Merhaba, iyi forumlar.
Bu konuda, CrossLoad'ın ne olduğunu, neden performansı etkileyen & belirleyen önemli bir unsur olduğunu konuşacağız.
Bir dizüstü bilgisayar satın alırken kullanıcıların büyük çoğunluğu işlemci ve ekran kartına odaklanır, doğal olarak. Bunun nedenini çok kasmamak lazım, oldukça basit; teknik özellik sayfalarında en dikkat çeken bileşenler bunlar. Bir laptopun üzerinde Ryzen 7, Ryzen 9, Core i7, Core Ultra 7 veya RTX 4070, RTX 5080 gibi güçlü donanımlar görmek doğal olarak kullanıcıda yüksek performans beklentisi oluşturuyor. Ancak işin ilginç tarafı, aynı işlemci ve ekran kartına sahip iki farklı laptop arasında bazen %10, %15 kadar hatta daha yüksek performans farkları bile görülebiliyor. İşte bu noktada devreye birçok kullanıcının son yıllarda duymaya başladığı "CrossLoad" kavramı giriyor.
En Basit Tanımıyla CrossLoad Nedir?
CPU ve GPU'nun yani işlemci ve ekran kartının aynı anda yük altında çalışması durumuna diyoruz bunu. Aslında günlük kullanımda, oyun oynarken veya ağır iş yükleriyle uğraşırken bilgisayarların çalışma şekli tam olarak bu. Çünkü modern uygulamalar artık sadece işlemciyi veya sadece ekran kartını kullanmıyor, sistem kaynaklarının büyük bölümü aynı anda devreye giriyor ve bilgisayarın tüm bileşenleri birlikte çalışmaya başlıyor.
Yani performansı sadece tek bir bileşenden beklemek doğru değil, neden mi?
* İşlemcin güçlüdür ama limitlidir.
* Ekran kartın güçlüdür ama watt değeri düşüktür.
* RAM boyutun yüksektir ama tek kanaldır.
* Saydığım tüm bu bileşenler iyidir ama bilgisayarının soğutma performansı kötüdür.
- İşte bu gibi nedenlerden ötürü her kriteri göz önünde bulundurmakta fayda var.
Örneğin güncel bir AAA oyun açtığınızda işlemci yalnızca oyunu başlatan bir bileşen değildir. Yapay zeka hesaplamaları, fizik motoru, oyun içi olayların yönetimi, veri akışının kontrolü ve birçok arka plan eylemleri işlemci tarafından gerçekleştirilir. Aynı anda ekran kartının da rolü sahnenin çizilmesi, gölgelendirme işlemleri, ışıklandırmalar, Ray Tracing hesaplamaları ve görüntünün oluşturulması gibi görevlerdir. Sonuç olarak hem işlemci hem ekran kartı ciddi miktarda güç tüketmeye ve ciddi miktarda ısı üretmeye başlar. İşte CrossLoad bu senaryoyu ifade eder diyebiliriz.
CrossLoad Belki Kimsenin Takmadığı Bir Kavram Fakat Neden Önemli?
Birçok kullanıcı, laptop incelemelerine baktığında genellikle işlemci sıcaklığına veya ekran kartı sıcaklığına odaklanır. Ancak bu değerler çoğu zaman cihazın gerçek kullanım performansını yansıtmaz, çoğu zaman. Örneğin bir işlemci testi çalıştırıldığında:
* İşlemci %100 yük altında olabilir.
* Ekran kartı neredeyse boşta çalışabilir.
* Soğutma sisteminin büyük bölümü işlemciyle ilgilenir.
Bu test için işlemciye bir stres testi yapmamız gerekir. Bunun için OCCT, Prime95, Linpack önerebilirim.
OCCT:
www.ocbase.com
Prime95:
prime95.net
Linpack Xtreme:
www.techpowerup.com
Benzer şekilde ekran kartı testine de bakalım:
FurMark:
3DMark:
www.techpowerup.com
Unigine Superposition:
www.techpowerup.com
Tüm bunlardan ziyade gerçek kullanım senaryolarında işler bu kadar kolay değil. Bir oyuna girdiğinizde veya video render almaya başladığınızda hem işlemci hem ekran kartı aynı anda güç çekmeye başlar. Bu durumda yalnızca iki bileşenin performansını değil, cihazın genel mühendislik kalitesini de sınamaya başlar. İşte tam bu noktada işler cortlayabilir.
Yani baktığımız zaman CrossLoad testi CPU + GPU testinden ziyade aynı zamanda:
Önemli Bir Konu, Aynı Donanım Neden Aynı Performansı Vermez?
Emin olun tonla sebebi olabilir. Ekran kartının watt değeri yetmez vesaire vesaire.
Forumlarda en sık karşılaşılan sorulardan biri belki de şudur:
"İkisinde de RTX 4060 var. Neden FPS değerleri farklı?" Aslında bunun cevabı belki de ekran kartının kendisinde değil, cihazın genel tasarımında gizlidir.
Düşünün ki iki farklı laptop var. İkisinde de aynı işlemci ve aynı ekran kartı kullanılmış olsun. Kağıt üzerinde baktığımızda performanslarının bire bir aynı olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Fakat iş gerçek kullanıma geldiğinde durum değişir. Birinci cihaz daha büyük bir soğutma sistemine sahip olabilir. Daha kalın heatpipe'lar, daha güçlü fanlar ve daha verimli hava akışı sayesinde üretilen ısıyı çok daha rahat şekilde dışarı atabilir. İkinci cihaz ise daha ince bir tasarıma sahip olduğu için aynı ısıyı uzaklaştırmakta zorlanabilir. Sonuç olarak ilk cihaz uzun süre boyunca yüksek güç değerlerini koruyabilirken ikinci cihaz sıcaklık nedeniyle performansını düşürmek zorunda kalabilir.
İşte bu yüzden sadece işlemci veya ekran kartı modeline bakarak laptop seçmek her zaman doğru sonuç vermez. Mesela aşağıda 4050 kartlı bir modelin ortalama watt değerlerine göre ortalama FPS değerlerini görmekteyiz:
Crossload Altında Laptopun İçerisinde Neler Olur?
İşlemci ve ekran kartı aynı anda yük altına girdiğinde sistemin enerji tüketimi ciddi şekilde yükselir. Bu enerji de hoppala ısıya dönüşür.
Örneğin; İşlemci 50 Watt tüketiyor olsun. Ekran kartı 140 Watt tüketiyor olsun. Bu durumda sistem yaklaşık 190 watt seviyelerinde bir ısı üretmeye başlar. Masaüstü sistemlerde bile bu miktardaki ısıyı yönetmek kolay değildir. Ancak laptoplarda çok daha küçük bir hacim içerisinde bu ısının dışarı atılması gerekir. Tam bu noktada soğutma sisteminin kalitesi belirleyici hale gelir. Yine her konunun kapısı soğutma sistemine, ısıya çıkıyor.
Soğutma sistemi görevini iyi yapamazsa:
Shared Heatpipe Tasarımının Etkileri (Paylaşılan Boru :/)
Türkçe'si komik. Laptoplarda işlemci ve ekran kartı ortak bir soğutma sistemini paylaşır. Buna da genellikle Shared Heatpipe tasarımı adı verilir. Bu durumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var.
Avantaj tarafında ısının sistem içerisinde daha dengeli dağıtılması sağlanabilir.
Dezavantaj tarafında bileşenlerin ürettiği yüksek sıcaklık birbirlerini etkileyebilir.
Bu gibi nedenlerden ötürü bazı kullanıcıların şu tarz durumları yaşadığı gözlemlenebiliyor:
İşlemci testi yaptığında 80 derece gören bir sistem, oyun sırasında 95 dereceye çıkabilir. Bunun nedeni işlemcinin tek başına daha fazla güç çekmesi değil, ekran kartının ürettiği ek ısının da sisteme yük bindirmesidir. Benzer şekilde ekran kartı da işlemcinin oluşturduğu sıcaklıktan etkilenebilir.
İşte CrossLoad testleri tam olarak bu etkileşimi ortaya çıkarmakta.
Bu fotoğraflarda ne görüyorsunuz? Şu mantığı yakalamamız lazım:
Küçük ama kritik bir fark söz konusu. Bazı laptoplarda CPU ve GPU heatpipe'ları tamamen ayrı. Bazılarında ortak. Bazılarında premium seviyelerde, mesela Vapor Chamber ve geniş yüzeyler, ki bu en iyi senaryo bana kalırsa.
Dynamic Boost ve Güç Paylaşımı
Modern oyuncu laptoplarında yalnızca sıcaklık değil, güç yönetimi de büyük önem taşımakta. Günümüzde birçok sistemde işlemci ve ekran kartı belirli bir toplam güç bütçesini paylaşır. Sistem sürekli olarak hangi bileşenin daha fazla güce ihtiyaç duyduğunu analiz eder ve güç dağılımını buna göre değiştirir. Örneğin bir oyunda ekran kartı yoğun şekilde kullanılıyorsa sistem GPU'ya daha fazla güç aktarabilir. Ancak işlemci yükü arttığında bu kez GPU'nun kullanabildiği güç miktarının da düşebildiği senaryolar gözlemlenebilir. Bu yüzden bazı kullanıcılar teknik özelliklerde yazan maksimum ekran kartı watt değerlerini oyun sırasında sürekli göremeyebilir.
Kağıt üzerinde "140W RTX 4070" yazması, ekran kartının her koşulda sürekli olarak 140 Watt çalışacağı anlamına gelmez. Bu tamamen sistemin sıcaklığına, işlemci yüküne ve güç bütçesine bağlıdır. Zaten 100 watt üstü de pek fark etmiyor gibi. Sistemin sağlamca bir yüke binmesi gerekmekte Boost için.
Termal Throttling Nedir ve CrossLoad ile İlişkisi Nedir?
Termal Throttling mevzusunu son 2-3 konumda kabaca açıklamıştım. Yine ufak değinelim. Thermal throttling, bileşenlerin aşırı sıcaklığa ulaşmasını önlemek amacıyla performanslarını bilinçli şekilde düşürmesidir. Yani sıcaklık 100'lere geldiğinde (mesela), işlemci diyor ki ''Hop, nereye?'' Ardından kendini koruyor. Çoğu kişi bunun bir arıza olduğunu düşünüyor, aslında değil. Tam tersine sistemin kendisini koruma mekanizmasıdır.
Sıcaklık belirli seviyelere ulaştığında:
Özellikle uzun süreli oyun oynayan kullanıcılar için crossload testlerinin önemli olmasının sebeplerinden biri de budur. Çünkü bazı laptoplar ilk dakikalarda mükemmel performans gösterirken yarım saat veya bir saat sonrasında sıcaklık nedeniyle performans kaybetmeye başlayabilir.
Bir Cihaz Satın Alırken CrossLoad Sonuçlarına Bakılmalı mı?
Belki de çoğu kimse umursamıyor fakat bana kalırsa evet bakılmalı.
Bir inceleme izlerken veya okurken şu değerlere dikkat etmek faydalı olacaktır:
Haydi sonucu konuşalım.
SONUÇ:
1 - CrossLoad, ilk bakışta yalnızca işlemci ve ekran kartının aynı anda yük altında çalışması gibi basit bir kavram gibi görünse de aslında bir dizüstü bilgisayarın gerçek performansını belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Çünkü CrossLoad sırasında yalnızca işlemci veya ekran kartı değil; soğutma sistemi, güç dağıtımı, anakart tasarımı, fanlar, adaptör ve genel mühendislik kalitesi de test edilmiş olur.
2 - Bu nedenle günümüzde bir laptop satın alırken yalnızca işlemci modeli veya ekran kartı modeline odaklanmak yeterli değildir. Asıl önemli olan, bu donanımların birlikte çalışırken ne kadar süre boyunca performanslarını koruyabildikleridir. İşte CrossLoad testleri de tam olarak bunu ortaya çıkarır.
3 - Bir dizüstü bilgisayarın kağıt üzerindeki gücü ile gerçek kullanım sırasındaki gücü arasındaki farkı anlamanın en doğru yollarından biri CrossLoad sonuçlarını incelemektir.
Okuduğunuz için teşekkürlerimi iletir, iyi forumlar dilerim. Sağlıcakla.
Bu konuda, CrossLoad'ın ne olduğunu, neden performansı etkileyen & belirleyen önemli bir unsur olduğunu konuşacağız.
Bir dizüstü bilgisayar satın alırken kullanıcıların büyük çoğunluğu işlemci ve ekran kartına odaklanır, doğal olarak. Bunun nedenini çok kasmamak lazım, oldukça basit; teknik özellik sayfalarında en dikkat çeken bileşenler bunlar. Bir laptopun üzerinde Ryzen 7, Ryzen 9, Core i7, Core Ultra 7 veya RTX 4070, RTX 5080 gibi güçlü donanımlar görmek doğal olarak kullanıcıda yüksek performans beklentisi oluşturuyor. Ancak işin ilginç tarafı, aynı işlemci ve ekran kartına sahip iki farklı laptop arasında bazen %10, %15 kadar hatta daha yüksek performans farkları bile görülebiliyor. İşte bu noktada devreye birçok kullanıcının son yıllarda duymaya başladığı "CrossLoad" kavramı giriyor.
En Basit Tanımıyla CrossLoad Nedir?
CPU ve GPU'nun yani işlemci ve ekran kartının aynı anda yük altında çalışması durumuna diyoruz bunu. Aslında günlük kullanımda, oyun oynarken veya ağır iş yükleriyle uğraşırken bilgisayarların çalışma şekli tam olarak bu. Çünkü modern uygulamalar artık sadece işlemciyi veya sadece ekran kartını kullanmıyor, sistem kaynaklarının büyük bölümü aynı anda devreye giriyor ve bilgisayarın tüm bileşenleri birlikte çalışmaya başlıyor.
Yani performansı sadece tek bir bileşenden beklemek doğru değil, neden mi?
* İşlemcin güçlüdür ama limitlidir.
* Ekran kartın güçlüdür ama watt değeri düşüktür.
* RAM boyutun yüksektir ama tek kanaldır.
* Saydığım tüm bu bileşenler iyidir ama bilgisayarının soğutma performansı kötüdür.
- İşte bu gibi nedenlerden ötürü her kriteri göz önünde bulundurmakta fayda var.
Örneğin güncel bir AAA oyun açtığınızda işlemci yalnızca oyunu başlatan bir bileşen değildir. Yapay zeka hesaplamaları, fizik motoru, oyun içi olayların yönetimi, veri akışının kontrolü ve birçok arka plan eylemleri işlemci tarafından gerçekleştirilir. Aynı anda ekran kartının da rolü sahnenin çizilmesi, gölgelendirme işlemleri, ışıklandırmalar, Ray Tracing hesaplamaları ve görüntünün oluşturulması gibi görevlerdir. Sonuç olarak hem işlemci hem ekran kartı ciddi miktarda güç tüketmeye ve ciddi miktarda ısı üretmeye başlar. İşte CrossLoad bu senaryoyu ifade eder diyebiliriz.
CrossLoad Belki Kimsenin Takmadığı Bir Kavram Fakat Neden Önemli?
Birçok kullanıcı, laptop incelemelerine baktığında genellikle işlemci sıcaklığına veya ekran kartı sıcaklığına odaklanır. Ancak bu değerler çoğu zaman cihazın gerçek kullanım performansını yansıtmaz, çoğu zaman. Örneğin bir işlemci testi çalıştırıldığında:
* İşlemci %100 yük altında olabilir.
* Ekran kartı neredeyse boşta çalışabilir.
* Soğutma sisteminin büyük bölümü işlemciyle ilgilenir.
Bu test için işlemciye bir stres testi yapmamız gerekir. Bunun için OCCT, Prime95, Linpack önerebilirim.
OCCT:
OCBASE/OCCT : Free, all-in-one stability, stress test, benchmark and monitoring tool for your PC
Ocbase is the home of OCCT, the most popular all-in-one stability / stress testing / benchmarking / monitoring tool available for PC
Prime95 v 30.19 Build 20 - Download
Download Prime95 - a software application designed to stress-test computer systems to identify weaknesses in system stability.
Linpack Xtreme 1.1.7 Download
Linpack is a benchmark and the most aggressive stress testing software available today. Best used to test stability of overclocked PCs. Linpack tends
Benzer şekilde ekran kartı testine de bakalım:
- GPU tam yük altında çalışır.
- İşlemci, ekran kartına oranla düşük kullanımda kalır.
- Soğutma sistemi bileşenden gelen ısıyla mücadele eder.
FurMark:
Futuremark 3DMark for Windows v2.32.8853 Download
3DMark is a benchmarking software used by millions of people, hundreds of hardware review sites, and many of the world's leading technology companies
Unigine Superposition 1.1 Download
Brand new GPU stress-testing tool from UNIGINE. It also features interactive VR experience with support for Oculus Rift and HTC Vive.
Tüm bunlardan ziyade gerçek kullanım senaryolarında işler bu kadar kolay değil. Bir oyuna girdiğinizde veya video render almaya başladığınızda hem işlemci hem ekran kartı aynı anda güç çekmeye başlar. Bu durumda yalnızca iki bileşenin performansını değil, cihazın genel mühendislik kalitesini de sınamaya başlar. İşte tam bu noktada işler cortlayabilir.
Yani baktığımız zaman CrossLoad testi CPU + GPU testinden ziyade aynı zamanda:
- Güç dağıtım sistemini
- Soğutma sistemini
- Heatpipe veya Vapor Chamber tasarımını
- Fanların kapasitesini
- Anakart üzerindeki VRM bileşenlerini
- Adaptörün yeterliliğini
Önemli Bir Konu, Aynı Donanım Neden Aynı Performansı Vermez?
Emin olun tonla sebebi olabilir. Ekran kartının watt değeri yetmez vesaire vesaire.
Forumlarda en sık karşılaşılan sorulardan biri belki de şudur:
"İkisinde de RTX 4060 var. Neden FPS değerleri farklı?" Aslında bunun cevabı belki de ekran kartının kendisinde değil, cihazın genel tasarımında gizlidir.
Düşünün ki iki farklı laptop var. İkisinde de aynı işlemci ve aynı ekran kartı kullanılmış olsun. Kağıt üzerinde baktığımızda performanslarının bire bir aynı olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Fakat iş gerçek kullanıma geldiğinde durum değişir. Birinci cihaz daha büyük bir soğutma sistemine sahip olabilir. Daha kalın heatpipe'lar, daha güçlü fanlar ve daha verimli hava akışı sayesinde üretilen ısıyı çok daha rahat şekilde dışarı atabilir. İkinci cihaz ise daha ince bir tasarıma sahip olduğu için aynı ısıyı uzaklaştırmakta zorlanabilir. Sonuç olarak ilk cihaz uzun süre boyunca yüksek güç değerlerini koruyabilirken ikinci cihaz sıcaklık nedeniyle performansını düşürmek zorunda kalabilir.
İşte bu yüzden sadece işlemci veya ekran kartı modeline bakarak laptop seçmek her zaman doğru sonuç vermez. Mesela aşağıda 4050 kartlı bir modelin ortalama watt değerlerine göre ortalama FPS değerlerini görmekteyiz:
Crossload Altında Laptopun İçerisinde Neler Olur?
İşlemci ve ekran kartı aynı anda yük altına girdiğinde sistemin enerji tüketimi ciddi şekilde yükselir. Bu enerji de hoppala ısıya dönüşür.
Örneğin; İşlemci 50 Watt tüketiyor olsun. Ekran kartı 140 Watt tüketiyor olsun. Bu durumda sistem yaklaşık 190 watt seviyelerinde bir ısı üretmeye başlar. Masaüstü sistemlerde bile bu miktardaki ısıyı yönetmek kolay değildir. Ancak laptoplarda çok daha küçük bir hacim içerisinde bu ısının dışarı atılması gerekir. Tam bu noktada soğutma sisteminin kalitesi belirleyici hale gelir. Yine her konunun kapısı soğutma sistemine, ısıya çıkıyor.
Soğutma sistemi görevini iyi yapamazsa:
- İşlemci sıcaklığı yükselir.
- Ekran kartı sıcaklığı yükselir.
- Fanlar maksimum devre çıkmaya başlar. RPM değerleri uçar.
- Performans düşüşleri görülebilir.
Shared Heatpipe Tasarımının Etkileri (Paylaşılan Boru :/)
Türkçe'si komik. Laptoplarda işlemci ve ekran kartı ortak bir soğutma sistemini paylaşır. Buna da genellikle Shared Heatpipe tasarımı adı verilir. Bu durumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var.
Avantaj tarafında ısının sistem içerisinde daha dengeli dağıtılması sağlanabilir.
Dezavantaj tarafında bileşenlerin ürettiği yüksek sıcaklık birbirlerini etkileyebilir.
Bu gibi nedenlerden ötürü bazı kullanıcıların şu tarz durumları yaşadığı gözlemlenebiliyor:
İşlemci testi yaptığında 80 derece gören bir sistem, oyun sırasında 95 dereceye çıkabilir. Bunun nedeni işlemcinin tek başına daha fazla güç çekmesi değil, ekran kartının ürettiği ek ısının da sisteme yük bindirmesidir. Benzer şekilde ekran kartı da işlemcinin oluşturduğu sıcaklıktan etkilenebilir.
İşte CrossLoad testleri tam olarak bu etkileşimi ortaya çıkarmakta.
Bu fotoğraflarda ne görüyorsunuz? Şu mantığı yakalamamız lazım:
- CPU ve GPU ayrı ayrı soğutulmuyor.
- Aynı ısı borularına bağlılar.
- Isı tek bir noktadan değil, ortak bir sistemden dağıtılıyor.
- Genelde bakır borular GPU’dan CPU’ya ya da tam tersi geçiyor.
Küçük ama kritik bir fark söz konusu. Bazı laptoplarda CPU ve GPU heatpipe'ları tamamen ayrı. Bazılarında ortak. Bazılarında premium seviyelerde, mesela Vapor Chamber ve geniş yüzeyler, ki bu en iyi senaryo bana kalırsa.
Dynamic Boost ve Güç Paylaşımı
Modern oyuncu laptoplarında yalnızca sıcaklık değil, güç yönetimi de büyük önem taşımakta. Günümüzde birçok sistemde işlemci ve ekran kartı belirli bir toplam güç bütçesini paylaşır. Sistem sürekli olarak hangi bileşenin daha fazla güce ihtiyaç duyduğunu analiz eder ve güç dağılımını buna göre değiştirir. Örneğin bir oyunda ekran kartı yoğun şekilde kullanılıyorsa sistem GPU'ya daha fazla güç aktarabilir. Ancak işlemci yükü arttığında bu kez GPU'nun kullanabildiği güç miktarının da düşebildiği senaryolar gözlemlenebilir. Bu yüzden bazı kullanıcılar teknik özelliklerde yazan maksimum ekran kartı watt değerlerini oyun sırasında sürekli göremeyebilir.
Kağıt üzerinde "140W RTX 4070" yazması, ekran kartının her koşulda sürekli olarak 140 Watt çalışacağı anlamına gelmez. Bu tamamen sistemin sıcaklığına, işlemci yüküne ve güç bütçesine bağlıdır. Zaten 100 watt üstü de pek fark etmiyor gibi. Sistemin sağlamca bir yüke binmesi gerekmekte Boost için.
Termal Throttling Nedir ve CrossLoad ile İlişkisi Nedir?
Termal Throttling mevzusunu son 2-3 konumda kabaca açıklamıştım. Yine ufak değinelim. Thermal throttling, bileşenlerin aşırı sıcaklığa ulaşmasını önlemek amacıyla performanslarını bilinçli şekilde düşürmesidir. Yani sıcaklık 100'lere geldiğinde (mesela), işlemci diyor ki ''Hop, nereye?'' Ardından kendini koruyor. Çoğu kişi bunun bir arıza olduğunu düşünüyor, aslında değil. Tam tersine sistemin kendisini koruma mekanizmasıdır.
Sıcaklık belirli seviyelere ulaştığında:
- İşlemci frekansını düşürebilir.
- Voltaj azaltılabilir.
- Güç tüketimi azaltılabilir.
Özellikle uzun süreli oyun oynayan kullanıcılar için crossload testlerinin önemli olmasının sebeplerinden biri de budur. Çünkü bazı laptoplar ilk dakikalarda mükemmel performans gösterirken yarım saat veya bir saat sonrasında sıcaklık nedeniyle performans kaybetmeye başlayabilir.
Bir Cihaz Satın Alırken CrossLoad Sonuçlarına Bakılmalı mı?
Belki de çoğu kimse umursamıyor fakat bana kalırsa evet bakılmalı.
Bir inceleme izlerken veya okurken şu değerlere dikkat etmek faydalı olacaktır:
- CPU sıcaklığı
- CPU güç tüketimi
- GPU sıcaklığı
- GPU güç tüketimi
- Ortalama oyun performansı
- Uzun süreli performans kararlılığı
- Fan gürültüsü
- Thermal Throttling durumu
- Kasa yüzey sıcaklığı
Haydi sonucu konuşalım.
SONUÇ:
1 - CrossLoad, ilk bakışta yalnızca işlemci ve ekran kartının aynı anda yük altında çalışması gibi basit bir kavram gibi görünse de aslında bir dizüstü bilgisayarın gerçek performansını belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Çünkü CrossLoad sırasında yalnızca işlemci veya ekran kartı değil; soğutma sistemi, güç dağıtımı, anakart tasarımı, fanlar, adaptör ve genel mühendislik kalitesi de test edilmiş olur.
2 - Bu nedenle günümüzde bir laptop satın alırken yalnızca işlemci modeli veya ekran kartı modeline odaklanmak yeterli değildir. Asıl önemli olan, bu donanımların birlikte çalışırken ne kadar süre boyunca performanslarını koruyabildikleridir. İşte CrossLoad testleri de tam olarak bunu ortaya çıkarır.
3 - Bir dizüstü bilgisayarın kağıt üzerindeki gücü ile gerçek kullanım sırasındaki gücü arasındaki farkı anlamanın en doğru yollarından biri CrossLoad sonuçlarını incelemektir.
Okuduğunuz için teşekkürlerimi iletir, iyi forumlar dilerim. Sağlıcakla.
Son düzenleme: