Kusura bakmayın ama ikinci oyunun hikâyesini çöp olarak görüp yeren herkesi empati, duygusal olgunluk, hayat tecrübesi ve yaşanmışlıklar konusunda zayıf ya da tecrübesiz insanlar olarak görüyorum. Tek tek tüm sahneleri açıklamaya vaktim yok ama bir iki örnek vereyim. Joel'un ölümü Ellie'ye karşı hissettiği babalık hissinin ağır basmasından ve duygularını kontrol edemeyip zırhlarını indirmesinden kaynaklı, adam 20 yıl ayakta kalmış, Ellie ile tanıştıktan sonra ona bağlanıyor ve eski Joel yok artık, Joel'a her ne kadar üzülsek de Abby'nin de intikam isteği gayet anlaşılır ve haklı sebepler, dolayısıyla bu oyunda iki tarafın da haklı olduğunu söyleyebiliriz hatta en mızmız ve şımarık karakterin Ellie olduğunu da söyleyebiliriz. Finalde ise Ellie'nin Abby'yi öldürmek istemeyişi tam olarak o an gerçekleşiyor zaten, burası çok derin analizlere çıkıyor ama özetle şunu söyleyeyim, hayatta kesin bir kararla yola çıktığınızda yol boyunca ya da yolun sonunda aniden kararlarınız değiştiği çok olmuştur, çünkü hayat böyle bir şeydir. Hayatımda bir kere intikam aldım önce rahatlamış hissetmiştim, sonra boşlukta hissettim, kısa bir süre sonra da kendimi kötü hissetmiştim. Yoldayken planladığın şeyler yol boyunca ya da yolun sonunda karşılaştığından bambaşka bir halde seni karşılar ve senin de buna göre kendi iyiliğin için karar vermen gerekir.
Koltuk altı kıllarını almayan lezbiyen yahudi kızla sevgili olan karakter, kol kasları erkeğin gibi olan kadın, çiftlik evinde 2 lezbiyenin ebeveynlik yaptığı bebek. Kıyamet günü ayakta kalan sinagog. Senaryoyu
yahudi-feministlerin yazdığı apaçık belli.
Sırf oyuncuyu çekmek için sahte fragman yayınladılar. Ellie'nin ağzını kapatan joel fragmanda gerçekte yani oyunda asyalı eleman. Ellie oyun boyunca herkesi kesip biçiyor neden kalan son kişide insafa geliyor. İkinci oyunda olanları bilseydim birinci oyunu bile oynamazdım hayatımda hiçbir oyunun hikayesinden bu kadar midemin bulandığını hatırlamıyorum.