Her oyunun fan kitlesi var bunu sadece türkler demek ne kadar doğru bilmiyorum ama cidden Türk oyuncu kitlesinin RDR2 sevdası bana çok garip geliyor.
Evet aşırı gerçekçi bir oyun, grafikleri de dönemine göre iyi ama bence kesinlikle mükemmel bir "oyun" değil. Bu oyunu oynarken işteyken hiçbir zaman "eve gittiğimde biraz oynayayım" ya da "acaba bundan sonra ne olacak" hissi uyandırmadı. Resident Evil 2 oynarken bile işte "şuradaki kapıyı açmamıştım acaba şurada anahtar olabilir mi" "bu kasayı unutmuştum" diye aklımda düşünceler belirirken. RDR 2'de ağzıma bebek maması kıvamında verilen senaryo ve hikayeleri dinlemekten ve yaşamaktan baygınlık geçirmiştim. Hikayesi özgün ama bu tamamen temasından kaynaklı, güzel bir hikaye değil oyun içi mekanikler oyuncuyu tatmin etmiyor yani "oh be sonunda yaptım" dedirtecek bir şeyi de yok. Hatta seviyeyi şöyle anlatayım benim için son 10 yıldaki herhangi bir GOTY etkinliğinde RDR 2'nin geçebileceği tek oyun Overwatch olurdu. Zaten o da oyunculuk dünyasının en sıkıcı senesinde çıktığı için kazandı ödülü.
Hikâyesi ağır başlıyor ana hikayede ilerlemeniz birçok harita ve etkileşimi açıyorsunuz. Ana hikaye bitince haritanın %50 bile tamamlamıyorsunuz geriye keşfedilecek koca bir yaşayan dünya kalıyor. Oyunun nesini çok sevdin derseniz realistik oluşunu mesela oyunun başında yapım aşamasında olan bir ev oyunun ortasında bitmiş satılmaya hazır oyunun sonlarında da bir aile almış işletiliyor olarak buluyorsun bunun gibi birçok hayran bırakan öge var. Günümüzde oyunların hatalarla dolu ve optimizasyonu çöp olarak çıktığını düşünün. Veya NPClerin akılsız birer çöp yığını olduklarını örnek Star Wars outlaws gibi. Bu oyundaki NPCleri izleyin tüm günleri programlıdır yaşayan bir dünya işe giderler çalışırlar içerlerler evlerine giderler. Daha birçok ince ayrıntı var anlatmakla bitmez bu kadar kaliteli bir çalışmayı övmeyip de ne edelim?