Afganistan coğrafyası pek çok devletin hakimiyetine girmiş ancak Gurlular hariç müstakil bir yönetime sahip olmamıştır. Afganistan'ı Yöneten Devletler başlıca: Pers İmparatorluğu, Abbasiler, Gazneliler, Gurlular, Harezmşahlar, İlhanlılar, Timurlular, Babürlüler, Safeviler, Hotakiler, Afşarlar, Dürraniler, Afganistan Emirliği'dir. Bunlardan Safeviler Afganistan'ı 1621 yılından 1709 yılına kadar 88 yıl yönetmiştir. Bölge dönem dönem Babürlüler ile Safeviler arasında el değiştirmiş çok çetin savaşlara sahne olmuştur. Coğrafi yapısı ve uç bölge olması, Mezhep farkı olması sebebiyle bölgenin idaresi hep zor olmuştur. Bu zorluk Safevi Devleti'nin zayıflamasıyla iyice artmış en sonunda Safevi Şahı tarafından atanan Gürcü Valinin bölgedeki halka zulmetmesi, idarenin bu zulme kayıtsız kalmasıyla IP'ler tamamen kopmuştur. Bölgedeki ileri gelen Gılzay kabile reisi ve eski Kandahar Valisi Mir Üveys Han isyana teşebbüs etmiş Vali tarafından yakalanarak başkent İsfahan'a gönderilmiştir' ancak Şah tarafından affedilerek yeniden Afganistan'a gönderilmiştir. Bu dönemde Mir Üveys Han Şahın kararsızlığını ve yönetme kabiliyetinin zayıflığını fark etmiştir. Ertesi yıl hacca gitmiş Sünni Osmanlı Ulemasından Şii Safevilere karşı Gaza edilmesini destekleyen 33 alim imzalı belgeler almıştır. Kandehar'a geri dönerek Valiyi öldürme planları yapmış ve beklediği fırsat Vali'nin isyan eden bir Afgan kabilesine karşı sefer çıkmasıyla geçmiş yolda valiye pusu kurarak onu öldürmüştür. Ardından Safevi yönetimine isyan ederek Kandahar şehrinde müstakil bir idare kurmayı başarmıştır. Safeviler isyanı bastırmak için birkaç nafile girişimde bulunmuş her defasında Mir Üveys Han'a yenilmişlerdir. Mir Üveys 1715 yılında vefat etmiştir. Yerine kardeşi Abdülaziz Han geçmiş 1.5 yıl hüküm sürdükten sonra Safevilerle barışa meyilli olması sebebiyle Mir Üveys'in oğlu Mahmut tarafından katledilmiştir.
İran tahtına giden yol: 1717-1722
Mahmut ilk olarak konumunu sağlamlaştırana kadar Safevilere bağlı gibi görünmüş ardından 1718 yılında tüm Afganistan'a hakim olmuştur. Safevilerin karşılık vermemesi üzerine 1720 yılında Meşhed'e girerek Horasan'ı ele geçirmiş, İran'ın en önemli şehirlerinden Kirman'ı direniş ile karşılaşmadan teslim almıştır. 1722 yılında koşulların elverişli olduğunu düşünerek Safevi Başkenti İsfahan üzerine yürümüş karşısına çıkan Safevi Şahı Hüseyin Mirza komutasındaki İran ordusunu dağıtarak Başkenti kuşatmıştır. Ancak kuşatma topları gibi teknolojilere sahip olmadığı için Şehri ancak 8 ay sonunda açlığa mahkum ederek teslim alabilmiştir. En sonunda Şah halkın açlıktan kırıldığını görmüş ve kendisin, çocuklarının eşinin canına kastedilmemesi şartıyla teslim olmaya razı olmuştur. Mahmut şehre girerek ekim 1722'de kendini İran Şahı ilan etmiştir.
İran Hakimiyeti ve Osmanlı-Afşar savaşları: 1722-1729
Mahmut ilk başta halka iyi davranmış ve onlara yiyecek temin etmiştir ancak, yabancı bir millet tarafından yönetilmeye alışık olmayan İranlılar Afganlara karşı pek çok isyan çıkarmış oluşan karışıklık ortamından yararlanan Osmanlılar ve Ruslar İran'ı işgale başlamıştır. Osmanlılar Batı İran'ı Ruslar Kuzey İran'ın Hazar Denizi'ne komşu olan kesimlerini ele geçirmiştir. Bir de üstüne Yerel halkın desteğiyle isyan çıkartan Safevi Şehzadeleri ortaya çıkınca Mahmut giderek zalimleşmeye başlamış Safevi Şehzadelerini öldürtmüş halka zulmetmiştir. En sonunda akıl sağlığını kaybetmiş ve kuzeni Eşref Hotak tarafından 1725 yılında tahttan indirilmiştir. Bu sırada Safevi Şahının oğlu Tahmasp ve Afşarlar ittifak yaparak Horasan'ı ele geçirmiştir. Eşref ilk olarak parçalanmış İran hakimiyetini Güney İran üzerine sefer düzenleyerek tesis etmeye çalışmıştır. Bu sırada Osmanlılar Eşref'e elçiler göndermiş eğer Batı İran'daki Osmanlı hakimiyetini tanımazsa İsfahan üzerine yürüyüp yeniden Safevi hakimiyetini İran'da kuracağını bildirmiştir. Eşref buna cevap olarak kendisinin Doğu'nun halifesi olarak tanınmasını ve Batı topraklarının iadesini istemiştir. Bunun üzerine Osmanlılar İran'da tekrar Safevi Hanedanını kurmak için İran üzerine yürüyeceğini bildirmiş, Eşref buna cevap olarak devrik Şahın kafasını kestirerek Osmanlılara göndermiştir. Bunun üzerine Osmanlı orduları İsfahan üzerine yürümüştür. Osmanlıları yenebilecek kuvvete sahip olmadığının farkında olan Eşref Osmanlı ordusu içindeki Kürt aşiretlerinin aklını çelerek ayrılık çıkartmayı başarmış ve Kirmanşah yakınlarında gerçekleşen savaşlarda Osmanlı ordusunu dağıtmıştır. Ardından Zenjan, Sultaniye, Kazvin şehirlerini ele geçirmiştir. Ancak Osmanlıların 3 koldan taaruza geçeceğini duymuş ve karşı koyamayacağını bildiği için barış istemiştir ve iki taraf arasında Hamedan antlaşması imza edilmiştir. Antlaşmaya göre Batı İran'ın Osmanlılara verilmesine karşılık Osmanlılar Eşref'in şahlığını tanımıştır. İran içindeki isyan Afganların yağma ve zulümleri sebebiyle giderek şiddetlenmiş ve riskli bir hal almıştır. Eşref hem bu isyanları bastırmak, hem de Horasan bölgesinde hüküm süren Safevi Şahını ortadan kaldırarak meşruiyetini güçlendirmek için sefer başlatmıştır. Ancak ileride Doğu'nun en büyük fatihlerinden olacak Nadir Kulu Afşar'a yenilerek İsfahan'a geri dönmek zorunda kalmıştır. 1729 yılında Osmanlı topçularının da desteğini alarak Nadir'in üzerine yürümüş ancak gerçekleşen Khwar geçidi ve Murche-Kort savaşlarında yenilerek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Nadir'in İsfahan üzerine yürüdüğünü haber alan Eşref karşı koyacak bir ordusu olmadığından İsfahan'a gelerek apar topar alınabilecek tüm değerli eşyalarını, hazinelerini alarak ailesiyle beraber Güney'e kaçmıştır. Ancak yolda yağmacı Beluç kabileleri tarafından katledilmiştir. İran'daki tüm Afganlar İranlılar tarafından geçmişte yaptıklarına misilleme olarak katledilmiştir. Oldukça akıllı bir hükümdar olan Eşref'in en büyük talihsizlği yaşadığı dönemin en büyük askeri dehalarından olan Nadir Şah ile düşman olmasıdır. Onun ölümüyle Afganlar İran'dan çekilmiş ve Hotakiler dağılma dönemine girmiştir. Yerine Kandahar'da çocuk yaştaki Hüseyin Hotak tahta çıkarılmıştır.
Afşar saldırıları ve Hotakilerin Sonu: 1729-1738
Eşref'in ölümünden sonra İran'ı tekrar ele geçiren Safeviler ve Nadir Şah Batıda Osmanlılarla savaştığından uzun süre Afganistan üzerine bir sefer düzenlememiştir. Bu süreç zarfında Hotakiler kendi aralarında savaşarak toparlanmak bir yana dursun tamamen saldırılara açık hale gelmiştir. Batıda Osmanlıları yenen ve Safevileri tahttan indiren Nadir nihayet yüzünü Doğuya dönmüş ve Kandahar'ı kuşatmıştır ancak topçu birliklerinin eksikliği, Afganların çetin savunması, kalenin iyi tahkim edilmiş olması Afşar ordularının saldırılarını başarısızlığa mahkum etmiştir. Nadir Bahtiyari aşiretinden 3.000 kişi seçmiş ve bunları para ve ganimet vaadiyle Afganların üzerine göndermiştir. Bahtiyariler gizlice mevzilere sızarak şehir surlarına ulaşmayı başarmış ve surlara girmeye başlamışlardır. Böylece Kandahar savunması çözülmeye başlamış nihayet topçuların da Afşarların eline geçmesiyle şehir bombalanmaya başlamış ve Kandahar Afşarların eline geçmiştir. Hüseyin Hotak esir alınmış ve İran'a gönderilmiş ardından katledilmiştir. Böylece Hotakiler devri son bulmuştur. Eğer halka zulmetmeselerdi tıpkı Selçuklular ve diğer yabancı Hanedanlar gibi halkla bütünleşebilir İran'ı uzun yıllar yönetebilirlerdi. Yazım umarım sizler için faydalı olmuştur. Okuduğunuz için teşekkürler.
Görseller:
1- En geniş sınırlarıyla Hotak Hanedanı (Muhtemelen 1728):
2- Eşref Hotak dönemine ait bir İran parası:
3- Mahmut Hotak'ın resmi:
4- Nadir Şah'ın resmi:
5- Damgan savaşını temsil eden bir tablo:
6-:
İran tahtına giden yol: 1717-1722
Mahmut ilk olarak konumunu sağlamlaştırana kadar Safevilere bağlı gibi görünmüş ardından 1718 yılında tüm Afganistan'a hakim olmuştur. Safevilerin karşılık vermemesi üzerine 1720 yılında Meşhed'e girerek Horasan'ı ele geçirmiş, İran'ın en önemli şehirlerinden Kirman'ı direniş ile karşılaşmadan teslim almıştır. 1722 yılında koşulların elverişli olduğunu düşünerek Safevi Başkenti İsfahan üzerine yürümüş karşısına çıkan Safevi Şahı Hüseyin Mirza komutasındaki İran ordusunu dağıtarak Başkenti kuşatmıştır. Ancak kuşatma topları gibi teknolojilere sahip olmadığı için Şehri ancak 8 ay sonunda açlığa mahkum ederek teslim alabilmiştir. En sonunda Şah halkın açlıktan kırıldığını görmüş ve kendisin, çocuklarının eşinin canına kastedilmemesi şartıyla teslim olmaya razı olmuştur. Mahmut şehre girerek ekim 1722'de kendini İran Şahı ilan etmiştir.
İran Hakimiyeti ve Osmanlı-Afşar savaşları: 1722-1729
Mahmut ilk başta halka iyi davranmış ve onlara yiyecek temin etmiştir ancak, yabancı bir millet tarafından yönetilmeye alışık olmayan İranlılar Afganlara karşı pek çok isyan çıkarmış oluşan karışıklık ortamından yararlanan Osmanlılar ve Ruslar İran'ı işgale başlamıştır. Osmanlılar Batı İran'ı Ruslar Kuzey İran'ın Hazar Denizi'ne komşu olan kesimlerini ele geçirmiştir. Bir de üstüne Yerel halkın desteğiyle isyan çıkartan Safevi Şehzadeleri ortaya çıkınca Mahmut giderek zalimleşmeye başlamış Safevi Şehzadelerini öldürtmüş halka zulmetmiştir. En sonunda akıl sağlığını kaybetmiş ve kuzeni Eşref Hotak tarafından 1725 yılında tahttan indirilmiştir. Bu sırada Safevi Şahının oğlu Tahmasp ve Afşarlar ittifak yaparak Horasan'ı ele geçirmiştir. Eşref ilk olarak parçalanmış İran hakimiyetini Güney İran üzerine sefer düzenleyerek tesis etmeye çalışmıştır. Bu sırada Osmanlılar Eşref'e elçiler göndermiş eğer Batı İran'daki Osmanlı hakimiyetini tanımazsa İsfahan üzerine yürüyüp yeniden Safevi hakimiyetini İran'da kuracağını bildirmiştir. Eşref buna cevap olarak kendisinin Doğu'nun halifesi olarak tanınmasını ve Batı topraklarının iadesini istemiştir. Bunun üzerine Osmanlılar İran'da tekrar Safevi Hanedanını kurmak için İran üzerine yürüyeceğini bildirmiş, Eşref buna cevap olarak devrik Şahın kafasını kestirerek Osmanlılara göndermiştir. Bunun üzerine Osmanlı orduları İsfahan üzerine yürümüştür. Osmanlıları yenebilecek kuvvete sahip olmadığının farkında olan Eşref Osmanlı ordusu içindeki Kürt aşiretlerinin aklını çelerek ayrılık çıkartmayı başarmış ve Kirmanşah yakınlarında gerçekleşen savaşlarda Osmanlı ordusunu dağıtmıştır. Ardından Zenjan, Sultaniye, Kazvin şehirlerini ele geçirmiştir. Ancak Osmanlıların 3 koldan taaruza geçeceğini duymuş ve karşı koyamayacağını bildiği için barış istemiştir ve iki taraf arasında Hamedan antlaşması imza edilmiştir. Antlaşmaya göre Batı İran'ın Osmanlılara verilmesine karşılık Osmanlılar Eşref'in şahlığını tanımıştır. İran içindeki isyan Afganların yağma ve zulümleri sebebiyle giderek şiddetlenmiş ve riskli bir hal almıştır. Eşref hem bu isyanları bastırmak, hem de Horasan bölgesinde hüküm süren Safevi Şahını ortadan kaldırarak meşruiyetini güçlendirmek için sefer başlatmıştır. Ancak ileride Doğu'nun en büyük fatihlerinden olacak Nadir Kulu Afşar'a yenilerek İsfahan'a geri dönmek zorunda kalmıştır. 1729 yılında Osmanlı topçularının da desteğini alarak Nadir'in üzerine yürümüş ancak gerçekleşen Khwar geçidi ve Murche-Kort savaşlarında yenilerek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Nadir'in İsfahan üzerine yürüdüğünü haber alan Eşref karşı koyacak bir ordusu olmadığından İsfahan'a gelerek apar topar alınabilecek tüm değerli eşyalarını, hazinelerini alarak ailesiyle beraber Güney'e kaçmıştır. Ancak yolda yağmacı Beluç kabileleri tarafından katledilmiştir. İran'daki tüm Afganlar İranlılar tarafından geçmişte yaptıklarına misilleme olarak katledilmiştir. Oldukça akıllı bir hükümdar olan Eşref'in en büyük talihsizlği yaşadığı dönemin en büyük askeri dehalarından olan Nadir Şah ile düşman olmasıdır. Onun ölümüyle Afganlar İran'dan çekilmiş ve Hotakiler dağılma dönemine girmiştir. Yerine Kandahar'da çocuk yaştaki Hüseyin Hotak tahta çıkarılmıştır.
Afşar saldırıları ve Hotakilerin Sonu: 1729-1738
Eşref'in ölümünden sonra İran'ı tekrar ele geçiren Safeviler ve Nadir Şah Batıda Osmanlılarla savaştığından uzun süre Afganistan üzerine bir sefer düzenlememiştir. Bu süreç zarfında Hotakiler kendi aralarında savaşarak toparlanmak bir yana dursun tamamen saldırılara açık hale gelmiştir. Batıda Osmanlıları yenen ve Safevileri tahttan indiren Nadir nihayet yüzünü Doğuya dönmüş ve Kandahar'ı kuşatmıştır ancak topçu birliklerinin eksikliği, Afganların çetin savunması, kalenin iyi tahkim edilmiş olması Afşar ordularının saldırılarını başarısızlığa mahkum etmiştir. Nadir Bahtiyari aşiretinden 3.000 kişi seçmiş ve bunları para ve ganimet vaadiyle Afganların üzerine göndermiştir. Bahtiyariler gizlice mevzilere sızarak şehir surlarına ulaşmayı başarmış ve surlara girmeye başlamışlardır. Böylece Kandahar savunması çözülmeye başlamış nihayet topçuların da Afşarların eline geçmesiyle şehir bombalanmaya başlamış ve Kandahar Afşarların eline geçmiştir. Hüseyin Hotak esir alınmış ve İran'a gönderilmiş ardından katledilmiştir. Böylece Hotakiler devri son bulmuştur. Eğer halka zulmetmeselerdi tıpkı Selçuklular ve diğer yabancı Hanedanlar gibi halkla bütünleşebilir İran'ı uzun yıllar yönetebilirlerdi. Yazım umarım sizler için faydalı olmuştur. Okuduğunuz için teşekkürler.
Görseller:
1- En geniş sınırlarıyla Hotak Hanedanı (Muhtemelen 1728):
2- Eşref Hotak dönemine ait bir İran parası:
3- Mahmut Hotak'ın resmi:
4- Nadir Şah'ın resmi:
5- Damgan savaşını temsil eden bir tablo:
6-:
Son düzenleyen: Moderatör: