Bu konu çözüldü olarak işaretlenmiştir. Çözülmediğini düşünüyorsanız konuyu rapor edebilirsiniz.

CQBB

Uzman
Katılım
4 Şubat 2025
Mesajlar
547
Beğeniler
287
Yer
İstanbul
2024 Mayıs ayından açılmış olan boşanma ve mal rejimi davamız için herhangi protokol veya sözleşme imzalamadık. Her iki dava için bu zamana kadar hiçbir ödeme yapmadık.

İki dava için ise toplamda 150.000TL fiyatta sözlü anlaştık ve protokol bekliyoruz.
Lakin bu durum dışında anlamadığımız bir konu olarak çekişmeli boşanma ve mal rejimi için "110.000 TL'den az olmamak üzere dava değerinin %16'sı" ibaresinden bahsetti ve 150.000 TL vekalet ücreti ve diğer dava dosya harç giderleri dışında maddi kazanç durumunda %16'lık oranı devreye sokacaklarını ve hak talep edeceklerini karmaşık bir biçimde anlattılar.

Bu durumu kendilerinden dinledik fakat anlamakta güçlük çekiyoruz. Çünkü hem ücret hem de yüzdelik bir anlaşma yapmak mantıklı değil. Bizim zararımıza bir durum. Bu durumda nasıl ilerlemeliyiz bilmiyoruz.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Çözüm
@CQBB merhaba,

Avukatlık ücretleri esasen bir avukat ile müvekkili arasında özgürce belirlenebilen ama elbette bazı sınırlar dahilinde belirlenen bir ücrettir. Bu sınırlar her yıl açıklanan bir asgari ücret tarifesi ile belirleniyor. Bilginiz olsun diye şu an ve 2026 yılı da dahil olacak şekilde uygulanan asgari ücret tarifesini aşağıya bırakıyorum.

Resmi gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9.html
Parasal tablolar: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9-1.pdf

Şimdi adı üstünde asgari ücret tarifesi olduğu için, bu tarife yalnızca alt sınırı belirleyen bir tarifedir. Dolayısıyla bu tarifedeki rakamların bire bir aynısını bir avukattan duymanız pek mümkün olmayabilir. Belli olmaz tabii ki ama genelde asgari tarifenin üzerinde rakamlar duyacaksınızdır.

Şimdi gelelim mesajlarınızda bahsettiğiniz İstanbul Barosu'nun asgari tarifesine. Bu bahsettiğiniz tarife hukuken geçerliliği olan bir asgari tarife değildir. Asgari tarifemiz tek bir tarifedir ve her yıl Resmi Gazete'de yayımlanır. Yine de her baro kendi avukatlarına tavsiye niteliğinde bir tarife yayınlar. Kabaca söylemek gerekirse barolar avukatlarına der ki: "Resmi Gazete'te yayımlanan asgari tarifenin emeklerinizin karşılığına yetmediğinin farkındayız. İsterseniz şu şu davalarda şu şu tekliflerde bulunabilirsiniz.", böylece barolar avukatlarına tavsiyede bulunur. Sizin vekiliniz olan meslektaşım da muhtemelen barosunun yayımladığı tavsiye niteliğinde olan tarifeye göre bir teklifte bulunmuştur.

Gelelim boşanma davaları ve mal rejimi davalarındaki avukatlık ücreti meselesine. Önce mal rejimi alacağı davasına değineyim. Bu davanın konusu bir "para" alacağıdır. Yani kabaca söylemek gerekirse ve her ne kadar böyle ifade etmek doğru olmasa da kolay anlatabilmek için söylüyorum, müvekkillere bir "para kazandırdığımız" davadır. Böyle davalarda avukatlık ücreti, dava değerinin yani yine kabaca söylemek gerekirse "kazandırdığımız paranın" belli bir yüzdesini talep ederiz. Resmi Gazete bağlantısından tarifeye eriştiğinizde göreceksiniz ki bu yüzde şu an için en az %16, en fazla %25'tir.

Boşanma davalarına gelelim. Bu davalar esasen "dava değeri" olmayan davalardır. Yani davanın konusu aslında bir para değildir, boşanmadır. Bu sebeple genelde bu davalar için tek ve net bir ücret söyleriz ancak boşanma davalarında müvekkillerimize tazminat verilme durumu da olduğundan, bazı meslektaşlarım bu tazminattan da belli bir yüzde talep etme yolunu tercih ediyorlar. Bunu tercih etmelerinde bir sakınca bulunmamakta. Yine de elbette serbest piyasa koşulları avukatlık hizmetinde de kendini gösterdiğinden, gerek ücretin miktarı konusunda gerekse de bir yüzde talep edip etmeme konusunda veya yüzdenin miktarı konusunda elbette farklı teklifleri olan meslektaşlarım olacaktır. Örneğin benim de boşanma davalarında kendi standartlarıma göre belirlediğim bir tarife politikam bulunmakta.

Özetle, "Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır." diyelim. Meslektaşımın size yaptığı teklifte hukuken bir sakınca bulunmamakta. Avukat-müvekkil ilişkisi özgürce kurulan bir ilişkidir, bu özgürlük hem avukatlar için hem de müvekkiller için geçerlidir.

İyi Sosyaller.
Asgariden hesaplıyorlar hocam. Davayı kazanırsanız, dava değerinin %16'sını karşı taraf ödüyor. Sabır diliyorum. Bizim de 8 yıldır boşanma ve mal rejimi davaları sürüyor. Hayatımız yamuldu. Çok zor işler.
 
Asgariden hesaplıyorlar hocam. Davayı kazanırsanız, dava değerinin %16'sını karşı taraf ödüyor. Sabır diliyorum. Bizim de 8 yıldır boşanma ve mal rejimi davaları sürüyor. Hayatımız yamuldu. Çok zor işler.

Hocam İstanbul barosunun belirlediği ücret tarifesine göre "110.000TL'den az olmamak üzere dava değerinin %16'sı" ibaresini anlamış değilim. Hem avukatlık ücreti verip hem de dava kazandığımız takdirde maddi elde edilecek haktan %16'sı avukatım kendine mi alacak?
 
@CQBB merhaba,

Avukatlık ücretleri esasen bir avukat ile müvekkili arasında özgürce belirlenebilen ama elbette bazı sınırlar dahilinde belirlenen bir ücrettir. Bu sınırlar her yıl açıklanan bir asgari ücret tarifesi ile belirleniyor. Bilginiz olsun diye şu an ve 2026 yılı da dahil olacak şekilde uygulanan asgari ücret tarifesini aşağıya bırakıyorum.

Resmi gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9.html
Parasal tablolar: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9-1.pdf

Şimdi adı üstünde asgari ücret tarifesi olduğu için, bu tarife yalnızca alt sınırı belirleyen bir tarifedir. Dolayısıyla bu tarifedeki rakamların bire bir aynısını bir avukattan duymanız pek mümkün olmayabilir. Belli olmaz tabii ki ama genelde asgari tarifenin üzerinde rakamlar duyacaksınızdır.

Şimdi gelelim mesajlarınızda bahsettiğiniz İstanbul Barosu'nun asgari tarifesine. Bu bahsettiğiniz tarife hukuken geçerliliği olan bir asgari tarife değildir. Asgari tarifemiz tek bir tarifedir ve her yıl Resmi Gazete'de yayımlanır. Yine de her baro kendi avukatlarına tavsiye niteliğinde bir tarife yayınlar. Kabaca söylemek gerekirse barolar avukatlarına der ki: "Resmi Gazete'te yayımlanan asgari tarifenin emeklerinizin karşılığına yetmediğinin farkındayız. İsterseniz şu şu davalarda şu şu tekliflerde bulunabilirsiniz.", böylece barolar avukatlarına tavsiyede bulunur. Sizin vekiliniz olan meslektaşım da muhtemelen barosunun yayımladığı tavsiye niteliğinde olan tarifeye göre bir teklifte bulunmuştur.

Gelelim boşanma davaları ve mal rejimi davalarındaki avukatlık ücreti meselesine. Önce mal rejimi alacağı davasına değineyim. Bu davanın konusu bir "para" alacağıdır. Yani kabaca söylemek gerekirse ve her ne kadar böyle ifade etmek doğru olmasa da kolay anlatabilmek için söylüyorum, müvekkillere bir "para kazandırdığımız" davadır. Böyle davalarda avukatlık ücreti, dava değerinin yani yine kabaca söylemek gerekirse "kazandırdığımız paranın" belli bir yüzdesini talep ederiz. Resmi Gazete bağlantısından tarifeye eriştiğinizde göreceksiniz ki bu yüzde şu an için en az %16, en fazla %25'tir.

Boşanma davalarına gelelim. Bu davalar esasen "dava değeri" olmayan davalardır. Yani davanın konusu aslında bir para değildir, boşanmadır. Bu sebeple genelde bu davalar için tek ve net bir ücret söyleriz ancak boşanma davalarında müvekkillerimize tazminat verilme durumu da olduğundan, bazı meslektaşlarım bu tazminattan da belli bir yüzde talep etme yolunu tercih ediyorlar. Bunu tercih etmelerinde bir sakınca bulunmamakta. Yine de elbette serbest piyasa koşulları avukatlık hizmetinde de kendini gösterdiğinden, gerek ücretin miktarı konusunda gerekse de bir yüzde talep edip etmeme konusunda veya yüzdenin miktarı konusunda elbette farklı teklifleri olan meslektaşlarım olacaktır. Örneğin benim de boşanma davalarında kendi standartlarıma göre belirlediğim bir tarife politikam bulunmakta.

Özetle, "Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır." diyelim. Meslektaşımın size yaptığı teklifte hukuken bir sakınca bulunmamakta. Avukat-müvekkil ilişkisi özgürce kurulan bir ilişkidir, bu özgürlük hem avukatlar için hem de müvekkiller için geçerlidir.

İyi Sosyaller.
 
Son düzenleme:
Çözüm
@CQBB merhaba,

Avukatlık ücretleri esasen bir avukat ile müvekkili arasında özgürce belirlenebilen ama elbette bazı sınırlar dahilinde belirlenen bir ücrettir. Bu sınırlar her yıl açıklanan bir asgari ücret tarifesi ile belirleniyor. Bilginiz olsun diye bu şu an ve 2026 yılı da dahil olacak şekilde uygulanan asgari ücret tarifesini aşağıya bırakıyorum.

Resmi Gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9.html
Parasal tablolar: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9-1.pdf

Şimdi adı üstünde asgari ücret tarifesi olduğu için, bu tarife yalnızca alt sınırı belirleyen bir tarifedir. Dolayısıyla bu tarifedeki rakamların bire bir aynısını bir avukattan duymanız pek mümkün olmayabilir. Belli olmaz tabii ki ama genelde asgari tarifenin üzerinde rakamlar duyacaksınızdır.

Şimdi gelelim mesajlarınızda bahsettiğiniz İstanbul Barosu'nun asgari tarifesine. Bu bahsettiğiniz tarife hukuken geçerliliği olan bir asgari tarife değildir. Asgari tarifemiz tek bir tarifedir ve her yıl Resmi Gazete'de yayımlanır. Yine de her baro kendi avukatlarına tavsiye niteliğinde bir tarife yayınlar. Kabaca söylemek gerekirse barolar avukatlarına der ki: "Resmi Gazete'te yayımlanan asgari tarifenin emeklerinizin karşılığına yetmediğinin farkındayız. İsterseniz şu şu davalarda şu şu tekliflerde bulunabilirsiniz.", böylece barolar avukatlarına tavsiyede bulunur. Sizin vekiliniz olan meslektaşım da muhtemelen barosunun yayımladığı tavsiye niteliğinde olan tarifeye göre bir teklifte bulunmuştur.

Gelelim boşanma davaları ve mal rejimi davalarındaki avukatlık ücreti meselesine. Önce mal rejimi alacağı davasına değineyim. Bu davanın konusu bir "para" alacağıdır. Yani kabaca söylemek gerekirse ve her ne kadar böyle ifade etmek doğru olmasa da kolay anlatabilmek için söylüyorum, müvekkillere bir "para kazandırdığımız" davadır. Böyle davalarda avukatlık ücreti, dava değerinin yani yine kabaca söylemek gerekirse "kazandırdığımız paranın" belli bir yüzdesini talep ederiz. Resmi Gazete bağlantısından tarifeye eriştiğinizde göreceksiniz ki bu yüzde şu an için en az %16, en fazla %25'tir.

Boşanma davalarına gelelim. Bu davalar esasen "dava değeri" olmayan davalardır. Yani davanın konusu aslında bir para değildir, boşanmadır. Bu sebeple genelde bu davalar için tek ve net bir ücret söyleriz ancak boşanma davalarında müvekkillerimize tazminat verilme durumu da olduğundan, bazı meslektaşlarım bu tazminattan da belli bir yüzde talep etme yolunu tercih ediyorlar. Bunu tercih etmelerinde bir sakınca bulunmamakta. Yine de elbette serbest piyasa koşulları avukatlık hizmetinde de kendini gösterdiğinden, gerek ücretin miktarı konusunda gerekse de bir yüzde talep edip etmeme konusunda veya yüzdenin miktarı konusunda elbette farklı teklifleri olan meslektaşlarım olacaktır. Örneğin benim de boşanma davalarında kendi standartlarıma göre belirlediğim bir tarife politikam bulunmakta.

Özetle, "her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır." diyelim. Meslektaşımın size yaptığı teklifte hukuken bir sakınca bulunmamakta. Avukat-müvekkil ilişkisi özgürce kurulan bir ilişkidir, bu özgürlük hem avukatlar için hem de müvekkiller için geçerlidir.

İyi sosyaller.

Geri dönüşünüz için teşekkür ediyorum.

Mal rejimi davasında hem avukatlık ücreti hem de alacaktan %16 pay vermemiz ne kadar etik? Ya yüzde üzerinden ya da avukatlık ücreti üzerinden anlaşılması kanaatindeyim.

Boşanma gerçekleşmediği sebebiyle mal rejiminde bir başka avukat ile anlaşıp sadece boşanma davası için mevcut avukat ile ilerlememiz bize ne kaybettirir? Ortada protokol sözleşme ya da sözlü anlaştığımıza dair herhangi bir şey yokken.
 
Mal rejimi davasında hem avukatlık ücreti hem de alacaktan %16 pay vermemiz ne kadar etik? Ya yüzde üzerinden ya da avukatlık ücreti üzerinden anlaşılması kanaatindeyim.
Aslında hem etik hem de ilgili mevzuata uygun. Avukatlık asgari ücret tarifesi de bu durumun aynısı söylüyor. Örneğin mal rejimi davasını ele alalım ve yukarıda paylaştığım tabloyu da açalım. Bu davanın konusu para olduğu için tablonun en altındaki yüzdelik kısım bize diyor ki belli parasal sınırlar içindeki en az şu yüzdeye anlaşın. Burayı siz de anlaşmış bulunuyorsunuz ama kaçırdığını nokta şu, tabloya genel olarak bakarsanız aynı zamanda asliye mahkemeleri için de asgari bir ücret belirlemiş durumda ve bu ücreti de 45.000,00 TL belirlemiş durumda. Mal rejimi davaları aile mahkemesinde görülür ve aile mahkemeler bir asliye mahkemesidir.

Yani Resmi Gazete'de yayımlanan bu tarife bize diyor ki örneğin mal rejimi davalarında 45.000,00 TL'den az olmamak koşuluyla en az yüzde şu kadar bir meblağa anlaşabilirsiniz. İşte tarife en az bu kadar belirlediği için, meslektaşım da kendi teklifini sizin belirttiğiniz şekilde yapmış. Rakamların hoşunuza gitmemesi durumu teklifi etik dışı veya kanun dışı hale getirmiyor.

Boşanma gerçekleşmediği sebebiyle mal rejiminde bir başka avukat ile anlaşıp sadece boşanma davası için mevcut avukat ile ilerlememiz bize ne kaybettirir? Ortada protokol sözleşme ya da sözlü anlaştığımıza dair herhangi bir şey yokken.

Bir avukatın avukatlık ücretine hak kazanması için açıkça yazılı bir ücret sözleşmesi yapılmasına gerek yok. Hukuki desteğe başladığı andan itibaren ücrete hak kazanır.

Diğer sorunuza gelirsek, herhangi bir davanızı avukatsız takip edebileceğiniz gibi her dava için farklı bir meslektaşımla da anlaşma sağlamakta özgürsünüz elbette.

Aslında yaşadığınız şey benim yukarıda özetlediğim kısma takılıyor. Meslektaşımın tekliflerinde hukuka aykırı bir durum yok. Bu teklifler sizin hoşunuza gitmemiş. Hem siz hem de meslektaşım birbirinizle anlaşıp anlaşmamakta özgürsünüz veya anlaşmanın koşullarını esnetmekte özgürsünüz. Ben en azından meslektaşımın teklifinin mevcut mevzuata uygun olduğunu belirtmekle yetiniyorum. Sizin veya onun ücret politikası hakkında yorum yapamam.

Umarım hem sizin hem de meslektaşımın mutlu olacağı bir anlaşmada mutabık kalırsınız.