İnsan hayat amacının dışına çıkmış olabilir mi?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Physic
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 36
  • Görüntüleme Görüntüleme 1B
Özgürlük vardır (iyi ve kötü anlamda). Özgürlüğünün sonuçları değişkenlik gösterir. Zorunluluk diye bir durumda yoktur. Daha iyi şartlarda dünyaya gelmek evet vardır, fakat zorunluluk diye bir durum yoktur. Bir köle isterse kendini öldürüp efendisine köle olmaktan kurtulabilir, ya da kaçıp kurtulur. Bir asgari ücretli isterse bir fırsatını bulup daha iyi şartlarda yaşayabilir. Kişi başka fırsatlara baktıktan sonra asgari ücretle devam ediyorsa, o bir amaç olmuştur artık.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bir köle isterse kendini öldürüp efendisine köle olmaktan kurtulabilir
Ve her durumda kazanan taraf yönetenler oluyor söylediğin gibi, ama zaten sorun şu sana özgürlüğü veren kişiler seni yönetenler ama sana verdikleri özgürlüğün arkasında bir sınır var onların istediği kadar özgür olabilirsin, asgari ücretli biri başka olanaklara bakamaz çünkü aç kalır hayatta kalmaya çalışmak bir zorunluluktur ve bu zorunluluk sana yine seni yönetenler tarafından veriyor.

Ek olarak hayır daha iyi bir iş bulma ihtimali düşüktür madem daha iyi bir fırsat var bu kadar insan enayi olduğu için mi asgari ücret ile çalışıyor? dostum onlar istemezse şuradan şuraya adım bile atamayız emin ol.

Örneğin Kuzey Kore’de doğan bir adamın ne gibi bir amacı olabilir köle olmaktan başka?
 
Kendi kendine zaten cevap vermişsin. Asgari ücretli birisi gitsin, hiç maaş almadan şehirde yaşamaya çalışsın, bakalım olası ihtimal 2-3 ay birileri kirayı öder, sonrasında ödenmez, kiracı kapıya, kor sokakta açlık sorunları çeker vesaire vesaire. Sonrasına ise eline bir fırsat geçer, asgari ücretle çalışır. Senin düşüncen ile dünyanın en zengin insanı hariç hiç kimsenin bir amacı yok ve özgür değil. Özgürlükten anladığın eğer her şeyi yapabilme gücüne sahip olmaksa, havada uç, bakalım uçabilecek misin? İki elin, iki ayağın var, istediğin gibi kullanabilirsin. Asgari ücretlinin amacı ise hayatını sürdürmeye devam ettirmektir. Bu kadar basit. Bu tür söylemler biraz kavramsallık sebebiyle oluşuyor. Fazla mı karamsarsınız? (Not: yorumların hiçbiri siyasi bir yorum değil felsefi yorumdur yorumlarda hiçbir ülke belirtilmeden asgari ücretli tanımı kullanılmıştır.)
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Emin ol yaşanan hadiseler sanayi inkilabından öncede oluyordu mesela Kazıklı Voyvoda'nın Türk halkına yaptığı katliamlar gibi. Dünya hiçbir zaman toz pembe olmadı, olmayacak. Ve dediğin "benim hayatımdaki amacım ne?" sorusunu M.Ö 6 yy. yaşayan düşünürler o zaman dahilinde sorgulayıp, düşünmüştür demek ki vakitleri var mış. Tabii vakitlerinin olması ekonomik refah seviyesiyle de paralel. Bu hayatta kendine hedefler koyucaksın ve bu hedeflerin üzerinden kendine bir yol çiziceksin. Kendini bu sorularla daha çok yıpratırsın ve eline hiçbir şey geçmez. Akışına bırak, fırsatlardan yararlan.
 
Kendimiz kurduk bu oyunu kendimiz oynuyoruz. Anlamlar yarattık bu kurgu dünyasında. Bizim dünyamız kurgu dünyasıdır. Kurgular arasında dolaşıyoruz bir bakıma. Devletler, milletler, aşk, tanrı, sanat hepsi birer kurgunun ürünüdür. İnsan düşünüyor ve bunlara anlam yüklüyor birer birer. Anlam yükledikçe değerleşiyor ve amaç ediniyonuruz her birini.

İnsanın amacı hayatta kalmak veya üremek çok ilkel zamanlarda olmuştur. Yaklaşık birkaç bin yıldır bu meseleyi atlattık. Şu an hayatta kalma değil psikolojik bir savaş veriyoruz daha çok.

Şu an bu amacı araman güzel bir şey. Nietzsche'de bunu söyler. Tanrı öldü diyerek tanrının anlamını yitirdiğini söyler ve nihilizme bir göz kırpar ama Nietzsche der ki insanoğlu değerlerin ölçütüdür. Yani biz değer ölçütüyüz ve biz değer biçeriz. Ek olarak Zerdüşt bize değer yaratmamız gerektiğini de söyler. Herkesten farklı, kendimize özel bir değer yaratarak sürüye uymaman gerektiğini söyler.

Nietzsche okumanızı ve anlamaya çalışmanızı öneririm.
 
Son düzenleme:
O bahsettiğin zengin insanlar normal yatırımcılar, bilim insanları değil ki?

Medyayı, orduyu, dinleri kontrol eden insanlardan bahsediyorum ben san,a fişlerimiz onların elinde. Şimdi gidip biri kafasına sıkınca bunun onlara bir zararı olmayacak. Her yorumda intihar etmekten bahsedip bana karamsar demen ironik olmuş çünkü kaçılmayacağını sen de biliyorsun, sana göre tek kaçış yolu intihar. Bir yol daha var, o da şiddet ve kaos.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Ölmeden önce yaşadığın hayatta seni kurtaran şey ne peki? Para.
 
@4284
Neye katılmadığını açıklar mısın? Benim dediklerim de katılmayacak pek bi olay yok. Sadece değerler ve amaçlar hakkında konuşmuştum. Senin fikrin nedir?

Ek olarak çoğu şeye maddi olarak bakarsanız bunlar geçici heves olacaktır. Mertebe, (gereksiz) zenginlik, maddi şeylerin tatminkarlığı çok çok azdır. Manevi olarak tatminkarlık ise hayat boyu olarak sürüyor çünkü kalıcı olarak etkileniyoruz.

İntihar etmek kaçıştır, korkaklıktır. Korkak olduğunuzu gösterir, teslimeyettir bi bakıma.

Ha asgari ücret, zenginler, yönetenler gibi şeyler dönmüş. Arkadaşlar asgari ücretli veya yöneticilerin çoğu bilinçsiz. Aslına bakarsanız çoğu insan benliğinin bilincinde bile değil. Kendilerince bir amaç içinde olup akıntıyla birlikte sürüklemiştir. Büyük ihtimalle bizde böyle sürükleniyoruz sadece farkında değiliz.


İnsanların amaçlarını siz düşünmeyin, kendi amacınızı kendiniz düşünün. İnsanların amaçlarını düşünmek bir başkasına düşmez.
 
İnsanın hiçbir zaman amacı olmadı. Eskiden de hayatta kalmaya çalışıyordun şimdi de hayatta kalmaya çalışıyorsun. Eskiden düşmanın doğaydı, yırtıcılardı, açlıktı şimdi ise kodamanlar, düşük IQ'lar.

Amaç arayışını da çok boş olarak görüyorum. Seni açık dünyaya salmışlar, ana görev vermemişler. Her şey yan görev. Keşfe çık, role playing yap, takıl kendince sonra da oyunu kapat, ebediyen. Mesela al sana bir yan görev: Türkiye'yi kurtar Başardığın takdirde ödül ne? Büyük oranda bilinmiyor olsa da ölümsüzlük, en azından insan medeniyetinin sonuna kadar. İsminin yaşaması. Kişisel tatmin. Bu görevin zorluğu "hard" denebilir. Daha basit görevlerle XP kasmak istiyorsan buyur: Ders çalış, iyi bir üniversite kazan. Gibi.

Ayrıca kendi kendimizi yeme olayı sanayi devriminden sonra değil muhtemelen şehirleşmelerden sonra başladı. Biz doğaya baskın geleli yüzyıllar oluyor. Ateşli silahlar galibiyetimizin kesin kanıtı oldu.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…