Konu Başlıkları Gizle
- 1 LAPTOPLAR MASAÜSTÜNÜ NASIL GERİDE BIRAKTI, YA DA GERÇEKTEN BIRAKTI MI?
- 2 LAPTOPLARIN ŞARJI 1 GÜNDEN FAZLA GİTMİYOR YA GEYİKLERİ
- 3 16+ GB RAM GERÇEKTEN YETERLİ Mİ? PERFORMANS GERÇEKLERİ
- 4 LAPTOP İŞLEMCİLERİ NEDEN MASAÜSTÜ İŞLEMCİLERİNDEN FARKLI?
- 5 GAMING LAPTOPLAR NEDEN DAHA AĞIR VE KALIN?
- 6 LAPTOP ÇAĞINDA ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI NASIL DEĞİŞTİ?
- 7 ÜRETİCİLERİN YAPTIĞI GARİP TASARIM HATALARI
Selam. Bugün Dizüstü Bilgisayarlar'ı konuşacağız. Ele alacağımız bir kaç başlık olacak. Keyifli okumalar dilerim.
Öncelikle bir zamanlar “Oha, Yanımızda Taşıyabildiğimiz Bilgisayarlar” olarak başlayan dizüstü bilgisayarlar, bugün gücü, tasarımı ve mobiliteyi yeniden tanımlayan bir teknoloji sınıfına dönüşmüş durumda. Önceleri yalnızca masaüstünün taşınabilir bir alternatifi olarak görülürken, bugünlerde modern dijital yaşamın merkezine yerleşmekteler.
1.2 Belki de en kritik faktörlerin başında donanımın küçülmesi ve verimlilik artışı geliyor. Eskiden masaüstü işlemciler açık ara daha güçlüydü fakat zamanla mobil işlemciler inanılmaz gelişti. Performans/watt oranı ciddi şekilde arttı. Bunların sonucunda dizüstü bilgisayarlar ''Yetersiz Ama İdare Eder Ya'' kısmından çıkıp çoğu kullanıcı için ''Fazlasıyla Yeter'' haline döndü. Ardından SSD devrimi geldi. Laptoplarda mekanik disklerden SSD'ye geçilmesi bu deneyimi epey hızlandırdı. SSD ile birlikte açılış süreleri, program/uygulama yüklemeleri, masaüstü ile olan farkı iyice kapattı.
1.3 Bir diğer mevzu ve hatta büyük kırılma diyebileceğimiz kısım insanların mobil yaşam tarzı. Realist olalım arkadaşlar, insanlar artık tek bir masaya bağlı kalarak çalışmak veya oyun oynamak istemeyebiliyor. Kafede, okulda, ofiste, evde… Bu değişim, bazı insanlar için laptopu alternatif olmaktan çıkarıp varsayılan cihaz yaptı. Masaüstü güçlü olabilir ama taşınamaz ve çoğu kullanıcı için bu artık büyük bir dezavantaj desek pek de yanılmayız. Elbette bütün bunların bir tercih meselesi olduğunu vurgulamakta fayda var. Masaüstü'cüler VS Laptop'cular gibi bir iç savaş başlatma niyetim yok...
1.4 Bir de batarya teknolojisi ve enerji verimliliği var tabii. Hem ''yeterince'' performans hem uzun pil ömrü aynı cihazda artık mümkün hale geldi. Bu da “ya güçlü ya taşınabilir” ikilemini büyük ölçüde kırdı. Laptop bataryaları genellikle yüksek enerji yoğunluğuna sahip Lityum-İyon yani Li-İon teknolojisini kullanır ve laptop modeline göre 4-10 saat arası kapasite ile bir süre sunar. Bataryalar, genellikle 3-4-6-8 hücreli bataryalar olarak farklılık gösterebilir. Hücre sayısını arttırdıkça bataryanın watt gücünü de doğrudan arttırmış oluruz. Bugünlerde orta segment bir dizüstü bilgisayarda kullanım süresi yaklaşık 8-10 saat arasındadır ve zamanla (örneğin 2-3 yıl sonrası gibi) bir süreden sonra bu süreler gittikçe aşağı çekilir, 4-5 gibi. Ayrıca enerji verimliliği konusunda kullanılan işlemciler de önemli bir role sahip. Mesela kabaca örneklendirecek olursak;
*U Serisi İşlemciler, en yaygın enerji tasarruflu işlemcilerden biri. Genellikle ince ve hafif (Ultrabook Tarzı) laptoplarda kullanılıyorlar. Düşük ve verimli güç tüketimi ile uzun pil ömrü sağlamaktalar.
*Y Serisi İşlemciler, U serisinden bile daha düşük güç tüketimine sahip olabilirler.
*Yüksek performans tarafında ise H, HX, K gibi işlemci harflerini görebiliriz. Bu işlemci serileri gücü emerek performans artışı sağlar ve pilin daha hızlı bitmesini sağlarlar.
1.5 Son olarak dizüstü bilgisayarların tasarım ve entegrasyon kısmına bakalım. Laptoplar artık sadece bilgisayar değil; ekran, klavye, hoparlör, kamera hepsi tek pakette geliyor. Kullanıcı için bu ciddi bir konfor. Masaüstünde aynı deneyimi kurmak hem daha pahalı hem daha zahmetli olabiliyor bazen.
Bu başlığı şöyle özetleyeceğim:
Laptoplar masaüstünü tamamen yenmedi, onun gereksiz hale getirdiği kullanım alanlarını başarılı bir şekilde genişletti. Günlük kullanım, Ofis işleri, İçerik Üretimi gibi alanlarda masaüstü bilgisayarlar artık çoğu kullanıcı için pek anlamlı değil. Masaüstü elbette hala yaşıyor ama daha niş alanlara çekildi diyebiliriz. Üst seviye oyun, Profesyonel Render, Özel İş İstasyonları gibi alanlarda hala kendilerini görmekteyiz.
Ardından entegrasyon dediğimiz olay; Eskiden masaüstünde ayrı olan birçok parça artık tek bir çip içinde birleşebiliyor bile. Buna “System On A Chip” (SoC) deniyor. Özellikle Apple’ın M serisi işlemcilerinde CPU, GPU, RAM ve diğer bileşenler tek bir pakette toplanabiliyor. Bu hem yer kazandırıyor hem de parçalar arası iletişimi hızlandırıyor. Büyük nimet vallahi. Ve en kritik kısımlardan biri, belki de anakart tasarımı/mühendisliği. Laptop anakartları masaüstüne göre inanılmaz derecede kompakt ve katmanlıdır. Mühendisler, milimetre seviyesinde planlama yaparak bileşenleri üst üste, yan yana ve bazen çok katmanlı PCB’ler üzerinde yerleştirir. Yani olay sadece küçük parça değil, aynı zamanda akıllıca dizilim. Diğer kısımda da özel üretim bileşenler var. Laptoplardaki RAM, batarya, fan ve hatta hoparlörler bile o modele özel tasarlanır. Masaüstündeki gibi standart büyük parçalar kullanılmaz. Bu sayede cihazın içindeki her boşluk değerlendirilebilir.
2.2 Eh, işin biraz da tatsız kısmı var. Ne mi? diyeceksiniz. Lehimli RAM, Özel Format SSD, Kasaya Yapışık Batarya gibi. Sinir bozucu fakat burada biraz da kullanıcının bilinçli davranması gerekiyor. Bu saydığımız maddeler kapsamında belki yer kazanılıyor fakat kullanıcı yükseltme yapamıyor. Yani kompaktlık, biraz da esneklikten ödün vererek sağlanıyor kabaca.
2.3 Isı yönetimini ele alalım şimdi. Harbi zor iş. Başarılı markaların başarılı modelleri var bu konuda. Bazı bilirkişi arkadaşlar tek bir markayı, kullandığı veya tecrübe ettiği tek bir modelden dolayı yerden yere vurabiliyorlar. Sallıyorum Asus'un eski TUF serileri, buyur yak baba, cayır cayır. Ha? ROG serisine bakıyorum, mühendislik harikası. O yüzden marka hakkında genel bir kanıya varmak yerine markanın ürettiği model bazında değerlendirme yapmak gerekir. Devam edelim. İç kısım küçük olduğu için ısıyı dışarı atmak dediğimiz gibi zor iş. Bu yüzden Isı Boruları, Buhar Odaları, Fan Sistemi kombinasyonları akıllıca kullanılırsa böylesine dar bir alanda iyi bir soğutma sistemi elde edilebilir.
2.4 İnanın bir dizüstü bilgisayar içi milimetrik hesaplara dayalı. Bir laptopun içini açtığınızda içi boş gibi gözükmez çünkü gerçekten de boş alan yoktur. Batarya tek başına zaten kasanın büyük bir kısmını kaplamakta. Anakart, küçük ama yoğundur. Zaten kalan alanlar da soğutma sistemine ve ekstra bileşenlere gider, hoparlör gibi.
2.5 İşte Bazı Laptop Modellerinin İç Kısmı:
Asus TUF F16 - FX607VV
Asus ROG Strix G16 - G615JMR
Acer PREDATOR Helios Neo 16 - PHN16-71
HP VİCTUS 16 - 16R 0000
Bu başlığı da şöyle özetleyelim:
Bir laptopun içine bu kadar şey sığmasının sebebi sihir değil; daha küçük parçalar, daha fazla entegrasyon ve daha az kullanıcı müdahalesi. Yani cihaz küçüldükçe, aslında içindeki mühendislik daha karmaşık hale geliyor.
Büyük ekran, belki daha yüksek parlaklık ve daha yüksek çözünürlük demek.
Güçlü CPU ve GPU
Çoklu uygulama ve çoklu görev
Daha yüksek RAM ve depolama, bant genişliği
Mesela bu bileşenler bir telefona göre kat kat daha fazla watt tüketir. Özellikle oyun, video düzenleme ve yazılım geliştirme gibi işler anlık tüketimi ciddi artırır.
3.2 Pil teknolojisi ise çok hızlı gelişen bir şey değil. Bugünlerde çoğu laptopta Lityum-İyon veya Lityum-Polimer bataryalar kullanılıyor. Sorun ne? derseniz, belki de sorun enerji yoğunluğunun yani Wh/Kg'nin daha yavaş artması. Yıllık iyileşmelerin %3-5 arası olması. Devrimsel yeni pil teknolojilerinin henüz tamamen yaygınlaşmaması. Yani pil kapasitesi, işlemci ve ekran gelişimine yetişemiyor. Daha büyük pil demek, daha ağır ve daha kalın laptop demek. Bu faktörler işin içine girince de taşınabilirlik zora giriyor. Üreticiler burada bir denge kurmak zorunda. Laptoplar “her zaman maksimum verim” için değil, ihtiyaca göre ölçeklenen güç kullanır. Boşta düşük güç, ofis veya bazı yazılım işlerinde orta güç, oyun ve render gibi işlerde yüksek güç gerekir. Nihayetinde kullanıcı ağır bir eylem başlattığında tüketim sıçrar ve bu da 1 gün garanti pil işini zorlaştırır.
5.2 Isı ve soğutma sınırı da bir etkendir. Masaüstü bilgisayarlarda büyük fanlar + sıvı soğutma + bol hava akışı gibi durumlar mevcutken, laptoplarda küçük fanlar + sınırlı hava hacmi gibi durumlar var. Bu yüzden de laptop işlemcileri ısınma sınırına daha erken ulaşır. Bazı durumlarda performans bile düşebilir, termal throttling yaşanabilir.
5.3 Chip yapısının fiziksel tasarımı, masaüstülerde daha büyük silikon alanı sunarken daha yüksek güç dağıtımı yapabilir, daha fazla çekirdek ve cache de mümkündür. Laptoplarda ise daha küçük paketleme, daha düşük voltaj ve daha sıkı termal limitler söz konusu.
5.4 Upgrade ve ömür farkına da bakalım. Masaüstü işlemcileri kolay değişebilirken laptop işlemcileri lehimli olabiliyor.
6.2 Bu laptoplar pil değil, priz cihazlarıdır. Genelde prizde kullanılır ve pil ile yüke girerse performans kısıtlı olacaktır.
6.3 İnce, hafif gaming laptoplar yok mu? Var elbette örnekleri fakat bu cihazlar genelde limitli oluyorlar (İstisnalar hariç). GPU watt düşük olacaktır ve fan rahatsız edecektir. Ayrıca batarya ve kasa dayanıklılığı konusunda kalın kasalara daha büyük bataryalar sığdırılabilir ve termal stres altında eğilimi azaltacaktır. Yüksek performanslı sistemlerde güç regülasyon devreleri, ek soğutma plakaları, güç fazları gibi bileşenler gereklidir. Bunlar da anakart çevresinde ekstra alan ister.
7.2 Çalışma saatleri konusunda da esneklik sağladığını söyleyebiliriz. Önceleri sabah 8, akşam 5 masabaşında kalmaktansa artık işler daha dağıtılabilir bir hale geldi. Sabah E-Postalar, akşam projeler, hafta sonu kısa işler günlere yayıldığında daha rahat olabiliyor. Pek tabii bunlarla birlikte Hibrit Çalışma dediğimiz sistem doğdu aslına bakarsanız. Ofis + Ev çalışma programı yaygınlaştı. Şirketler ofisleri küçülttü ki bu da işlerine geldi. Çalışanlar haftanın bazı günleri ofise gidiyor falan. Çoklu görev de arttı. Aynı anda Zoom + tarayıcı + dokümanlar + notlara erişilebiliyor. Bu da beraberinde daha hızlı bir iş akışını doğuruyor.
8.2 Bazı laptoplarda hava girişi tamamen alt kapakta. Laptopu masaya koyunca haliyle hava akışı tamamen kapanıyor. Bu da beraberinde ısı problemini meydana getiriyor. Yani var olan soğutmayı da kullanamıyorsun.
8.3 Bazı laptoplarda kulaklık ve USB portları çok yana yana konumlandırılmış, birbirlerine çok yakınlar. Kulaklık takarsın, port engellenir, porta bir şey takarsın kulaklık girişi engellenir falan. Eh be adam. Sonuç, aynı anda kullanım zor.
8.4 Bazı laptoplarda yanlış yere konumlandırılan güç tuşu mevcut. Nasıl derseniz, mesela Delete gibi tuşların çok yakınına güç tuşu koymuşlar. Delete'ye basmak isterken pat diye güç tuşuna basıp sistemi kapatabiliyorsunuz. Bu da istenmeyen kesintiler demek.
8.5 Bazı ince laptoplarda egzoz fanı direkt ekranın altına baktığı için sıcak hava ekrana üfleniyor. Uzun kullanımda ekran çerçevesi ısınıyor. Bu durum biraz daha ileri gidecek olursa panel bile zarar görebilir.
8.6 Bazı laptoplarda hoparlörler alt kısma konumlandırılmış. Cihazı masaya koyduğunuzda Stereo sistem olsa bile delikler kapandığı için tek kanal gibi duyuluyor.
8.7 Bazı laptoplarda şarj girişi sürekli gevşiyor. Port çok hassas oluyor. Kabloyla hafif bir oynadığınızda batarya gidip gelebiliyor.
Özetle:
Laptop dünyasındaki garip tasarım hataları genelde şuradan gelir:
Öncelikle bir zamanlar “Oha, Yanımızda Taşıyabildiğimiz Bilgisayarlar” olarak başlayan dizüstü bilgisayarlar, bugün gücü, tasarımı ve mobiliteyi yeniden tanımlayan bir teknoloji sınıfına dönüşmüş durumda. Önceleri yalnızca masaüstünün taşınabilir bir alternatifi olarak görülürken, bugünlerde modern dijital yaşamın merkezine yerleşmekteler.
LAPTOPLAR MASAÜSTÜNÜ NASIL GERİDE BIRAKTI, YA DA GERÇEKTEN BIRAKTI MI?
1.1 Performans denilince akla gelen ilk şey masaüstü bilgisayarlardı. Dizüstü bilgisayarlar ise taşınabilirlik uğruna güçten feragat ettiğimiz alternatiflerdi. Bugünlerde bu tablo birbirine çok yakın, artık çoğu insan için ana bilgisayar, bir laptop. Peki bu değişim nasıl gerçekleşti? Aslında bu dönüşüm bir tesadüf değil, yıllara yayılan bir evrimin sonucu. Çünkü mesele tek bir kırılma anı ile olmadı, birden fazla teknolojik ve kültürel değişimin peş peşe gelmesinden mütevellit.1.2 Belki de en kritik faktörlerin başında donanımın küçülmesi ve verimlilik artışı geliyor. Eskiden masaüstü işlemciler açık ara daha güçlüydü fakat zamanla mobil işlemciler inanılmaz gelişti. Performans/watt oranı ciddi şekilde arttı. Bunların sonucunda dizüstü bilgisayarlar ''Yetersiz Ama İdare Eder Ya'' kısmından çıkıp çoğu kullanıcı için ''Fazlasıyla Yeter'' haline döndü. Ardından SSD devrimi geldi. Laptoplarda mekanik disklerden SSD'ye geçilmesi bu deneyimi epey hızlandırdı. SSD ile birlikte açılış süreleri, program/uygulama yüklemeleri, masaüstü ile olan farkı iyice kapattı.
1.3 Bir diğer mevzu ve hatta büyük kırılma diyebileceğimiz kısım insanların mobil yaşam tarzı. Realist olalım arkadaşlar, insanlar artık tek bir masaya bağlı kalarak çalışmak veya oyun oynamak istemeyebiliyor. Kafede, okulda, ofiste, evde… Bu değişim, bazı insanlar için laptopu alternatif olmaktan çıkarıp varsayılan cihaz yaptı. Masaüstü güçlü olabilir ama taşınamaz ve çoğu kullanıcı için bu artık büyük bir dezavantaj desek pek de yanılmayız. Elbette bütün bunların bir tercih meselesi olduğunu vurgulamakta fayda var. Masaüstü'cüler VS Laptop'cular gibi bir iç savaş başlatma niyetim yok...
1.4 Bir de batarya teknolojisi ve enerji verimliliği var tabii. Hem ''yeterince'' performans hem uzun pil ömrü aynı cihazda artık mümkün hale geldi. Bu da “ya güçlü ya taşınabilir” ikilemini büyük ölçüde kırdı. Laptop bataryaları genellikle yüksek enerji yoğunluğuna sahip Lityum-İyon yani Li-İon teknolojisini kullanır ve laptop modeline göre 4-10 saat arası kapasite ile bir süre sunar. Bataryalar, genellikle 3-4-6-8 hücreli bataryalar olarak farklılık gösterebilir. Hücre sayısını arttırdıkça bataryanın watt gücünü de doğrudan arttırmış oluruz. Bugünlerde orta segment bir dizüstü bilgisayarda kullanım süresi yaklaşık 8-10 saat arasındadır ve zamanla (örneğin 2-3 yıl sonrası gibi) bir süreden sonra bu süreler gittikçe aşağı çekilir, 4-5 gibi. Ayrıca enerji verimliliği konusunda kullanılan işlemciler de önemli bir role sahip. Mesela kabaca örneklendirecek olursak;
*U Serisi İşlemciler, en yaygın enerji tasarruflu işlemcilerden biri. Genellikle ince ve hafif (Ultrabook Tarzı) laptoplarda kullanılıyorlar. Düşük ve verimli güç tüketimi ile uzun pil ömrü sağlamaktalar.
*Y Serisi İşlemciler, U serisinden bile daha düşük güç tüketimine sahip olabilirler.
*Yüksek performans tarafında ise H, HX, K gibi işlemci harflerini görebiliriz. Bu işlemci serileri gücü emerek performans artışı sağlar ve pilin daha hızlı bitmesini sağlarlar.
1.5 Son olarak dizüstü bilgisayarların tasarım ve entegrasyon kısmına bakalım. Laptoplar artık sadece bilgisayar değil; ekran, klavye, hoparlör, kamera hepsi tek pakette geliyor. Kullanıcı için bu ciddi bir konfor. Masaüstünde aynı deneyimi kurmak hem daha pahalı hem daha zahmetli olabiliyor bazen.
Bu başlığı şöyle özetleyeceğim:
Laptoplar masaüstünü tamamen yenmedi, onun gereksiz hale getirdiği kullanım alanlarını başarılı bir şekilde genişletti. Günlük kullanım, Ofis işleri, İçerik Üretimi gibi alanlarda masaüstü bilgisayarlar artık çoğu kullanıcı için pek anlamlı değil. Masaüstü elbette hala yaşıyor ama daha niş alanlara çekildi diyebiliriz. Üst seviye oyun, Profesyonel Render, Özel İş İstasyonları gibi alanlarda hala kendilerini görmekteyiz.
TASARIM VE MÜHENDİSLİK HİKAYELERİ/HARİKALARI
2.1 Bir laptopun içine bu kadar şey sığması aslında tek bir mucizeden ibaret değil, miniaturizasyon + entegrasyon ve son derece akıllı yerleşim kombinasyonlarından kaynaklı. Önce en temel bileşenler küçüldü. Eskiden bilgisayar bileşenleri yer kaplıyordu fakat bugünlerde işlemciler, depolama birimleri ve hatta bazı kontrolcüler nanometre seviyesinde üretim teknolojileriyle çok daha küçük hale geldi.Ardından entegrasyon dediğimiz olay; Eskiden masaüstünde ayrı olan birçok parça artık tek bir çip içinde birleşebiliyor bile. Buna “System On A Chip” (SoC) deniyor. Özellikle Apple’ın M serisi işlemcilerinde CPU, GPU, RAM ve diğer bileşenler tek bir pakette toplanabiliyor. Bu hem yer kazandırıyor hem de parçalar arası iletişimi hızlandırıyor. Büyük nimet vallahi. Ve en kritik kısımlardan biri, belki de anakart tasarımı/mühendisliği. Laptop anakartları masaüstüne göre inanılmaz derecede kompakt ve katmanlıdır. Mühendisler, milimetre seviyesinde planlama yaparak bileşenleri üst üste, yan yana ve bazen çok katmanlı PCB’ler üzerinde yerleştirir. Yani olay sadece küçük parça değil, aynı zamanda akıllıca dizilim. Diğer kısımda da özel üretim bileşenler var. Laptoplardaki RAM, batarya, fan ve hatta hoparlörler bile o modele özel tasarlanır. Masaüstündeki gibi standart büyük parçalar kullanılmaz. Bu sayede cihazın içindeki her boşluk değerlendirilebilir.
2.2 Eh, işin biraz da tatsız kısmı var. Ne mi? diyeceksiniz. Lehimli RAM, Özel Format SSD, Kasaya Yapışık Batarya gibi. Sinir bozucu fakat burada biraz da kullanıcının bilinçli davranması gerekiyor. Bu saydığımız maddeler kapsamında belki yer kazanılıyor fakat kullanıcı yükseltme yapamıyor. Yani kompaktlık, biraz da esneklikten ödün vererek sağlanıyor kabaca.
2.3 Isı yönetimini ele alalım şimdi. Harbi zor iş. Başarılı markaların başarılı modelleri var bu konuda. Bazı bilirkişi arkadaşlar tek bir markayı, kullandığı veya tecrübe ettiği tek bir modelden dolayı yerden yere vurabiliyorlar. Sallıyorum Asus'un eski TUF serileri, buyur yak baba, cayır cayır. Ha? ROG serisine bakıyorum, mühendislik harikası. O yüzden marka hakkında genel bir kanıya varmak yerine markanın ürettiği model bazında değerlendirme yapmak gerekir. Devam edelim. İç kısım küçük olduğu için ısıyı dışarı atmak dediğimiz gibi zor iş. Bu yüzden Isı Boruları, Buhar Odaları, Fan Sistemi kombinasyonları akıllıca kullanılırsa böylesine dar bir alanda iyi bir soğutma sistemi elde edilebilir.
2.4 İnanın bir dizüstü bilgisayar içi milimetrik hesaplara dayalı. Bir laptopun içini açtığınızda içi boş gibi gözükmez çünkü gerçekten de boş alan yoktur. Batarya tek başına zaten kasanın büyük bir kısmını kaplamakta. Anakart, küçük ama yoğundur. Zaten kalan alanlar da soğutma sistemine ve ekstra bileşenlere gider, hoparlör gibi.
2.5 İşte Bazı Laptop Modellerinin İç Kısmı:
Asus TUF F16 - FX607VV
Asus ROG Strix G16 - G615JMR
Acer PREDATOR Helios Neo 16 - PHN16-71
HP VİCTUS 16 - 16R 0000
Bu başlığı da şöyle özetleyelim:
Bir laptopun içine bu kadar şey sığmasının sebebi sihir değil; daha küçük parçalar, daha fazla entegrasyon ve daha az kullanıcı müdahalesi. Yani cihaz küçüldükçe, aslında içindeki mühendislik daha karmaşık hale geliyor.
LAPTOPLARIN ŞARJI 1 GÜNDEN FAZLA GİTMİYOR YA GEYİKLERİ
3.1 Bir günlük bir pil ömrü kulağa basit geliyor ama laptop tarafında bu gereksinimi zorlaştıran bazı detaylar var, mühendislik sınırı gibi. Burda ki sorun genelde kötü pil değil, enerji tüketimi ve pil arasındaki denge. Bir laptop için;Büyük ekran, belki daha yüksek parlaklık ve daha yüksek çözünürlük demek.
Güçlü CPU ve GPU
Çoklu uygulama ve çoklu görev
Daha yüksek RAM ve depolama, bant genişliği
Mesela bu bileşenler bir telefona göre kat kat daha fazla watt tüketir. Özellikle oyun, video düzenleme ve yazılım geliştirme gibi işler anlık tüketimi ciddi artırır.
3.2 Pil teknolojisi ise çok hızlı gelişen bir şey değil. Bugünlerde çoğu laptopta Lityum-İyon veya Lityum-Polimer bataryalar kullanılıyor. Sorun ne? derseniz, belki de sorun enerji yoğunluğunun yani Wh/Kg'nin daha yavaş artması. Yıllık iyileşmelerin %3-5 arası olması. Devrimsel yeni pil teknolojilerinin henüz tamamen yaygınlaşmaması. Yani pil kapasitesi, işlemci ve ekran gelişimine yetişemiyor. Daha büyük pil demek, daha ağır ve daha kalın laptop demek. Bu faktörler işin içine girince de taşınabilirlik zora giriyor. Üreticiler burada bir denge kurmak zorunda. Laptoplar “her zaman maksimum verim” için değil, ihtiyaca göre ölçeklenen güç kullanır. Boşta düşük güç, ofis veya bazı yazılım işlerinde orta güç, oyun ve render gibi işlerde yüksek güç gerekir. Nihayetinde kullanıcı ağır bir eylem başlattığında tüketim sıçrar ve bu da 1 gün garanti pil işini zorlaştırır.
16+ GB RAM GERÇEKTEN YETERLİ Mİ? PERFORMANS GERÇEKLERİ
4.1 16 GB RAM herkes için gerekli değil ama artık rahat kullanım standartı haline gelmiş durumda. Hatta bazı durumlarda 16 bile yetmeyebiliyor. Bunu daha net anlamak için RAM'in neleri tükettiğine bi' bakmak lazım. Sadece internet gezintisi, Youtube, Netflix gibi platformlar, Word, Excel gibi ofis işleri, hafif uygulamalar ve tek sekme görevler gibi senaryolarda 8 bile yetebiliyor. 16 zaten bu senaryo için yeterli. Ama burada kritik nokta çok sekme ile gezintide. Mesela Google Chrome, birden fazla sekmeler ile fazlaca RAM tüketebiliyor. Benim düşünceme göre 16 artık standart olmalı. Windows zaten tek başına 5-6 arası tüketim yapabiliyor. Bunun yanında tarayıcı sekmeleri de bu konuda rol oynuyor. Arka plan uygulamaları sürekli RAM istiyor vesaire vesaire. Peki 32 kimler için? Aynı anda çok sekmeli tarayıcı + ofis + müzik + uygulamalar, profesyonel video düzenleme (4K/8K), 3D modelleme (Blender, Maya vb.), büyük veri, yapay zeka çalışmaları, sanal makineler (VMware, VirtualBox) gibi senaryolarda 32 uygundur diyebiliriz kabaca.LAPTOP İŞLEMCİLERİ NEDEN MASAÜSTÜ İŞLEMCİLERİNDEN FARKLI?
5.1 Güç tüketimi, burada ki en büyük fark. Masaüstü işlemciler genelde daha yüksek watt ve prize bağlı sınırsız güç vaad ediyor. Laptop işlemcileri ise daha sınırlı. Sonuç olarak aynı güçte çalışamıyorlar. Laptopların enerji bütçesi sınırlıdır.5.2 Isı ve soğutma sınırı da bir etkendir. Masaüstü bilgisayarlarda büyük fanlar + sıvı soğutma + bol hava akışı gibi durumlar mevcutken, laptoplarda küçük fanlar + sınırlı hava hacmi gibi durumlar var. Bu yüzden de laptop işlemcileri ısınma sınırına daha erken ulaşır. Bazı durumlarda performans bile düşebilir, termal throttling yaşanabilir.
5.3 Chip yapısının fiziksel tasarımı, masaüstülerde daha büyük silikon alanı sunarken daha yüksek güç dağıtımı yapabilir, daha fazla çekirdek ve cache de mümkündür. Laptoplarda ise daha küçük paketleme, daha düşük voltaj ve daha sıkı termal limitler söz konusu.
5.4 Upgrade ve ömür farkına da bakalım. Masaüstü işlemcileri kolay değişebilirken laptop işlemcileri lehimli olabiliyor.
GAMING LAPTOPLAR NEDEN DAHA AĞIR VE KALIN?
6.1 Gaming laptopların bu şekilde olmasının sebebi masaüstü seviyesini taşınabilir bir kasaya sığdırma cabasından ibaret. Bu laptoplarda yüksek watt ve yük altında çokça güç, ısı gibi durumları görebiliriz. Aslında her kapı yine ısıya çıkıyor. Yüksek ısı da eğer atılamazsa, engellenemezse FPS düşüşü, termal throttling demek. Başarılı bir soğutma sistemi fiziksel olarak daha çok yer kaplayacaktır. Büyük ısı boruları, geniş bakır heatsink blokları, çift hatta bazen 3 fan (Asus ROG serisi buna bir örnek), geniş hava kanalları gerekir. Yani doğru orantılı diyebiliriz.6.2 Bu laptoplar pil değil, priz cihazlarıdır. Genelde prizde kullanılır ve pil ile yüke girerse performans kısıtlı olacaktır.
6.3 İnce, hafif gaming laptoplar yok mu? Var elbette örnekleri fakat bu cihazlar genelde limitli oluyorlar (İstisnalar hariç). GPU watt düşük olacaktır ve fan rahatsız edecektir. Ayrıca batarya ve kasa dayanıklılığı konusunda kalın kasalara daha büyük bataryalar sığdırılabilir ve termal stres altında eğilimi azaltacaktır. Yüksek performanslı sistemlerde güç regülasyon devreleri, ek soğutma plakaları, güç fazları gibi bileşenler gereklidir. Bunlar da anakart çevresinde ekstra alan ister.
LAPTOP ÇAĞINDA ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI NASIL DEĞİŞTİ?
7.1 Laptopların yaygınlaşması çalışma alışkanlıklarını kökten değiştirdi; çünkü artık “iş = masa başı sabit bilgisayar” fikri büyük ölçüde kırıldı. Bu kırılma ile birlikte mekandan bağımsız, mobilite başladı. Laptoplarla birlikte artık ev, kafe, kütüphane, park, yolculuk fark etmeksizin anlık çalışabiliyor insanlar. Böylelikle uzaktan çalışma fikri de normalleşti. Zaten baktığımız zaman uzaktan erişilebilir olma kültürü kulağa harika geliyor. Bu durum esnekliği arttırdı yalan yok. Fakat belki de işten kopamama sorununu da beraberinde mi getirdi?7.2 Çalışma saatleri konusunda da esneklik sağladığını söyleyebiliriz. Önceleri sabah 8, akşam 5 masabaşında kalmaktansa artık işler daha dağıtılabilir bir hale geldi. Sabah E-Postalar, akşam projeler, hafta sonu kısa işler günlere yayıldığında daha rahat olabiliyor. Pek tabii bunlarla birlikte Hibrit Çalışma dediğimiz sistem doğdu aslına bakarsanız. Ofis + Ev çalışma programı yaygınlaştı. Şirketler ofisleri küçülttü ki bu da işlerine geldi. Çalışanlar haftanın bazı günleri ofise gidiyor falan. Çoklu görev de arttı. Aynı anda Zoom + tarayıcı + dokümanlar + notlara erişilebiliyor. Bu da beraberinde daha hızlı bir iş akışını doğuruyor.
ÜRETİCİLERİN YAPTIĞI GARİP TASARIM HATALARI
8.1 Son olarak üretici firmaların bazı garip tasarımlarına da değinip bu yazıyı bitireceğim. Laptop üreticileri yıllar içinde çok iyi işler çıkardı ama garip tasarım hataları da hiç eksik olmadı. Bunların çoğu ya acele ürün çıkarma, ya maliyet kısma ya da şık olsun derken işlevi unutmaktan kaynaklı. Hele bazı tasarımlar var ki saç baş yoldurtan cinsten... E tabii paylarını da aldılar bu üretici firmalar. Sütten ağızları yanmıştır.8.2 Bazı laptoplarda hava girişi tamamen alt kapakta. Laptopu masaya koyunca haliyle hava akışı tamamen kapanıyor. Bu da beraberinde ısı problemini meydana getiriyor. Yani var olan soğutmayı da kullanamıyorsun.
8.3 Bazı laptoplarda kulaklık ve USB portları çok yana yana konumlandırılmış, birbirlerine çok yakınlar. Kulaklık takarsın, port engellenir, porta bir şey takarsın kulaklık girişi engellenir falan. Eh be adam. Sonuç, aynı anda kullanım zor.
8.4 Bazı laptoplarda yanlış yere konumlandırılan güç tuşu mevcut. Nasıl derseniz, mesela Delete gibi tuşların çok yakınına güç tuşu koymuşlar. Delete'ye basmak isterken pat diye güç tuşuna basıp sistemi kapatabiliyorsunuz. Bu da istenmeyen kesintiler demek.
8.5 Bazı ince laptoplarda egzoz fanı direkt ekranın altına baktığı için sıcak hava ekrana üfleniyor. Uzun kullanımda ekran çerçevesi ısınıyor. Bu durum biraz daha ileri gidecek olursa panel bile zarar görebilir.
8.6 Bazı laptoplarda hoparlörler alt kısma konumlandırılmış. Cihazı masaya koyduğunuzda Stereo sistem olsa bile delikler kapandığı için tek kanal gibi duyuluyor.
8.7 Bazı laptoplarda şarj girişi sürekli gevşiyor. Port çok hassas oluyor. Kabloyla hafif bir oynadığınızda batarya gidip gelebiliyor.
Özetle:
Laptop dünyasındaki garip tasarım hataları genelde şuradan gelir:
- Soğutma ile estetik arasında denge hatası
- Port/kullanım ergonomisi ihmal edilmesi
- Maliyet düşürme baskısı
- Şık görünürse iyi satar düşüncesi
Son düzenleyen: Moderatör: