Konu Başlıkları Gizle
Yatırımcıyım diyorsunuz.
Ama sabah borsa açılmadan “bugün tahtacı ne yapar?” diye tweet bakıyorsunuz.
Akşam kapanınca da “bu ne biçim piyasa, resmen oyun oynanıyor!” diye story atıyorsunuz.
Kardeşim siz yatırımcı falan değilsiniz.
Siz sinir bozucu birer fantastik mağdur rolüne saplanmış, yatırımın yanından geçmiş, borsayı çocuk parkına çevirmiş bir ekipsiniz.
Ve ne yazık ki her düşüşte aynı nakarat:
Yok ya?
Sen borsada değil de Tombala Turnuvasında mısın?
Üç kuruşla girmişsin, eline bilanço alsan panik atak geçirirsin ama hâlâ oyundan bahsediyorsun.
Dikkat edin, bu tayfa sadece düşüşte ortaya çıkar.
Yükselirken ses yok.
Sessizlikte RSI bile kıskanır.
Ama %3 düşüş görsün…
Anında YouTube başlığı gibi konuşurlar:
Yahu evladım…
Bu işin içinde “bir iş” falan yok, bu işin içinde sen yoksun.
Senin analiz yok.
Sabrın yok.
Sermayen küçük, egon büyük.
Ve her kaybı "dış güçlere" bağlaman da çok komik.
Borsa senin kişisel dram sahnen değil, kimse senin stop seviyene göre kumpas kurmaz.
Bak açık konuşacağım:
Borsa sana oyun gibi geliyorsa, çünkü başka türlü açıklayacak bilgin yoktur.
Yani özetle:
Tıpkı ilk çağ insanı gibi…
Şimşek çakınca “tanrılar kızdı” derlerdi ya,
Sen de %5 düşüş görünce “tahtacı oynadı” diyorsun.
Modern çağın mağdur yatırımcısı…
Yalnızsın, bilgisizsin ama çok haklısın değil mi?
Bir de şu tiplere ne demeli:
Yani sizle dalga geçmeye kalksak, mizah programı çıkar.
Ama bu trajikomediye gülmekle ağlamak arasında kalıyoruz.
Yatırım bir disiplin işidir.
Bir sistem, bir sabır, bir öğrenme yolculuğudur.
Ama siz sabırsız, sistemsiz, araştırmasız...
Ve üstüne üstlük her şeyi biliyor gibi davranıyorsunuz.
Kusura bakmayın ama siz yatırımcı değilsiniz, yatırım turisti bile değilsiniz.
Siz sadece geçerken uğrayan birer “borsa yorumcusu” olmuşsunuz.
Bakın…
Borsa sizin psikolojinize göre hareket etmeyecek.
Sizin sinir sisteminize göre trend çizgisi çizilmeyecek.
Sizin kaldıramadığınız dalga boylarına göre algoritma yazılmayacak.
Siz hâlâ “bu piyasa oyun” diyorsanız...
Ya çocuk parkına geri dönün, ya da öğrenmeye başlayın.
Çünkü bu piyasa, yatırımcıyı büyütür…
Ama yatırımcı gibi davranmayanı acımasızca siler.
Borsa, “bana göre değilmiş” diyenlere değil…
“Ben neyi yanlış yaptım?” diyebilenlere kazandırır.
Küçük yatırımcı değil mesele.
Küçük zihniyet.
Sorun budur.
O yüzden hâlâ kendinize oyun kurbanı hikâyeleri yazıyorsanız…
İki seçenek var:
Çünkü bu piyasa kimsenin duygusal gelişimini beklemez.
Ama sabah borsa açılmadan “bugün tahtacı ne yapar?” diye tweet bakıyorsunuz.
Akşam kapanınca da “bu ne biçim piyasa, resmen oyun oynanıyor!” diye story atıyorsunuz.
Kardeşim siz yatırımcı falan değilsiniz.
Siz sinir bozucu birer fantastik mağdur rolüne saplanmış, yatırımın yanından geçmiş, borsayı çocuk parkına çevirmiş bir ekipsiniz.
Ve ne yazık ki her düşüşte aynı nakarat:
Yok ya?
Sen borsada değil de Tombala Turnuvasında mısın?
Üç kuruşla girmişsin, eline bilanço alsan panik atak geçirirsin ama hâlâ oyundan bahsediyorsun.
Sadece Kayıp mı Var? Hemen Komplo!
Dikkat edin, bu tayfa sadece düşüşte ortaya çıkar.
Yükselirken ses yok.
Sessizlikte RSI bile kıskanır.
Ama %3 düşüş görsün…
Anında YouTube başlığı gibi konuşurlar:
- “Yine oyun döndü!”
- “Yatırımcıyı tuzağa çektiler.”
- “Bu işin içinde bir iş var!”
Yahu evladım…
Bu işin içinde “bir iş” falan yok, bu işin içinde sen yoksun.
Senin analiz yok.
Sabrın yok.
Sermayen küçük, egon büyük.
Ve her kaybı "dış güçlere" bağlaman da çok komik.
Borsa senin kişisel dram sahnen değil, kimse senin stop seviyene göre kumpas kurmaz.
Cehalet = Oyun Algısı
Bak açık konuşacağım:
Borsa sana oyun gibi geliyorsa, çünkü başka türlü açıklayacak bilgin yoktur.
Yani özetle:
Tıpkı ilk çağ insanı gibi…
Şimşek çakınca “tanrılar kızdı” derlerdi ya,
Sen de %5 düşüş görünce “tahtacı oynadı” diyorsun.
Modern çağın mağdur yatırımcısı…
Yalnızsın, bilgisizsin ama çok haklısın değil mi?
Mizah Gibi Yatırımcılar
Bir de şu tiplere ne demeli:
- 5.000 TL ile girip “küçük yatırımcıyı eziyorlar” diye ağlayanlar…
- Elon Musk tweet attığında “bizi yönlendiriyor” diye trip atanlar…
- Sabahtan akşama Telegram’dan sinyal kovalayan ama “ben teknik bilirim” diyenler…
Yani sizle dalga geçmeye kalksak, mizah programı çıkar.
Ama bu trajikomediye gülmekle ağlamak arasında kalıyoruz.
Yatırım bir disiplin işidir.
Bir sistem, bir sabır, bir öğrenme yolculuğudur.
Ama siz sabırsız, sistemsiz, araştırmasız...
Ve üstüne üstlük her şeyi biliyor gibi davranıyorsunuz.
Kusura bakmayın ama siz yatırımcı değilsiniz, yatırım turisti bile değilsiniz.
Siz sadece geçerken uğrayan birer “borsa yorumcusu” olmuşsunuz.
Sert Gerçek: Borsa Size Değil, Siz Borsaya Ayak Uydurmak Zorundasınız
Bakın…
Borsa sizin psikolojinize göre hareket etmeyecek.
Sizin sinir sisteminize göre trend çizgisi çizilmeyecek.
Sizin kaldıramadığınız dalga boylarına göre algoritma yazılmayacak.
Siz hâlâ “bu piyasa oyun” diyorsanız...
Ya çocuk parkına geri dönün, ya da öğrenmeye başlayın.
Çünkü bu piyasa, yatırımcıyı büyütür…
Ama yatırımcı gibi davranmayanı acımasızca siler.
Son Söz: Hak Edene Nezaket Borcumuz Yok
Borsa, “bana göre değilmiş” diyenlere değil…
“Ben neyi yanlış yaptım?” diyebilenlere kazandırır.
Küçük yatırımcı değil mesele.
Küçük zihniyet.
Sorun budur.
O yüzden hâlâ kendinize oyun kurbanı hikâyeleri yazıyorsanız…
İki seçenek var:
- Ya bırakın bu piyasayı.
- Ya da artık büyüyün.
Çünkü bu piyasa kimsenin duygusal gelişimini beklemez.