• Apple WWDC 2026 etkinliğini Techolay canlı yayınında takip ediyoruz.
    iOS 27, macOS 27, iPadOS 27 ve diğer Apple duyurularını yayın boyunca birlikte değerlendiriyoruz.

Eğer cennette sonsuz mutluluk ve huzur varsa, bu iki kavram sonsuz olduğundan ötürü anlamını yitirmez mi?

Ama sen şu anki kafa yapınla mı gireceğini sanıyorsun cennete. Allah kafayı toparlıyor, ondan sonra giriyorsun, giriyorsan.

Ben cennete gireceğimi düşündüğümü söylemedimki. İnanmıyorumda böyle şeylere zaten. Cennette sonsuz mutluluğu tatmaktansa 5 yıllık ömrüm olsun ama doya-doya yaşayayım hayatı.

Konu felsefeden bilimsel araştırmaya evrildi . Tartışma kalite kokuyor
 
Cennetin nasıl bir şey olduğunu bilmiyoruz ki. Şu anki aklımızla tahmin edebiliyoruz sadece. Fakat oraya gidince normal hayatına göre daha mutlu olacağın kesindir. En basitinden seni üzen şeyler olmayacak. Cenneti bu kadar düşünmek yerine oraya girmek için uğraşalım. Allah'a karşı iyi bir kul olmayabilirsin, ama en azından hiç değilse bile olmaya çalışabilirsin. 1 niyet bin tane sevaba dönüşebilir, hiç bilemezsin.
 

Bende bunu söylemek istiyorum ki eğer bizi üzen şeyler olmazsa mutlu olman ne fark eder? Mutlu olmak istememizin sebebi hayatdan zevk almak, üzelmemek istememiz ve mutluluk sınırlı olduğundan onu bizim için değerli kılıyor. Ama cennetde mutluluk sonsuz olduktan ve üzgünlük olmadıktan sonra mutlu olmak şimdiki normal hissiz ifadenle denk olacak ve mutlu olsan sana kaç yazar? Bunu gerçek hayata uyarlarsak Ronaldo'yu Ronaldo yapan Messi'dir. Messi'yi de Messi yapan Ronaldo.
 

Aslında sonsuz cennette istediğimiz şeyleri yapabildiğimiz varsayarsak bir ton aktivite yapılabilir. Ama sonsuz zamanda bu aktivitelerin hepsini bitirebilecek zamanımız olacak. Hepsi bittiğinde de yapacak pek bir şey kalmayacak.

Mı acaba? Cennette isteklerimizin sonsuz bir şekilde gerçekleştiğini varsayarsak, sonsuz sayıda aktivite yapılabilir. Böyle iki tane sonsuz şey olursa, sonsuza kadar sıkılmadan sonsuz şey yapabiliriz.

Sonsuz tane evren gezdiğinizi düşünün mesela. Sonsuz zamanda bile bitirmeniz imkansız.
 

Son cümlene gelirsek bana bir şey meraklı ki cennet nasıl bir oluşum? Cennetden çıkıp istediğimiz yere gide biliyor muyuz? Yoksa sadece bize çizilen sınırlar içerisinde istediğimizi yapabiliyor muyuz? Yeni konu başlığı çıktı
 
İslama göre yorumlayacak olursam, cennette girdiğinde benliğini kaybedip canlı bir kuklaya dönüşüyorsun sıkılmak insani bir duygu ve eğer bunu kaybediyorsak söylenene göre bizler birer insan değil oyuncağızdır. Fakat cehennemde tam tersi insanı duygularımız daha ağır basıyor fiziksel ve duygusal acılarımızı her anlamda hissedeceğimiz iddia ediliyor bu durumda cehennem içerisinde Tanrının kuklasından çok kendi hür irademiz ve düşüncelerimiz ile acı çekiyoruz.

Yani bu durumda Tanrının kuklası oluyoruz. Cennette sonsuza kadar mutlu kalmanın duygusuz bir yapay zeka olmaktan farkı ne?

Mutluluğu kavrayabilmek için üzüntüyü tatman lazım şimdi bir milyonerin çocuğu olarak dünyaya geldiğini düşün acı, üzüntü, açlık ne bilmiyorsun sence bu çocuğa en yeni bir telefon modeli aldığında bu çocuk sevinçten havalara mı uçacak ?

Bunun cennet versiyonunu düşün şimdi.
 
Cennet cehennem vb. kavramlar dinleri oluşturan insanların uydurduğu palavralardır. Yönetmek için kandırman ve korkutman gerekir. Hayata bağlanmak için bir şeyler isteriz çünkü duygusal varlıklarız. Evren çok garip bir yer ve heyecanlı.
 
Tanrı'yı kabul eden insanlar için bu bir mesele değil. Çünkü olağanüstü bir cenneti yaratıp içini çeşitli zevklerle doldurabilecek mutlak güç, orada sıkılmanı da rahatlıkla engelleyebilir. İnsanlara sonsuz algısı çok korkunç geliyor, orada sonsuza kadar nasıl yaşayacağız, sıkılmayacak mıyız, vesaire. Fakat şunu unutuyorlar, ölümlü canlılar olduğumuz için ölümsüzlük bize garip geliyor, ölümsüz olduğumuz zaman gelmeyecek.
 
Evrendeki hiçbir şey sonsuzluk kavramını idrak edemez. Düşünmeye yaklaştırmak için başlangıçlar ve sonlar sürecinin kendisi sonsuz gibi denilebilir. Her başlangıç bir sona ulaşır, her son bir başlangıca gebedir. Bu süreç hiç durmadan devam ettiği için bu sürecin kendisini sonsuz olmaya yaklaşabilen bir olgu olarak ele alabiliriz. Bunun dışında hiçbir şekilde idrak edilemez bir kavram. Aynı hiçlik gibi.
 

Allah seni yaratmadan önce mutluluk nedir sıkılmak nedir kuş nedir biliyor muydun hayır. Alah seni diriltip yeniden yaratacak cennetine koyacaksa sadece güzel duyguları hissedeceğin şekilde yaratacak unutman gerekenleri unutmuş olacaksın. Allah seni isterse melek olarak yaratır cennete koyar ve sadece melek gibi düşünmeye ve hissetmeye başlarsın insani her şeyin yok olmuştur. Dolayısıyla hala dünyadaki kuralların geçerli olduğu yanılgısına kapılıyorsunuz yani Allah'a sen beni sonsuza dek mutlu edecek şekilde yaratamazsın sen öyle yapsan bile ben bunu anlarım beni kandıramazsın deyip Allah ile yarışıyorsun. Allah zaten kendisiyle büyüklenme yarışına giren bu psikolojideki birini cennetine asla almaz. Dolayısıyla her şey Allah'ın büyüklüğünü sonsuz gücünü kabul edip ona güvenmek kendini teslim etmekle başlıyor. Allah'ın gücüne büyüklüğüne varlığına dair en ufak bir şüpheniz minicik şüphe kıntınız varsa Allah onu zaten kalbinizde görür ve onu temizlemeden asla cennetine almaz. Peki nasıl temizler gir bakalım şu cehenneme de benim gücüm nasılmış gör ateşi tat da ben sonsuz güce sahipmiy mişim yıllarca düşün bakalım der. O şüphe o kalpten silindiyse işte o vakit cennete layık biri olmuşsunuz demektir. Cennete layık biri de sıkılmak vs gibi kötü sıfatları aklının ucundan geçirmez çünkü bu Allah'a sen güçsüzsünü ima etmek oluyor.


Koca evrende dünya toz zerreciği bile değil insanlar ise koca evrene nispetle varlık bile sayılmaz. Koca evreni yaratan yüce Allah. Varlığının koca evren için zerre kıymet taşımayan insanı yönetmeyi beceremedi kandırmak korkutmak yoluna gitti öyle mi? Burada Allah'a zayıflık güçsüzlük ve sahtekarlık ithamı var. Yahu sen milyarlarca insan içinde bir et parçasısın sadece. Seni yaratan hakkında hiçbir şey bilmediğin halde ona nasıl zayıflık güçsüzlük sahtekarlıkla itham edebilirsin ki, Allah o kadar sabırlı anlayışlı büyük bir varlık ki yarattığı varlığın kendisi hakkında özgür iradesiyle beğenmeyeceği bir yorum yapmasına fırsat veriyor. Allah hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. Bu koca evren gibi sonsuz sayıda evren olsun, bu sonsuz sayıdaki evrenin içinde sonsuz sayıda insan melek cin eşya olsun. Allah için zerre kıymeti yoktur zerre ihtiyacı yoktur hiçbirine tamamını salisenin milyonda birinde yok etmeye gücü yeter. Aynı anda bambaşka şekilde yeniden yaratmaya da gücü yeter. Seni salisede sonsuz sayıda var edip yok edebilkecek bir güc senin ikna olmanla niye uğraşsın. O uğraşıyorsa sana bir değer atfettiği içindir senin kendi yarattığın bir değer yoktur ortada. O bize değer verirse değerliyiz ottan böcekten farkımız yok o bize değer atfettmezse. Ne kadar bilirsen bil önce kendini haddini bil demişler. Kendini haddini bilen de yolun yüzde 99'unu aşmıştır.
 
Son düzenleme:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…