İçimde yankılanan o sesle aynaya bir kez daha baktığımda, camın içinden bana bakanın ben değil, yıllardır bastırdığım ve artık susmaya niyeti olmayan karanlık yanım olduğunu fark ettim.
İçimde yankılanan o sesle aynaya bir kez daha baktığımda, camın içinden bana bakanın ben değil, yıllardır bastırdığım ve artık susmaya niyeti olmayan karanlık yanım olduğunu fark ettim.
Bu ben miydim? Yoksa bana karşı oynanan bir oyun içerisinde canlandırdığım bir başrol oyuncusu muydu? Kimdi sahiden bu? Düşünmekten artık kafayı yemek üzereydim, ta ki o ses gelene kadar "Din Dong!"
Bu ben miydim? Yoksa bana karşı oynanan bir oyun içerisinde canlandırdığım bir başrol oyuncusu muydu? Kimdi sahiden bu? Düşünmekten artık kafayı yemek üzereydim, ta ki o ses gelene kadar "Din Dong!"
Sarsılmış bir şekilde uyandım ve sese doğru yöneldim: Esasında bir hayal dünyasında olduğum işte tam o anda anladım. Rüya içerisindeki bir rüyadaki kabustum. Gelen postacıydı. Kapıya doğru usulca yanaştım ve aralıktan baktım, lacivert giyinimli üniformayı görünce rahatladım. Bana bir zarf uzattı...
Sarsılmış bir şekilde uyandım ve sese doğru yöneldim: Esasında bir hayal dünyasında olduğum işte tam o anda anladım. Rüya içerisindeki bir rüyadaki kabustum. Gelen postacıydı. Kapıya doğru usulca yanaştım ve aralıktan baktım, lacivert giyinimli üniformayı görünce rahatladım. Bana bir zarf uzattı...
Sevgili oğlum, sen bu mektubu okurken ben Japonya'da, rüya gibi mekanlarda, her saniyemi eğlenerek geçiriyor olacağım. Gönül ister ki seninle eğlenelim ama ben hepsine yeterim, kusura bakma.
Ha unutmadan, sana miras bırakacağımı söylediğim dükkanı, arsayı ve yaşadığın daireyi de sattım evi boşaltmak için 1 haftan var. Anlarsın ya, Japonya'da emekli maaşımla geçinme imkanım yok. Ayrıca kız arkadaşın harika sevişiyor, çok şanslısın. Hoşçakal.