Orange Head

Uzman
Katılım
3 Ekim 2024
Mesajlar
76
Makaleler
1
Beğeniler
141
Fikir ve mühendislik kısımları bana ait ancak ChatGPT'den yazıyı daha anlaşılır kılması için yardım aldım.

PROJE: denizlere yağmur her zaman daha çok yağar bunu biliyoruz. Projenin amacı yağmur suyunu, denize düşüp tuzlu hale gelmeden hemen önce yakalamak.

peki sistem nasıl çalışacak?

Rulo şeklinde bir branda düşünün:
kıyı da, devasa bir makaraya sarılı, rulo şeklinde duran ama çok sağlam, esnek ve şeffaf bir branda hava güneşliyken bu sistem kapalı duruyor, denizle bir işi yok ve ekosisteme zarar vermiyor.

yağmur başladığı an: denizin içine önceden sağlam direkler yerleştirilmiş. Bu direklerdeki motorlu IP'ler, kıyıdaki ruloyu yavaşça denizin üstüne doğru çekip açıyor. Tıpkı otomatik açılan bir tente gibi.

Su toplama şekli: Branda açıldığında, suyun rahatça akabilmesi için hafif "v" şeklinde veya bir çadırın tepesi gibi eğimli duruyor.

Ve tatlı su depoya! Üzerine yağan tertemiz yağmur suyu bu eğimli brandada birikiyor ve ortadaki veya kenardaki kanallara doğru akıyor. Bu kanallar da borularla karadaki bir su deposuna veya baraja bağlanıyor.

avantajları:
Neredeyse sıfır enerji: Tuzlu suyu tatlı suya çeviren dev tesisler (desalinasyon) acayip elektrik harcıyor. Bu sistem ise çoğunlukla yerçekimiyle çalışıyor, enerji maliyeti çok düşük.

Çevre dostu: Sadece yağmur yağarken çalıştığı ve şeffaf olduğu için deniz canlılarına minimum zararı olur. Ayrıca denize zehirli tuzlu atıklar bırakmıyor.

Basit ve doğal: Karmaşık kimyasal süreçler yerine doğanın kendi döngüsünü kullanıyor.
 
Deniz suyunu çevirmiş olmuyorsun ki, yağmur suyunu çeviriyorsun.
Benim amacım zaten deniz suyunu tatlıya çevirmek değil 🙂 Doğa bu işi zaten yapıyor; denizden buharlaşıp gökyüzünde tatlı yağmura dönüşüyor. Benim fikrim, doğanın ürettiği bu saf suyu denize düşüp tuzlanmadan hemen önce yakalayıp barajlara/depolara aktarmak. Yani desalinasyon gibi enerji harcayan bir süreç değil, tamamen doğanın döngüsünden faydalanmak.
 
Fikir ve mühendislik kısımları bana ait ancak ChatGPT'den yazıyı daha anlaşılır kılması için yardım aldım.

proje: denizlere yağmur her zaman daha çok yağar bunu biliyoruz. Projenin amacı yağmur suyunu, denize düşüp tuzlu hale gelmeden hemen önce yakalamak.

peki sistem nasıl çalışacak?

Rulo şeklinde bir branda düşünün:
kıyı da, devasa bir makaraya sarılı, rulo şeklinde duran ama çok sağlam, esnek ve şeffaf bir branda hava güneşliyken bu sistem kapalı duruyor, denizle bir işi yok ve ekosisteme zarar vermiyor.

yağmur başladığı an: denizin içine önceden sağlam direkler yerleştirilmiş. Bu direklerdeki motorlu IP'ler, kıyıdaki ruloyu yavaşça denizin üstüne doğru çekip açıyor. Tıpkı otomatik açılan bir tente gibi.

Su toplama şekli: Branda açıldığında, suyun rahatça akabilmesi için hafif "v" şeklinde veya bir çadırın tepesi gibi eğimli duruyor.

Ve tatlı su depoya! Üzerine yağan tertemiz yağmur suyu bu eğimli brandada birikiyor ve ortadaki veya kenardaki kanallara doğru akıyor. Bu kanallar da borularla karadaki bir su deposuna veya baraja bağlanıyor.

avantajları:
Neredeyse sıfır enerji: Tuzlu suyu tatlı suya çeviren dev tesisler (desalinasyon) acayip elektrik harcıyor. Bu sistem ise çoğunlukla yerçekimiyle çalışıyor, enerji maliyeti çok düşük.

Çevre dostu: Sadece yağmur yağarken çalıştığı ve şeffaf olduğu için deniz canlılarına minimum zararı olur. Ayrıca denize zehirli tuzlu atıklar bırakmıyor.

Basit ve doğal: Karmaşık kimyasal süreçler yerine doğanın kendi döngüsünü kullanıyor.

Vallahi iyi fikir, sana verebileceğim tek tavsiye sakın tübitağa katılma.
Bir de böyle bir bütçe ve teknolojiyi nasıl yapacaksın ki? Mesela makine yağmurun başladığını nasıl anlayacak?
Ve bu denizin üzerine çekiler muşamba kötüye kullanılabilir, içine çöp atılması gibi. Bunu nasıl önleyeceksin?
Ayrıca her yağmur suyu gerçekten içilebilir mi? Bunu bilmediğimden soruyorum.
 
Başlıkta deniz suyunu çevirmek gibi bir şey yazarken kast ettiğim şey buydu. Neden elimizde olan basit bir sistemi "kocaman fabrikalar kurup milyonlarca dolar harcayarak heba ediyoruz" bu fabrikalar 1 avuç suya bile binlerce dolar harcıyor.

Vallahi iyi fikir, sana verebileceğim tek tavsiye sakın tübitağa katılma.
Bir de böyle bir bütçe ve teknolojiyi nasıl yapacaksın ki? Mesela makine yağmurun başladığını nasıl anlayacak?
Ve bu denizin üzerine çekiler muşamba kötüye kullanılabilir, içine çöp atılması gibi. Bunu nasıl önleyeceksin?
Ayrıca her yağmur suyu gerçekten içilebilir mi? Bunu bilmediğimden soruyorum.

Makine yağmur yağdığını anlamayacak. 1 tane Allah'ın kuluna maaş başlayacaksın düğmeye basacak. Diğer soruya cevap verecek olursam; evet denizden buharlaşıp yağmur olan su tamamen içilebilir.
 
Başlıkta deniz suyunu çevirmek gibi bir şey yazarken kast ettiğim şey buydu. Neden elimizde olan basit bir sistemi "kocaman fabrikalar kurup milyonlarca dolar harcayarak heba ediyoruz" bu fabrikalar 1 avuç suya bile binlerce dolar harcıyor.

Makine yağmur yağdığını anlamayacak. 1 tane Allah'ın kuluna maaş başlayacaksın düğmeye basacak.

Onu ben de düşündüm. Fakat yanlış basılma durumunda ne olacak? Veya düğme kırılırsa? Adam arkadaşlarıyla muhabbete dalarsa? Uyuya kalırsa? İnsanla olmaz bu iş. İnsan hatalıdır. En kötü hasta olsa ne olacak? Bir anda kolu kırılsa gelemese mesela.
 
Onu ben de düşündüm. Fakat yanlış basılma durumunda ne olacak? Veya düğme kırılırsa? Adam arkadaşlarıyla muhabbete dalarsa? Uyuya kalırsa? İnsanla olmaz bu iş. İnsan hatalıdır. En kötü hasta olsa ne olacak? Bir anda kolu kırılsa gelemese mesela.

Bu sistem zaten 1 tane düğme ile çalışmayacak. Bu proje çok büyük çapta olmalı ve çok sağlam malzemelerden yapılmalı. Düzenli olarak sistemin bakımı ve kontrolü yapılmalı. Aksi halde makara bozulup denize düşerse deniz kirlenir.
 
Bu sistem zaten 1 tane düğme ile çalışmayacak. Bu proje çok büyük çapta olmalı ve çok sağlam malzemelerden yapılmalı. Düzenli olarak sistemin bakımı ve kontrolü yapılmalı. Aksi halde makara bozulup denize düşerse deniz kirlenir.

Bir de böyle bir bütçe ve teknolojiyi nasıl yapacaksın ki? Aynı soruyu bir daha sorayım. Mesela hangi bütçeyle yapacaksın bunu? Ülkede para yok ve alınan vergilerin tamamı diyanete gidiyor resmen.
Ayrıca sana güvenip böyle bir şeyi nasıl yapacaklar? Tozu nasıl önleyeceksin? Biriken suyu neyle toplayacaksın? O muşambanın bakımını nasıl sağlayacaksın?
 
Bir de böyle bir bütçe ve teknolojiyi nasıl yapacaksın ki? Aynı soruyu bir daha sorayım. Mesela hangi bütçeyle yapacaksın bunu? Ülkede para yok ve alınan vergilerin tamamı diyanete gidiyor resmen.
Ayrıca sana güvenip böyle bir şeyi nasıl yapacaklar? Tozu nasıl önleyeceksin? Biriken suyu neyle toplayacaksın? O muşambanın bakımını nasıl sağlayacaksın?

Türkiye'de halihazırda deniz suyunu içme suyuna çeviren devasa fabrikalar var. Bunlar 1 avuç suyu bile çevirirken binlerce dolar harcıyorlar. Allah için, benim projemdeki sistem tamamen mühendislik üzerine işlem görüyor binlerce farklı türde alet ya da enerji harcayan bir sistem değil.

Enerji harcadığı tek kısım makarayı açan kısım. Bir de denizin üstündeki o açılmış malzeme sağlam olsa yeter.
 
Türkiye'de halihazırda deniz suyunu içme suyuna çeviren devasa fabrikalar var. Bunlar 1 avuç suyu bile çevirirken binlerce dolar harcıyorlar. Allah için, benim projemdeki sistem tamamen mühendislik üzerine işlem görüyor binlerce farklı türde alet ya da enerji harcayan bir sistem değil.

Enerji harcadığı tek kısım makarayı açan kısım. Bir de denizin üstündeki o açılmış malzeme sağlam olsa yeter.

Dostum açık olayım, hayal dünyasında yaşamıyoruz. Sorularımı anlamıyorsun ki.
Mesela denizin altına kazıklar çakılacak diyorsun, bunun ne kadar maliyetli bir iş olduğundan haberin var mı? O kadar sağlam malzeme ve su altında paslanmaması yıpranmaması için özel malzemeler. Zamanla kalkan kumdan etkilenmemesi için sağlamlık falan filan. Öyle 10 binlerle 100 binlerle kurtulamazsın bu işin içinden.