Peki sayın clouthena hocam, siz ne derseniz o. Bu forumda sadece sizin kendi kararlarınız olabilir, biz bir birey değil, sizin köleleriniziz.
Ben de hemen hemen aynıydım, o dönemler sabahtan kendime akşam yemeğimi ve kahvaltımı yapıp çantaya atıyordum, spor salonuna gidiyordum. Giyinme odasında kahvaltımı yapıyordum. Sonra ayakkabıları değiştirip sporumu yapıyordum, 2 saat sonra çıkıp duş alıyordum.
Sonra yeni kıyafetler giyip kütüphaneye gidiyordum, acıkana kadar ders çalışıp kütüphanenin önündeki bankta akşam yemeğimi yiyordum. Akşam 10 11 gibi de eve gelip yatıyordum.
Bu düzenden aile bireylerim 1.5 ay kadar sonra rahatsız olmaya başladı, yüzümü görmüyorlardı sesimi duymuyorlardı sanki ölmüş gibiydim.
Sonra benimle bir konuşma yaptılar ve yemeklerimi evde yemeye, ailemle daha çok vakit geçirmeye başladım.
Belki ailenle barışabilirsin, onların dönemlerinde çalışmak 15 16 yaş için çok geç bile durumundayken senin 19 yaşında hala "evde yatman" o insanlara zor geliyor, tepkilerini de farklı şekilde koyuyorlar.
Seni görememelerini sağla, sabahtan pilavını sandiviçini yapıp at çantana, git kütüphanene sporuna.
Orada insanlarla muhabbet et, takıl, kütüphanede kitap oku, algı yönetimi hakkında çok güzel kitaplar var kütüphanede onlara göz gezdir.
Dünya klasiklerinden bir şeyler bak, klasik "suç ve ceza" önermeyeceğim tabii ki de
"şu çılgın türkler" adlı kitaba göz gezdirebilirsin. Çok akıcı bir kitaptır, içinde kaybolup gidersin.
Veya kütüphaneci'ye nasıl bir kitap aradığını söylersen o sana yardımcı olur.
Ailenle muhatap olmayı kes, çok konuşmamaya başla onlar yerine arkadaşlarına vakit ayır.
Bunları yaptığın zaman muhtemelen düzeleceklerdir, ya da sorunlarını karşılarına geçip anlatmayı dene. Emin ol işe yarıyor.
Gaza gelip ben evi terk ediyorum diye çıkıp gitme, hayatını garantile ondan sonra istersen gidersin.