Tam olarak istediğin tarzda bir oyun bulsan ya da bir hobi bulsan böyle olmayacağını düşünüyorum. Örnek veriyorum eskiden oyun oynamaktan çok keyif alırken şimdi çoğu oyundan dediğin gibi hevesle indirip siliyorum. Fakat fitness gibi hobilerimden sıkılmadan devam edebiliyorum. Bu bence ne yapmak istediğini bulamamaktan kaynaklanıyor.
Bütün psikolojik sorunlar "sorundur" yani beyin kimyasıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Sorunun kaynağı vardır ve çok komplex olabilir, fakat her ilaç beyin için ciddi "risk" oluşturur insan zihni "ABD seviyesinde" beyni %1 seviyesinde biliyor. Çok bilgili bir psikiyatr, ya da psikolog çözmek isterse çözer. Ama kimse bir kişiye bu derece ilgi gösteremez. Kişinin kendisinin çözmesi de ileri seviyede zor tabii.
Temelde "uyum" zihinsel "kayıpla" sağlanıyor. Ama genelde dehb hastaları "zeki" olduğu için biraz tırpanlamak pek de sırıtmaz.
Maalesef sevdiğim bir şey bile olsa bırakmaya çalışıyorum ve odak dağılıyor. Mesela matematiği severim ama matematik çalışmayı asla. LGS dönemi çalışmaya çalıştığım ilk dönemler olduğu için o zaman fark ettim bende bu sorunun olduğunu. Hastaneye gitsem ilaç verip başından salacak beni, ilacın işe yarayacağı da kesin değil ve üstümde olumsuz etki bırakması da kaçınılmaz. Bu sene ikinci kez YKS'ye girip kurtulmayı düşünüyorum bu yüzden kendimi zorluyorum mecbur, geçen 190K yaptım sayısalda hedefim 50K civarı.

Cevap aslında soruda gizli biraz. Sorun biyolojik değil. Psikolojik.
İki kardeşimde de aynı sorun mevcut.
 
Hocam muhtemelen aile ilişkileri "ebeveynler" ile ilgilidir, kardeşinizde de olması zaten durumu açıklıyor. Aslında çok farklı bir aile yapısına şu anda geçseniz bile çok derinlere bir psikolog inmedikçe sorun yine çözülmeyebilir çünkü bunların oluşumu bence çok çok küçük yaşlarda başlıyor. Tamamen insan ilişkileri ve bunu maalesef biz belirleyemiyoruz. Anne -babanın eğitimi nasıl insanlar oldukları ve insanın hayatta nasıl insanlarlar/zorluklarla karşılaştıkları bu tür durumları yaratabiliyor. Bir de yatkınlık varsa zaten kaçınılmaz.