Türk kimliğimden son derece gururlu ve memnunum, ama bu ülkede doğduğum için hiç memnun değilim. Bu ülkenin kendisi de, insanı da bize bir gençlik borçlu. Sacdan oluşan bir arabaya 300.000 liralar vermekten, cildiye için aylarca randevu bulamamaktan, en basit bir teknolojik aleti bile alırken zorlanmaktan, siyasetinden, dizisinden & filminden, yurt dışına çıktığımda Türk pasaportumu görünce veznedeki insanın bize attığı bakıştan, hiçbir şeyden memnun değilim.
Memnun olduğum tek şey taşı toprağı, Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, değerli birkaç sanatçılarımız. O kadar yani bir şey düşünemiyorum.
Ancak Hindistan veya rastgele bir orta doğu ülkesinde de doğabilirdim, en azından şükrediyorum.
Avrupa gibi bireysel ve içine kapanık olmayan, daha canlı ve aktif bir hayat. Ekonomik olarak, askeri olarak dünyanın en güçlü ülkesi. Ne paramız biticek derdi var, ne de kafamıza yarın bomba düşebilir derdi var. Tamamen bunlardan uzak hayatı doya doya yaşama imkanı olan bir memleket. Ha oranın da fakiri var ama Türkiye ye göre daha az, daha yüksek alım gücüne sahip.
Amerika bu kadar parlak bir ülke değil.
Hani baya Amerikan rüyasındasın onu söyleyeyim. Artan hayat pahalılığı, inanılmaz düzeyde sağlık ücretleri, her şeyin sigorta ücretlerinden kesilmesi ve sigorta bağlılığı, artan kira fiyatları, kalitesiz gıda krizi, çok büyük oranda göçmen sorunu, büyük şehirlerde gece dışarı çıkmanın tehlikeli olması, her an birbirine girmek için hazır bekleyen ağır fikirlerle ikiye bölünmüş halk. Daha sayabilirim ister misin?
Evet kafana bomba düşme ihtimali yok, ama her an vurulma ihtimalin var.
Ha tüm her yer böyle değil, ama Amerika cennet olmaktan çok uzak dönemlerde.