Selamlar sevgili okurlar ben Sitilak bugün sizlere oyun dünyasının değişime uğradığı ve yeni nesil oyun kavramını gördüğümüz yıl olan 2013'ün devrim niteliğinde olacakken devir daim olan bir oyunla geldim Ryse Son of Rome. Bu oyunu birçoğunuzun duyduğuna eminim. Neredeyse 10 yıl boyunca çıkan bütün aksiyon ve sinematik yoğunluğun bol olduğu oyunların temeli bu oyuna dayanıyor. Özellikle The Last of Us ve God of War gibi oyunlar bu oyunun açtığı yenilikle yapılmış oyunlar, keyifli okumalar.
Yıl 2006, Crytek 2007 yılında çıkaracakları Crysis için çalışmaları sürdürürken bir yandan da farklı bir oyun için kolları sıvamıştı. Bu oyun ise Codename: Kingdoms olarak adlandırılmıştı. Oyun ilk başta XBOX 360 Kinect oyunu olarak tasarlanmıştı. Oyuncunun hareketleri ile oyuncuya gerçekten kılıç savaşına sokmak birinci hedefti. 2007 yılında çıkan Crysis ile şirkete olan bir güven gelmişti. Oyuncular "Crytek yaptıysa bu oyun iyiydir." diyordu. Ancak XBOX 360'ın ve Kinect'in teknik yetersizliğinden dolayı 2006 yılında geliştirilmeye başlanan Codename: Kingdoms 8. nesil için tekrardan sıfırdan bir daha yapım aşamasına girdi. Crysis serisinin başarısından dolayı hem para hem de güven geldiği için Crytek daha rahat ve daha motive çalışıyordu. CryEngine oyun motorunun gücü de ilerleyen yıllarda artmış, oyun sıfırdan oluşturulduğu için TPS, hikayeli, aksiyon oyununa evrilmiş olduğundan Microsoft Studios Crytek ile masaya oturup yeni oyun konsolları XBOX One için çıkış oyunu olarak Codename: Kingdoms'ı (Gerçi bu zamanlarda Ryse Son of Rome deniliyor olabilir) seçmişti. Crytek ise gelen teklifi kabul etmiş ve çalışmalarını son hız devam ettirmişti. Oyunun tanıtım videolarında oyuncular ve oyun yapımcıları "Bu oyun 2013 oyunu olamaz, gelecekteki geçmiş." diyorlardı çünkü oyun CryEngine motorunun dibi sıyırılarak yapılmıştı. Görsellik had safhada. Özellikle oyun içerisinde kullanılan mimariler ve modellemeler Roma dönemini o kadar iyi yansıtmış ki buna ilerleyen yerlerde değineceğim. Oyun diyordu ki "Bundan sonra oyunlar böyle olacak, kendinizi buna hazırlayın." gerçekten de öyle olmuştu eğer o döneme denk geldiyseniz aynı yıl çıkan Crysis 3 ve GTA V ertesi yıl çıkan Assasin's Creed Unity ve inFamous Secon Son oyunları sadece bunun ilk örnekleri. 2010 ve 2020 yılları arası oyun dünyası için dolu dolu geçen bir yıldı ve asıl yeni nesil buydu, inanın bana. PlayStation 5 ve XBOX Series konsolları ile gelen 9. nesil oyun konsollarına çıkan oyunlardan hangileri " Bu neymiş yav!" dedirtti, birkaç oyun haricinde. Neyse konuyu dağıtmayalım ne diyordum heh, oyun kendisine olan beklentiyi hem XBOX One reklamlarıyla hem de Crytek ile iyice arşa çıkarmıştı geriye sadece beklemek kalmıştı. Ve sonunda oyun çıktı ama aşağıya çıktı. Efendim oyunumuzun ismi başlıktan da gördüğünüz gibi Ryse Son of Rome, kendisi aksiyon-hikaye oyunu. Antik Roma Dönemi'nde geçen ve Marius adında bir Roma generalini kontrol ettiğimiz bir oyun. Yaklaşık 4-5 saatlik bir oynanışa sahip, amacımız ailemizin intikamını almak. Bu kadar bahsetmem yeterli dilerseniz oyunumuzun detaylarına geçelim veya grafiklerine geçelim, 2013 yılında böyle grafikler çok güzel, güzel olmak yetmiyor ama değil mi?
Oyunun grafikleri iyiydi hoştu ama oynanışı berbattı. Teknik aksaklıklar, yeterli test yapılamaması ve tekrara düşen yapısından dolayı oyun çok ağır eleştirilerin altında kaldı. Ara sahneler arasında ara ara gidip gelen kaplamalar, ışınlanan askerler, duvarın içinde kalan askerler, attığınız mızrağın düşmana gitmemesi gibi birçok durum oyuncuları çileden çıkardı. Bende aynı sorunları yaşadım üstelik oyunda çok fazla hızlı zaman etkinliği olması beni çok sıktı. God of War da bu özellik tam tadında bırakılmış sürekli olan bir şey değil ama bu oyunda istemeyeceğiniz kadar var. Bu bahsettiklerim az gibi görünse de oyun için %80'lik bir kısmı kapsıyor ve böyle aksiyon oyunu yapıyorsanız grafikten çok yani sanat tarafından çok oynanış tarafına yoğunlaşmanız gerekir. Burada ise yön değiştirme kartı kullanılmış. O zaman oyunun sanat tarafını ele alalım nasıl olmuş? Efendim oyunun grafikleri muazzam gerçekten güzel keza oyun içerisinde kullanılan karakterlerin giydiği kıyafetlerden tutun dönemin Roma'sı çok güzel ve gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Özellikle sadece kral ve ailesinin mor renkte kıyafet giymesi ve halkın daha düz renkler giymesi, askerlerin de halk arasında saygı görmesi dönemi çok iyi yansıtmış. Bilmeyenler olabilir o dönemde mor renk çok kutsal bir renkti yani önüne gelen asla mor rengi kıyafetinde ve takılarında kullanamazdı sadece kral ve ailesi kullanabilirdi. Aynı şekilde eğer çok yüksek rütbeli bir askerseniz de kıyafetlerinizin kesimi ve renkleri de ona göre oluyor. Mimariler de çok güzel yansıtılmış, yapılan heykeller, yerleşim yerleri ve kralın sarayı çok güzel benzetilmiş ancak bazı yerler abartılmış o da çok küçük, görmediğiniz zaman göze batmayan cinsten. Peki bitti mi elbette bitti çünkü bu kadar.
Efendim bugün sizlere Ryse Son of Rome oyunundan bahsettim bu oyun efsane mi kestane mi diye sorarsak "ORTA PİŞMİŞ KESTANE" olarak değerlendirebiliriz. Oyunda çok fazla sinir olduğum yerler oldu zaten tekrara düşen yapısından dolayı biraz sıkıldığımı da itiraf edeyim oyun içerisinde bulunan bitirici vuruşlar oyunu her ne kadar taşımaya çalışsa da çok taşıyamıyor. Oyunda düşmanla savaşırken etkisiz hale getirdiğiniz düşmanlardan bazı puanlar alıyorsunuz ve bunu da seçtiğiniz yere göre alıyorsunuz. Yani diyelim ki canınız az düşmanı kestiniz can kazandınız. Seviye barını seçtiniz daha fazla deneyim puanı kazanıp seviyenizi arttırabiliyorsunuz. İşte bu bitirici vuruşlar, FATALITY de denebilir, ile normal etkisiz hale getirmekten gelen puanlardan daha fazla kazanıyorsunuz. Oyun içinde aldığınız puanlar ile de karakterinizi geliştirip bitirici vuruşları arttırabiliyorsunuz. İşte bu kadar efendim Ryse Son of Rome her ne kadar kötü bir oyun olarak anılsa da aslında fena olmayan bir oyun hatta oyuncular tarafından sosyal medyadan da ikinci oyun için bir çağrı var ama yüksek ihtimalle gelmez gibi duruyor çünkü firma başka projelere yöneldi bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşça kalın.
Yıl 2006, Crytek 2007 yılında çıkaracakları Crysis için çalışmaları sürdürürken bir yandan da farklı bir oyun için kolları sıvamıştı. Bu oyun ise Codename: Kingdoms olarak adlandırılmıştı. Oyun ilk başta XBOX 360 Kinect oyunu olarak tasarlanmıştı. Oyuncunun hareketleri ile oyuncuya gerçekten kılıç savaşına sokmak birinci hedefti. 2007 yılında çıkan Crysis ile şirkete olan bir güven gelmişti. Oyuncular "Crytek yaptıysa bu oyun iyiydir." diyordu. Ancak XBOX 360'ın ve Kinect'in teknik yetersizliğinden dolayı 2006 yılında geliştirilmeye başlanan Codename: Kingdoms 8. nesil için tekrardan sıfırdan bir daha yapım aşamasına girdi. Crysis serisinin başarısından dolayı hem para hem de güven geldiği için Crytek daha rahat ve daha motive çalışıyordu. CryEngine oyun motorunun gücü de ilerleyen yıllarda artmış, oyun sıfırdan oluşturulduğu için TPS, hikayeli, aksiyon oyununa evrilmiş olduğundan Microsoft Studios Crytek ile masaya oturup yeni oyun konsolları XBOX One için çıkış oyunu olarak Codename: Kingdoms'ı (Gerçi bu zamanlarda Ryse Son of Rome deniliyor olabilir) seçmişti. Crytek ise gelen teklifi kabul etmiş ve çalışmalarını son hız devam ettirmişti. Oyunun tanıtım videolarında oyuncular ve oyun yapımcıları "Bu oyun 2013 oyunu olamaz, gelecekteki geçmiş." diyorlardı çünkü oyun CryEngine motorunun dibi sıyırılarak yapılmıştı. Görsellik had safhada. Özellikle oyun içerisinde kullanılan mimariler ve modellemeler Roma dönemini o kadar iyi yansıtmış ki buna ilerleyen yerlerde değineceğim. Oyun diyordu ki "Bundan sonra oyunlar böyle olacak, kendinizi buna hazırlayın." gerçekten de öyle olmuştu eğer o döneme denk geldiyseniz aynı yıl çıkan Crysis 3 ve GTA V ertesi yıl çıkan Assasin's Creed Unity ve inFamous Secon Son oyunları sadece bunun ilk örnekleri. 2010 ve 2020 yılları arası oyun dünyası için dolu dolu geçen bir yıldı ve asıl yeni nesil buydu, inanın bana. PlayStation 5 ve XBOX Series konsolları ile gelen 9. nesil oyun konsollarına çıkan oyunlardan hangileri " Bu neymiş yav!" dedirtti, birkaç oyun haricinde. Neyse konuyu dağıtmayalım ne diyordum heh, oyun kendisine olan beklentiyi hem XBOX One reklamlarıyla hem de Crytek ile iyice arşa çıkarmıştı geriye sadece beklemek kalmıştı. Ve sonunda oyun çıktı ama aşağıya çıktı. Efendim oyunumuzun ismi başlıktan da gördüğünüz gibi Ryse Son of Rome, kendisi aksiyon-hikaye oyunu. Antik Roma Dönemi'nde geçen ve Marius adında bir Roma generalini kontrol ettiğimiz bir oyun. Yaklaşık 4-5 saatlik bir oynanışa sahip, amacımız ailemizin intikamını almak. Bu kadar bahsetmem yeterli dilerseniz oyunumuzun detaylarına geçelim veya grafiklerine geçelim, 2013 yılında böyle grafikler çok güzel, güzel olmak yetmiyor ama değil mi?
Oyunun grafikleri iyiydi hoştu ama oynanışı berbattı. Teknik aksaklıklar, yeterli test yapılamaması ve tekrara düşen yapısından dolayı oyun çok ağır eleştirilerin altında kaldı. Ara sahneler arasında ara ara gidip gelen kaplamalar, ışınlanan askerler, duvarın içinde kalan askerler, attığınız mızrağın düşmana gitmemesi gibi birçok durum oyuncuları çileden çıkardı. Bende aynı sorunları yaşadım üstelik oyunda çok fazla hızlı zaman etkinliği olması beni çok sıktı. God of War da bu özellik tam tadında bırakılmış sürekli olan bir şey değil ama bu oyunda istemeyeceğiniz kadar var. Bu bahsettiklerim az gibi görünse de oyun için %80'lik bir kısmı kapsıyor ve böyle aksiyon oyunu yapıyorsanız grafikten çok yani sanat tarafından çok oynanış tarafına yoğunlaşmanız gerekir. Burada ise yön değiştirme kartı kullanılmış. O zaman oyunun sanat tarafını ele alalım nasıl olmuş? Efendim oyunun grafikleri muazzam gerçekten güzel keza oyun içerisinde kullanılan karakterlerin giydiği kıyafetlerden tutun dönemin Roma'sı çok güzel ve gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Özellikle sadece kral ve ailesinin mor renkte kıyafet giymesi ve halkın daha düz renkler giymesi, askerlerin de halk arasında saygı görmesi dönemi çok iyi yansıtmış. Bilmeyenler olabilir o dönemde mor renk çok kutsal bir renkti yani önüne gelen asla mor rengi kıyafetinde ve takılarında kullanamazdı sadece kral ve ailesi kullanabilirdi. Aynı şekilde eğer çok yüksek rütbeli bir askerseniz de kıyafetlerinizin kesimi ve renkleri de ona göre oluyor. Mimariler de çok güzel yansıtılmış, yapılan heykeller, yerleşim yerleri ve kralın sarayı çok güzel benzetilmiş ancak bazı yerler abartılmış o da çok küçük, görmediğiniz zaman göze batmayan cinsten. Peki bitti mi elbette bitti çünkü bu kadar.
Efendim bugün sizlere Ryse Son of Rome oyunundan bahsettim bu oyun efsane mi kestane mi diye sorarsak "ORTA PİŞMİŞ KESTANE" olarak değerlendirebiliriz. Oyunda çok fazla sinir olduğum yerler oldu zaten tekrara düşen yapısından dolayı biraz sıkıldığımı da itiraf edeyim oyun içerisinde bulunan bitirici vuruşlar oyunu her ne kadar taşımaya çalışsa da çok taşıyamıyor. Oyunda düşmanla savaşırken etkisiz hale getirdiğiniz düşmanlardan bazı puanlar alıyorsunuz ve bunu da seçtiğiniz yere göre alıyorsunuz. Yani diyelim ki canınız az düşmanı kestiniz can kazandınız. Seviye barını seçtiniz daha fazla deneyim puanı kazanıp seviyenizi arttırabiliyorsunuz. İşte bu bitirici vuruşlar, FATALITY de denebilir, ile normal etkisiz hale getirmekten gelen puanlardan daha fazla kazanıyorsunuz. Oyun içinde aldığınız puanlar ile de karakterinizi geliştirip bitirici vuruşları arttırabiliyorsunuz. İşte bu kadar efendim Ryse Son of Rome her ne kadar kötü bir oyun olarak anılsa da aslında fena olmayan bir oyun hatta oyuncular tarafından sosyal medyadan da ikinci oyun için bir çağrı var ama yüksek ihtimalle gelmez gibi duruyor çünkü firma başka projelere yöneldi bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşça kalın.