Arkadaşlar, 7 aydır konuştuğum bir kız var. Daha önce ona açılmıştım ama beni arkadaşı olarak gördüğünü söyledi. Açılalı 4 ay oldu sayılır. Ama o zamandan beridir konuşmaya devam ediyoruz. Arkadaşça.
Ama ben hala ona karşı bir şeyler hissediyorum. Bu konu hakkında yakın zamanda da söyledi, bizden asla olamaz dedi. Birbirimize ne kadar sırrımız, pisliğimiz varsa anlattık hani. Ben seni arkadaş olarak görüyorum dedi. Benim kalbim de uslanmaz tabii, hala sevmeye devam ediyorum olmayacağını bilsem de.

İşte 7 ay oldu konuşuyoruz. Bana crush'larından bahsediyor, bahsettikçe içime daraltı geliyor. Yok birisi Instagram'ını istemiş bugün, yok birisi hikayesine alev atmış. Bana bunları söyledikçe içime bir şey saplanıyor resmen. Aşırı derecede kıskanıyorum. Ama maalesef elimden bir şey gelmiyor.

Bana sadece 3-4 tane yakın arkadaşı olduğunu, benim de bunlardan ilki olduğumu söyledi. Hatta tek erkek olduğumu. Ancak arkada başka erkeklerle yazıştığına yemin edebilirim ama kanıtlayamam.

Her neyse, bütün gün akşama kadar yazışıyoruz. Beni sevdiğini söylüyor, ben de onu sevdiğimi söylüyorum sürekli.
Ama bugün ara verme kararı aldım. 2 ay sonra YKS var. Çalışmam gerekiyor ve dikkatimi çok dağıtıyor. Bunu ona söyledim ve tamam dedi, biraz kırgınca. Ama bilmiyor ki aklımdan asla çıkmıyor. Her gece fotoğraflarına bakıp, bana aldığı hediyeye sarılıp ağlıyorum. Her dakika stalklıyorum. Privine biri eklenince acaba kim diye gün boyu düşünüyorum. Çünkü aşırı fazla erkek arkadaşı var ve bu beni çok rahatsız ediyor. Ama sevgilisi olmadığım için bir şey de diyemiyorum.

Öyle işte. Nasıl takıntı yapmadan sadece arkadaşımmış gibi davranabilirim? Şu an çok dardayım. Her gece ağlamaktan bıktım.

Yaşadığın durum kısaca şu.

Oradan sadece uzaklaş gerekirse sınıf okul değiştir ama orada bulunma çok acısını çekeceksin o kadar acı çekeceğime ve geleceğine berbat edeceğine fotoğraflarını sil ve açığa falan geç tüm geleceğini yok edeceğine sadece 1.5 ayını falan feda etmiş olursun.
 
Size uzun uzun anlatın diye bir şey demedim. Arkadaşın da dediği gibi kaba bir tabir kullandığınız için nedenini sordum. Araştırılacak bir durum yok. Gereğinden fazla ilgiden bahsediyorsanız, evet doğrudur; ama siz “saatlerce kızla" deyince bir garipsedim. Çünkü saatlerce konuşabilir, bu her zaman saatlerce aralıksız konuşacağı anlamına da gelmiyor. Teşekkürler.

Evet, katılıyorum. Bu erkek için de geçerli, kız için de. Ki kız kızayken bile erkek erkeğeyken bile geçerli bir durum. Saygılar.

Fazla samimiyet ayrılık getirir sözü ile ilişkisi olan bir durum, gerçekten bir kız ile gereğinden fazla konuşulduğu zaman kız ya " bunun yapacak başka şeyleri yok mu" ya da " bu benimle çok konuşuyor garanti birisi" düşüncesine giriyor.
Kim olursa olsun bir insanı hayatının merkezine koyarsan kendinden çok onu düşünürsen o kişi de doğal olarak tekmeyi basıyor ya da kişiyi kullanıyor gereğinden fazla konuşulması doğru değil ister erkek erkeğe olsun ister kız kıza olsun ister kız erkeğe olsun hiç fark etmez.
 
Fazla samimiyet ayrılık getirir sözü ile ilişkisi olan bir durum, gerçekten bir kız ile gereğinden fazla konuşulduğu zaman kız ya " bunun yapacak başka şeyleri yok mu" ya da " bu benimle çok konuşuyor garanti birisi" düşüncesine giriyor.
Kim olursa olsun bir insanı hayatının merkezine koyarsan kendinden çok onu düşünürsen o kişi de doğal olarak tekmeyi basıyor ya da kişiyi kullanıyor gereğinden fazla konuşulması doğru değil ister erkek erkeğe olsun ister kız kıza olsun ister kız erkeğe olsun hiç fark etmez.

Uzun metin olarak, cevap verdim. Onu okuyabilirsiniz, teşekkür ederim.

Konunun geneline ve konu sahibinin anlattıklarına bakarsak, evet, ortada tek taraflı bir takıntı, sınırların çizilemediği ve gereğinden fazla taviz verilen hastalıklı bir iletişim var. Sizin bahsettiğiniz 'sabahtan akşama kadar konuşup üzülme' olayı konu sahibi bizzat yaşıyor, bu durumun psikolojik olarak yıpratıcı olduğuna bir itirazım yok.

Ama benim itiraz ettiğim ve en başından beri mantıksız bulduğum şu. Sizin bu spesifik ve toksik örneği alıp bütün iletişim dinamiklerine genel geçer bir kuralmış gibi dayatmanız. "bir kızla saatlerce ayıracak vaktin olmamalı, meşgul olmalısın" gibi genelleme yapmanız insan psikolojisini matematikteki gibi tek bir formüle sığdırmaya çalışmak bence. "o kızla" deseydiniz sorun olmazdı. Ama genelleme yapıp her kızı ele aldığınız için mantıksız geldi.

Konu sahibinin 'yedeğe düşmesi' veya üzülmesinin sebebi saatlerce konuşması değil. Karşılıksız bir beklenti içinde olup kendi değerini ve sınırlarını koruyamaması. Yoksa karakteri oturmuş, ne istediğini bilen iki insanın saatlerce, bir sohbet etmesi kimseyi anında 'oyuncak' veya 'yedek' yapmaz. Bu durumun cinsiyetle değil, iletişimin ile alakası vardır.

Eleştirinizde haklılık payı olmakla birlikte, insan ilişkilerini bu kadar siyah-beyaz kalıplara ve 'ilgi gösterirsen kesin yedeğe düşersin' korkusuna indirgemeniz bana göre hatalı.

Saygılar.
 
Fazla samimiyet ayrılık getirir sözü ile ilişkisi olan bir durum, gerçekten bir kız ile gereğinden fazla konuşulduğu zaman kız ya " bunun yapacak başka şeyleri yok mu" ya da " bu benimle çok konuşuyor garanti birisi" düşüncesine giriyor.
Kim olursa olsun bir insanı hayatının merkezine koyarsan kendinden çok onu düşünürsen o kişi de doğal olarak tekmeyi basıyor ya da kişiyi kullanıyor gereğinden fazla konuşulması doğru değil ister erkek erkeğe olsun ister kız kıza olsun ister kız erkeğe olsun hiç fark etmez.

Beni yanlış anlayan kişiler bu arkadaş özetlemiş durumu teşekkür ediyorum kendisine.
 
İstemiyorsa olmaz, yapacak bir şey yok. Başkasına gideceksin, bir yere kadar kıskanacaksın. Ondan başkasını bulabileceğinin kanaatine vardığın zaman dünya senin için çok daha güzel bir yer olacak, oluyor. Benzeri bir durum deneyimlendi, görüldü, şahit olundu ve onaylandı.
 
Beni yanlış anlayan kişiler bu arkadaş özetlemiş durumu teşekkür ediyorum kendisine.

Evet, güzel özetlemiş. İlk başlarda metniniz yanlış anlaşılmaya müsaitti. Ama konu sahibine karşı dediklerinize katılıyorum, o konu da hiçbir itirazım yok. Elinize sağlık.


Bence bir insanı hayatının merkezine koymak doğru değil. Ama bu, biriyle yakın iletişim kurmanın yanlış olduğu anlamına da gelmez. Kendi sınırlarını bilen, dengeli ve sağlıklı bir insanın saatlerce konuşması, “yedek” olduğu anlamına gelmez.

Eğer o yokken de iyiysen, kendi uğraşların ve hayatın devam ediyorsa, arkadaşlarınla görüşebiliyorsan ve her şeyini ona göre ayarlamıyorsan, bu sadece iletişimdir. Yani ortada sağlıklı bir denge vardır.

Öte yandan, o yokken huzursuz oluyorsan, sürekli onu bekliyorsan ve kendi hayatını geri plana atıyorsan, bu durum bağlanmaya dönüşebilir.

Yani önemli olan ne kadar konuşulduğu değil, iletişimin dengeli, karşılıklı ve sağlıklı olması, bence.

Saygılar, iyi sosyaller.
 
Son düzenleme:
Main hesabını takip etmeme izin vermiyor cümlesinden sonra okumayı bıraktık.
Hocam daha önce benimle beraber başka bi erkekle de bu kadar samimi olduğunu, onu privine alıp pp yaptığını farkedince o çocuğa yazdım kızın arkasından konuştum iyi şeyler yapmadım. Ondan biraz güvensiz bana karşı. Şuan takip ediyorum ama çok kırgınım ona.

Bide hani başka kızı nerden bulucam bilsem onun suratına bakmam.