Sürprizbozan The Last of Us part 2 hayal kırıklığı

Bildiğiniz gibi 2. oyun PC'ye çıktı ve ben de aldım oynadım. Keşke de oynamasaydım, TLOU aklımda çok daha iyi bir oyun olarak kalırdı.

Bende aynı şekilde düşünüyorum oynamadan önce çok iyi bir oyun olarak biliyordum oynadım tam bir hayal kırıklığına uğradım oyunun atmosferi teması duyguları falan çok iyi yansıtıyor fakat adamlar 3. oyuna ekmek çıksın diye abbyi öldürmediler resmen.
 
Şahsen abby dayatmalarının konusunda haklısınız yani ben niye dayıma benziyen kadını oynamak zorundayımki ama fakat 3. 4. oynayışımda fark ettim ellie ve abby arasında 3. bir gizli kişi var. Ve bazı ara sahnelerde diyaloglar kesik kesik yani biri bir şey demek istiyor fakat anında susuyor belli ki bir gizlilik söz konusu 3. yapımda bu kişi net bir şekilde başrol olacaktır. Genel olarak hikaye harici her şeyi mükemmel bir oyun. En azından joel ölcekse kafasına 1 kurşun sıkıp ölse daha iyiydi amatör golfçü tarafından değil...
 
Ayrıca, Abby'nin babasının hikayeye dahil edilme şekli gerçekten çok zorlama. İlk oyunda, sadece birkaç saniyeliğine gördüğümüz ve hiçbir önemi olmayan bir karakter olarak tanıtıldığında, bu kadar önemli bir figür olacağına dair hiçbir iz yoktu. Şimdi ise, birdenbire Abby'nin tüm motivasyonlarının merkezine yerleşiyor. Bu tamamen yapay bir gelişme ve bana göre, oyunun mantığını ve karakter derinliğini zedeliyor.

Eğer Abby'nin babası daha önce tanıttığımız, gerçekten önemli bir karakterle bağlantılı olsaydı, hikaye çok daha anlamlı ve etkileyici olurdu. Mesela, beklenmedik bir şekilde tanıdık bir karakterin geçmişiyle ilişkilendirilseydi, bu, hem Abby'nin geçmişini daha derinlemesine keşfetmemizi sağlardı hem de hikayeye ciddi etki katabilirdi. Ancak burada, babasının ölümü ve Abby'nin intikamı, bana çok gelişigüzel yazılmış. Abby'nin karakteri bence tamamen yapay, çok fazla zorlanmış ve bu kadar sıkıntılı bir şekilde işlenmiş olması, onu daha da itici kılıyor.

Satın aldıysan geçmiş olsun, ne diyeyim.
Soğuk su içtik hocam ne yapalım artık.
 
Son düzenleme:
4-5 saat suren minnos kisa oyunlar haric eger bir oyuna 6. saatten devam etmek istemiyorsaniz o oyunu satin almamalisiniz. Korsana hayir tabiii, arkadasinizdan falan deneyin iste.
 
Aslında teknik anlamda muazzam başarılı bir oyun, ancak hikayesi maalesef pek sevilmedi. Neil Druckmann'a saygı duyuyorum; günün sonunda oyun onun vizyonu ve istediğini yapar. Bize düşen ise oynamak veya oynamamak, sevmek veya sevmemek. Şahsen Abby karakteri ile oynamaktan nefret ettim, hatta hikayenin sonunda Ellie'den de soğuduğumu söyleyebilirim.

SPOILER İÇEREN ALAN BAŞLANGICI

Oyun boyunca bizi öyle bir noktaya getirdi ki, intikam uğruna hamile bir kadını bile öldürmeye çalıştık. Durmak bilmeyen bir kan dökme döngüsüne girdik. Sonunda Ellie'nin intikamını alamaması yetmezmiş gibi, parmaklarını kaybedip gitar çalamaz hale gelmesi... Bu, Joel'den ona kalan son manevi mirası (gitar çalabilme yeteneği) da kaybetmesi anlamına geliyordu. Bence oyunun en berbat yönü buydu: tatmin edici hiçbir sonuç sunmaması.

Anlıyorum, oyun Ellie'den bizi nefret ettirmeye, Abby ile empati kurdurmaya çalışıyor. Saatler boyunca Abby'yi oynamamızın sebebi de bu. Ancak bu bende işe yaramadı. Çünkü birinci oyunda o kadar güçlü bir baba-kız ilişkisi izledik ki... Kızımız olmayan ama kızımız gibi sevdiğimiz Ellie için koca bir hastaneyi yok edip, dünyanın kurtuluş ihtimalini ortadan kaldırdık. Tüm bunların üzerine, Abby gibi (bana göre) gereksiz maskülen ve kaslı yaratılmış bir karaktere sempati duymamı beklemek zordu.

Madem hikayenin sonuna gelmişiz, hamile bir kadını öldürecek kadar alçalmışız, bari o intikam alınsaydı. İyilik perileri tam da finalde mi Ellie'nin başına üşüştü? Maalesef, hikayesi bu açıdan çok problemli. Ya intikam yolunda her şey mübah görülmeli ve Abby öldürülmeliydi ya da bu intikam yolculuğuna hiç çıkılmamalıydı.

SPOILER İÇEREN ALAN SONU

Bu konuda Red Dead Redemption 2 muazzam bir örnek teşkil ediyor. John Marston, harika bir çiftlik hayatına sahipken bile, Micah'tan intikam almak için ölüm riskini göze alıp yola çıkıyor ve intikamını alıyor. Çünkü karakterin motivasyonu başından sonuna kadar tutarlı: İntikam. Karşısındaki kim olursa olsun, o intikam alınacaktı. Ellie'nin ise (bence) histerik davranışlar sergileyip, onca şeyden sonra hikayenin sonunda bir anda iyilik timsaline dönüşmesi ve oyun boyunca yaptıklarımızdan ötürü bizi kendimizden nefret ettirmeye çalışması... Bu tamamen Neil Druckmann'ın felsefesiyle ilgili. "Ben birinci oyunda sevgiyi, ikinci oyunda ise nefreti size sunacağım" demesiyle paralel. Felsefi açıdan bakınca, oyun gerçekten de bizi kendi eylemlerimizden, Ellie ile yaptıklarımızdan nefret ettirmeye çalışıyor. Bununla ilgili sayısız sekans ve ince detay var ama hepsini anlatmaya şu an üşeniyorum açıkçası. Özetle durum bu.

Sonuç olarak, senaryosunu sevmesem de teknik anlamda bir başyapıt olduğunu kabul etmeliyim. AAA oyun denince aklıma ilk gelen yapımlardan biri ama yine de Witcher 3 daha iyi... leleleley leleley leleley
 
Oyununu beğenenlerin dizisini de izlemesini tavsiye ederim. Blu Tv'de. Neredeyse tamamen oyuna sadık kaldı dizisi de. İkinci sezon da geliyor 1 hafta kaldı.
 
Bence hikaye konusunda en büyük sıkıntı Abby'nin babasıdır. Biyoloji konusunda lisans eğitimi almış adam aşı üretme peşinde, koca örgütü de peşine takmış. Mantarlara karşı bir aşı yok bildiğim kadarıyla, biraz araştırınca aşı olmadığı gibi aşı üretme konusunda da büyük bir ümitsizlik olduğunu görürüz. Biyolojik bir sınır gibi mantarlara karşı aşı geliştirmek, dizide zaten bu çok iyi veriliyor. Çeşitli ülkelerdeki doktor mantar salgınını duyunca dehşete kapılıyorlar. Dizinin ikinci bölümü aslında 2.oyuna tokat gibi bir cevap.
Part 2'ye şarlatan bir biyoloğun insanların hayatını mahvetmesinin hikayesi olarak bakmak lazım.
 
@Aeronight, katılıyorum. Özellikle abby ile oynadığımız kısımlar gereksizdi. Ancak hikâyesini 3. oyunda telafi edeceklerini düşünüyorum.
 
Hikayenin sonuna kadar iki tarafta sevdiklerini kaybediyor Oyunun sonuna geldiğinde intikam kötüdür Böyle saçmalık olamaz Ellie o sustalıyı Abby'nin gırtlağına saplasa insanlar bu tepki vemmezdi.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…