Çok iyimser bir söylem olmuş. Verilen cezanın tamamı yatılmıyor, belli bir yüzdesini yattıktan sonra denetimli serbestlik verilip çıkarılır. Yatarı en fazla 10 yıl, bunun da 1 yılı eğer olursa açık cezaevinde geçer.

Evet, zaten 2 yıla çıkartırlar bahane ile.
 


Planlı bir cinayet, ve "çocuk" diyerek ömür boyu hapisten 15 yıla düşmüş bir hapis.

Türkiye'de birini öldürmenin cezası bu kadar.


"120 bıçak darbesi" okuması bile insanı dehşete düşürüyorken ülke yargısı neden bu durumdan korkup endişe etmiyor acaba? Şu durum ülkenin çürümüşlüğünün, yozlaşmışlığının ve iğrençliğinin sadece tek bir delili. Paranız veya tanıdığınız varsa yargı sizi görmezden gelir dostlar. Hatta para ve tanıdığa hiç gerek yok, yargının sizi görmezden gelmesi için suçlu olmanız yeter. Masum ve hakkını arayan biriyseniz vay halinize ama. Ya öldürüleceksiniz ya da hapse gireceksiniz.

Ayarını bozdukları kantar elbet onları da tartacak.

Bundan korktukları için yeni anayasa ile kendilerini sağlama almaya çalışıyorlar. Şeytan bile devrinin sonsuza kadar sürmeyeceğini bilir çünkü.
 
120 kere nasıl bıçaklıyor arkadaş? Bu nasıl bir kindir?
120 Değil 168

Aslında katil, mahkemeye "akıl sağlığım yerinde değil" numarası yaptı. Bildiğimiz mahkeme heyetini kandırmayı denedi. Bunu çelişkili ifadeler ile bayağı denedi. İsteyen olursa uzun uzun anlatırım. Mahkeme bunun üzerinde, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na çocuğu gözlem altına almaları için yazı yazdı. 16 Temmuz'da görülen duruşmada "akıl sağlığı yerinde" ibaresi gelince, normalde duruşmalarda çok rahat ve soğukkanlı takılan ve asla pişmanlık belirtisi göstermeyen katil, son duruşmada son anda "pişmanım" dedi.

Bugün çıkan haberlerde şunu görüyoruz ki, "U. E. Y.'nin Çetinalp'e, 'sana bir sürprizim var, odana geç ve beni bekle' dediği, ardından cinayeti gerçekleştirdiği kararda yer aldı. U. E. Y.'nin olay günü temizlik eldiveni aldığının da altı çizildi." Bu olayı önceki ifadelerinde şu şekilde çarptırarak anlatmıştı:

"Hacer'in babası gittikten sonra evin salonunda bir süre konuştuk. Konuşmamız, ilişkiyi sonlandırma konusundaydı. Hacer, tekrar barışmak istediğini bana söylüyordu. Ben ise barışmak istemediğimi söylüyordum. Hacer beni, yatağın bulunduğu bir odaya çağırdı. 'Buraya neden geldik?' diye kendisine sordum. O da bana, burada daha rahat konuşacağımızı söyledi. Daha sonra evin dış kapısını kilitlemek üzere odadan ayrılıp geri geldi. Neden böyle yaptığını sordum. Beni sevdiğini söyledi. Ben de ayrılmak istediğimi ses tonumu biraz yükselterek söyledim. 'Senden adam olmaz. Sen busun.' gibi beni aşağılayıcı şeyler söyledi. Ben de bunun üzerine çantamda bulunan bıçağı alıp, Hacer'i hedef alarak savurdum. Hatırladığım kadarıyla ilk bıçak darbesi Hacer'in boğazına geldi. Sonra bıçak darbelerinin Hacer'in neresine geldiğini hatırlamıyorum. Eldiveni Hacer'i bıçaklarken mi taktım, yoksa sonradan ortalığı temizlerken mi taktım, hatırlamıyorum. Banyoda eldivenden damlayan kanlar vardı. Onları temizlemeye çalıştım. Sanırım temizlemek için banyoda bulunan havluları kullandım. Kimse beni azmettirmedi. Cinayet planlı değildi. Eldivenleri olay öncesinde almış olsam da, evimizde bulaşıkları yıkarken kullanmak amacıyla satın almıştım."

"Peki, Çağla neden eski sevgilisi ile aynı evdeydi?" diye soracak olursanız... Aslında Çağla'nın annesi, katilin ne kadar sorunlu olduğunu anlamış, kızı ile katili ayırmış ve Çağla'yı başka bir okula göndermiş. Ancak bir gün katil, Çağla'ya şunları yazıyor:

"Ben yakında Artvin'e gideceğim. Gitmeden önce seni son kez görüp veda etmek istiyorum. Sana o kötü lafları sinirle yazdım. Aslında hâlâ sana aşığım. Sana son kez bir hediye getireceğim."

Çağla da ne yapacağını bilemediği için arkadaşlarına soruyor. Arkadaşları ise, "Kötü bir niyeti olabilir. Gitme." diyor.

Çağla bu konuyu babası ile konuşuyor. (Baba İle Konuşma.webp) Daha sonra Çağla, annesine; babasının evine gidip babaannesinin bıraktığı bayram harçlığını almaya gideceğini söylüyor.

Ve işte sonrasında, Çağla ve katil, Çağla'nın babasının evinde bir süre konuştuktan sonra babası, rahat konuşsunlar diye evden çıkıyor. Sonrasında ise, "U. E. Y.'nin Çetinalp'e, 'sana bir sürprizim var. Odana geç ve beni bekle' dediği, ardından cinayeti gerçekleştirdiği kararda yer aldı. U. E. Y.'nin olay günü temizlik eldiveni aldığının da altı çizildi."

Bu arada ek bir bilgi de vereyim: 4 Mart'ta olan duruşmada, duruşma salonu önünde katilin ailesi Çağla'nın ailesine hakaret ediyor. Bunun üzerine Çağla'nın üvey babası, katilin babasını başından tekme ile yaralıyor. Muhtemelen katilin ailesi, "Oğlum senin kızın yüzünden katil oldu" gibi düşünüyor. Tabii bu benim düşüncem.

Ayrıca ikinci bir ek bilgi: Katil, cezaevinde kaldığı süre boyunca da birden fazla bıçaklı yaralama olayına karışmış.

Katilin cinayeti işlemedeki motivasyonuna gelirsek; eğer bu, "Beni aldattı, ben de kendimden geçtim" gibi bir olay değil. Öyle olsa bile kimse kimsenin hayatını elinden alamaz.

Anladığım kadarıyla katilin Çağla'yı öldürmesindeki ana sebep, narsist biri olması. Bunu nereden anlıyoruz? Çağla'nın arkadaşlarına attığı şu mesajlardan: (mesaj1.webp, mesaj2.webp, mesaj3.webp)

Yani katil, Çağla'nın üzerindeki kontrolünü kaybettiği için, artık onu kontrol edemediği ve manipüle edemediği için, sonsuza dek onun üzerindeki kontrolü kaybettiği için Çağla'yı öldürüyor.

Katilin narsist olduğunu destekleyen bir diğer şey de mesajlarda sabit. Çağla'ya, "Seni bedenin için sevecek olsaydım, sınıfta fiziği daha güzel kızlar var, onların peşinden koşardım" dediği, bu sözlerle kızı manipüle etmeyi deniyor. Ayrıca şu da bilinen bir şey ki, katil insanların yanında her zaman normal davranır ve iyi geçinir, iyi konuşurmuş. Kimse onun nasıl bir narsist olduğunu bilmiyormuş. Zaten babası da katili çocukluğundan beri tanıyıp güvendiği için baş başa konuşmaları için evden çıkmış. Ama bir polis memuru, özellikle bir baba, her ne olursa olsun kızını tek başına nasıl bırakır? Kızı babasına hiç anlatmamış mı katil ile olan sorunlarını diye soracak olursanız, bu konu tartışmaya açık. Kimisi "güvendi, nereden bilebilirdi?" der, kimisi "bu adam polis memuru, neden yalnız bırakıyor kızını?" der.

Günün sonunda, hayatının baharında bir genç kız, sadece insanlara fazla güvendiği için hayatından oldu. Keşke böyle olmasaydı.

Mekanı cennet olsun.
 

Dosya Ekleri

  • Baba İle Konuşma.webp
    Baba İle Konuşma.webp
    814,1 KB · Görüntüleme: 58
  • mesaj1.webp
    mesaj1.webp
    837,1 KB · Görüntüleme: 48
  • mesaj2.webp
    mesaj2.webp
    441,2 KB · Görüntüleme: 41
  • mesaj3.webp
    mesaj3.webp
    501,1 KB · Görüntüleme: 57
Son düzenleme: