Katılım
22 Aralık 2023
Mesajlar
4.804
Makaleler
3
Çözümler
91
Beğeniler
6.910
Herkese merhaba. Crew'in sunucusunun kapatılarak oyunun tamamen erişilemez hale getirilmesi, Steam'ın "satın al" butonunu A.B.D. gibi bazı ülkelerde değiştirip oyunun sahibi olmadığınızı ve lisans aldığınızı açıkça belirten yazılar eklendi. Bu aralar "oyun ve oyuna sahiplik" konusunda bayağı bir tartışma dönüyor. Ben de bunu kendimce üzerinde düşünmeye ve yorumlamaya karar verdim. Birazcık üzerine düşününce aslında kutulu oyunların da bize ait olmadığını kavradım. Bu konuda hem dijital hem de kutulu oyunlara neden sahip olmadığımızı, ikisi arasında hiçbir fark olmadığını kendi bakış açımdan dile getirmek istiyorum.

Bu düşüncemdeki en büyük sebep kapalı kaynak kodu. Oyunlar ya oyun için özelleşmiş geliştirme platformları olan oyun motorlarında ya da doğrudan programlama dilleri üzerinden geliştirilir. Tabii sıfırdan her şeyi yazmak süreci çok yavaşlatacağından oyun motoru dediğimiz programları oyun için kullanırız. Günün sonunda oyun da bir yazılımdır ve derlenir. Hem oyunun dijital kopyasında hem de varsa fiziksel kopyasında siz kaynak koduna erişemezsiniz. Konsol üreticilerinin veya işletim sisteminin sağladığı derleyici araçları ile elde edilmiş binary yani çalıştırılabilir kodu alırsınız. Erişebildiğiniz kısım derlenmiş koddur ve derlenmiş kod üzerinde kolayca düzenleme yapılamaz. Yazılımın kaynak koduna firması sahiptir ancak siz sadece derlenmiş ve tersine çevrilmesi çok zor olan kısmına sahipsinizdir. Bu da pratik olarak sahibi olmadığınız anlama gelir. Bir yazılım açık kaynak kodlu olmadığı sürece sahibi kaynak kodu kimdeyse ona aittir, bu haklar devletler tarafından lisanslanmasıyla da güvence altına alınmıştır.

İkinci olarak DRM. Eski PC oyunlarında SecuROM gibi, günümüz konsolların da içerisinde farklı DRM yöntemleri mevcuttur. Günümüzdeki hiçbir optik medyadan doğrudan oyunun anlamlı derlenmiş kodunu dahi çıkaramazsınız, şifrelidir ve bir şekilde DRM ile kontrol altında tutulmaya çalışılır. Uzun yıllar boyunca gönüllü yazılım geliştiricilerinin tersine mühendislik ile konsolun ticari sırlarının açığa çıkarılmasıyla elde edilmiş bilgiden faydalanarak ürettiği yazılımlarla ancak bu oyunları diskten alabilirsiniz. Bu meşakatli süreçten sonra elinize gelen kod kapalı kaynaktır, oyun dosyaları da genel olarak oyun motoruna özel standartlara sahiptir ve sadece belli programlarla açılabilir. Sizin bırakın oyun kodunu, içerisindeki en basit bir resme, kaplama dosyasına bile erişme imkanınız yok. Aynı şekilde tersine mühendislik ile bu dosyaların sırlarının çözülüp araçlar geliştirilmesi gerekiyor. Burada da şirketin işinize balta sokmayacağının garantisi yok. Nintendo çok saldırgan davranır, daha yeni iki Switch öykücünüsünü dava yoluyla tehdit ile kapattılar, bundan önce de birçok tersine mühendislik projesini de aynı şekilde baltaladılar. Rockstar da aynı şekilde tersine mühendislik ile üretilen dil yaması projelerine balta vurdular. Sony ve Microsoft ile beraber birçok oyun firması genelde ılımlıdır ancak bunun tam tersi olmayacağının garantisi yoktur. Aynı şekilde dijital olarak edindiğiniz içeriklerin kendi lisans sistemleri mevcuttur ve aktarım dahi şifrelenerek veya belli standartlar çerçevesinde gerçekleştirilir.

Üçüncüsü ise fiziksel medyaların fiziksel yapısı. Aldığınız oyun kartuşları ve diskleri fiziksel olarak raf ömrüne sahiptir. Zamanla eskiyerek işlevini yitirirler, içerisindeki size ait olmayan veriye erişmeniz zorlaşır ve bunu tersine çevirmek mümkün değildir. Bu medyaların sahipli standartları da içindeki veriye özgürce erişmenizi engeller. Tersine mühendislik yoluyla uzun yıllar boyunca bi ticari sırlar ortaya dökülmedikçe dump'ını bile gerçekleştirmen mümkün değil. Çalıştırmak için bile konsoldan anahtar çıkarıyorsun vs.

Bunların genelini topladığımızda ise ne fiziksel oyunlara ne de dijital oyunlara sahip değiliz. Dijital ve kutulu oyunlar arasında pratik olarak hiçbir fark yok. Sizin sahip olmadığınız derlenmiş bir kodu ha rafınıza koymuşsunuz ha indirmişsiniz ki ne fark eder? Dijitalde bir tuşla engeller koda erişmenize, kutuluda basitce CD çizilir/kartuş bozulur ve erişemezsin. Açık kaynak kodlu olmadığı sürece hiçbir yazılımın sahibi değilizdir ve söz hakkımız yoktur. Modlama, port yapma, yamalama gibi şansımız da yoktur, uzun yılların tersine mühendislik süreçleriyle ancak olur ki şirketlerin de balta vurup vurmayacağı da kesin değildir. En önemlisi bence neyin ne olduğunu bilmek, buna göre hükmetmektir. Bilerek "sahipli" yazılımı almak ile bilmeyerek "sahipli yazılımı almak arasında fark vardır. Herkes ne karşılığında tam olarak neye sahip olduğunu bilmeye hakkı var bence. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
 
Herkese merhaba. Crew'in sunucusunun kapatılarak oyunun tamamen erişilemez hale getirilmesi, Steam'ın "satın al" butonunu A.B.D. gibi bazı ülkelerde değiştirip oyunun sahibi olmadığınızı ve lisans aldığınızı açıkça belirten yazılar eklendi. Bu aralar "oyun ve oyuna sahiplik" konusunda bayağı bir tartışma dönüyor. Ben de bunu kendimce üzerinde düşünmeye ve yorumlamaya karar verdim. Birazcık üzerine düşününce aslında kutulu oyunların da bize ait olmadığını kavradım. Bu konuda hem dijital hem de kutulu oyunlara neden sahip olmadığımızı, ikisi arasında hiçbir fark olmadığını kendi bakış açımdan dile getirmek istiyorum.

Bu düşüncemdeki en büyük sebep kapalı kaynak kodu. Oyunlar ya oyun için özelleşmiş geliştirme platformları olan oyun motorlarında ya da doğrudan programlama dilleri üzerinden geliştirilir. Tabii sıfırdan her şeyi yazmak süreci çok yavaşlatacağından oyun motoru dediğimiz programları oyun için kullanırız. Günün sonunda oyun da bir yazılımdır ve derlenir. Hem oyunun dijital kopyasında hem de varsa fiziksel kopyasında siz kaynak koduna erişemezsiniz. Konsol üreticilerinin veya işletim sisteminin sağladığı derleyici araçları ile elde edilmiş binary yani çalıştırılabilir kodu alırsınız. Erişebildiğiniz kısım derlenmiş koddur ve derlenmiş kod üzerinde kolayca düzenleme yapılamaz. Yazılımın kaynak koduna firması sahiptir ancak siz sadece derlenmiş ve tersine çevrilmesi çok zor olan kısmına sahipsinizdir. Bu da pratik olarak sahibi olmadığınız anlama gelir. Bir yazılım açık kaynak kodlu olmadığı sürece sahibi kaynak kodu kimdeyse ona aittir, bu haklar devletler tarafından lisanslanmasıyla da güvence altına alınmıştır.

İkinci olarak DRM. Eski PC oyunlarında SecuROM gibi, günümüz konsolların da içerisinde farklı DRM yöntemleri mevcuttur. Günümüzdeki hiçbir optik medyadan doğrudan oyunun anlamlı derlenmiş kodunu dahi çıkaramazsınız, şifrelidir ve bir şekilde DRM ile kontrol altında tutulmaya çalışılır. Uzun yıllar boyunca gönüllü yazılım geliştiricilerinin tersine mühendislik ile konsolun ticari sırlarının açığa çıkarılmasıyla elde edilmiş bilgiden faydalanarak ürettiği yazılımlarla ancak bu oyunları diskten alabilirsiniz. Bu meşakatli süreçten sonra elinize gelen kod kapalı kaynaktır, oyun dosyaları da genel olarak oyun motoruna özel standartlara sahiptir ve sadece belli programlarla açılabilir. Sizin bırakın oyun kodunu, içerisindeki en basit bir resme, kaplama dosyasına bile erişme imkanınız yok. Aynı şekilde tersine mühendislik ile bu dosyaların sırlarının çözülüp araçlar geliştirilmesi gerekiyor. Burada da şirketin işinize balta sokmayacağının garantisi yok. Nintendo çok saldırgan davranır, daha yeni iki Switch öykücünüsünü dava yoluyla tehdit ile kapattılar, bundan önce de birçok tersine mühendislik projesini de aynı şekilde baltaladılar. Rockstar da aynı şekilde tersine mühendislik ile üretilen dil yaması projelerine balta vurdular. Sony ve Microsoft ile beraber birçok oyun firması genelde ılımlıdır ancak bunun tam tersi olmayacağının garantisi yoktur. Aynı şekilde dijital olarak edindiğiniz içeriklerin kendi lisans sistemleri mevcuttur ve aktarım dahi şifrelenerek veya belli standartlar çerçevesinde gerçekleştirilir.

Üçüncüsü ise fiziksel medyaların fiziksel yapısı. Aldığınız oyun kartuşları ve diskleri fiziksel olarak raf ömrüne sahiptir. Zamanla eskiyerek işlevini yitirirler, içerisindeki size ait olmayan veriye erişmeniz zorlaşır ve bunu tersine çevirmek mümkün değildir. Bu medyaların sahipli standartları da içindeki veriye özgürce erişmenizi engeller. Tersine mühendislik yoluyla uzun yıllar boyunca bi ticari sırlar ortaya dökülmedikçe dump'ını bile gerçekleştirmen mümkün değil. Çalıştırmak için bile konsoldan anahtar çıkarıyorsun vs.

Bunların genelini topladığımızda ise ne fiziksel oyunlara ne de dijital oyunlara sahip değiliz. Dijital ve kutulu oyunlar arasında pratik olarak hiçbir fark yok. Sizin sahip olmadığınız derlenmiş bir kodu ha rafınıza koymuşsunuz ha indirmişsiniz ki ne fark eder? Dijitalde bir tuşla engeller koda erişmenize, kutuluda basitce CD çizilir/kartuş bozulur ve erişemezsin. Açık kaynak kodlu olmadığı sürece hiçbir yazılımın sahibi değilizdir ve söz hakkımız yoktur. Modlama, port yapma, yamalama gibi şansımız da yoktur, uzun yılların tersine mühendislik süreçleriyle ancak olur ki şirketlerin de balta vurup vurmayacağı da kesin değildir. En önemlisi bence neyin ne olduğunu bilmek, buna göre hükmetmektir. Bilerek "sahipli" yazılımı almak ile bilmeyerek "sahipli yazılımı almak arasında fark vardır. Herkes ne karşılığında tam olarak neye sahip olduğunu bilmeye hakkı var bence. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aman al gitsin. İstediğin kadar oyna. Dünyaya bir daha gelmiyoruz.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Yalan yok, ben zaten bunun farkındaydım. Yeni öğrenenleri görünce bayağı şaşırıyorum. "EULA, DRM gibi şeyler boşuna mı?" diyorum sürekli. Çünkü bütün bunlar senelerdir hatta Steam hizmete sunulduğundan beri böyle. O yüzden bu tarz konuların tartışmalarında koşturmuyorum. Bu konu da, bütün bu konulara bir açıklık getirmiştir diye düşünüyorum.