creazy
Başarılı
- Katılım
- 13 Şubat 2025
- Mesajlar
- 1.202
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 978
Selam herkese,
Biliyorsunuz geçenlerde galata köprüsü'nde bir kadın, balık tutan bir amcanın kovasındaki balıkları "ben veganım, hayvanları yemeyin" diyerek denize döktü ve olay oldu. Bu konu üzerine bir arkadaşımla uzun uzun tartıştık. Konuya çok farklı iki açıdan yaklaşıyor.
Arkadaşımın düşünceleri temel olarak ikiye ayrılıyor:
kadınla empati kurduğu ve haklı bulduğu tarafı.
Arkadaşım diyor ki; hayvanların da bizler gibi bir sinir sistemi var ve acıyı hissediyorlar. İnsanların kendi evcil hayvanı olduktan veya bir hayvanla göz göze geldikten sonra et yemesi bir nevi
"Yamyamlık" gibi hissettirmeye başlıyor.
Kadının orada yaptığı şey planlanmış şov amaçlı bir protesto olmayabilir. Gözünün önünde çırpınan, can çekişen bir canlıyı görünce dayanamayıp tamamen içgüdüsel ve anlık bir şefkat refleksiyle
O balıkları dökmüş olabilir.
Üstelik veganlığın arkasında bitkisel proteinlerle de (mantar, sebze vs.) Gayet sağlıklı yaşanabileceği gerçeği yatıyor. Sırf damak zevki için bir canı almanın eski çağlarda kaldığını düşünüyor.
kadına karşı çıktığı taraf.
Arkadaşım diyor ki; bir fikrin (veganlığın veya herhangi bir inancın) ne kadar doğru veya yüce olduğu fark etmez. kendi doğrunuzu başkasına zorbalıkla dayatamazsınız.
Nasıl ki radikal dindar biri sokakta başkasına "neden böyle giyindin, neden bunu içtin" diye zorla müdahale edemezse; vegan biri de başkasının emeğine veya yemeğine zorla müdahale edemez.
Ayrıca bu tarz agresif, sabırsız ve sinirli üsluplar, savunduğunuz fikir ne kadar haklı olursa olsun karşı tarafın o fikri benimsemesini baştan engelliyor.
Arkadaşım, kadının başkasının malına müdahale edip kendi fikrini zorla dayatmasının (rousseau'ya bile atıf yaparak) etik olarak kesinlikle yanlış olduğunu kabul ediyor. Ancak bir yandan da kadının o isyankar ve can kurtarma güdüsüyle yaptığı çıkışı içten içe "haklı ve tatlı" buluyor. "en azından bu olay sayesinde insanlar dönüp veganlık nedir diye bir araştırdı" diyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Empati kurup bir canlının yaşam hakkını savunmak, başkasının özgürlüğüne ve malına zarar vermeyi meşrulaştırır mı? Amacın iyi olması, yöntemin yanlışlığını örter mi?
Fikirlerinizi bekliyorum.
Biliyorsunuz geçenlerde galata köprüsü'nde bir kadın, balık tutan bir amcanın kovasındaki balıkları "ben veganım, hayvanları yemeyin" diyerek denize döktü ve olay oldu. Bu konu üzerine bir arkadaşımla uzun uzun tartıştık. Konuya çok farklı iki açıdan yaklaşıyor.
Arkadaşımın düşünceleri temel olarak ikiye ayrılıyor:
kadınla empati kurduğu ve haklı bulduğu tarafı.
Arkadaşım diyor ki; hayvanların da bizler gibi bir sinir sistemi var ve acıyı hissediyorlar. İnsanların kendi evcil hayvanı olduktan veya bir hayvanla göz göze geldikten sonra et yemesi bir nevi
"Yamyamlık" gibi hissettirmeye başlıyor.
Kadının orada yaptığı şey planlanmış şov amaçlı bir protesto olmayabilir. Gözünün önünde çırpınan, can çekişen bir canlıyı görünce dayanamayıp tamamen içgüdüsel ve anlık bir şefkat refleksiyle
O balıkları dökmüş olabilir.
Üstelik veganlığın arkasında bitkisel proteinlerle de (mantar, sebze vs.) Gayet sağlıklı yaşanabileceği gerçeği yatıyor. Sırf damak zevki için bir canı almanın eski çağlarda kaldığını düşünüyor.
kadına karşı çıktığı taraf.
Arkadaşım diyor ki; bir fikrin (veganlığın veya herhangi bir inancın) ne kadar doğru veya yüce olduğu fark etmez. kendi doğrunuzu başkasına zorbalıkla dayatamazsınız.
Nasıl ki radikal dindar biri sokakta başkasına "neden böyle giyindin, neden bunu içtin" diye zorla müdahale edemezse; vegan biri de başkasının emeğine veya yemeğine zorla müdahale edemez.
Ayrıca bu tarz agresif, sabırsız ve sinirli üsluplar, savunduğunuz fikir ne kadar haklı olursa olsun karşı tarafın o fikri benimsemesini baştan engelliyor.
Arkadaşım, kadının başkasının malına müdahale edip kendi fikrini zorla dayatmasının (rousseau'ya bile atıf yaparak) etik olarak kesinlikle yanlış olduğunu kabul ediyor. Ancak bir yandan da kadının o isyankar ve can kurtarma güdüsüyle yaptığı çıkışı içten içe "haklı ve tatlı" buluyor. "en azından bu olay sayesinde insanlar dönüp veganlık nedir diye bir araştırdı" diyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Empati kurup bir canlının yaşam hakkını savunmak, başkasının özgürlüğüne ve malına zarar vermeyi meşrulaştırır mı? Amacın iyi olması, yöntemin yanlışlığını örter mi?
Fikirlerinizi bekliyorum.