Sorun zaten yağmurun yağmaması. Senin projen, kullanılmayanı değerlendirmek üzerine ama bunun çok fazla maliyeti olur. Aynı maliyetin %1'ine, sifonlarda kullanılan suyun tekrar tekrar kullanılabilecek bir sistem tarafından desteklenmesi hem daha maliyetsiz hem de daha kullanışlı olur. Sifon çekmek ciddi bir su israfı oluşturuyor.

Ayrıca her ülkede deniz yok ama her ülkede on binlerce sifonlu tuvalet var.
 
Bu sistem zaten 1 tane düğme ile çalışmayacak. Bu proje çok büyük çapta olmalı ve çok sağlam malzemelerden yapılmalı. Düzenli olarak sistemin bakımı ve kontrolü yapılmalı. Aksi halde makara bozulup denize düşerse deniz kirlenir.
Bu projeni görsel olarak 3d yazılımlarda hazırla ve ingilizce olarak amerikan üniversitelerine mail at. Görseller bulunsun. Ondan sonra davet alırsan yolun açık olsun dostum.

Ayrıca ekleyeyim nasıl çevre dostu oluyor bu? Denizin içine demir sokuyorsun saf toksik kaynağı.
İçi demir dışı ahşap kaplı olsun?
 
Dostum açık olayım, hayal dünyasında yaşamıyoruz. Sorularımı anlamıyorsun ki.
Mesela denizin altına kazıklar çakılacak diyorsun, bunun ne kadar maliyetli bir iş olduğundan haberin var mı? O kadar sağlam malzeme ve su altında paslanmaması yıpranmaması için özel malzemeler. Zamanla kalkan kumdan etkilenmemesi için sağlamlık falan filan. Öyle 10 binlerle 100 binlerle kurtulamazsın bu işin içinden.

Hocam, ülken yok oluyor, ikliminin içinden geçilmiş her ay yeni bir barajın kuruyor. Bugün Elazığ'daki baraj %0'a düştü. Sen gelmiş hala maliyet diyorsun. Şaka yaptığını var sayıyorum.

Deniz suyunu içme suyuna çeviren 16 bin fabrika var dünya genelinde. Türkiye'de bir sürü var.

  • adelaide (Avustralya) tesisi tam kapasiteyle üretim yaptığında, yıllık işletme maliyeti $130 milyon olarak belirtilmiştir ABCVikipedi.
    → Aylık bazda yaklaşık $10.8 milyon/ay.
  • carlsbad (san diego, ABD) tesisi yıllık $49–59 milyon maliyetle çalışıyor Vikipedi.
    → Aylık yaklaşık $4.1–4.9 milyon/ay.

    Sen zaten bu fabrikanın bir tanesine yıllık yüzmilyonlarca dolar harcıyorsun. Gelmiş benim 1 seferlik 10-15 milyon dolarlık projeme laf ediyorsun.
 
Bu projeni görsel olarak 3D yazılımlarda hazırla ve İngilizce olarak Amerikan üniversitelerine mail at. Görseller bulunsun. Ondan sonra davet alırsan yolun açık olsun dostum.

İçi demir dışı ahşap kaplı olsun?

İyi de ahşap su geçirir, ayrıca ahşap dayanıklı değildir. Yine saf toksik kaynağı olur üstüne dayanıklılığı kesmiş olursun.

Hocam, ülken yok oluyor, ikliminin içinden geçilmiş her ay yeni bir barajın kuruyor. Bugün Elazığ'daki baraj %0'a düştü. Sen gelmiş hala maliyet diyorsun. Şaka yaptığını var sayıyorum.

Deniz suyunu içme suyuna çeviren 16 bin fabrika var dünya genelinde. Türkiye'de bir sürü var.

  • adelaide (Avustralya) tesisi tam kapasiteyle üretim yaptığında, yıllık işletme maliyeti $130 milyon olarak belirtilmiştir ABCVikipedi.
    → Aylık bazda yaklaşık $10.8 milyon/ay.
  • carlsbad (san diego, ABD) tesisi yıllık $49–59 milyon maliyetle çalışıyor Vikipedi.
    → Aylık yaklaşık $4.1–4.9 milyon/ay.

    Sen zaten bu fabrikanın bir tanesine yıllık yüzmilyonlarca dolar harcıyorsun. Gelmiş benim 1 seferlik 10-15 milyon dolarlık projeme laf ediyorsun.

Sorduğum soruları neden yok sayıyorsun? Sana maliyet demiyorum para yok diyorum. Ayrıca kullanılan suyun sadece %10'u halk tarafından kullanılır, %70'i tarıma gider bilgine.
 
Ayrıca oksijenin %70'ini alpler üretir. Sen onlara güneş ışığını kesersen insanlık nefes alamaz.

Birder inatla mı projeyi anlamıyorsun. Bu proje zaten "sadece yağmur yağdığında" çalışıyor 1-2 saatliğine. Ve denizin %70'ini kaplamıcan. Kıyından itibaren belirli bir kısma kadar yapacaksın.