Konu Başlıkları Gizle
- 1 100 Saatlik Çalışma Haftası: Gerçek Bir Standart
- 2 Sürekli Stres: Hata Yapma Lüksünüz Yok
- 3 Özel Hayat: İşe Tüm Zamanınızı Adamak Demek
- 4 Sağlık: Uykusuzluk ve Enerji İçecekleriyle Hayatta Kalma Mücadelesi
- 5 Tükenmişlik: “Bu Hayat Bana Göre mi?” Sorgulaması
- 6 Sonuç: Parlak Ama Zehirleyici Bir Dünya
Yatırım bankacılığı sektörü dışarıdan bakıldığında çok etkileyici görünür. Takım elbiseli insanlar, lüks ofisler, milyon dolarlık anlaşmalar… Bir zamanlar ben de bu hayal dünyasına kapılmıştım. Ancak sektöre adım attığınızda, o parlak yüzün ardında ödenen bedelleri görmek insanı gerçekten sarsıyor.
20 yılı aşkın finans tecrübem sonrasında, Goldman Sachs’ın TMT departmanından 2021’de sızdırılan anketi gözler önüne serdi ki: Haftada 98 saat çalışma, sadece 5 saat uyku, neredeyse hiç özel hayat ve derin tükenmişlik… Bu rakamları ilk duyduğumda “Acaba abartıyorlar mı?” demiştim; sonra ben de bu ortamda yaşadıklarımı hatırladım.
Eğer yatırım bankacılığı sektöründe çalışmayı düşünüyorsanız, hayal ettiğiniz parlak dünyanın ötesindeki gerçeği bilmeniz çok önemli.
Bu sektörde “çalışma saati” kavramı neredeyse yoktur. Sabah 9’da işe başlarsınız, fakat işin bitiş saati akşamın ilerleyen saatlerinde belirir. Cuma akşamı tatil planı yapma lüksünüz bile yoktur; çünkü işler, patronunuzun takvimiyle şekillenir.
Goldman Sachs anketinde, genç analistlerin haftada ortalama 98 saat çalıştığı belirtilmişti. İlk başta “Bu kesin abartıdır” demiştim. Ancak sonra biraz düşündüm ve işe girdiğim ilk yılları hatırladım. Morgan Stanley’deki ilk yıllarımda, gece yarısı gelen acil e-postalara yanıt verip sabaha kadar Excel modellemeleri yapmak, sabah 6’da sunum hazırlığına gitmek günlük rutinin bir parçası haline gelmişti. Mesela, bir büyük anlaşma için gece boyu çalıştığımız bir günü hatırlıyorum: Bitmeyen veri tablolarıyla uğraşırken yorgunluğunuzu atlatmak için, “Bir bölüm daha tamamlayalım, sonra kısa bir mola verip toparlanırız” diye kendime söylüyordum. Çünkü o an başka seçeneğimiz yoktu.
Bu ortamda hata yapmanın bedeli çok ağırdır. Küçük bir hesap hatası bile milyon dolarlık kayıplara yol açabilir. Goldman Sachs anketine göre, genç analistlerin %77’si sürekli stres altında ve anksiyete belirtileri gösteriyor.
2007’de büyük bir teknoloji şirketinin halka arzı için çalışırken, modellemede yaptığım ufak bir hatayı gece 3’te fark ettim. Patronumun haberi olursa büyük bir kriz çıkacağını düşünerek sabaha kadar ofiste kalmıştım. Bir başka akşam, dışarı çıkmayı planladığımda kapıda telefonum çaldı: “Acil bir modelleme yapmamız lazım, hemen ofise gel.” O an, dışarıda eğlenceli vakit geçireceğim hayallerim suya düştü. İşler, sürekli gelişen acil durumlarla sizi tamamen içine çekiyor.
Goldman Sachs anketinde analistlerin %100’ü, özel hayatlarının yok olduğunu belirtmişti. Burada, “özel hayat” kavramı bir kenara itilmiştir; çünkü tüm zamanınız işin peşinde geçer.
Bir keresinde, bir arkadaşımın doğum günü partisine gidecektim. Tam dışarı çıkacakken telefonum çaldı: “Acil bir modelleme yapmamız lazım, hemen ofise gel.” O geceyi ofiste geçirdim. Hafta sonları neredeyse ofiste geçiyor; doğum günleri, tatiller, aile ziyaretleri işin yoğunluğu nedeniyle sürekli erteleniyordu. Bir süre sonra, “Gerçekten hayatım bu mu?” diye sorgulamaya başladım.
Bu sektörde uykusuzluk, sağlığınızı yavaş yavaş tüketir. Günde 6-7 kahve içmek, enerji içeceklerinin vazgeçilmez hale gelmesi ve yemek saatlerinin tamamen ihmal edilmesi, vücudunuzun verdiği en kötü sonuçlardandır. Uyku dediğiniz şey, toplantılar arasında birkaç dakikalık kestirmeye indirgenir.
Kendi deneyimlerimde, sık sık migren atakları ve mide problemleri yaşadım. İşin yoğunluğunda doktora gitmeye bile fırsatım olmadı. “Önce işi hallet, sonra sağlığını düşün” anlayışı burada öne çıkar ve bu da uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açar.
Birçok kişi sektöre girerken “Birkaç yıl dayanırım, sonra rahat ederim” düşüncesiyle işe başlar. Ancak, Goldman Sachs anketinde genç analistlerin çoğunun 3 yıl içinde sektörden ayrılmayı düşündüğü ortaya çıkmıştır. Çünkü tükenmişlik, insana ağır gelir.
Ben de öyle hissettim. Bir noktada, “Bu kadar çalışmanın anlamı nedir?” diye kendime sormaya başladım. Çok para kazanıyor olsam da, sevdiklerime, kendime ayıracak vaktim kalmıyordu. İşin içinde kaybolduğunuzda, kazandığınız paranın değeri bile sorgulanır hale gelir.
Eğer yatırım bankacılığı sektöründe çalışmayı düşünüyorsanız, işin gerçeğini iyice öğrenin:
Goldman Sachs anketi, bu sektörün gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Eğer bu sektöre adım atacaksanız, güçlü bir psikoloji, dayanıklılık ve maratona hazır bir enerjiye sahip olmalısınız. Ben bu tempoyu yıllarca yaşadım; eğer gerçekten hazır değilseniz, başlamadan önce iyice düşünün. Çünkü bu iş, kısa mesafe koşusu değil, uzun soluklu bir maratondur.
20 yılı aşkın finans tecrübem sonrasında, Goldman Sachs’ın TMT departmanından 2021’de sızdırılan anketi gözler önüne serdi ki: Haftada 98 saat çalışma, sadece 5 saat uyku, neredeyse hiç özel hayat ve derin tükenmişlik… Bu rakamları ilk duyduğumda “Acaba abartıyorlar mı?” demiştim; sonra ben de bu ortamda yaşadıklarımı hatırladım.
Eğer yatırım bankacılığı sektöründe çalışmayı düşünüyorsanız, hayal ettiğiniz parlak dünyanın ötesindeki gerçeği bilmeniz çok önemli.
100 Saatlik Çalışma Haftası: Gerçek Bir Standart
Bu sektörde “çalışma saati” kavramı neredeyse yoktur. Sabah 9’da işe başlarsınız, fakat işin bitiş saati akşamın ilerleyen saatlerinde belirir. Cuma akşamı tatil planı yapma lüksünüz bile yoktur; çünkü işler, patronunuzun takvimiyle şekillenir.
Goldman Sachs anketinde, genç analistlerin haftada ortalama 98 saat çalıştığı belirtilmişti. İlk başta “Bu kesin abartıdır” demiştim. Ancak sonra biraz düşündüm ve işe girdiğim ilk yılları hatırladım. Morgan Stanley’deki ilk yıllarımda, gece yarısı gelen acil e-postalara yanıt verip sabaha kadar Excel modellemeleri yapmak, sabah 6’da sunum hazırlığına gitmek günlük rutinin bir parçası haline gelmişti. Mesela, bir büyük anlaşma için gece boyu çalıştığımız bir günü hatırlıyorum: Bitmeyen veri tablolarıyla uğraşırken yorgunluğunuzu atlatmak için, “Bir bölüm daha tamamlayalım, sonra kısa bir mola verip toparlanırız” diye kendime söylüyordum. Çünkü o an başka seçeneğimiz yoktu.
Sürekli Stres: Hata Yapma Lüksünüz Yok
Bu ortamda hata yapmanın bedeli çok ağırdır. Küçük bir hesap hatası bile milyon dolarlık kayıplara yol açabilir. Goldman Sachs anketine göre, genç analistlerin %77’si sürekli stres altında ve anksiyete belirtileri gösteriyor.
2007’de büyük bir teknoloji şirketinin halka arzı için çalışırken, modellemede yaptığım ufak bir hatayı gece 3’te fark ettim. Patronumun haberi olursa büyük bir kriz çıkacağını düşünerek sabaha kadar ofiste kalmıştım. Bir başka akşam, dışarı çıkmayı planladığımda kapıda telefonum çaldı: “Acil bir modelleme yapmamız lazım, hemen ofise gel.” O an, dışarıda eğlenceli vakit geçireceğim hayallerim suya düştü. İşler, sürekli gelişen acil durumlarla sizi tamamen içine çekiyor.
Özel Hayat: İşe Tüm Zamanınızı Adamak Demek
Goldman Sachs anketinde analistlerin %100’ü, özel hayatlarının yok olduğunu belirtmişti. Burada, “özel hayat” kavramı bir kenara itilmiştir; çünkü tüm zamanınız işin peşinde geçer.
Bir keresinde, bir arkadaşımın doğum günü partisine gidecektim. Tam dışarı çıkacakken telefonum çaldı: “Acil bir modelleme yapmamız lazım, hemen ofise gel.” O geceyi ofiste geçirdim. Hafta sonları neredeyse ofiste geçiyor; doğum günleri, tatiller, aile ziyaretleri işin yoğunluğu nedeniyle sürekli erteleniyordu. Bir süre sonra, “Gerçekten hayatım bu mu?” diye sorgulamaya başladım.
Sağlık: Uykusuzluk ve Enerji İçecekleriyle Hayatta Kalma Mücadelesi
Bu sektörde uykusuzluk, sağlığınızı yavaş yavaş tüketir. Günde 6-7 kahve içmek, enerji içeceklerinin vazgeçilmez hale gelmesi ve yemek saatlerinin tamamen ihmal edilmesi, vücudunuzun verdiği en kötü sonuçlardandır. Uyku dediğiniz şey, toplantılar arasında birkaç dakikalık kestirmeye indirgenir.
Kendi deneyimlerimde, sık sık migren atakları ve mide problemleri yaşadım. İşin yoğunluğunda doktora gitmeye bile fırsatım olmadı. “Önce işi hallet, sonra sağlığını düşün” anlayışı burada öne çıkar ve bu da uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açar.
Tükenmişlik: “Bu Hayat Bana Göre mi?” Sorgulaması
Birçok kişi sektöre girerken “Birkaç yıl dayanırım, sonra rahat ederim” düşüncesiyle işe başlar. Ancak, Goldman Sachs anketinde genç analistlerin çoğunun 3 yıl içinde sektörden ayrılmayı düşündüğü ortaya çıkmıştır. Çünkü tükenmişlik, insana ağır gelir.
Ben de öyle hissettim. Bir noktada, “Bu kadar çalışmanın anlamı nedir?” diye kendime sormaya başladım. Çok para kazanıyor olsam da, sevdiklerime, kendime ayıracak vaktim kalmıyordu. İşin içinde kaybolduğunuzda, kazandığınız paranın değeri bile sorgulanır hale gelir.
Sonuç: Parlak Ama Zehirleyici Bir Dünya
Eğer yatırım bankacılığı sektöründe çalışmayı düşünüyorsanız, işin gerçeğini iyice öğrenin:
- Evet, çok para kazanırsınız.
- Fakat tüm hayatınızı bu işe adarsınız.
- Sağlığınız bozulur, sevdiklerinize ve kendinize vakit ayıramazsınız.
- Sonunda “Bu hayat gerçekten bana göre mi?” diye sorgulamaya başlarsınız.
Goldman Sachs anketi, bu sektörün gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Eğer bu sektöre adım atacaksanız, güçlü bir psikoloji, dayanıklılık ve maratona hazır bir enerjiye sahip olmalısınız. Ben bu tempoyu yıllarca yaşadım; eğer gerçekten hazır değilseniz, başlamadan önce iyice düşünün. Çünkü bu iş, kısa mesafe koşusu değil, uzun soluklu bir maratondur.