DOGANSLX 31

Üstün
Katılım
20 Temmuz 2024
Mesajlar
299
Beğeniler
100
Yer
Ankara
Selam arkadaşlar,

Bugün size iki farklı şahin'le yaptığım iki uzun yol deneyimimi anlatmak istiyorum. Birisi 1990 model, diğeri 1995 model. İkisi de bana ait. Biri daha “sıradan” bir kullanım arabası, diğeri ise eski garaj arabası. İkisini de gerçek anlamda yola çıkardım ve ikisinden de memnun kaldım. Belki aynı durumda olanlara ya da şahin'le uzun yol yapmayı düşünenlere fikir verir.

Önce 1990 model Şahin ile yaptığım Ankara – Bartın yolculuğundan bahsedeyim.

Ankara'dan Bartın'a gidiş-dönüş yaptım. Giderken yolu pek bilmediğim için tempo tuttum, 90-100 km arasında gittim. Acele etmedim, sadece bir kez mola verdim. Onun dışında sadece benzinliklerde durdum. Dönüşte yolu bildiğim için biraz daha açtım, 120-130 bandında geldik. Toplam yakıt masrafı 1.800 TL oldu.

Bu araçta en çok dikkatimi çeken şey koltuklardı. Tofaş'ın o eski koltuklarının bende ayrı bir yeri var. Gerçekten çok rahat. İnsan saatlerce otursa bile belini, sırtını çok yormuyor. Süspansiyon tarafı ise eski bir araç olduğu için bugünün arabalarıyla kıyaslanamaz tabii. Yine de “rahat gidip rahat geldim” diyebilirim. Arabam öyle pısırık, yolda zorlanan bir araç değil. Gayet toparladı kendini.

Tek mekanik olay, Bartın'dan dönerken ufak bir yağ eklemesi yapmak zorunda kalmam oldu. Onun dışında hiçbir sorun çıkmadı. Yolda bırakmadı, terletmedi.

Şimdi gelelim 1995 model Şahin'e.

Bu araç biraz daha farklı. Eski garaj arabası. Yani uzun süre az kullanılmış, bakımlı bir araç. İzmir yoluna çıkmadan önce genel kontrollerini yaptırdım. Yağ, su, fren, lastik, elektrik… hepsine bakıldı.

Ankara'dan İzmir'e gidiş-dönüş yaptık. Giderken yine tempo tuttuk, 100-110 km arasında gittik. Çok basmadık. Yolda tek olay bobin kablosunun çıkması oldu. Hemen taktık, yola devam ettik. Toplam 3 kez mola verdik. Dönüşte ise biraz daha açtık, 120-130 ile geldik. Bu yolculukta toplam 2.800 TL yakıt yaktı.

Konfor olarak 1995 model daha bir toparlanmış hissediyor. Hem koltuk hem genel yol tutuşu biraz daha olgun. Yine de ikisi de Tofaş, ikisi de o klasik şahin ruhunu taşıyor. Özellikle uzun yolda o motor sesi, o direksiyon hissi, o koltuk… İnsanı başka bir yere götürüyor.

İki yolculuğu da düşündüğümde şunu söyleyebilirim: Bu arabalar yaşlı olabilir, teknolojileri eski olabilir ama bakımlı olduklarında hâlâ gerçek anlamda yol gidebiliyorlar. Ne yolda kaldım, ne büyük bir sorun yaşadım. Sadece ufak tefek şeyler oldu ve hepsi çözüldü.

Şahin'le uzun yol yapmak isteyenler varsa, özellikle bakımlı bir araçla yola çıkmalarını tavsiye ederim. Kontrol ettirmeden, “nasıl olsa gider” diyerek yola çıkmayın. Ama bakımlıysa, gerçekten keyifli bir yolculuk oluyor.

Not: 1990 model şahinin LPG deposu büyük, 1995 model Şahin'in LPG deposu standart depolardan.

Soru sormak isteyen olursa seve seve cevaplarım. İyi sosyaller, yollar açık olsun.
 
Selam arkadaşlar,

Bugün size iki farklı şahin'le yaptığım iki uzun yol deneyimimi anlatmak istiyorum. Birisi 1990 model, diğeri 1995 model. İkisi de bana ait. Biri daha “sıradan” bir kullanım arabası, diğeri ise eski garaj arabası. İkisini de gerçek anlamda yola çıkardım ve ikisinden de memnun kaldım. Belki aynı durumda olanlara ya da şahin'le uzun yol yapmayı düşünenlere fikir verir.

Önce 1990 model Şahin ile yaptığım Ankara – Bartın yolculuğundan bahsedeyim.

Ankara'dan Bartın'a gidiş-dönüş yaptım. Giderken yolu pek bilmediğim için tempo tuttum, 90-100 km arasında gittim. Acele etmedim, sadece bir kez mola verdim. Onun dışında sadece benzinliklerde durdum. Dönüşte yolu bildiğim için biraz daha açtım, 120-130 bandında geldik. Toplam yakıt masrafı 1.800 TL oldu.

Bu araçta en çok dikkatimi çeken şey koltuklardı. Tofaş'ın o eski koltuklarının bende ayrı bir yeri var. Gerçekten çok rahat. İnsan saatlerce otursa bile belini, sırtını çok yormuyor. Süspansiyon tarafı ise eski bir araç olduğu için bugünün arabalarıyla kıyaslanamaz tabii. Yine de “rahat gidip rahat geldim” diyebilirim. Arabam öyle pısırık, yolda zorlanan bir araç değil. Gayet toparladı kendini.

Tek mekanik olay, Bartın'dan dönerken ufak bir yağ eklemesi yapmak zorunda kalmam oldu. Onun dışında hiçbir sorun çıkmadı. Yolda bırakmadı, terletmedi.

Şimdi gelelim 1995 model Şahin'e.

Bu araç biraz daha farklı. Eski garaj arabası. Yani uzun süre az kullanılmış, bakımlı bir araç. İzmir yoluna çıkmadan önce genel kontrollerini yaptırdım. Yağ, su, fren, lastik, elektrik… hepsine bakıldı.

Ankara'dan İzmir'e gidiş-dönüş yaptık. Giderken yine tempo tuttuk, 100-110 km arasında gittik. Çok basmadık. Yolda tek olay bobin kablosunun çıkması oldu. Hemen taktık, yola devam ettik. Toplam 3 kez mola verdik. Dönüşte ise biraz daha açtık, 120-130 ile geldik. Bu yolculukta toplam 2.800 TL yakıt yaktı.

Konfor olarak 1995 model daha bir toparlanmış hissediyor. Hem koltuk hem genel yol tutuşu biraz daha olgun. Yine de ikisi de Tofaş, ikisi de o klasik şahin ruhunu taşıyor. Özellikle uzun yolda o motor sesi, o direksiyon hissi, o koltuk… İnsanı başka bir yere götürüyor.

İki yolculuğu da düşündüğümde şunu söyleyebilirim: Bu arabalar yaşlı olabilir, teknolojileri eski olabilir ama bakımlı olduklarında hâlâ gerçek anlamda yol gidebiliyorlar. Ne yolda kaldım, ne büyük bir sorun yaşadım. Sadece ufak tefek şeyler oldu ve hepsi çözüldü.

Şahin'le uzun yol yapmak isteyenler varsa, özellikle bakımlı bir araçla yola çıkmalarını tavsiye ederim. Kontrol ettirmeden, “nasıl olsa gider” diyerek yola çıkmayın. Ama bakımlıysa, gerçekten keyifli bir yolculuk oluyor.

Not: 1990 model şahinin LPG deposu büyük, 1995 model Şahin'in LPG deposu standart depolardan.

Soru sormak isteyen olursa seve seve cevaplarım. İyi Sosyaller, yollar açık olsun.

Hocam direksiyonlar kara düzen miydi? Hidrolikse uzun yolda yormaması normal de kara düzense uzun yolda yormaması garip geldi.
 
Açıkçası gereksiz güzelleme yaptığınızı düşünüyorum. O uzun yoldaki rüzgar sesi, asfaltın tüm kötülüklerini tüm vücudumuzda hissetmemiz, iğrenç yol tutuşu bunlara bakılırsa sadece zorunda kaldım kullandım aracı.

Hocam direksiyonlar kara düzen miydi? Hidrolikse uzun yolda yormaması normal de kara düzense uzun yolda yormaması garip geldi.

Kara düzen direksiyon sadece araba yerinde dururken taş gibi oluyor. Araç giderken epey yumuşak.
 
Hocam direksiyonlar kara düzen miydi? Hidrolikse uzun yolda yormaması normal de kara düzense uzun yolda yormaması garip geldi.
Kara düzen direksiyon genellikle arabayı park ederken veya sürekli direksiyonu çevirirken şoförü yoruyor, hızlandıkça bir nevi direksiyon hafifleşiyor ve yumuşuyor diyebiliriz.
Uzun yolda direksiyon değil de koltuklar, yoldan aktarılan titreşimler ve çeşitli gürültüler araç içindekileri yorar.

Sevmiyorum şu Tofaş arabaları, dayanıklı olsalar da güvenli, sağlam ve sürüşü konforlu araçlar değiller.
Yine de Fiat 131 Abart, Mirafiori gibi ralli arabalarını tutuyorum.
 
Kara düzen direksiyon genellikle arabayı park ederken veya sürekli direksiyonu çevirirken şoförü yoruyor, hızlandıkça bir nevi direksiyon hafifleşiyor ve yumuşuyor diyebiliriz.
Uzun yolda direksiyon değil de koltuklar, yoldan aktarılan titreşimler ve çeşitli gürültüler araç içindekileri yorar.

Sevmiyorum şu Tofaş arabaları, dayanıklı olsalar da güvenli, sağlam ve sürüşü konforlu araçlar değiller.
Yine de Fiat 131 Abart, Mirafiori gibi ralli arabalarını tutuyorum.

90-100 kmh hızlarda sürdüğümde bende hala direksiyon sert oluyor 1992 doğan SL de. Benimkinde mi bir sorun var acaba.
 
1995 model olanın motoru tempra motor mu?

Hayır hocam düz 1.6

Açıkçası gereksiz güzelleme yaptığınızı düşünüyorum. O uzun yoldaki rüzgar sesi, asfaltın tüm kötülüklerini tüm vücudumuzda hissetmemiz, iğrenç yol tutuşu bunlara bakılırsa sadece zorunda kaldım kullandım aracı.



Kara düzen direksiyon sadece araba yerinde dururken taş gibi oluyor. Araç giderken epey yumuşak.
Güvenlik bakımında berbat bir araba. Evet, belirttiğim gibi süspansiyon sistemi eski nesil, doğal olarak hissediliyor. Benim burada anlatmak istediğim, bakımlı olan her Tofaş uzun yola çıkabilir.