Bu arada bu eğitim kısmında ödeneklerin arttırılmasına ülkenin en köklü ama binaları bir o kadar rezil halde olan Lycee Henri IV gibi dünyanın sayılı liseleri de dahil. Saint Denis'in banliyö okuları da dahil.
Burada devletin yüksek vergi politikasını savunan hiç kimse olmadı. Kaldı ki meselenin vergi vermek olduğunu düşünmüyorum. Toplanan vergiler halk için kullanılmış olsa, çoğunluk bu kadar tepkili olmaz.
Ülkeleri içten içe mülteciler ve Yahudi Lobisi aracılığıyla işgal ediliyor, buna rağmen gıkları çıkmıyor ama iki protesto patladı diye mi ordu sokağa inecekmiş? Yakın gelecekte inerse, sana bir yemek borcum olsun.
Fikir var, düşünce yok. Attığın şeyi okumamışsın bile.
Hükümet, eleştirilen üniversite yerleştirme sistemi Parcoursup'u 2028'e kadar değiştirmeyi vaat etti. Daha ortada bir şey yok.
Asgari ücret artışı ihtimalini gündeme getirdi ama çalışanların satın alma gücünü koruyacak kapsamlı bir paket açıklamadı. Dümenden bir konferans yapıp dağılmışlar. Bahse varım oraya da kokoları çekip öyle gitmişlerdir.
Üniversitelere 15 bin ek kontenjan vaat ettiği yazıyor fakat öğrencilerin talebi 250 bin ek kontenjandı. Yani devede kulak bile değil.
Hadi bak bunların hepsini geçtim, hükümet bu sayılanlar için sıfırdan kaynak bile yaratmıyor. Aksine, kaynak aktarımı yapıyor. Siz geri adım atıldığını sanarken adamlar başka bir yerden suyunuzu kesiyor yani.
Burada devletin yüksek vergi politikasını savunan hiç kimse olmadı. Kaldı ki meselenin vergi vermek olduğunu düşünmüyorum. Toplanan vergiler halk için kullanılmış olsa, çoğunluk bu kadar tepkili olmaz.
'Ülkenin hâli ne olacak?' diye soruluyorsa yüksek vergi politikasının benim sırtıma yüklediği yükü konuşacağım.
Toplanan vergilerle yol yapılıp o yoldan da para alınıyorsa bunun adı soygundur.
Ülkeleri içten içe mülteciler ve Yahudi Lobisi aracılığıyla işgal ediliyor, buna rağmen gıkları çıkmıyor ama iki protesto patladı diye mi ordu sokağa inecekmiş? Yakın gelecekte inerse, sana bir yemek borcum olsun.