Japon yapıştırıcısı
Başarılı
Ama sen şu anki kafa yapınla mı gireceğini sanıyorsun cennete. Allah kafayı toparlıyor, ondan sonra giriyorsun, giriyorsan.
Ben cennete gireceğimi düşündüğümü söylemedimki. İnanmıyorumda böyle şeylere zaten. Cennette sonsuz mutluluğu tatmaktansa 5 yıllık ömrüm olsun ama doya-doya yaşayayım hayatı.
Konu felsefeden bilimsel araştırmaya evrildiEki Görüntüle 30179
Uzay-zaman bükülmesi, Einstein'ın teorisine göre kütle ve enerjinin uzay-zamanı eğriltmesidir. Bu eğrilik, yerçekiminin temelini oluşturur ve hızlı seyahat için teorik bir imkan sunar. Solucan delikleri ve Alcubierre Sürücüsü gibi yöntemler, ışık hızından daha hızlı seyahat imkanı sunar. Dediğinin aksine, şu anki teknolojimizle bu yöntemler uygulanamaz.
İnsanoğlu bir gün evrenin sınırına ulaşırsa, görecekleri şeyler hayal gücümüzü zorlayacak türden olabilir. Belki de sonsuz bir karanlık ve boşluğa bakarak, evrenin sınırsız yapısını tecrübe edeceğiz. Ancak başka bir olasılık da, evrenin bildiğimiz üç boyutun ötesine uzanması ve sınırın aslında bir geçiş noktası olması. Bu noktada bambaşka fizik yasalarıyla işleyen yeni boyutlara veya hatta kendimize paralel başka bir evrene adım atabilir, bambaşka varlıklarla karşılaşabiliriz. Hatta şu an hayal bile edemeyeceğimiz bir gerçeklikle yüzleşmek de mümkün.
Evrenin sınırına ulaşmak, insanlık için muazzam bir keşif olacak. Bu sayede evrenin kökeni, işleyişi ve belki de varoluş amacı hakkındaki sorulara cevap bulabiliriz. Fakat bu keşif, beraberinde yeni sorular da doğuracak. Evrenin ötesinde ne var? Paralel evrenlerde neler var? Bu gibi sorular, insanlığın varoluşuna dair bakış açısını tamamen değiştirebilir. Ancak şu anki teknolojimizle evrenin sınırına ulaşmak imkansız. Işık hızını aşabilecek bir yol bulmadan bu sınırı aşmamız mümkün görünmüyor.