Katılım
10 Ocak 2025
Mesajlar
310
Beğeniler
90
Selamlar.

Bugün alalı kedimizi kaybettik. Kendimi çok berbat hissediyorum. Sabah teyzem geldi ve annemle otururken beni kahvaltıya çağırdılar. Her günkü rutinimiz pencerede otururken beni görünce hemen ağzını açar miyavlardı. Çok da içerden miyavlardı. Sesi neredeyse hiç çıkmazdı. Mazlum bir kediydi ve diğer kedilerden onu çok ayrı tutardım ve bu üçüncü kedimizin de ölmesi beni derinden etkiliyor.

Ben bu derslerden bir şey anlayamıyorum. Aynı saatlerde kediyi içeri aldım; ben kediye sarılıp dudaklarımla sevince ya da sarılınca iğrenme tepkileri verdiler ve teyzem kedileri sevmediğini söylemişti. Annem de ne zaman içeri alsam hep pisliğinden dem vururdu. Etrafımdaki narsistik kötülerle mi uğraşayım onu kaybettiğime mi yanayım neye yanayım, kime isyan edeyim bilmiyorum.

Sonrasında ben odama geçmeden önce yediğimiz tavukların kalanını ona ve diğer kedilere getirmek için dışarı çıktım. Hepsine verdim tabii ki canını yediğim alalı kedimize de verdim. Kemikleriyle birlikte verdiğimden dolayı vicdan azabı çekiyorum. İlk önce etli tarafını yedi ve sonra tabaktaki tavukları kemikleri ile beraber bütün kedilere paylaştırdım. Sonrasında yeğenim de yanımdaydı. Kızcağız görmüş boğuluyor gibi bir şeyler dedi, bir şeyler oldu alalıya dedi. Ben de o arada diğer kedilere veriyorum; hepsini aynı yere boşaltmayayım diye takip ediyorum birbirleri ile kavga ediyorlar ve sakin olan kedilerin önünden alıyorlar diye başlarında bekliyorum derken bir baktım nefes alması ve postürü değişti. Ellerimle karnına doğru basınç uyguladım ve sonra üst düzey tepki vermeyi kesti ve etleri yemeye devam ediyordu. Ben de düzeldi oh çok şükür dedim korktum sonrasında her şey yolunda diye eve girdik.

Yarım saat sonra da baktım yiğenim koşa koşa yanıma geliyor kapımı yumrukluyor, çok heyecanlı olur çocuklar bilirsiniz. Baktık ki yerde yatıyor yağmur da üstüne yağmış, gözleri de açıktı. Alalı kedimizin sanırım boğazında kalan tavuktan dolayı öldü ve ne yazık ki üzüle ağlaya toprağı kazıp gömdük.

Kendi cahilliğime mi yanayım, normal yem verip yiyemeden diğer kedilere kaptırdığına mı? Sürekli camda beni beklemesine mi? Onun için en iyisini düşünüp başında bekleyip diğer kedilere mamasını kaptırmasını istemememe mi?

Yaş maş demeyeceğim salya sümük ağlayasım, bağırıp çağırasım var. Sanki bir şeylerle sınanıyor gibiyim. Üçünün ölümü de çok garip şekilde oldu ve kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Nasıl düşünmem lazım.
Konuşmaya ihtiyacım var.
Berbat hissediyorum.
Ne yapacağım şimdi?
 
Son düzenleme:
Öncelikle başınız sağ olsun. Ben de geçen ay çok sevdiğim kuşumu kaybettim, aylarca hasta bir şekilde dayandı, çok güçlüydü. Lakin olacakla öleceğe çare yok. Zamanı geldiyse ölür. Siz yine elinizden geleni yapacaksınız tabii. Kedilere kemikli gıda asla verilmemeli, keşke bunu yapmasaydınız. Köpekler gibi değil onların dişleri ve yemek boruları. Köpekler iyice parçalayabiliyor kemikleri. Tecrübe edinmiş oldunuz. Lakin Allah'a şirk koşmaya nasıl getirebildiniz oradaki alakayı anlamadım?
 
Selam.

Bugün alalı kedimizi kaybettik. Kendimi çok berbat hissediyorum. Sabah teyzem geldi ve annemle otururken beni kahvaltıya çağırdılar. Her günkü rutinimiz pencerede otururken beni görünce hemen ağzını açar miyavlardı. Çok da içeriden miyavlardı. Sesi neredeyse hiç çıkmazdı. Mazlum bir kediydi ve diğer kedilerden onu çok ayrı tutardım ve bu üçüncü kedimizin ölmesi beni artık bir şeyleri sorgulamaya değilse de inandığım Allah'a şirk koymaya götürecek kıvama neredeyse getirecekti.

Ben bu derslerden bir şey anlayamıyorum. Aynı saatlerde kediyi içeri aldım; ben kediye sarılıp dudaklarımla sevince ya da sarılınca iğrenme tepkileri verdiler ve teyzem kedileri sevmediğini söylemişti. Annem de ne zaman içeri alsam hep pisliğinden dem vururdu. Etrafımdaki narsistik kötülerle mi uğraşayım onu kaybettiğime mi yanayım neye yanayım, kime isyan edeyim bilmiyorum.

Sonrasında ben odama geçmeden önce yediğimiz tavukların kalanını ona ve diğer kedilere getirmek için dışarı çıktım. Hepsine verdim tabii ki canını yediğim alalı kedimize de verdim. Kemikleriyle birlikte verdiğimden dolayı vicdan azabı çekiyorum. İlk önce etli tarafını yedi ve sonra tabaktaki tavukları kemikleri ile beraber bütün kedilere paylaştırdım. Sonrasında yeğenim de yanımdaydı. Kızcağız görmüş boğuluyor gibi bir şeyler dedi, bir şeyler oldu alalıya dedi. Ben de o arada diğer kedilere veriyorum; hepsini aynı yere boşaltmayayım diye takip ediyorum birbirleri ile kavga ediyorlar ve sakin olan kedilerin önünden alıyorlar diye başlarında bekliyorum derken bir baktım nefes alması ve postürü değişti. Ellerimle karnına doğru basınç uyguladım ve sonra üst düzey tepki vermeyi kesti ve etleri yemeye devam ediyordu. Ben de düzeldi oh çok şükür dedim korktum sonrasında her şey yolunda diye eve girdik.

Yarım saat sonra da baktım yiğenim koşa koşa yanıma geliyor kapımı yumrukluyor, çok heyecanlı olur çocuklar bilirsiniz. Baktık ki yerde yatıyor yağmur da üstüne yağmış, gözleri de açıktı. Alalı kedimizin sanırım boğazında kalan tavuktan dolayı öldü ve ne yazık ki üzüle ağlaya toprağı kazıp gömdük.

Kendi cahilliğime mi yanayım, normal yem verip yiyemeden diğer kedilere kaptırdığına mı? Sürekli camda beni beklemesine mi? Onun için en iyisini düşünüp başında bekleyip diğer kedilere mamasını kaptırmasını istemememe mi?

Yaş maş demeyeceğim salya sümük ağlayasım, bağırıp çağırasım var. Sanki bir şeylerle sınanıyor gibiyim. Üçünün ölümü de çok garip şekilde oldu ve kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Nasıl düşünmem lazım.
Konuşmaya ihtiyacım var.
Berbat hissediyorum.
Ne yapacağım şimdi?

Kedilere kemikli tavuk vermek bu tarz durumlara yol açabiliyor maalesef. Tam anlayamadığım için soruyorum. Kedi ev kedisi miydi yoksa dışarıda baktığınız bir kedi miydi?
 
Kedilerin sindirim sistemi, insanlar kadar tolere edebilecek seviyede değildir. Uzman birisinin doğrudan bakmadan herhangi bir ölüm sebebi söylemesi imkansız olsa da anlattıklarınıza bakarak kemikli etin verilmesi, kemiklerin keskin yapısından iç organlara zarar vermesiyle sonuçlanmış olması büyük ihtimaldir. Burada yemeğin verilmesi niyetinizi de göz önüne alırsak sizi sehven suçlu yapar.

"Cehennem'e giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir." diye sevdiğim bir söz vardır. Ne yaptığınızı bilmiyorsanız bir canlının sorumluluğunu kendi üstünüze almamak iyi bir fikir olabilirdi. Kedi bakacaksanız kedilerin ihtiyaçlarını ve dikkat etmeniz gereken noktaları öğrenmenizi tavsiye ederim.
 
Çünkü ne kadar üstüne düştüysem bu üç kedimin elimden alındı bir şekilde. O yüzden sanki benimle pazarlık içinde gibi manasında söyledim.

Eğer dediğiniz gibi bir boğulma durumu gerçekleşti ise kemiğe bağlı hata maalesef sizde burada, olacağını var mış gibi bir durum yok.
 
Kedilere kemikli tavuk vermek bu tarz durumlara yol açabiliyor maalesef. Tam anlayamadığım için soruyorum. Kedi ev kedisi miydi yoksa dışarıda baktığınız bir kedi miydi?
Kedilerimizin hiçbirisini eve sokmuyoruz.
Evcil değiller. Ben anneme laf anlatamadığımdan evcil olamadılar. Hiç hesap edemedim kemikleri yemeye çalışacağını. O yüzden vicdan azabım çok fena durumda.
 
Kedilerimizin hiçbirisini eve sokmuyoruz.
Evcil değiller. Ben anneme laf anlatamadığımdan evcil olamadılar. Hiç hesap edemedim kemikleri yemeye çalışacağını. O yüzden vicdan azabım çok fena durumda.

Sokak kedileri için hastalık nedenli ölümler çok yaygın, ortalama yaşam süreleri ev kedilerine kıyasla çok daha düşük. Fip, gençlik hastalığı gibi çok yaygın hastalıklar var dışarıda, aşı yaptırmak bir nebze olsa korur ama aşılı olduklarını sanmıyorum.

Ölüm sebebi hakkında tabii ki kesin bir bilgi söylemek imkansız ama anlattıklarınıza bakılırsa maalesef tavuğun kemiğinden kaynaklı bir şeye benziyor.
 
Kedilerin sindirim sistemi, insanlar kadar tolere edebilecek seviyede değildir. Uzman birisinin doğrudan bakmadan herhangi bir ölüm sebebi söylemesi imkansız olsa da anlattıklarınıza bakarak kemikli etin verilmesi, kemiklerin keskin yapısından iç organlara zarar vermesiyle sonuçlanmış olması büyük ihtimaldir. Burada yemeğin verilmesi niyetinizi de göz önüne alırsak sizi sehven suçlu yapar.

"Cehennem'e giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir." diye sevdiğim bir söz vardır. Ne yaptığınızı bilmiyorsanız bir canlının sorumluluğunu kendi üstünüze almamak iyi bir fikir olabilirdi. Kedi bakacaksanız kedilerin ihtiyaçlarını ve dikkat etmeniz gereken noktaları öğrenmenizi tavsiye ederim.
Ben çok bakmayı ve her şeyi kitabına uygun yapmayı isterim hep. Ne kadar anneme suç bulsam da bunları öğrenmem gerekirdi. Kendimi de suçlasam ya da neden kendimi bu konuda daha net geliştirip geliştirmediğimi de suçlasam ve içinde bulunduğum psikolojiyi de anlatsam asla gerçek cevabın ne olduğunu anlayamayacağım gibi hissediyorum.

Eğer dediğiniz gibi bir boğulma durumu gerçekleşti ise kemiğe bağlı hata maalesef sizde burada, olacağını var mış gibi bir durum yok.
Bu olabilir. Evet. Hep de aklımdan geçti. Fakat bilmiyorum neden bu şekilde basit bir hata yaptığımı anlayamıyorum.

Bir tanesini yeğenim akşam vakti göremediğinden motorsikletle ezdi ve minik yavruydu öldü. Diğer tekir paşa isimli kedimiz de çok sessizleşti her gün eve de alsak yemek de versek, mama da versek her şeyden kesildi ve bir gitti birkaç gün bulamadık. Sonra ineklerin olduğu ve süt odasında ölü bulduk. Şimdi kafası ezilip ölen yavru kedinin annesi yine doğurdu dört yavru mesela ona güzel bakmaya çalışıyoruz.
 
Son düzenleme: