Her okuyan tabii ki zengin olmuyor ama çoğu okuyan insanın maddi durumu gayet iyi. Benim akrabalarımın çoğu nitelikli üniversitelerden mezun oldu ve bir kere para lafı yaptıklarını hatırlamıyorum. Ha, okumayıp şansın yaver giderse yine ortalamanın üstünde geçinebilirsin; ne bileyim, iş kurarsın, risk alırsın ama yine de işin şansa bırakılmasını doğru bulmuyorum.

Çoğu okuyan insanın maddi durumu iyi falan değil; asgari ücretten aşağı maaş teklif ediyorlar, sigortanın olmasını lütufmuş gibi görüyorlar. Yüksek maaş alıyor olabilirsin ama gerçekte alman gereken maaşı alamazsın. Mesela pazarlamacı olarak 70 milyonluk hedefin üstüne çıkarsın, 80 milyonluk mal satarsın; alman gereken 800 bin TL primi çeşitli bahanelerle vermezler. İş öğrenmek istediğinizde bile alaylılar, sırf kendilerini garanti altına almak için size tecrübelerini aktarmaz ve ayağınızı kaydırmaya çalışır.
21 yaşında yedi şirket yüzü gördüm; kimisi uluslararası markaların bayisiydi, kimisi Türkiye ve birkaç ülkenin daha distribütörlüğünü almış bir yerdi, kimisi savunma sanayi firmasıydı, kışlanın içerisindeydik.

Her birinde de okusan da okumasan da sıkıntı yaşıyorsun; en basitinden torpilin yoksa iyi maaş veren yerlere giremiyorsun. Bugün görüyorsunuz, nitelikli üniversitelerden mezun kişiler iyi maaş veren yerlerde çalışıyor ama çoğu gerçekten çok çok iyi performans göstermiş ve o bir kişilik kontenjana yerleşebilmiş kişilerdir. Bugün bir firma 8 kişilik kontenjan açıyorsa bir ya da iki kişi kendi hakkıyla giriyor. Bizzat şahit oldum, adamlar yüzüme söyledi; "Burada torpilsiz kimse yok, bu adamın dayısı var, bu adamın arkasında şurası var" diye. (Şurası dediğim şeyi açıklayamam, tutuklanma ihtimalim oluşur.)

Staj yapıyordum, biriyle tanıştım; hangarın önünde oturmuşuz sohbet ediyoruz. Atölyeden iki tane kalite görevlisi çıktı ama biz kendilerini tanımıyorduk. Kim olduklarını sormak için muhabbet açtığımızda görevlerinden bahsettiler, sonra "Siz kimin neyisiniz?" tarzı bir soru aldık. Yanımdaki arkadaş babasının kim olduğunu söyledikten sonra adamlar oturuş düzenini değiştirdi, şok oldular.
Şunu da eklemek isterim; ne ticaret ne de okul kimseyi zengin yapmıyor. Zengin dediğimiz kişilerin parası geçmişten geliyor; anneleri, babaları zaten orta-üst gelirli kişiler oluyor ve çocukları ticarete giriyor.

Elinde hiçbir şeyi olmayıp ticarete atılan biri ile ailesi esnaf, yüksek kademe devlet memuru veya gayrimenkul sahibi birinin evladı değilsen şu an hiçbir şey yapamazsın. Ticaret şans işi değil, çevre işidir; çevresi geniş olanlar ticaret yapabiliyor. Üniversite kişiye meslek öğretiyor; en azından elektrik-elektronik mühendisliği veya bilgisayar mühendisliği okuyorsan sana o mesleğin nasıl olduğunu 4 senelik süre içerisinde göstermeye çalışıyorlar. Mezun olduğun zaman da öğrendiğin bilgileri uygulayıp en azından başlangıç seviyesi olarak da kiranı ödeyip seni geçindirecek bir maaş beklentin olur, değil mi? Ama yok, olmaz; sana asgari ücretten tam 4-6 bin TL fazla para verecekler, yol yemek içine dahil olacak ve artı olarak SSK yani sigorta girişini yapacaklar; artık sigortayı da en alttan mı yatırırlar, eksik mi yatırırlar muamma.

Ben elektronik teknikeriyim; dört yıl meslek lisesinde, iki sene yüksekokulda eğitim aldım ve özel sektörde sanki hiç mesleki eğitim almamışım da Anadolu lisesi mezunu, hiçbir baltaya sap olamamış vasıfsız birisi olarak değerlendiriliyorum. Üstüne üstlük beni işte çalışmaya ikna etmek için verdikleri para da asgari ücret.

Arkadaş lise tercihi yapacak; şimdiden yabancı dilini geliştirmesine faydası olacak, memur olmak için değil de gerçekten yabancı dil bilen ve öğretmeye hevesli öğretmenlerin olduğu bir liseye girmeye çalışması en doğru olur. Çünkü yolun sonunda bizim gibi yurt dışına çıkmak için eğitimine devam etmeye veya direkt olarak yurt dışına çıkmaya çalışacak.

Eğer bunları önemsemiyorsa zaten liseye gitmesinin de bir önemi yok; meslek lisesine gidip MESEM'e kayıt olabilir ya da açık liseden eğitimine devam edebilir. Para önemli değil deniyor ama şimdi önemli değil; ileriki süreçte, sanki kendisi bu hayatta yokmuş gibi bir hayat yaşasa dahi yine ödemeleri olacak, o zaman paranın değeri anlaşılacak.

Başarılı çok insan tanıdım, önlerine havadan sebeplerden sorunlar çıktı. Eğer lise önemliyse üniversite içindir, eğer üniversite önemliyse iyi bir eğitim ve iyi bir hayat içindir ama günümüzde artık okumak pek bir şey değiştirmiyor; Sabancı mezunu olup işsiz kalanlar var.

Lafın özü; eğer sosyal bir hayat yaşamak istiyorsanız, bazı gerçeklerle yüzleşmeyi ötelemek istiyorsanız okuyun, çok güzel anılar biriktirirsiniz. Ama o okul bittikten sonra eninde sonunda ya memurluk için KPSS'ye hazırlanacaksınız ya da IELTS'e hazırlanacaksınız, başka seçenek yok. Ailenizin tanıdığı insanlar varsa iyi işlere girebiliyorsanız orası başka; oturduğu yerden en az 108 bin TL maaş alan mühendislerin olduğu şirketler de var ama dediğim gibi olay referansta bitiyor.
 
Son düzenleyen: Moderatör: