Tam karar verememiş olmamla beraber Kierkegaard'ın İman şovalyesi felfesiyle Nietzsche'nin Üstinsan felsefesi arasındayım. Absurdizm ilk biraz ilgimi çekti ama acı çekmeyle alakalı dediği şey başkaldırmak sadece ve bu da çekilen acıyı pek geçerli kılmıyor çok saçma bir cevap bence. Nietzsche'nin sözü zaten meşhur "Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir" yani mantıklı ve doğru bence ama hayata yine tutunma isteği olması lazım kişinin yoksa umurunda olmayabilir güçlenmek. Dinlere her ne kadar inanmasamda Kierkegaard'ın felsefesi mantıklı geliyor şüphe duysak bile sorgulasak bile yine de inanmamızı istiyor. Ve acıya bakış açısı mantıklı geliyor, zevki maksimize edince can sıkkınlığı başlıyor, o yüzden acı veren şeyleri yapmalıyız ve doğru şeyleri acı verse bile.
 
Kemalist ve militarist bir insanım diyebilirim.
600 yıllık imparatorluğun ve 36 padişahın yapamadığını bir adamın 15 yıl gibi kısa bir sürede yapması bile onun fikir, düşünce ve ideolojik yapısını benimsemek için bile yeterli.
Militarist olarak; "her Türk asker olarak doğar" sözü ile kısa ve net şekilde açıklayabilirim. Milletlerin ayakta ve güçlü durabilmesi için sağlık, bilim ve eğitim bir yana, askeri güçte bir parçadır. Herkesin her an savaşa hazır olması için eğitilip bilinçlendirilmesi gerektiğini savunuyorum.
 
Efendim, benim görüşümce Meritokratik Demokrasi en iyi yönetim şekli. Tabii sizin dediğiniz insan aleminin geliştiği zaman uyarlanabilir bir sistem. Ancak şu anda çok abes kaçar.
Neden sürekli bir yönetici arıyoruz? Neden herkes kendini yönetemiyor? Birey kendisini yönetmede yeterlidir. Başkalarının altında ezilmek istemiyorum.
 
Herkesin her an savaşa hazır olması için eğitilip bilinçlendirilmesi gerektiğini savunuyorum.

Efendim, herkesin savaş için kendini eğitmesi 21. Yy. İçin çok abes kaçıyor. Benim kanaatimce Atatürk'ün dediği gibi "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister"

Neden sürekli bir yönetici arıyoruz? Neden herkes kendini yönetemiyor? Birey kendisini yönetmede yeterlidir. Başkalarının altında ezilmek istemiyorum.

Birey kendisini yönetme konusunda iyi değildir. Türkiye'nin %80'i pek bir şey bilmeyen cahillerden oluşuyor. Ayrıca Demokrasi tek adam rejimi değildir. Birinci parti iktidara geçer ve ikinci partide onu denetler. Tayyip rejimi için böyle bir şey söz konusu değil çünkü malum seçimde halk tek adama oy verdi.