid-i Muazzez Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey her zaman halka değer veren ve milli mücadeleyi önemseyen bir insandı. Atatürk'le olan tartışmaları milli mücadele dönemlerinde değil sonraki dönemlerde olmuştur."

Atatürk ile Ali Şükrü Bey'in araları savaşta da çok iyi değildi. Çünkü Atatürk'ün o zamanda bile padişah olacağı veya üst bir mevkide olacağı düşüncesi mevcuttu. Bu sebeple bazı genelgelerde itirazlarda yapılmıştır.

Eğer başta ülkeyi kötü bir vaziyete sokması muhtemel kişiler varsa (şu anki gibi) asker buna el atmalı bence. Necmettin erbakan laiklik ilkesine ters hareketler yapıyordu.
O dönemde Necmettin Erbakan çok fazla ilke yıkımı yapmamıştı. Daha çok parti tabanı bu tutuma sahipti.

Doğru ya da yanlış hiç olmazsa bağımsız bir mücadele verdi.

Kemal ve Recep gibi yıllarca danışıklı dövüş yapmadı.

Hem diktatörlük ile yönetseydi, demokrat parti 1950'de iktidara gelemezdi.

Keşke de gelmeseydi, Atatürk'ün kurduğu aydınlık yoldan bizi döndürüp muhafazakar karanlığa soktu.

DP = İlk Akp
Menderes = Küçük Recep

İyi ki asıldı.
Demokrat seçimleri bile ABD'nin zoruyla yaptı.
 
  • Beğendim
İfadeler: 573
1) Emir Temur
2) Enver Paşa

Ali Şükrü Bey hilafet istemiyor muydu? Bi' de Atatürk hakkında çeşitli boş iftaralar atıyordu. Hatta suikast'in Atatürk'ün yaptırdğını söylüyordu Kadir Mısıroğlu ve türevleri.

Bazı bilgiler;

Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kurulmasının ardından muhalefetteki İkinci Grup içerisinde yer alan ve grubun önemli liderlerinden biri olarak hemen hemen her konuda söz alan Ali Şükrü Bey, 19 Ocak 1923’te çıkardığı “Tan” isimli gazete ile İkinci Grup’un sözcülüğünü üstlendi. Meclis’te Dışişleri, İrşat, Anayasa, Milli Savunma, Milli Eğitim ve İç Tüzük komisyonlarında görev aldı.(9) TBMM’de 37’si gizli oturumlarda olmak üzere 183 konuşma yaparak 6 adet soru önergesi verdi.(10) Ali Şükrü Bey, TBMM açıldığı günden itibaren her vesileyle yaptığı muhalefetlerle dikkat çeken bir mebustu.(11) Ali Şükrü Bey’in muhafazakârlar üzerindeki etkisi büyüktü ve hilafetin devam ettirilmesi taraftarıydı. Saltanat ve hilafetin yerine devletin başına bir başka makamın ve kişinin geçmesini istemiyordu.(12)

1923 yılı başlarında mecliste gruplaşmalar başladı ve bazı Milletvekilleri Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı olmasına karşıydı. Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey de Cumhurbaşkanlığı için güçlü bir adaydı. Cumhurbaşkanının sivil olmasını ve Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına dönmesini istemekteydi.(13) Büyük Millet Meclisi’nde bir grup milletvekili “Mustafa Kemal askerdir, ordu zaferi kazandı artık çekilip gitmelidirler. Onların yeri kışladır memleketi artık biz politikacılar idare edeceğiz!” gibi düşünceler içindeydi.(14) Ayrıca Başkomutanlığın uzatılması önerisi karşısında Mustafa Kemal’in Meclis’in yetkilerini zorla elinden aldığı ve Tekâlifi Milliye emirlerinin uygulanması dolayısıyla da Başkomutanın halka angarya yüklediği ileri sürülmekteydi. Mustafa Kemal’in başkomutanlığına karşı çıkanlar Sinop Mebusu Hakkı Hami, Hüseyin Avni, Ziya Hurşit ve Ali Şükrü Bey’in oluşturduğu İkinci Gruptu.(15) Mustafa Kemal’in çevresinde oluşan birinci ve ona karşı oluşan ikinci grubun arasındaki anlaşmazlık gittikçe çoğalmaktaydı.(16)
Atatürk'e karşı muhalifti. İftiralar atmıyor aksine görüşlerini eleştiriyordu. Bu durum mecliste Atatürk'ün sorunlar yaşamasına sebep oluyordu. Sonrasında Ali Şükrü Bey, Topal Osman tarafından öldürüldü. Sonrasında mecliste büyük olaylar çıktı ve olayların bastırılması için Topal Osman'ın öldürülmesi onaylandı. Topal Osman böylece öldürüldü.
 
Son düzenleme:
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.