Bu konuyu açan sizsiniz. Amacından saptırmak istemiyorsak yeni konu açıp bizi etiketleyebilirsiniz.
Ayrıca bilmek mesele değil, kanıtınız varsa çıkartıp koyarsınız. Yoksa söylediğiniz her şey iftira hükmündedir. Bende bugün sizin tuttuğunuz takım hakkında binlerce, milyonlarca asılsız iftira atabilirim. Kanıt olmadığı sürece hiçbir söylenenin geçerliliği olmaz. Boş laflarla sabaha kadar konuşabiliriz.
Konunun başında işi Fenerbahçe-Galatasaray tartışmasına döndüren iki Fenerbahçeli ve 1 Galatasaraylı 3 arkadaştan ikisi sizsiniz, konuyu oraya çıkartan da başta sizdiniz.
Madem dediğimi kanıtsız olarak görüyorsunuz, bu sonuca nasıl ulaştığımı açıklayayım sana.
Yapılan açıklamanın tarihi 2015 yılı, yani 1. İhanet Süreci. Bunu bir cebe atalım. O dönem PKK'nın Suriye ile olan sınırımızın büyük kısmındaki hâkimiyetini de ekleyelim.
2015 yılındaki açıklamasına dönelim, açıklama Kürt olmasından ve Kürt hakkını savunmasının yanı sıra Türkiye'nin Kürtler'e karşı ayrımcılık uygulamasından dolayı Türkiye'den ayrıldığını belirtmiş. O dönem Türkiye'de yaşayan Kürtler'in çok büyük kısmı Türk askerlerin nerede siper aldığını PKK'lı teröristlere söylüyordu ve bununla alakalı tonla video mevcut. Elinin altındaki icatları kullanarak bakabilirsin. Bu durumda bu arkadaşlar için ülkede bölücü faaliyetlerde bulunduğu açıkça söyleyebilirsin.
Devam ediyorum, tam olarak 2014'ün ekim ayında BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne 2 milyon Dolarlık bağış taahhüt ediyor, bu bağışı yapmak istemesinin sebebi Irak ve Suriye'de zarar gören Kürtler'e destek çıkmak. Kağıt üstünde güzel bir bağış, ama işin altyapısına bakınca durum değişiyor. Bağışı yapmak istediği yer PKK kontrolündeki Kobani.
Mayıs 2015'de Warren Buffet ve Bill Gates'in kurduğu The Giving Pledge kampanyasına 700 milyon Dolarlık bağış yapıyor. Bağışı yapıldığı alan zarar gören mülteci Kürtler, bu bağışın 300 milyonluk kısmının Yunanistan'daki mülteci Kürtler oluyor -Buradaki Kürtler'in bazıları için PKK-YPG üyesi olduğu iddiaları mevcut lâkin kanıtlanmamış- kalan kısım ise gene PKK-YPG kontrolündeki Kobani'ye gidiyor. Yani Ulukaya'nın 402 milyon Dolarlık bağışı PKK-YPG kontrolündeki Kobani'ye gönderilmiş.
Ben şimdi sana soruyorum, bir insan neden doğup büyüdüğü ülkesine 20 küsür senedir zarar veren bir terör örgütünün elinde olan bir yere 402 milyon Dolarlık bağış yapar? Hadi 2 milyon Dolarlık kısım BM'ye gitti yani güvenilir kaynaklardan teslimi mümkün, geri kalan 400 milyonluk kısmın halka gidip gitmediğini biliyor musun?
Kaldı ki 2016 yılından itibaren İŞİD ve Esad unsurları PKK karşısında geri çekilmek zorunda kaldı kaç kez, hem ekonomik hem de cephane olarak zorda kalan örgüt bir anda gücünün zirvesindeki İŞİD ve Rusya destekli Esad'ı Kobani çevresinden geri püskürttü.