ALCYONEUS

Uzman
Katılım
18 Ağustos 2024
Mesajlar
488
Çözümler
2
Beğeniler
240
Bu konuyu sırf kendim değil, tüm Türkiye'deki çocuklar ve gençler adına açıyorum. Görüyorum ki bizim ülkemizdeki aile yapısında; okuduğun okuldan tut, evleneceğin kişiye kadar karışılır olmuş ve ebeveynler sadece kendi doğrularının geçerli olduğunu savunma eğiliminde. Dikkatli incelerseniz, belli başlı kelimeleri arama motoruna girip sonuna "forum" ibaresini de eklediğinizde aile ile ilgili göremeyeceğiniz başlık yok.
Karışılan şeyler arasında; çocuğun imam hatipte mi yoksa düz ortaokulda mı okuyacağı, okuyacağı lisenin türü ve meslek üzerine mi gideceği, meslek lisesine giderse hangi meslek bölümünde eğitim alacağı, eğitimini aldığı bölümde hangi dalda öğrenimine devam edeceği, üniversitede sınavına hangi alanda hazırlanacağı, üniversiteyi hangi bölümden okuyacağı, mezun olduktan sonra hangi sektörde çalışacağı, ilişki yaşamak isterse ne tür kızlarla/erkeklerle ilişki yaşayabileceği ve ne tür kişilerle, daha doğrusu direkt söyleyeyim, kiminle evlenip evlenemeyeceği vb. şeylerde aile tam anlamıyla evladına bir baskı ortamı oluşturuyor.
Kendim üzerinden bir örnek vereceğim; ben lisedeyken Schneider electric bayilerinden birinde ailemin isteğiyle çalışmaya başladım ve belli bir yolda kat ettim. Sonraki süreçte; "pano yapmayı öğrensin, çok iyi para var" denilerek meslek lisesi stajımı bir pano otomasyon firmasında yine ailemin isteğiyle yaptım ve açık açık da süründüm diyebilirim. Gel zaman git zaman, üniversite sınavı hazırlığıdır vs. derken ben sınavda istediğim yeri tutturdum ve tutturduktan sonra Schneider electric bayisinde tekrar çalışmaya başladım (yaz dönemi bir işti). Abi, o kadar saçma bir şey ki beni koydukları iş yerini beğenmemezlik yapmaya başladılar. Neymiş efendim, depocuymuşum (halbuki öyle bir şey yok). Ben yaz dönemi çalıştıktan sonra aile, üniversitede kredi alıp alamayacağıma, devletin para verdiği projelerde yer alıp alamayacağıma kadar karışmaya başladı. Allah'tan şehir dışında okuyordum, her dediklerini yapmadım. Şimdi ben ailenin sözünü dinleyip çok farklı bir firmada, markanın Türkiye distribütöründe çalışmaya başladım ve üniversite mezunuyum. Çalıştığım süre boyunca benim beklentim hiç karşılanmamış; çalıştığım süre boyunca bir şeyler öğrenmem gerekirken, tuvalet temizliği, mutfak temizliği, çaycılık, ofis temizliği gibi boş ve gereksiz getir götür işleri yapıyorum ama ailem yine de çok mutlu. Benim yaşadıklarımdan haberleri yok; ya bedavaya kendi istedikleri şirkette çalışsam yine mutlu olacaklar. Ben yeri geldi, aile evinde kavga çıkardım ve en son o işten ayrıldım (patron beni o kadar çok sevdi ki, işte çalışmamı sağlamak adına babamı bile ikna etmeye çalıştı, onunla da görüştü ama fayda etmedi). Kendi istedikleri olmadı diye bana karşı bir sinirleri elbette oldu ama yolun sonunda ben istediğimi aldım. Şimdi en baştaki Schneider bayisine bugün malzeme almaya gittim, direkt şirketin kurucusunu gördüm ve laf üstünde biz bu yaz vakti çalışacağıma dair sözleştik. Ben bunu aileye söylüyorum, bana "sen on üniversite bile bitirsen yine orada çalışırsın, depocu olacaksın, asgari ücrette maaş alacaksın" tarzı sözler söylüyorlar. Sırf kendileri istemedikleri için aynı şeyler söyleniyor. O distribütörde ben asgari ücretin altında çalışmıştım, aldığım maaş bildiğin stajyer maaşıydı. Her işe koşuyordum ama buna rağmen aile tarafının yüzü gülüyordu (evde akşamları nefret kusuyordum).
Benim ailem Anadolu'dan gelme, kendisini çok ilerletememiş, ekonomik şartlar da kendilerini ağır etkilemiş ve kişisel kararlarıma da çok saygı duyulmaz.
Anlık olarak söyleyebilirim benim için telefondan başkasına; "bu adam olmaz, okusa da aynı, okumasa da aynı" deniyor.
Tek sorun kendi bölümüm dışında bir firmada çalışmak istiyor olmam ve milletin arkasını toplamak istemiyor olmam.
Sadece merak ediyorum, benden kötü ailesi olanlar var, onlar ne yapıyor? Nasıl aileniz ile iyi vakit geçiriyorsunuz? Ben kanlı bıçaklı oluyorum, evden ayrılma raddesine geliyorum. Kaç kez evden ayrılıp gitmeyi düşündüm ve sudan sebeplere dayanıyordu. Siz ailesi ile sorun yaşayanlar ve baskıcı ailesi olanlar, aileniz ile nasıl baş edebiliyorsunuz, açıklar mısınız?
Bir link eklemek istiyorum bu bahsettiğim şeyin eğer ailenizin istediğini yapmazsanız veya istedikleri gibi olmazsanız nasıl tepki alacağınızla ilgili küçük bir örnek:
 
Son düzenleme:
Bu konuyu sırf kendim değil, tüm Türkiye'deki çocuklar ve gençler adına açıyorum. Görüyorum ki bizim ülkemizdeki aile yapısında; okuduğun okuldan tut, evleneceğin kişiye kadar karışılır olmuş ve ebeveynler sadece kendi doğrularının geçerli olduğunu savunma eğiliminde. Dikkatli incelerseniz, belli başlı kelimeleri arama motoruna girip sonuna "forum" ibaresini de eklediğinizde aile ile ilgili göremeyeceğiniz başlık yok.
Karışılan şeyler arasında; çocuğun imam hatipte mi yoksa düz ortaokulda mı okuyacağı, okuyacağı lisenin türü ve meslek üzerine mi gideceği, meslek lisesine giderse hangi meslek bölümünde eğitim alacağı, eğitimini aldığı bölümde hangi dalda öğrenimine devam edeceği, üniversitede sınavına hangi alanda hazırlanacağı, üniversiteyi hangi bölümden okuyacağı, mezun olduktan sonra hangi sektörde çalışacağı, ilişki yaşamak isterse ne tür kızlarla/erkeklerle ilişki yaşayabileceği ve ne tür kişilerle, daha doğrusu direkt söyleyeyim, kiminle evlenip evlenemeyeceği vb. şeylerde aile tam anlamıyla evladına bir baskı ortamı oluşturuyor.
Kendim üzerinden bir örnek vereceğim; ben lisedeyken Schneider electric bayilerinden birinde ailemin isteğiyle çalışmaya başladım ve belli bir yolda kat ettim. Sonraki süreçte; "pano yapmayı öğrensin, çok iyi para var" denilerek meslek lisesi stajımı bir pano otomasyon firmasında yine ailemin isteğiyle yaptım ve açık açık da süründüm diyebilirim. Gel zaman git zaman, üniversite sınavı hazırlığıdır vs. derken ben sınavda istediğim yeri tutturdum ve tutturduktan sonra Schneider electric bayisinde tekrar çalışmaya başladım (yaz dönemi bir işti). Abi, o kadar saçma bir şey ki beni koydukları iş yerini beğenmemezlik yapmaya başladılar. Neymiş efendim, depocuymuşum (halbuki öyle bir şey yok). Ben yaz dönemi çalıştıktan sonra aile, üniversitede kredi alıp alamayacağıma, devletin para verdiği projelerde yer alıp alamayacağıma kadar karışmaya başladı. Allah'tan şehir dışında okuyordum, her dediklerini yapmadım. Şimdi ben ailenin sözünü dinleyip çok farklı bir firmada, markanın Türkiye distribütöründe çalışmaya başladım ve üniversite mezunuyum. Çalıştığım süre boyunca benim beklentim hiç karşılanmamış; çalıştığım süre boyunca bir şeyler öğrenmem gerekirken, tuvalet temizliği, mutfak temizliği, çaycılık, ofis temizliği gibi boş ve gereksiz getir götür işleri yapıyorum ama ailem yine de çok mutlu. Benim yaşadıklarımdan haberleri yok; ya bedavaya kendi istedikleri şirkette çalışsam yine mutlu olacaklar. Ben yeri geldi, aile evinde kavga çıkardım ve en son o işten ayrıldım (patron beni o kadar çok sevdi ki, işte çalışmamı sağlamak adına babamı bile ikna etmeye çalıştı, onunla da görüştü ama fayda etmedi). Kendi istedikleri olmadı diye bana karşı bir sinirleri elbette oldu ama yolun sonunda ben istediğimi aldım. Şimdi en baştaki Schneider bayisine bugün malzeme almaya gittim, direkt şirketin kurucusunu gördüm ve laf üstünde biz bu yaz vakti çalışacağıma dair sözleştik. Ben bunu aileye söylüyorum, bana "sen on üniversite bile bitirsen yine orada çalışırsın, depocu olacaksın, asgari ücrette maaş alacaksın" tarzı sözler söylüyorlar. Sırf kendileri istemedikleri için aynı şeyler söyleniyor. O distribütörde ben asgari ücretin altında çalışmıştım, aldığım maaş bildiğin stajyer maaşıydı. Her işe koşuyordum ama buna rağmen aile tarafının yüzü gülüyordu (evde akşamları nefret kusuyordum).
Benim ailem Anadolu'dan gelme, kendisini çok ilerletememiş, ekonomik şartlar da kendilerini ağır etkilemiş ve kişisel kararlarıma da çok saygı duyulmaz.
Anlık olarak söyleyebilirim benim için telefondan başkasına; "bu adam olmaz, okusa da aynı, okumasa da aynı" deniyor.
Tek sorun kendi bölümüm dışında bir firmada çalışmak istiyor olmam ve milletin arkasını toplamak istemiyor olmam.
Sadece merak ediyorum, benden kötü ailesi olanlar var, onlar ne yapıyor? Nasıl aileniz ile iyi vakit geçiriyorsunuz? Ben kanlı bıçaklı oluyorum, evden ayrılma raddesine geliyorum. Kaç kez evden ayrılıp gitmeyi düşündüm ve sudan sebeplere dayanıyordu. Siz ailesi ile sorun yaşayanlar ve baskıcı ailesi olanlar, aileniz ile nasıl baş edebiliyorsunuz, açıklar mısınız?

Çünkü hepsi mutsuz insanlar. Mutsuz ailelerden gelmiş 2 insan, psikolojik sorunlarını fark etmeyi bırak psikolojik sorunun kelime anlamını dahi bilmeyen insanlar. Bu 2 insan evleniyor, mutsuz şekilde yaşıyor. Sürekli kavga ediyor. Ayrılırlarsa görecekleri aile baskısının farkındalar. O yüzden %95'i 'evliliği kurtarmak' adına çocuk yapıyor. Hatta %70'i çocuğun nasıl yapıldığını bile bilmeden random şekilde yapıyor ki şaka yapmıyorum. Tamamen şansa.
Sonra o çocuk doğuyor büyüyor ve önüne 2 yol çıkıyor. Ya annesi babası ayrılacak ya da ayrılmayacaklar. Açıkçası 2 ucu da b*klu değnek.
Eğer ayrılırlarsa çocuğun kaldığı taraf diğer tarafı kötüleyecek. Mesela babasında kalıyor diyelim babası sürekli "senin annen böyle şerefsiz şöyle aptal böyle geri zekalı" diye çocuğu kışkırtacak.
Üstüne üstlük annenin görevini yapamadığı için bütün stresini çocuğa aktarıp babalık görevini de yapmayacak. Çocuk sürekli kavga ve gürültü içinde her hareketi takip edilerek büyütülecek. Sonunda ne mi olacak? Sabahtan akşama kadar odasından çıkmayan, babasının odasının kapı sesini duyduğunda bile kalbi çarpmaya başlayan, sinir problemleri olan, toksik bir çocuğunuz olacak. Ve bu çocuk hayatta genel olarak başarısız olacak ve tıpkı babası gibi mutsuz biri olacak.

Eğer 2 taraf da aile baskısından dolayı ayrılmamayı seçerse daha da kötü. Bu sefer ikisi sürekli kavga edecek, sinirlerini çocuklarından çıkartacaklar çünkü karını döversen ne olur? Karşı koyar şikayetçi olur o da sana 2 tane sallar. Ama çocuk? Çocuk savunmasız, şikayetçi olamaz karşı koyamaz 2 tane sallayamaz ve ne yaparsan yap seni 'babası' olduğun için sever(!).
O yüzden diyelim ki ayrılmadığı bir senaryormuz var. Anne ev hanımı baba çalışıyor.
Sabah bütün gün boyunca anne mutsuz, söyleniyor sürekli random şekilde çıldırıyor (Türk annelerinin durduk yere ölem de kurtulun demesi sadece türklere özel. Yurt dışında falan göremezsiniz bu tarz şeyleri çünkü orası daha bilinçli. Ama Türk annesi sürekli stres altında olduğundan vücut bir şekilde atıyor)
Mutfakta iş yapıyor söyleniyor, çocuğuyla 1 gram ilgilenmiyor. Çocuk da kendi kendine büyüyor.
Akşam baba geldiğinde kavga gürültü kopuyor. Çocuk bunları görüyor bir yandan annesini korumak istiyor ama bir yandan elinden bir şey de gelmiyor.

Kısaca Türk evliliklerinin en büyük sorunu cehalet ve mutsuzluk. Bunu okuyan kim varsa arkadaşlar mutsuz birini gördüğünüz an kaçın. Ne kadar tatlı ne kadar güzel ne kadar yakışıklı olursa olsun. Ses tonu ne kadar hoş olursa olsun fiziği ne kadar iyi olursa olsun mutsuzsa kaçın. Arkanıza bile bakmayın, çünkü mutsuzluk bulaşıcıdır, insan doğasında sosyal bir canlı. Etrafındakine uyum sağlamaya çalışır ki toplumdan dışlanmasın. Etrafın negatifleşirse sen de negatifleşirsin.
2- özellikle kız arkadaşlar bu keko havalı bad boy tehlikeli tipleri güzel ve havalı buluyor. Bulmayın arkadaşlar bulmayın bunlar kendi ezikliklerini ve sevgi görmemişliklerini dışarıda arayan ezikler sadece.
3- ailenize pek kulak asmayın. Yani mesela 'sen bir işe yaramazsın' veya 'sen çok çirkinsin' 'git bu evden' gibi şeylere kulak asmayın. Hayatınıza odaklanın, güzel bir üniversite bitirip iş bulmaya odaklanın. İş bulup ayağa kalktığınız an da o evden gidin.
4- eğer mutsuz ebeveynlere sahipseniz çok fazla ev içinde dolaşmayın. Şaka yapmıyorum mutsuz ebeveynler sinirini çıkaracak bir denek tahtası ararlar sürekli. Sürekli gözünün önüne gelirseniz çarkta siz çıkarsınız.
Mesela masaya sevdiğiniz bir abur cubur koyun. Mesela kek olsun pakedini açın koyun masaya, başka hiçbir şeye odaklanmayın. O keki bir yerde yiyeceksiniz. Çünkü sürekli gözünüzün önünde ve odaklanacak başka bir şeyiniz yok. Ne kadar dayanabilirsiniz? Yarım saat? 1 saat? 3 saat? 10 saat de sürse o keki illaki yiyeceksiniz. Bana güvenin.
Ve son olarak 5- 'ben onu değiştirebilirim' saçmalığını kafanızdan silin. Hiç kimseyi değiştiremezsiniz değiştirmeye de çalışmayın. Siz sizsiniz ve o da o. Kimse kolay kolay değişmez. Tehlikeli tipleri bırakın başka yere gitsin. Kimse kimseyi değiştiremez.
 
Ben bu konuda çok şükür şanslıyım, abim babam mesleğime vs. çok karışmıyor. Ancak annem neden olduğunu anlamadığım bir şekilde istediğim veya düşündüğüm mesleklere her zaman karşı çıkıyor ve yok sağlıkçı ol yok hukuk oku tarzı yönlendirmeler yapıyor. Ben şu anda lisenin başındayım, hala daha hayattan tam olarak ne istediğimi bilmiyorum ve bunun üzerinde 4 yıl sonra ülkenin ve dünyanın şartlarını ben bile düşünemiyorken benim meslek seçimim hakkında bu kadar kesin konuşması gerçekten çok garibime gidiyor, şu an bile karışıyorsa sonrasını düşünemiyorum.

Tabii benim durumum çok hafif, nasıl nasıl ailesi olan adamlar var. Gerçekten diyecek bir şeyim yok onlar içinde allah yardımcıları olsun. Doğduğun ev kaderin oluyor. Bir şekilde bir noktada iletişimini kesmen veya çok azaltman lazım. Tabii bunun içinde aynı evde kalmamanız gerekiyor. @deniz745 hocam çok güzel açıklamış üstte. Benim anne ve babamın ilişkisi de abim doğarken bile problematikmiş ve bir süre önce de ayrıldılar ve hala bunların derdinden kurtulamadım.