Hocam sorun şu, örnek verdiğin ülkeler 20 sene önce kurulmuş, sömürgeden yeni kurtulmuş, yönetimleri dahi oturmamış ülkeler. Türkiye ise 1000 yıldır bu topraklarda olan, bir kere bile sömürge altına girmemiş, her zaman büyük bir ordusu ve ekonomisi olmuş bir ülke. Türkiye'yi Kılıçdaroğlu bile yönetse Ukrayna, Suriye durumunda olamaz yani
Dış politikada güçlü ülkelerin pasaportu da güçlü olur, ekonomisi de güçlü olur. AB'ye girmesen de dış politikada güçlü, ekonomisi iyi bir ülkeysen elini kolunu sallaya sallaya gezersin. Sırf resmi savaşa girmedi diye ülke iyi demek değil. Senin de dediğin gibi mültecilerle, ekonomik baskılarla, siyasi baskılarla istedikleri gibi yönlendiriyorlar ülkeyi. AB kapısında bekletiyorlar, ne isterlerse yaptırıyorlar, sen ise "alın birliğinizi başınıza çalın" diyemiyorsun çünkü muhtaçsın. Yediğin yemek bile kapısında beklediğin ülkelerden geliyor.
Ukrayna'da kendini savaşa sokmadı, Rusya dediğin ülke 1000 yıldır o topraklarda hak sahibi ve bulduğu her fırsatta işgale kalkışıyor. Ukrayna'nın yaptığı da kendisi düşerse Rusya'nın Avrupa'ya doğru ilerleyeceğini öngören batı devletlerini arkasına alıp ülkenin tamamen işgalini engellemek oldu. Bu işte dış politikada başarı demek
NATO üyesi olmayan, AB üyesi olmayan, Rusya'nın her fırsatta işgale kalkıştığı güçsüz Ukrayna izlediği politika sayesinde arkasını sağlamlaştırdı, Dünya'nın en güçlü 2. ordusuna kafa tutuyor.
Türkiye ise oyunu yanlış oynuyor. Bir o tarafa göz kırpıyor, bir diğer tarafa. Denge kurmaya çalışıyor ama dengeyi kuracak politik gücü olmadığından etrafında olanlara yalnızca seyirci kalabiliyor. Batı Orta Doğu'ya girdi, yönetimleri devirdi, başlarına kendi adamlarını koydu, savaştan kaçanları da Türkiye'ye gönderip aralarından işine yarayanları aldı. Biz ise sadece izledik.
Yaşadığım şehirde tonla Irak'lı var mesela, birkaç aileden haberini aldım. Kendileri Irak'lı oldukları ve İngilizce bildikleri için Avustralya'da oturum izni almışlar, gidiyorlar. Bizim gencimiz, çocuğumuz ise asgari ücretin altına garsonluk, kuryelik yapıyor. Hayat ile ilgili tek planı yarın ölmemek.
Yani rica ediyorum malum kişiye "zeki" demeyin. Kendisi zeki değil şark kurnazıdır. Küçük kazançlar için geleceği çöpe atar, cebini doldurup devam eder.