Katılım
17 Aralık 2023
Mesajlar
778
Beğeniler
2.133
Yer
Sodom
Bildiğiniz gibi seçim sonrası şeriat gibi uç fikirler yeniden çok konuşulmaya ve gündem edilmeye başlandı. Bununla bağlantılı olarak da "Adam öldüreni ceza olarak öldürelim" tarzı hem işe yaramaz hem de inanılmaz derecede kötüye kullanılabilecek olan fikirler daha çok konuşulmaya başlandı. Bu fikirler en başta herkese mantıklı gelebilir. Sonuçta idam ve işkence kulağa caydırıcı cezalar gibi geliyor. Ancak biraz düşündüğümüz zaman bu cezalar hiçbir şekilde bir çözüm yolu değildir ve suç işlenmesini engelleme konusunda büyük oranda başarısız olma potansiyeline sahiplerdir. Şimdi gelin size bu cezaların neden bir çözüm yolu olmadığını anlatayım. İyi okumalar.

Öncelikle işin en basit kısmından bahsedeyim, bu cezalar inanılmaz şekilde kötüye kullanılabilir. Elbette "Hapis cezası kötüye kullanılamaz mı sanki?" diyenler çıkacaktır. Evet, hapis cezası da kötüye kullanılabilir. Ancak hapis cezası geriye alınabilir. Kaybedilen yıllar geri getirilemez ancak hatalı hapis kararları iptal edilebilir ve hatalı kararla hapse girmiş kişi yeniden topluma kazandırılabilir. İdam ve işkence gibi cezalar ise geri alınamaz, çünkü ölenler geri getirilemez. Bir örnek üzerinden açıklayayım. A partisi başa geldi ve hızlı bir şekilde önemli makamlara kendi adamlarını getirerek ülkenin bütün kollarını ele geçirdi. İdam ve işkence serbest bu arada A partisinin ülkesinde. A partisi birdenbire muhalifleri idam ve işkence cezaları ile sindirmeye başladı, bir sürü muhalif öldürüldü ve öldürülmeyenlerde kalıcı sorunlar bırakıldı. Bunlar geri alınamaz, ölüler geri getirilemez ve işkence ile kalıcı sorunlar yaşayan kişiler normal hayatlarına geri dönemez. Diğer bir örnek olarak iftiradan bahsedelim. A kişisi C kişisine iftira attı, bir cinayet iftirası. Mahkeme bir şekilde C kişisini haksız buldu ve C kişisini idama mahkum etti çünkü mahkeme kararına göre C kişisi bir adam öldürdü. C kişisi idam edildi ve idamdan aylar sonra C kişisinin masum olduğu kanıtlandı. Şimdi ne olacak? C kişisi haksız yere öldürüldü ve geri getirilemez. Ölümün telafisi yok sonuç olarak. Verdiğim örneklerde gördüğünüz gibi idam ve işkence gibi cezaların kötüye kullanım potansiyeli oldukça yüksek ve bu potansiyel hapis cezasının kötüye kullanım potansiyelinden çok daha tehlikelidir. Kesin bir sonucu vardır işkence ve idam cezasının, ölüm.

Şimdi gelelim asıl caydırıcı cezanın ne olduğuna. Eminim buna hepinizin farklı farklı cevapları vardır ancak bana göre asıl caydırıcı ceza hapis cezasıdır. Şimdi bana diyeceksiniz ki "Hapis cezası günümüzde uygulanıyor zaten ancak hiçbir caydırıcılığını göremedik." bir yerde haklısınız elbette, ancak şu da var ki ülkemizde hukuk o kadar rezil bir halde ki tecavüzcüler, katiller sokaklarda geziyor. Suçlu oldukları kanıtlanmış kişiler ömür boyu veya uzun süre hapse atılır ve içeriden hiçbir şekilde çıkarılmazlarsa zaten yavaş yavaş akıl sağlıklarını kaybederler. Bu arada burada bahsettiğim hapis cezası güneş görmeyen, içinde bir ampul ve bir yatak bulunan, mahkumun başkalarıyla iletişim kuramadığı bir hapis cezası. Bahsettiğim etkenler bir araya gelince kişi en sonunda delirir. Böylece hapis cezası caydırıcı bir ceza olur. İdam ve işkence caydırıcı değildir çünkü pek çok kişi için bir kurtuluş yoludur. Bir düşünün, sizce idam veya işkence ile öldürülmek mi caydırıcı olur yoksa kapalı bir hücrede delirmek mi? En başta idam ve işkence caydırıcı gibi olabilir ancak değildir, çünkü dediğim gibi ikisinin de sonunda ölüm var ve ölüm pek çok kişi için bir kurtuluş yoludur.

Okuduğunuz için teşekkürler, yazı içerisinde doğru bulmadığınız kısımlar olursa belirtirseniz sevinirim.
 
Şeriatta partiler yok zaten güzel kardeşim, bağımsız bir hukuk sistemi var. Dolayısıyla dediğin şey geçersiz. İdam tabii ki caydırıcıdır, hayat herkes için tatlıdır ve ölüme rağmen suç işlemezler. Bugün insanları suça teşvik eden şey hapishanede rahat bir hayat geçirmeleridir. Tecavüzcüleri sallandır bakalım bir daha tecavüz oluyor mu? Kimse 5 saniyelik zevk için ölümü göze alacak değil.
''C kişisi idam edildi ama sonra masum olduğu kanıtlandı'' demişsin. İdam cezası zaten kesin ve yüzde yüz ihtimalle suçu işlemiş kişilere verilir, şüphe olan yerde idamla itham edilmez kimse.
 
Kaybedilen yıllar geri getirilemez ancak hatalı hapis kararları iptal edilebilir ve hatalı kararla hapse girmiş kişi yeniden topluma kazandırılabilir.

Suçlu oldukları kanıtlanmış kişiler ömür boyu veya uzun süre hapse atılır ve içeriden hiçbir şekilde çıkarılmazlarsa zaten yavaş yavaş akıl sağlıklarını kaybederler. Bu arada burada bahsettiğim hapis cezası güneş görmeyen, içinde bir ampul ve bir yatak bulunan, mahkumun başkalarıyla iletişim kuramadığı bir hapis cezası. bahsettiğim etkenler bir araya gelince kişi en sonunda delirir. Böylece hapis cezası caydırıcı bir ceza olur.

Sizce caydırıcı bir cezanın geri dönülemez sonuçlara yol açmama şansı var mı? Sizin örneğinizde kişi akıl sağlığını kaybediyor fakat idam, işkence gibi cezalandırmaların karşısında ise sağlığından ve canından oluyor. Bir cezanın caydırıcı olması ve kişi üzerinde artık geri alınamayacak bir tahribat yaratmama şansı bulunuyor mu acaba?
 
Son düzenleme: