Merhaba, içimi dökmek istiyorum sadece.
Bu ülkede iş arasan bulabileceğin maksimum meslek Fast food restoranları veya marketler (hiçbir meslek grubunu aşağı gördüğümden değil ama bu tip iş yerleri kendine çalışan değil köle arıyor). Adam yazmış sabah 8 akşam 18 maaş asgari ücret. Bunun yasak olduğunu kendi de çalışan da bilmiyor bile. Haftada 60 saat çalışan adamın ayda en az 23 bin lira alması gerektiğinden haberleri bile yok. Devlet desen bu tip iş yerlerini denetlemiyor bile. Her zaman ezilen 3 kuruş parasıyla yaşamaya çalışan halk oluyor. 8 - 18 çalıştığın işte sana daha mesai yaptırmaya çalışıyorlar. Senin zaten 2 saat mesai yaptığından adamın haberi yok. Bu gerçekleri söylediğin zaman gördüğün tepki de sanki sen ayrıcalıklı bir şey istiyormuşsun gibi. Ulan hakkımı istiyorum hakkımı, hakkımı alamıyorum. Zaten verdiğin 2 kuruş parayla günümün tamamını alıyorsun, daha hakkımı vermiyorsun. He bir de böyle tipler daha çalışan kişiyi azarlamaya kalkar. Tam çıldırmalık, sen adamın hakkını vermiyorsun daha kendinde bir de azarlamaya nasıl yüz görüyorsun? Ha bir de bu Fast food restoranlarındaki zorunlu mesai komedisi. 7.5 saat çalışma diye giriyorsun adam seni "zorunlu mesaiye tutma hakkım var" diye 11 saate kadar tutuyor. Bu rezilliklerin üstüne insanlar desen karakter adına en ufak belirtileri yok. Günde 10 saat çalışıp 17 bin lira aldığı yerdeki patronuna yalakalık yapmak için karakterini satıyor. Bu ne biçim bir şey ya? Gerçekten artık doldum bıktım. Kimlikle gidilebilen Romanya gibi bir ülkeye gidip artık oralarda çalışmaya başlayacağım. Oradan yol açılırsa Avrupa veya Amerika, Kanada gibi ülkelere gideceğim. Burada kalan arkadaşlara gerçekten kolay gelsin. Ama bu ülkede biz birbirimizin hakkına girmeye çalışmaktan 1 adım öteye gidemeyiz. Yol yakınken kaçıp kurtulmaktan başka şans yok. Bu artık ekonomik bir sorun değil sosyolojik bir sorun dostlar. Ekonomi şimdi kötü 20 yıla ne olacağı belli olmaz ama sosyolojimiz o kadar çürük ki. Çalışan her zaman eziliyor, çalışanın yanında duran kimse yok. Çalışanını ezen iş yerleri de yılda 1 kuruş vergi vermeden para kazanıyor. Ama ay başı geldiğinde devlet çalışanın maaşından, çalışanın haberi dahi olmadan vergisini kesiyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.
Bu ülkede iş arasan bulabileceğin maksimum meslek Fast food restoranları veya marketler (hiçbir meslek grubunu aşağı gördüğümden değil ama bu tip iş yerleri kendine çalışan değil köle arıyor). Adam yazmış sabah 8 akşam 18 maaş asgari ücret. Bunun yasak olduğunu kendi de çalışan da bilmiyor bile. Haftada 60 saat çalışan adamın ayda en az 23 bin lira alması gerektiğinden haberleri bile yok. Devlet desen bu tip iş yerlerini denetlemiyor bile. Her zaman ezilen 3 kuruş parasıyla yaşamaya çalışan halk oluyor. 8 - 18 çalıştığın işte sana daha mesai yaptırmaya çalışıyorlar. Senin zaten 2 saat mesai yaptığından adamın haberi yok. Bu gerçekleri söylediğin zaman gördüğün tepki de sanki sen ayrıcalıklı bir şey istiyormuşsun gibi. Ulan hakkımı istiyorum hakkımı, hakkımı alamıyorum. Zaten verdiğin 2 kuruş parayla günümün tamamını alıyorsun, daha hakkımı vermiyorsun. He bir de böyle tipler daha çalışan kişiyi azarlamaya kalkar. Tam çıldırmalık, sen adamın hakkını vermiyorsun daha kendinde bir de azarlamaya nasıl yüz görüyorsun? Ha bir de bu Fast food restoranlarındaki zorunlu mesai komedisi. 7.5 saat çalışma diye giriyorsun adam seni "zorunlu mesaiye tutma hakkım var" diye 11 saate kadar tutuyor. Bu rezilliklerin üstüne insanlar desen karakter adına en ufak belirtileri yok. Günde 10 saat çalışıp 17 bin lira aldığı yerdeki patronuna yalakalık yapmak için karakterini satıyor. Bu ne biçim bir şey ya? Gerçekten artık doldum bıktım. Kimlikle gidilebilen Romanya gibi bir ülkeye gidip artık oralarda çalışmaya başlayacağım. Oradan yol açılırsa Avrupa veya Amerika, Kanada gibi ülkelere gideceğim. Burada kalan arkadaşlara gerçekten kolay gelsin. Ama bu ülkede biz birbirimizin hakkına girmeye çalışmaktan 1 adım öteye gidemeyiz. Yol yakınken kaçıp kurtulmaktan başka şans yok. Bu artık ekonomik bir sorun değil sosyolojik bir sorun dostlar. Ekonomi şimdi kötü 20 yıla ne olacağı belli olmaz ama sosyolojimiz o kadar çürük ki. Çalışan her zaman eziliyor, çalışanın yanında duran kimse yok. Çalışanını ezen iş yerleri de yılda 1 kuruş vergi vermeden para kazanıyor. Ama ay başı geldiğinde devlet çalışanın maaşından, çalışanın haberi dahi olmadan vergisini kesiyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.