İfade özgürlüğü hakkında düşünceleriniz nedir?

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Tehdit/şantaj dışı her şey ifade özgürlüğüdür. Aması osu busu yok.

Nokta! "hadi gel Sakarya da köyde söylesene bak naparlar" söyleyip söyleyemem doğru olduğunu mu değiştiriyor? Sende Çin'de Tayvan bir ülke diyemezsin o zaman Tayvan bir ülke değil? Nasıl bir bakış açısı anlayamadım abi sözüm meclisten dışarı cidden sokakları mahkeme köşesi bilen magandaları hiç sevmiyorum.
 
Son düzenleme:
Terimlerin ne olduğunu bilmiyorlar çünkü “ifade özgürlüğü güzel ama cırt pırt’a laf gelirse ne yapacaksın” diyor özünde. Terimler evrenseldir mahallelerindeki kahvehaneyi kapsaması için değil bu terimler. Ya diyeceksin özgürlük bana ters ya da özgürlük özgürlüktür.
 

Şu an beni varsayımlarla soktuğunuz durumda siz varsınız. Aynı soruyu, gerçekten bu durumda olduğunuz için ben size sorayım o hâlde: Elinizde güç olsa eleştirdiğiniz bu yasayı kaldırmayacak mısınız? Elinizde güç olmadığı için yaklaşık iki saattir benim dediklerimden istediğiniz anlamı çıkarmaya çalışıyorsunuz.

Bakın, anlamıyorsunuz. İnatla anlamıyorsunuz fakat anlayacaksınız. Anlamak zorundasınız. Can alacağım, demedim. Alırlarsa ne yapacaksınız, dedim. Hiç mi bu konu için can alan olmadı Türkiye'de? Hiç mi "yan bakma" kavgasına ölüp giden olmadı? Şaşıp kalıyorum!.. Bu konudan dolayı can alacak kişi de canidir, şerefsizdir, cehennemliktir. Aksini iddia eden mi oldu?

Ya ben anlatamıyorum ya da anlamıyorsunuz... Moderatör bu konuyu kilitlediğinde karşı çıkmıştım fakat şimdi hak vermeye başladım. Saçma sapan konuşuyorsunuz ama merak etmeyin, her daim cevap vereceğim. Bu saçmalıklarınızla bu konuyu dolduramazsınız.

Ben hukuk işlesin istiyorum. İşlesin. Sizin istediğiniz gibi "Umursamıyorum." demesin. Diyemez. Demeyecek de.

Devlet derse ki "Ben takipsizlik verdim.", ben üstüne hiçbir söz söylemeyeceğim. Fakat bu ülkede tek ben mi yaşıyorum? Üstte de dediğim gibi, hiç mi can alan, katil olan olmadı bu sebepten dolayı? Onlara da cezaları gayet verilir. Verilmeli de.

Ama devlet bana "Şu adam sana küfretmiş, açıkçası benim umurumda değil sana küfredilip küfredilmediği." derse devletin beni umursamadığı konuda kendi başıma hareket EDEBİLİRİM. Bakın, ederim, demiyorum, edebilirim. Ben yapmam fakat yapacak insan yok mu hiç? Hiç kimse mi kendi adaletini sağlamaya çalışmıyor? Bu insanlar bu durumda kendi adaletlerini sağladıklarında onlara ne söyleyebilirsiniz? Hem insanların sorununu devlete çözdürtmüyorsunuz hem de kendi adaletlerini uyguladıklarında -ki kesinlikle uygulamalarına karşıyım- onlara ceza veriyorsunuz. Hahahahahahahaha. Saçmalıklar silsilesi fakat devam ediyorum. Edeceğim.

Benim öyle bir iddiam olmadı. "Bu topraklardaki tek etkin güç Türklerdir." dedim. Saf Türklerdir, demedim. Türk vatandaşlarıdır.

Yine bir "istediğiniz tarafa çekme" girişimi. Fakat işe yaramayacak. Emin olun.

Bakın, ortada bir gerçek var. Kimse benim aileme küfredemez. Ben bu küfrü eden kişi için hukuksal her yolu denerim. Denemeye de devam edeceğim. Resmî kurumlar bu hesap anonim, ulaşamadık, deyip davaya takipsizlik verirse benim için iş bitmiştir. Sırf bu işleyişi kırmak için "makarnacılık" falan diye zırvaladınız. Yine de sizi kırmayalım: Bir kişinin kendi yarattığı ve inandığı dine, yaratıcıya ya da herhangi bir şeye küfretmek, hakaret etmek zaten o kişiyi kışkırtmaktır. "Kışkırtmadan hakaret edeyim." ne demektir? Bunu açıklayınız.

Ben, "makarnacı" olan size "Spagetti, boru makarnadan daha iyidir." dersem bu kışkırtma da, hakaret de olmaz. Fakat "Spagetti tek gerçektir, boru makarnacıların şereflerini bilmem ne yapayım." dersem bu hakarettir, küfürdür, kışkırtmaktır. Bunun ayrımını nasıl yapamıyorsunuz? Kaç yaşındasınız zihinsel olarak?

Sorarsınız da cevap alabilir misiniz? Hahaha.

Hâlâ dediklerimi karman çorman yapıp uyduruyorsunuz bir şeyler. Yine de yılmayacağım, devam ediyorum...

Tabii ki kültüre uymayıp isyankâr olabilirsiniz. Buna kimin ne deme hakkı var? Açıkçası bu kısımda cevap verilebilecek pek bir şey bulamadım. Çok saçma, cevap veremiyorsun, doğrular acıtır, tedavi ol... Ne bu? Hahaha. Bir de utanmadan yazıyorsunuz ya bunları... Saygılarımla.

Bende sizi kışkırtma amacı gütmeden dininize inandığınız tanrıya hakaret etsem kim bana ceza verecek?
Aslında bu yazdığınızdan sonra size cevap vermeme gerek yok. Bunu açıklayınız. Kışkırtmak bir sonuçtur, hakaret ettiğiniz için karşınızdakini kışkırtmış olursunuz. Kime ne anlatıyorum bilmiyorum fakat yine de çabalayacağım.
 
Son düzenleme:

"şu an beni varsayımlarla soktuğunuz durumda siz varsınız. Aynı soruyu, gerçekten bu durumda olduğunuz için ben size sorayım o hâlde: Elinizde güç olsa eleştirdiğiniz bu yasayı kaldırmayacak mısınız? Elinizde güç olmadığı için yaklaşık iki saattir benim dediklerimden istediğiniz anlamı çıkarmaya çalışıyorsunuz." hayır elimde bir güç olsa güçlendirilmiş parlementer sistem ile mecliste yasayı geçirmeye çalışırdım başarılı olursam olur olmazsam olmazdım, hiçbir terimi bilmiyorsunuz cidden.

"bakın, anlamıyorsunuz. İnatla anlamıyorsunuz fakat anlayacaksınız. Anlamak zorundasınız. Can alacağım, demedim. Alırlarsa ne yapacaksınız, dedim. Hiç mi bu konu için can alan olmadı Türkiye'de? Hiç mi "yan bakma" kavgasına ölüp giden olmadı? Şaşıp kalıyorum! Bu konudan dolayı can alacak kişi de canidir, şerefsizdir, cehennemliktir. Aksini iddia eden mi oldu?" dedikleriniz çelişiyor tam olarak böyle demediniz ben gider kendi hallederim dediniz, ne mi yapacağım? Buna göre özel bir tutum mu sergileyeceğim, normal bir insan masum şekilde öldüğünde ne yapacaksam onu yapacağım, elimden geliyorsa saldırganların bulunmasına yardım ederim, ailesine destek olmaya çalışırım, siz şunu anlamıyorsunuz işte Türkiye'de zaten havadan sudan sebeğe ölümler daha çok yok yan baktın yok bilmem ne sen hadi ifade özgürlüğünü yasakladın sanıyor musun bu havadan sudan ölümlerin önüne geçebileceğini? Hiçbir fark yaratmayacak ölümlerde, kötü bir insan zaten içinde onu barıdırıyorsa elnde sonunda herhangi bir sebepten cinayet işler.

"ya ben anlatamıyorum ya da anlamıyorsunuz... Moderatör bu konuyu kilitlediğinde karşı çıkmıştım fakat şimdi hak vermeye başladım. Saçma sapan konuşuyorsunuz ama merak etmeyin, her daim cevap vereceğim. Bu saçmalıklarınızla bu konuyu dolduramazsınız.

Ben hukuk işlesin istiyorum. İşlesin. Sizin istediğiniz gibi "umursamıyorum." demesin. Diyemez. Demeyecek de.

Devlet derse ki "ben takipsizlik verdim.", ben üstüne hiçbir söz söylemeyeceğim. Fakat bu ülkede tek ben mi yaşıyorum? Üstte de dediğim gibi, hiç mi can alan, katil olan olmadı bu sebepten dolayı? Onlara da cezaları gayet verilir. Verilmeli de.

Ama devlet bana "şu adam sana küfretmiş, açıkçası benim umurumda değil sana küfredilip küfredilmediği." derse devletin beni umursamadığı konuda kendi başıma hareket edebilirim. Bakın, ederim, demiyorum, edebilirim. Ben yapmam fakat yapacak insan yok mu hiç? Hiç kimse mi kendi adaletini sağlamaya çalışmıyor? Bu insanlar bu durumda kendi adaletlerini sağladıklarında onlara ne söyleyebilirsiniz? Hem insanların sorununu devlete çözdürtmüyorsunuz hem de kendi adaletlerini uyguladıklarında -ki kesinlikle uygulamalarına karşıyım- onlara ceza veriyorsunuz. Hahahahahahahaha. Saçmalıklar silsilesi fakat devam ediyorum. Edeceğim."
tam şu kısımda size bir şey söylemek istiyorum "hareket edebilirim. Bakın, ederim, demiyorum, edebilirim. Ben yapmam fakat yapacak insan yok mu hiç? Hiç kimse mi kendi adaletini sağlamaya çalışmıyor? " bak burada işte bencilsin ve çok kendi circle'ında konuşuyorsun, Türkiye'de kuran yırtan birine insanlar ne yapacaksa Hindistan'da da inek yersen aynı şeyi yapacaklar, herkesin hassasiyetleri farklı kimisi için annesine sövmek umurunda olmaz annesini sevmiyordur babasına sövünce zıvanadan çıkar birkaç arkadaşım böyle, bu şey gibi yaşlı amcaların mini etekli kızlardan rahatsız olması gibi sırf kendi rahatsız oluyor diye karşıdaki kişinin özgürlüğüne karışıyor. Ve kendi adaletini sağlayacaksan o zaman devlete gerek kalmaz kabile yönetimi olsun, hukukun üstünlüğünü yargının bağımsızlığını sağladığın zaman bağımsız yargı ne derse O, sen diyorsun ki mahkeme ceza vermezse adamlar gidip o şahsı öldürmelidir bu biraz çok selfish bakış açısı kendiniz gibileri çok fazla ön planda tutuyorsunuz, hadi diyelim dediklerini doğru farz edelim neden İsveç İrlanda ve Amerika Türkiye'den her konuda 100kat daha iyi ve daha yaşanabilir daha iyi ekonomisi var, emeğinin karşılığını alabiliyorsun? Orada ahlak yok ya hani dediğine göre nasıl insanlar yaşıyor sanki birisi annene küfür edince bütün hayatın alt üst oluyor maddiyat açısından, ağzı olan konuşur abicim.

