Ben de öyleydim. Kendi işimi kurdum. Şimdi dünya kadar prim ve vergi borcum var. İşin kötüsü hiç iş yapmasan, hiç fatura kesmesen bile stopaj ve prim borcu gibi saçmalıkları sürekli ödemek zorundasın. Banka hesaplarım iki kere bloke oldu. Artık rüyalarıma girmeye başladı. Bu ülkede girişimcilik aptallık. En temizi bir yere girip çalışmak. Arabam, eşyalarım, evim ne varsa satılığa çıkardım. Borçları kapattıktan sonra hangi ülke denk gelirse gidip, önüme gelenle evleneceğim. Bu hayata fazla anlam yükleyip eziyet çekiyoruz. Basit yaşamak lazım.
 
Ne kadar işe girersem giriyorum, ya işi beceremiyorum, öğrenemiyorum ya da yorucu geliyor. Kafam allak bullak oluyor. Yabancı sosyal ortamlarda çalışamıyorum, yabancıların altında çalışamıyorum. Rahat, bundan dolayı ne kadar uzman doktora gitsem de sorun hiç düzelmedi. Tavsiyeleriniz neler?
Heves yok azim yok küçüklükten beridir büyük ihtimal hep rahata alışmışsın ondan sanki herkes sevdiği işte çok rahat bir iş geçiriyor. Hangi sektöre bakarsan bak(Doktorlar, Hakimler, Mühendisler vb...) ya fiziksel ya da zihinsel yorgunlukları oluyor ama kimsede işini de bırakmıyor. Ben yoruluyorum ben beceremiyorum diye bir mantık olamaz kimse annesinin karşısında deneyimli ve ya tecrübeli doğmadı çünkü. Senin zorla bir işte çalıştırılman ve üstündeki hamlanmayı atman lazım.