Cehennemin sonsuzluğu tanrının iyiliğiyle çelişmeyebilir

Allah öyle diyorsa öyledir kafasıyla bir yere gidemezsin zaten.

Allah aynı zamanda kendisinin dünyadaki kalıplardan muaf olduğunundan bahsediyor ama başka bir surede “biz merhametliyiz” diyor ne çelişki ama, insan aklının alamayacağı varlık kendini bu kadar basit kalıplara sokuyor çok ilginç.
 
Allah öyle diyorsa öyledir kafasıyla bir yere gidemezsin zaten.
Senin kafandaki Tanrı ile Allah arasında tonlarca fark var.
Sıfat ismen aynı, keyfiyet farklı. Allah bu basit kalıpları sen onu tanıyabil diye veriyor. Allahın cemali yani yüzü de var fakat senin gibi bir yüzü yok değil mi? Bunun gibi. İsimler anlaşılabilsin diye aynı, keyfiyetler farklı.
 
İfadeler: AHT

Allah bana neden kendini tanıtma gereği duyduğu için kendini kalıplara sokuyor?

Veya neden 120.000 tane peygamber gönderme ihtiyacı duyuyor madem bu kadar basit kalıplara kendini anlatabiliyorsa?

Kendini bu kadar basit kalıplara sokup berrak olmaya çalışıyorsa yüz yıllardır insanlar neden hala sorguluyor?

Kısaca işine geleni basit kalıplara sokuyor ama işine gelmeyince bir kelimeden 30 tane farklı anlam çıkarıyor bu Allah ile çelişmiyor mu?

Allah madem istediği zaman bu kadar basit ve anlaşılabilir oluyorsa neden Kurandan sonra hadis ihtiyacı duyuyor?
 
İnsanoğlu olarak neden Tanrı'nın bizi bu kadar önemsediğini düşünüyoruz? Evrende bizim gibi başka uygarlıklar yok mu da Tanrı bütün odağını bize çevirmiş, günah veya sevap işlememizi dört gözle bekliyor?
Ben Tanrı'nın var olduğunu düşünüyorum ama iyi veya kötü gibi bir sıfatı Tanrı'ya yakıştıramıyorum. Çünkü eğer yaratıldıysak, bildiğimiz iyi ve kötü kavramı aslında bir kandırmacadan ibaret. Çünkü bu kavramları tasarlayan Tanrı'nın bizzat kendisi. (Tanrı'yı en üst kademedeki varlık olarak baz alıyorum bunu söylerken.) Tek bir parmak hareketiyle, bütün bu kendimizi adadığımız kuralları altüst edebilecek seviyede bir varlıktan söz ediyoruz. Böyle bir durumda iyilik ve kötülükten söz etmemiz ne hacet. Tanrı farklı uygarlıklar yaratmış olabilir ve bu uygarlıklara tamamen farklı kanunlar koymuş olabilir. O uygarlıkların kanunları, bizim kanunlarımızla tamamen zıt olabilir. Bize hiçbir şekilde ihtiyacı olmayan, sonsuz kuvvetteki bu varlık neden bizi yaratsın? Tanrı olsaydınız, ihtiyacınız olmadığı halde neden insanoğlu gibi aciz bir varlığı yaratıp bu varlığın size tapmasını isterdiniz? Cevap basit aslında, eğlenmek için yapardınız. Ben Tanrı olsaydım, ben de aynısını yapardım.
 
Son düzenleme:
Dediğiniz gibi mutluluğun kötü tarafları olabilir. Ancak faydanın kötülüğünden söz edemeyiz. Bundan dolayı "sonsuz mutluluk" ve "sonsuz fayda" ifadeleri farklı anlamlara gelebilir. Bu nedenle daha soyut ve temel olduğu için argümanda fayda ifadesini kullandım.
 
Peki şunu hiç düşündün mü?

Sonsuzluk Tanrıya özgü bir davranışsa insanlar sonsuz mutluluğa ve sonsuz acıya eriştiğinde Tanrının sonsuz gücü çelişmez mi?
 
Allah bana neden kendini tanıtma gereği duyduğu için kendini kalıplara sokuyor?

Veya neden 120.000 tane peygamber gönderme ihtiyacı duyuyor madem bu kadar basit kalıplara kendini anlatabiliyorsa
Farklı kavimler var, hepsinin Allaha itaat etmesi gerekiyor. Ayrıca klasik bir cevap olarak imtihan meselesi. İmtihan için Allahın varlığından haberdar olman lazım ki inkar veya kabul mümkün olsun. Bunun için de peygamberler gerekir. 120 bin diye net bir sayı yok. Çeşitli kaynaklarda geçiyor sadece.
Kendini bu kadar basit kalıplara sokup berrak olmaya çalışıyorsa yüz yıllardır insanlar neden hala sorguluyor?
Bu sorunun cevabını senin vermen lazım sanki.
Kısaca işine geleni basit kalıplara sokuyor ama işine gelmeyince bir kelimeden 30 tane farklı anlam çıkarıyor bu Allah ile çelişmiyor mu?
Bir kelimeden 30 farklı anlam çıkaran biz değiliz ki. Her şeyi olduğu gibi söylemeye çalışıyoruz. Kendince Kuranı yorumlanan ve sıkışınca o kelimenin 1500.üncü farklı anlamı var diyenlere sor.
Allah madem istediği zaman bu kadar basit ve anlaşılabilir oluyorsa neden Kurandan sonra hadis ihtiyacı duyuyor?
Çünkü bu dinde peygamberin de söz hakkı, haram ve helal yetkisi var. Hadis ile Kuranı ayırmak lazım. Kuran Allahın kelamı, hadis peygamberin sözü. Dinde peygamberi de kaynak kabul ettiğimiz için hadisleri esas alıyoruz.
 
Farklı kavimler var, hepsinin Allaha itaat etmesi gerekiyor.
Niye farklı kavimler’e binlerce peygamber ihtiyacı gönderiyor bak sorumun cevabını vermiyorsun sana diyorumki madem bu kadar berrak ve anlaşılır o zaman neden insanoğluna peygamber göndermek yerine yine kendini insansı kalıplara sokup anlaşılabilir olmuyor.

Bu sorunun cevabını senin vermen lazım sanki.
Yine cevapsız kalıyorsun, soru basit, madem Allah’ın varlığı bu kadar anlaşılabilir yüzlerce yıldır milyonlar neden bunu sorguluyor ve araştırıyor.


Yine dediğimiz yere geldik bu kadar basit ve senin deyimine göre anlaşılabilir Allah neden peygamber yolladı? veya insanlar neden Kuranla yetinmedi birde hadislere kafa yordu?
 
Eğer varsa sonsuza kadar cennette kalmak da iyi bir şey değil ki? Biraz psikoloji bilen biri sonsuz mutluluğun sonuçlarının ne kadar korkunç olacağını bilir.
İnançsızım ama bu düşüncenin doğru olmadığı kanaatindeyim, bu bakımdan kendi düşüncemi paylaşmak istiyorum.

İslam dininde inanılan Allah, Kur'an’daki bazı ayetlere göre sonsuz güce ve ilime sahiptir; bu da istediği her şeyi yapabileceği, yönetebileceği anlamına gelir. Allah, cennete giren bir kişinin psikolojisiyle beraber düşünce yapısının tamamını dilediği gibi değiştirebilir ve bu değişikliğin sonucunda kişi, cennette sonsuza kadar sıkılmadan kalabilir. Kısacası "sıkılmak" düşüncesini zihninden tamamen silebilir, Allah'a zor gelmez zira (isimlerine ve bazı ayetlere göre) sonsuz güç ve ilime sahip bir yaratıcıdır.

Şöyle de izah edilebilir: Hani psikolojiden bahsediyorsunuz ya, İslam dinine göre o psikolojiyi yaratan Allah'tır dolayısıyla cennette insanların sıkılmamasıyla beraber hiçbir şekilde olumsuz düşünmemesi için bambaşka bir "psikoloji türü" olabilir. Bizler İslam dinine göre yaratılmış olduğumuz için sınırlı düşünceye sahibiz, bu sebeple cennette ya da cehennemde olacak olayları idrak etmemiz mümkün değil ve olacak olaylar ile ilgili kesin yargıya varmamız da doğru olmaz.

Bahsettiğiniz gibi nedenlerden dolayı kişinin inancının zedelenmemesi gerektiğini de düşünüyorum. Şayet inançsız olmaya karar verildiyse daha detaylı araştırma yapılmalı ve derin derin düşünülmeli, inanç kararı bu denli basit düşüncelerden ibaret olmamalıdır.
 
Son düzenleme:
Kardeş ben anlamadım derdini, sen Allahı nasıl tanıyacaksın peygamber olmadan. Allah insan şekline girip yeryüzüne gelsin arkadaşın gibi el sıkışıp kendini mi tanıtsın? Mesele nedir nasıl bir tanışma şekli istiyorsun randevu falan mı?
veya insanlar neden Kuranla yetinmedi birde hadislere kafa yordu?
Çünkü Allah bunu emrediyor kardeş, Rasülün hükümlerine uyun diyor, o hükümlerde hadislerde yazılı.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…