Çok partili rejim istemek liberalizm ise şu an Rusya'da da liberalizm var.

Devlet teşviki liberalizm midir?
Hocam şu an da "Liberal" dediğiniz ülkelerin hepsinde geçmişte devlet teşviki vardı, iç sermayesi kıt olan Türkiye'de başka türlü sanayileşmek mümkün değildi. 29 krizi dolayısıyla dış sermaye de gelemezdi. "Çok Partili Rejim" dediğimiz şey o yıllarda Liberal ekonomiyi benimseyen ülkelerinde oluyordu, ona binaen dedim.
 
Demek ki Atatürk'e göre neymiş belediyenin görevi altyapı, ulaşım, kent güvenliği... Kamu kaynaklarıyla tüccarlık ve hatta işletmeciliğe yönelip Kent lokantaları tarzı yerler işletip özel sektörle haksız rekabete girmek değilmiş. Di' mi?
6 oktan biri Devletçilik, biri Devrimcilik :) ama Atatürk net bir çizgide değildi, bir yere konumlandırmak yanlış olur. Hatta Atatürk iyi bir ekonomist de değildi, onu da ekleyelim. Ha yine de Atatürk'ün meyil ettiği yer liberalizm miydi, zannetmiyorum. Kontrollü sermaye girişini, kamucu politikaları göz önüne almak gerek.

Kemalizm ardılları da hep sola meyletmiştir bu arada. Bknz: Doğan Avcıoğlu, Atilla İlhan, Uğur Mumcu.

20240506_015239.webp


Ve evet, Mahmut Esat Bozkurt gibi bir devlet adamı var. Mutlaka gözden kaçmış olacak ki liberal denmiş Atatürk'e. Kemalizm hakkında fikir sahibi olmak için kitapları okunması gereken bir kişilik. Örnek alıntı:

20240506_015122.webp


Bir de şunları ekleyelim, daha da artırılır da yoruldum:

Toprak reformu: Türkiye'de toprak reformu - Vikipedi

Halkevleri: Halkevleri - Vikipedi
 
Son düzenleyen: Moderatör:
@1178 Nasılsa o ilkelerde milliyetçi var diye Ülkücü olmuyorsa 6 tane ilkesinin sadece biri Devletçi diye sosyalist olmuyor ki Atatürk'ün devletçiliği, "Ilımlı Devletçilik". Bununla özdeşleşen Sosyal Liberal diye bir şey var... Norveç'i, İsveç'i, Danimarka'yı öğrenmen gerekiyor artık, özelllikle ekonomilerini bilmen gerek yoksa neyden bahsettiğimizi anlaman çok zor.

Örn. Paylaştığın Halkevleri de sosyal liberallerin izleyebileceği bir politika. Atatürk, Sosyal Liberal denecek kadar yakındı ama değil çünkü bir ideolojiye kapılmak yerine o dönem ne mantıklı geldiyse onu yapmış aydın bir adam. Ekonomi anlamında liberalizme inanıyordu. 1923-1929 arası İsviçre gibi laissez-faire modeliyle yönetilen bir ekonomi devleti hayalini kurdu ama olmayınca 29'dan sonra karma ekonomiye geçti. Karma ekonomi tasarımı da Sosyal Liberaller tarafından kullanılır.

Ben sosyal politikalara karşı değilim. Sadece şunu söylüyorum: Bu sosyal ülkeler denilen devletlerde vergi affı çıkmaz, vergide usülsüzlük olmaz ve hatta vergiyle ilgili suç işleyenin cezası 10 yıl hapisten başlıyor, her yerde de denetim var.
Türkiye böyle bir ülke mi sence? Hayır. Türkiye adam öldürmenin bile cezasız kaldığı bir yer. Türkiye'nin en büyük problemi kayıt dışı ekonomiyken yani kara paralar, mafyalar cirit atıyorken senin zaten yetersiz, verimsiz kamu kaynaklarını böyle savurman doğru olmaz.
Düzelme belediyeden değil hükümetten olmalı. Türkiye'yi düzeltmek belediyenin işi değil.
 
Son düzenleme:
Yorumlarda sözde "liberal" arkadaşlar gördüm ve bunu "belediyenin işi yemek satmak mı" "esnafın günahı ne" gibi argümanlar ile savunmuşlar. İdeal bir ülkede dedikleri şey gerçekten mantıklı lakin mantıklı bir ülkede yaşamıyoruz. Bu ülkede milletin büyük kısmı kıt kanaat geçiniyor, önceden rahat yaşayan orta direk ise her geçen gün fakirleşip eskiden kendileri için normal olan bazı alışkanlıklarını bırakmaya çalışıyor, komik bıyıklı cahil siyasiler televizyona sıkıp ona vatan haini buna vatan haini diye ülkeyi bölüyor, troll gazeteciler ve kişilikler insanlar arasında nifak tohumu ekiyor, televizyon kanalları insanlara stres ve nefret aşılıyor.

Bu faktörlerden bunalan insanımız ise dışarı çıkıp yan ilçeye gidip ailesiyle gezemiyor bile çünkü hiçbir şey almasalar bile çocukları acıkınca, çocuklarının canı isteyince ya da onu dahi boş ver kendi canı istediğinde bir yere otursa ödeyeceği minimum para kişi başı 200₺(o da döner ayran falan yani). Çoğu insan, öğrenci yemek yapacak vakitleri ve imkanları olmadığı için sağlıksız, hazır veya daha kötüsü sağlıksız hazır ve pahalı yemeklerle beslenmek zorunda kalıyor. Normalde devletin bu aşırı pahalılığa karşı mücadele etmesi gerekirken devletin bu aşırı pahalılığın sebebi olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu durumda belediyelerin halkın akıl sağlığını ve toplumsal refahını en azından birazcık düzeltmek adına bir reaksiyon vermiş olmasındaki sıkıntı nedir? Bu tür işletmeler son yıllarda açılmadı, onlarca yıldır bu tür belediye işletmeleri vardı ama eskiden dışarıda 100₺ olan şey genelde ya 100₺'di ya 80₺ hatta insanlar gidelim esnaftan yiyelim biraz fazla bile versek daha kaliteli olur derdi. Artık aradaki fark öyle açıldı ki buralar tercih edilir oldu.

Bu uygulamalar yüzünden 1(bir) esnaf bile batmayacak çünkü eğer o esnaf cidden güzel ve kaliteli yemek yapıyorsa parası olan insanlar, esnaf lokantasında 20 dakika sıra beklemektense oturup o kaliteli mekanlarda yemek yer zaten parası olmayan insanda gidip o halk lokantalarında sulu yemek+pilav+çorba menülerine hiçbir zaman gidip 250-300₺ ödemiyorlardı.

Kısaca liberalliği savunan arkadaşlar liberalliğin sadece özel sektörü ihya etmek için olmadığını mutualist bir şekilde uygulanması gereken ideal şartlarda işe yarayan bir sistem olduğunu ve şu an bu ülkede liberalliğe daha büyük darbeler vurulan uygulamalar olmasına rağmen en yararlı uygulamaya muhalif olmanız, %0.05'lik oy oranınızın en büyük sebebi.

İmza: Bütün Cem Toker youtube videolarını dinleyen birisi.
 
Listenin tamamını çekip aşağıya bıraktım. Bu zamanda böyle fiyatlar gerçekten çok güzel.


Eki Görüntüle 43539Eki Görüntüle 43540

Normalde devletin böyle şeyler yapmasına karşıyımdır çünkü bu tür şeyler rekabete çok zarar verir. Okul kantinlerinde bile karışık tostun fiyatı 25 TL'den fazladır.
Devlet böyle tesisler açarak oradaki esnafları bitiriyor diye düşündüm hep. Ancak ülkenin şu anki malum durumunu göz önünde bulundurduğumuzda böyle tesisler gerçekten çok güzel. Herkes bir yemeğe 300-400 TL verecek durumda olmuyor ve bunun gibi tesisler ve kent lokantaları onlar için bulunmaz bir nimet. Umarım en yakın zamanda bütün Türkiye'de açılır çünkü açılmalı.