"benim öyle bir iddiam olmadı. "bu topraklardaki tek etkin güç türklerdir." dedim. Saf türklerdir, demedim. Türk vatandaşlarıdır.

Yine bir "istediğiniz tarafa çekme" girişimi. Fakat işe yaramayacak. Emin olun."
yok öyle demediniz saf türkleri andınız keza saf Türk dediğin nedir? Türkmenler mi gagavuzlar mı bir sürü Türk var, baştan Türk vatandaşları diyecektin bu ülkede yaşayan her insan.

"bakın, ortada bir gerçek var. Kimse benim aileme küfredemez. Ben bu küfrü eden kişi için hukuksal her yolu denerim. Denemeye de devam edeceğim. Resmî kurumlar bu hesap anonim, ulaşamadık, deyip davaya takipsizlik verirse benim için iş bitmiştir. Sırf bu işleyişi kırmak için "makarnacılık" falan diye zırvaladınız. Yine de sizi kırmayalım: Bir kişinin kendi yarattığı ve inandığı dine, yaratıcıya ya da herhangi bir şeye küfretmek, hakaret etmek zaten o kişiyi kışkırtmaktır. "kışkırtmadan hakaret edeyim." ne demektir? Bunu açıklayınız.

Ben, "makarnacı" olan size "spagetti, boru makarnadan daha iyidir." dersem bu kışkırtma da, hakaret de olmaz. Fakat "spagetti tek gerçektir, boru makarnacıların şereflerini bilmem ne yapayım." dersem bu hakarettir, küfürdür, kışkırtmaktır. Bunun ayrımını nasıl yapamıyorsunuz? Kaç yaşındasınız zihinsel olarak?"
ederse ve bu ifade özgürlüğü olursa ne yapacaksın mesela? Atıyorum çok ayrı bir alternatif gerçeklikte Türkiye'de küfür ifade özgürlüğü kapsamında yargılanıyor, adamı gidip öldürecek misin? Senin zoruna gidiyorsa bana ne abi benim gitmiyor senin için yasa mı değiştireceğiz? Ve sen zihinsel olarak 69 yaşında hissediyorum dostum. Yani senin için spagetti tanrısı doğru değil İslam'ın tanrısı doğru o yüzden spagetti tanrısı insanın yarattığı, e kanka senin dinin doğruysa tagutu uygula kes kafirlerin kafasını o zaman.

"sorarsınız da cevap alabilir misiniz? Hahaha.

Hâlâ dediklerimi karman çorman yapıp uyduruyorsunuz bir şeyler. Yine de yılmayacağım, devam ediyorum...

Tabii ki kültüre uymayıp isyankâr olabilirsiniz. Buna kimin ne deme hakkı var? Açıkçası bu kısımda cevap verilebilecek pek bir şey bulamadım. Çok saçma, cevap veremiyorsun, doğrular acıtır, tedavi ol... Ne bu? Hahaha. Bir de utanmadan yazıyorsunuz ya bunları... Saygılarımla."
sende git Çin'de Tayvan bir ülkedir de? Diyemezsin her şeyi her yerde zaten diyemezsin fakat demokratik ülkelerde ABD'de şantaj tehdit hariç her şeyi bakınız sınırsız olarak her şeyi söyleyebiliyorsun. Ama senin kafanın basacağına inancım yok hiçbir şeye cevap veremeyip hadi gel Kayseri'de de orada de burada de, e kardeşim gel tel avivde filstin bayrağı aç derler adama o zaman.

"aslında bu yazdığınızdan sonra size cevap vermeme gerek yok. Bunu açıklayınız. Kışkırtmak bir sonuçtur, hakaret ettiğiniz için karşınızdakini kışkırtmış olursunuz. Kime ne anlatıyorum bilmiyorum fakat yine de çabalayacağım." yazdığın şeyleri unutuyorsun herhalde kanka kendinin yazdığın şeyi değiştirip aynı skalada sana geri yazdım sanki sıfırdan yazmışım gibi söylüyorsun hahahaha güldüm açıkçası. Neyse sen 3. dünya ülkesinde mutluysan sıkıntı yok
 
Ne güzel. Sizi tebrik ve takdir ederim.

Yazdıklarımı anladığınızdan emin değilim. Yarın öyle bir şey yaparsam -yani yapanların arasında ben de katılırsam- ne yapacaksınız, diye sordum. Bence yine anlamadınız...

Evet, önüne geçilmeyecek fakat insanlara "Ben ceza vermeyeceğim." demiş oluyorsunuz. Bu ortam ile suç oranı 2,5-3 kat artar. Sanki çok azmış gibi!..

Şu anda hukuk "Şikâyette bulun, gereğini yapacağım." diyor. Böyle bir yol varken kendi adaletini sağlamak yanlıştır. Aksi bir durumda -yani sizin istediğiniz sistemde- insanlara "Kendin çöz." demiş oluyorsunuz. Bu daha da yanlıştır.

Şurası çok ilgimi çekti: "... sen diyorsun ki mahkeme ceza vermezse adamlar gidip o şahsı öldürmelidir..."

Benim böyle bir şey dediğimi kanıtlamadığınız sürece bu kısma cevap vermeyeceğim. Kaldı ki böyle bir şey dediğimden eminseniz hakkımda suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Bu ifade halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturur. Rezilliğinizde boğulacaksınız.

Açıkçası devletin karışmıyorum, dediği yerde bana karşı o davranışı gerçekleştiren kişi ya da kişilere ne yapacağımı kestiremiyorum. Umalım ki böyle bir şey olmasın.

Fakat şunu da unutmayın: Ben, devletin işe el atıp başarılı ya da başarısız olmasını dikkate alırım. Devlet beni -yani tüm vatandaşlarını- bu konuda serbest bırakırsa nasıl bir infiale sebep olacağını siz düşünün. Mevcut suç oranı sadece bu konu yüzünden bile 2,5-3 kat artacaktır. Bu ülkede sadece aklı başında insanlar yaşamıyor maalesef ki. Bunu biliyorsunuzdur umarım.

Senin zoruna gidiyorsa bana ne abi benim gitmiyor senin için yasa mı değiştireceğiz?
"... senin için yasa mı değiştireceğiz?" derken? Şu an yasayı değiştirmeye çalışan sizsiniz, o vakit ben size sorayım: Sırf size edilen küfürler umurunuzda olmuyor diye sizin için yasa mı değiştireceğiz? Siz kimsiniz?

Evet, "Siz kimsiniz?" sorusunu bilerek sordum. Benim soracağım bir soru değil fakat tartışmanın en başında "Ağa mısınız, paşa mısınız?" tarzı bir soru sorduğunuz için bunu sormayı uygun gördüm. Yüzleşin bakalım.

Nasıl bir hışımla yazıyorsanız artık, cümleleriniz birçok yerde karmaşıklaşmış. Yine de anladığım kadarıyla cevap vereceğim. Vereceğim tabii ki, sizi cevapsız bırakır mıyım?..

Varsayımlarla ilerledik, o vakit gerçeklikten devam edelim: Siz bana "İslam doğru din değil." derseniz bu hakaret de olmaz, küfür de olmaz, kışkırtma da olmaz. Fikrinizi belirtiyorsunuz. Fakat siz "İslam doğru değil, geri zekâlıların bir ürünü." derseniz işte burada kendinize duyulan saygıyı da yitirirsiniz, beni -ve İslam dinine mensup olanları- kışkırtmış da olursunuz. Kafa kesme olayını anlamadım, saçmalıklarınızın bir ürünü...

Siz Türkiye'de ifade özgürlüğünün bu boyutunu savunuyor olabilirsiniz fakat milletin büyük bölümü tarafından tepkiyle karşılaştığınızda da savsaklamayacaksınız. Karşılaşacaksınız çünkü, gerçeklik bu. Yine de kendi doğrunuzdan tabii ki şaşmayacaksınız. Eğer çoğunluğa uyacaksak aydınlığa nasıl çıkarız?.. Hahaha. Haklısınız.

Hâlâ dediğime cevap vermediniz, bir insana hakaret edip nasıl kışkırtmamış olabilirsiniz? Bu sizin için geçerli olabilir de her insan için kesinkes doğru mudur? Öyle olsaydı şu an bu tartışmayı da yapmıyor olurduk. Anlamadınız da dümenden sorayım yine de.
 
Son düzenleyen: Moderatör:

"Yazdıklarımı anladığınızdan emin değilim. Yarın öyle bir şey yaparsam -yani yapanların arasında ben de katılırsam- ne yapacaksınız, diye sordum. Bence yine anlamadınız..." ne yapacağımı söyledim hadi farklı cevap vereyim, bir şahıs yasaları çiğner ve açıkca başka bir cana kast ederse, eğer kolluk kuvvetlerinde olursam şu Falkan'ı arteriae spinales posteriores kısmına 5.56mm bir mermi ile yollar adaleti sağlardım belki.



"Evet, önüne geçilmeyecek fakat insanlara "ben ceza vermeyeceğim." demiş oluyorsunuz. Bu ortam ile suç oranı 2, 5-3 kat artar. Sanki çok azmış gibi!
Şu anda hukuk "şikâyette bulun, gereğini yapacağım." diyor. Böyle bir yol varken kendi adaletini sağlamak yanlıştır. Aksi bir durumda -yani sizin istediğiniz sistemde- insanlara "kendin çöz." demiş oluyorsunuz. Bu daha da yanlıştır."




Bkz: https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_firearm-related_homicide_rates

İfade özgürlüğü olan ve olmayan ülkeleri karşılaştırın isterseniz, görüldüğü gibi söylediğiniz söylemi farazi çıkardım, bir fark etmiyor cinayetler ifade özgürlüğüyle orantılı indexlenemez hahaha.

"açıkçası devletin karışmıyorum, dediği yerde bana karşı o davranışı gerçekleştiren kişi ya da kişilere ne yapacağımı kestiremiyorum. Umalım ki böyle bir şey olmasın.

Fakat şunu da unutmayın: Ben, devletin işe el atıp başarılı ya da başarısız olmasını dikkate alırım. Devlet beni -yani tüm vatandaşlarını- bu konuda serbest bırakırsa nasıl bir infiale sebep olacağını siz düşünün. Mevcut suç oranı sadece bu konu yüzünden bile 2, 5-3 kat artacaktır. Bu ülkede sadece aklı başında insanlar yaşamıyor maalesef ki. Bunu biliyorsunuzdur umarım."
hiçbir şey yapamayacağınızı teminat ederim, yasalardan üstün değilsiniz az önce zaten faraziden konuştuğunuzu kanıtladım hahaha.

"... Senin için yasa mı değiştireceğiz?" derken? Şu an yasayı değiştirmeye çalışan sizsiniz, o vakit ben size sorayım: Sırf size edilen küfürler umurunuzda olmuyor diye sizin için yasa mı değiştireceğiz? Siz kimsiniz?

Evet, "siz kimsiniz?" sorusunu bilerek sordum. Benim soracağım bir soru değil fakat tartışmanın en başında "ağa mısınız, paşa mısınız?" tarzı bir soru sorduğunuz için bunu sormayı uygun gördüm. Yüzleşin bakalım."
ben halkım ben bir Oy'um ben bir babayım ben bir bahçıvan, doktor, polis en önemlisi halktan biriyim tabii Ki'de ben ve benim gibi hukukun üstünlüğü savunanlar değiştirecektir sevseniz de sevmeseniz de bu farazi yobaz zihniyet bir gün değişecektir!

"Nasıl bir hışımla yazıyorsanız artık, cümleleriniz birçok yerde karmaşıklaşmış. Yine de anladığım kadarıyla cevap vereceğim. Vereceğim tabii ki, sizi cevapsız bırakır mıyım?

Varsayımlarla ilerledik, o vakit gerçeklikten devam edelim: Siz bana "İslam doğru din değil." derseniz bu hakaret de olmaz, küfür de olmaz, kışkırtma da olmaz. Fikrinizi belirtiyorsunuz. Fakat siz "İslam doğru değil, geri zekâlıların bir ürünü." derseniz işte burada kendinize duyulan saygıyı da yitirirsiniz, beni -ve İslam dinine mensup olanları- kışkırtmış da olursunuz. Kafa kesme olayını anlamadım, saçmalıklarınızın bir ürünü..."
şimdi pek bura da dine giremeyeceğin ban yiyeceğim için, istersen o kısmı Twitter'da tartışabiliriz. Sen sadece kendi inandığın dini koruyorsun küçük dost, bir sürü o dine inanmayan insanın dinlerini kendi tanrısı diyerek bahsettin yazdıklarını silmediğin süreçte de böyle kalacak haha.

"Siz Türkiye'de ifade özgürlüğünün bu boyutunu savunuyor olabilirsiniz fakat milletin büyük bölümü tarafından tepkiyle karşılaştığınızda da savsaklamayacaksınız. Karşılaşacaksınız çünkü, gerçeklik bu. Yine de kendi doğrunuzdan tabii ki şaşmayacaksınız. Eğer çoğunluğa uyacaksak aydınlığa nasıl çıkarız? Hahaha. Haklısınız." ben bir yanlışı toplumun muhafazakar kesiminden dolayı söylemeyeceğim anlamına mı geliyor? Bu nasıl bir bakış açısı cidden saçma konuştuğunuzu kendiniz farkına varamayacak kadar faraziden bir düşünce biçimi var sizde, toplum ne derse desin ben her zaman bu konuda ilerleyeceğim sizin gibi muhafazakarlar zaten Rusya Çin hon kong gibi hukukun üstünlüğünü yoka saymış ifade özgürlüğünü kültürel mitleri ve insanları "sen bizim töremize nasıl karşı gelesin ki?" dedikleri için muhafazakarlık yapmayacağız her zaman demokrasinin ve hukukun üstünlüğünü ölüme kadar savunacağız.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Herkese merhaba,

Öncelikle kendi adıma konuşmak gerekirse tartışmayı okumak rahatsız etmedi, hatta keyif aldım. Tartışma genel anlamda kibarca ilerlemişse de konunun kilitlenmesi isabetli olmuş. Zira giderek üslubun bozulmaya başladığını gösteren ifadeler olmaya başlamış. Bu da yavaş yavaş yapılan tartışmayı aslında bir kavgaya dönüştürür ve konudan sapılarak artık tartışma yapmanın herhangi bir anlamı kalmaz. Her neyse, kendimce üslupla ilgili gördüğüm kısımları düzenledim.

Tartışmanın odağı olan hakaretin, küfrün ifade özgürlüğü olup olmaması gerektiği meselesine bir avukat olarak ben de birkaç kelam etmeden konudan çıkmak istemedim. Öncelikle tartışmanın odağı konusunda kendi fikirlerimi söyleyeceğim ve genel olarak tartışmanın genel odağının neden hatalı olduğu ifade etmeye çalışacağım.

Hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında olmasını doğru bulmuyorum. Bunu savunan arkadaşın/arkadaşların kaçırdığı nokta "zarar" meselesidir. Bunu açıklamak istiyorum. Öncelikle hakaret suçunun kanundaki tanımına bakalım:

Hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Özel Hükümler" başlıklı ikinci kitabının, "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı ikinci kısmının "Şerefe Karşı Suçlar" başlıklı sekizinci bölümündeki 125. maddesinde şöyle tanımlanmış:

"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)[55] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi..."

Kanundaki kitap, kısım ve bölüm başlıklarını da özellikle belirttim. Gerek başlıklardan gerekse de kanun maddesinin lafzından da göreceğiniz üzere hakaret suçu kişinin onuruna, şerefine, yani onun manevi bütünlüğüne yönelik işlenmiş bir suçtur. Dolayısıyla burada görülen zarar maddi bir zarar olmayıp kişinin manevi bütünlüğüne yönelik bir zarar olduğundan "manevi" bir zarardır. Manevi zararlar da tıpkı maddi zararlar gibi önemlidir ve kişinin manevi bütünlüğünün korunması onun en doğal hakkıdır. Hatta söz konusu suç hukuk tekniği bakımından bir "zarar suçu" bile değildir. Yani bu eylemin bir suç oluşturması için neticesinde bir zararın meydana gelmesi beklenmez. Eylemi gerçekleştirmek suçun oluşması için yeterlidir.

Anladığım kadarıyla hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında olmasını savunan arkadaş/arkadaşlar, hakaret söylemlerinde kullanılan ifadelerin somut olarak gerçekleştirilmemesi durumunda ifade özgürlüğü kapsamında olması gerektiği argümanını ileri sürüyorlar. Yani ortada maddi zarar yoksa hakaret ifade özgürlüğü kapsamında olsun istiyorlar. Ancak bu yeterli değildir. Çünkü hukukta zarar kavramı çeşitlidir ve bunlardan biri de yukarıda da belirttiğim gibi manevi zarardır. Bunun da korunması gereklidir ve kişinin en temel haklarından biridir. Hakaret suçu işlediğiniz takdirde yukarıda da belirttiğim gibi kişiye manevi bir zarar vermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla zarar verici bir eylemin özgürlük kapsamında olması beklenemez.

Argümanı devam ettiren arkadaş/arkadaşlar, sonucunda maddi bir zarar meydana gelmediği takdirde hakaret eylemine karşı tepkisiz kalınması gerektiğini savunmuş. Onlar da hakaret eylemine karşı tepkisiz kalıyormuş, önemsemiyormuş. Bu da yetersiz bir argüman, çünkü hakaret söyleminin sonucunda herkesin manevi bütünlüğü bozulmayabilir. Zaten kanun da bu suçun soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikayete tabi kılmış. Hakaret söyleminden dolayı siz zarar görmüyor musunuz? Tamam, o halde siz şikayet etmeyin. Kimse size neden rahatsız olmadın, neden şikayet etmiyorsun demeyecek, demiyor da zaten. Ancak sizler bu eylemden manevi zarar görenlere "Neden zarar görüyorsun?" diyerek eleştiriyorsunuz. Bırakın zarar görenler de şikayet ederek haklarını aramaya devam etsin.

Açıkçası madem tartışma "hakaret" üzerinden ilerlemiş, genel olarak hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında olup olmaması konusunun tartışılmasından ziyade, örneğin neyin hakaret sayılıp sayılmadığının, ne türden ifadelerin eleştiri kapsamında olup olmadığının tartışılmasını beklerdim ben. Mesela zaten TCK m.125'te hakaret suçu tanımlanmışken ve yine aynı madde kamu görevlisine karşı hakaret suçu da tanımlanmışken, fazladan bir "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçu tanımının gerekli olup olmamasının tartışılmasını beklerdim. Yine aynı şekilde ne türden ifadelerin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, hangi türden ifadelerin eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tartışılmasını beklerdim.

Yine bunların yanında örneğin "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu var mesela. Bu suç kapsamında da ifade özgürlüğünün tartışılmasını beklerdim. Mesela hangi türden ifadelerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğine yönelik, hangi türden ifadelerin aslında eleştiri kapsamın olduğuna yönelik tartışılmasını beklerdim.

Bunları tartışmayı devam ettirmek istediğim için söylemiyorum. Sadece birkaç kelam etmek istedim, o kadar.
 
Son düzenleme:
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…