7025

Deneyimli
Katılım
24 Mayıs 2024
Mesajlar
729
Makaleler
5
Çözümler
14
Beğeniler
1.230
Selamlar,

15–16 Haziran 1970'te işçi sınıfımızın gerçekleştirdiği büyük direnişin 54. yılında, bu direnişte yitirdiğimiz yoldaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyorum.

Bu direniş, dönemin en büyük imalat vilayetleri olan İstanbul ve Kocaeli'de on binlerce işçinin atölyelerdeki işleyişi durdurup meydanları doldurmasıyla, devletin kolluk kuvvetleriyle göğüs göğüse çarpışmasıyla resmi olarak tarihe kazındı. Bu direnişin gücünü anlamak ve/veya anlamaya çalışmak, salt tarihle ilgili tafsilat derlenmesiyle mümkün değildir.

15–16 Haziran Direnişi, bir dönemi derinden müteessir etmekle kalmamış, bugünün işçi hareketlerinin içinde bulunduğu şeraiti anlamak ve çıkış yolu bulmak için de ehemmiyetli derslerle doldurmuştur.

1960'lar ve 70'ler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de halkın eşitlik, adalet ve özgürlük iştiyakıyla harekete geçtiği yıllardı. Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı'nda faşizme karşı büyük bir mazhariyete erişmiş, dünya sosyalist sisteminin kuruluşuna öncülük etmişti. Bu gelişmeler, ezilenlerin başka bir dünyanın mümkün olduğuna itimat etmesini sağladı.

Ülkemizde de kapitalizmin gelişimiyle büyüyen işçi hareketi, 1961’de Saraçhane’deki büyük toplanmada kümbetli bir güç gösterisi yaptı. Kavel Kablo Fabrikası Direnişi, Paşabahçe Cam Fabrikası Grevi gibi olaylar, işçi sınıfının savaşım tarihinde önemli dönüm noktaları oldu. DİSK'in kuruluşu, işçi sınıfı için yeni ve benzeri olmayan bir umut oldu.

DİSK, yalnızca kendi üyeleri için değil, tüm işçiler için daha iyi ücret ve sosyal haklar mücadelesi verdi. Bu mücadele, işçi onuru ve haysiyeti için bir savaşım haline geldi. DİSK, hızla büyüdü ve işçilerin güvencesi oldu; burjuvazi için DİSK, sadece kârlarının azalması anlamına gelmiyordu; aynı zamanda kendi iktidarlarının sorgulanması demekti. Bu nedenle DİSK'e karşı çeşitli saldırılar düzenlendi.

15 Haziran’da İstanbul’da başlayan ve Kocaeli’ye yayılan büyük direniş, devletin kolluk kuvvetlerinin kontrataklarına rağmen kararlılıkla sürdü. Direnişte hayatını kaybedenler oldu ve DİSK yöneticileri tutuklandı; ancak işçi sınıfının direnişi karşısında burjuvazi devasız kaldı. Direniş, DİSK’e karşı yapılan türel düzenlemelerin iptaline yol açtı.

15–16 Haziran Direnişi, işçi sınıfının sendikal ve siyasal mücadelesinin bir ürünü ve sonucuydu. İşçiler, sadece daha iyi ücret için değil; örgütlerini, onurlarını ve geleceklerini korumak için savaştılar. Direniş, işçi sınıfı hareketinde liderliğin önemini bir kez daha gösterdi. Aynı zamanda o dönemde tartışılan “Acaba ülkemizde işçi sınıfı var mıdır?” sorusunu da havacıva olarak bıraktı.

15–16 Haziran Direnişi, işçi sınıfının gücünü ve kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Bu direnişin 54. yılında, bu mücadeleyi hâlâ günümüzde sürdürenlere selam olsun!

@7025
14 Haziran 2024, 08:42
İstanbul​