Spor, yarış oyunları ve It Takes Two, Split Finction gibi oyunlar hariç konsol çöp bana göre. Bilgisayar rahatlığı diye bir şey var. Controller üzerinden yapacağın bir aksiyonu mouse ile yapmak 1 saniyeni almıyor.
Performans olarak da 30-60 FPS ile oyun oynamak ne kadar keyif verebilir? Görüntü kalitesi de bariz çöp PC ile kıyasla.
PS5 var eve misafir falan gelince Mortal Kombat vs ya oynarız ya yüzüne bile bakmayız.
GTA 6 PC çıkış yapmaz ise aynı tarihte bir onu oynarım.
Konsol bana göre casual gaming için ideal. Yeni mmoprg oyunlar hep konsoloda çıkış yapıyor bu sadece oyun içi shop veya oyun satışlarını arttırmak için hardcore guildlerin hiçbiri konsol oyuncusu bile kabul etmiyor, çünkü ciddi oynanış veremez/veremiyor, konsol performansı da buna izin vermiyor zaten.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Alışırsın bu arada, oynadığın oyun da aslında gamepadler için basit oyunlar. FPS dışında ve kombo yaparak dövüştüğün oyunlar hariç zorlamaz. Dövüş oyunlarını genelde turnuva vb. yapanlar düz gamepadler ile oynamıyor. Benzer şekilde CoD vb. oynayanlar PS veya Xbox gamepadlerini kullanmıyor.
Ben klavye ile fareyi daha çok seviyorum. Oyuna başlamadan önce de PS5'de çalıştırmaya çalıştım ama olmadı.
 
Ben bu işe biraz da ekonomik/sosyolojik açıdan bakıyorum. Konsol ülkemizde maalesef bir tık "lüks" tüketim olarak görünüyor. Okullarda bile sınıfta konsolu olan çocuğu zengin olarak görmez miydik?

Halbuki bilgisayar halka daha inmiş, daha popüler, herkesin bildiği ve kullandığı bir cihaz. Ve oyun oynamakta bilgisayarda daha alışılmış bir durum. İnsanlar oyun için konsol almak yerine bilgisayar alırım oyun oynama keyfi de yanında gelir bir sürü iş yaparım düşüncesini daha mantıklı buluyor.

Aile evinde yaşayan, PlayStation kafe dışında konsolla tanışmamış hep bilgisayara alışmış Türk genci de ailesinin yanina gittiğinde "konsol alabilir miyim?" Sorusu ile "bilgisayar alabilir miyim?" Sorusunu kıyaslıyor ve tabi ki ailesinin bilgisayara karşı daha ılımlı bakacağını düşünüyor. Tercihini de bu yönde kullanıyor.

Ha istisnalar tabi ki var. Fakat bence genel durum böyle. Zaten maddi refaha erişmiş bir çok kişinin (gencin) evinde de konsol var zaten.
 
Ben bu işe biraz da ekonomik/sosyolojik açıdan bakıyorum. Konsol ülkemizde maalesef bir tık "lüks" tüketim olarak görünüyor. Okullarda bile sınıfta konsolu olan çocuğu zengin olarak görmez miydik?

Halbuki bilgisayar halka daha inmiş, daha popüler, herkesin bildiği ve kullandığı bir cihaz. Ve oyun oynamakta bilgisayarda daha alışılmış bir durum. İnsanlar oyun için konsol almak yerine bilgisayar alırım oyun oynama keyfi de yanında gelir bir sürü iş yaparım düşüncesini daha mantıklı buluyor.

Aile evinde yaşayan, PlayStation kafe dışında konsolla tanışmamış hep bilgisayara alışmış Türk genci de ailesinin yanina gittiğinde "konsol alabilir miyim?" Sorusu ile "bilgisayar alabilir miyim?" Sorusunu kıyaslıyor ve tabi ki ailesinin bilgisayara karşı daha ılımlı bakacağını düşünüyor. Tercihini de bu yönde kullanıyor.

Ha istisnalar tabi ki var. Fakat bence genel durum böyle. Zaten maddi refaha erişmiş bir çok kişinin (gencin) evinde de konsol var zaten.
Okul dönemimde (ilkokul) bilgisayar yoktu. İnternet kafelerde takılırdık. Belki ondan dolayı da bilgisayarın yaygınlaşması normal olabilir. O dönem oyunları çakma NES cihazlarında oynardık. NES'in tarihi geçtiği dönemlerdi. Kırtasiyeden 50 ₺ aldığım ve 10 tane oyun içeren kasetini büyük marketin sattığı bir çakma konsoldu. Bu konsolu öğrenme sebebim üst komşumuzun benzeri bir ürüne sahip olmasıydı.



O dönem Metin diye bir arkadaşımızın bilgisayarı vardı. Ona da zengin gözüyle bakardık açıkcası. Sonradan akrabanın eskisi ile eve bir bilgisayar girdi. Daha sonrasında Excel'den bir bilgisayar aldık. Devamında dizüstü bilgisayar falan diye gitti. Aslında Valorant gibi oyunlar ittirmese bence gençlerde bu hazır sistemler popüler olmazdı diye düşünüyorum.

2025-05-03_16-39.webp


PS'de aslında bakarsan PS4 dönemi yaygınlaştı. O dönem de YT vb. sayesinde oldu. Ekonomi ve yama elbette önemli, ama ben halen yerelde PS vb. iyi reklam yapabildiğini düşünmüyorum. İçerik üretici tercihleri de aşağıda anlatacağım iticiliği destekliyor. Belki kişisel düşünüyor yapabilirsin, ama ben fakir insanların zenginlerin hovardalığından nasıl tiksindiği anlayacak bir çevrede büyüdüğümü düşünüyorum.

Bir de global ve bizim ülkede, PS kullanıcılarına aşılanan bir fanboyluk var. Onlar da kendilerini ayrı bir şeymiş gibi kibirli görüyorlar. Bu yüzden de çoğu kişiye bu topluluğa dahil olmak itici geliyor olabilir. Bu iticilik yaş aldıkça çok umursancağını sanmıyorum. Ama gençler her şeyde taraf olduğundan, bu konuda da rahatsız oluyorlar. Bu fanboy kitlesinden müzdarip olduğunu söyleyen Sony CEO'ları da vardı. Çünkü bunlara belirli kalıplar dışında oyun da satamıyorsun.
 
Okul dönemimde (ilkokul) bilgisayar yoktu. İnternet kafelerde takılırdık. Belki ondan dolayı da bilgisayarın yaygınlaşması normal olabilir. O dönem oyunları çakma NES cihazlarında oynardık. NES'in tarihi geçtiği dönemlerdi. Kırtasiyeden 50 ₺ aldığım ve 10 tane oyun içeren kasetini büyük marketin sattığı bir çakma konsoldu. Bu konsolu öğrenme sebebim üst komşumuzun benzeri bir ürüne sahip olmasıydı.



O dönem Metin diye bir arkadaşımızın bilgisayarı vardı. Ona da zengin gözüyle bakardık açıkcası. Sonradan akrabanın eskisi ile eve bir bilgisayar girdi. Daha sonrasında Excel'den bir bilgisayar aldık. Devamında dizüstü bilgisayar falan diye gitti. Aslında Valorant gibi oyunlar ittirmese bence gençlerde bu hazır sistemler popüler olmazdı diye düşünüyorum.

Eki Görüntüle 145444

PS'de aslında bakarsan PS4 dönemi yaygınlaştı. O dönem de YT vb. sayesinde oldu. Ekonomi ve yama elbette önemli, ama ben halen yerelde PS vb. iyi reklam yapabildiğini düşünmüyorum. İçerik üretici tercihleri de aşağıda anlatacağım iticiliği destekliyor. Belki kişisel düşünüyor yapabilirsin, ama ben fakir insanların zenginlerin hovardalığından nasıl tiksindiği anlayacak bir çevrede büyüdüğümü düşünüyorum.

Bir de global ve bizim ülkede, PS kullanıcılarına aşılanan bir fanboyluk var. Onlar da kendilerini ayrı bir şeymiş gibi kibirli görüyorlar. Bu yüzden de çoğu kişiye bu topluluğa dahil olmak itici geliyor olabilir. Bu iticilik yaş aldıkça çok umursancağını sanmıyorum. Ama gençler her şeyde taraf olduğundan, bu konuda da rahatsız oluyorlar. Bu fanboy kitlesinden müzdarip olduğunu söyleyen Sony CEO'ları da vardı. Çünkü bunlara belirli kalıplar dışında oyun da satamıyorsun.

Bahsettiğiniz zamanlar biraz daha eskilere dayanıyor. O zamanlar konsollar tabi ki daha yaygındı. Çünkü bilgisayarlar hem dediğiniz gibi yaygın değildi hem de bilgisayar kullanmak işkenceden farksızdı. Konsollar çabucak oyunları açarken bilgisayarda en basit ses kartı eksikliğinde bile bazı oyunlar hiç açılmıyordu. Zaten yazıya sizin bahsettiğiniz durumu da eklemeyi düşünmüştüm ama sonradan vazgeçtim.

Bunu belirtmemem benim hatam hemen ekleyeyim: Özellikle 2010'lardan sonra bilgisayar oyun konusunda kıymete bindi. Ekonomik ucuzluk eskiden sizin bahsettiğiniz gibi konsol tarafında daha hissedilirken bu tam tersi yönde bilgisayara kaydı. Benim bahsettiğim olay da buydu aslında. Ki eski dönemlerde PS1, NES ya da benzeri konsollarla tanışmış bir çok kişi zaten halen konsollar ile hayatına devam ediyor.

Fakat günümüze biraz daha yaklaştığımızda bilgisayarların aşırı derecede ucuzladığını, konsolları kopya koruma konusunda yeni yöntemler uyguladığını açık açık biliyoruz. Eskiden ucuza korsan konsol oyunları satılırdı sonradan bu tersine döndü ve CD satıcıları 10 liraya korsan bilgisayar oyunları satmaya başladı. Benim CD'ciden aldığım NFS Most Wanted, GTA San Andreas, Dirt 4 gibi oyunlar halen duruyor.

Fanboyluk konusunda ise hak veriyorum. PS'de öyle bir kitle var. Fakat inanin o kitleler bilgisayar tarafında da var zaten. Fakat bilgisayar tarafı derya deniz olduğu için firmalar ne kadar umursuyor? Tartışılır.
 
Bahsettiğiniz zamanlar biraz daha eskilere dayanıyor. O zamanlar konsollar tabi ki daha yaygındı. Çünkü bilgisayarlar hem dediğiniz gibi yaygın değildi hem de bilgisayar kullanmak işkenceden farksızdı. Konsollar çabucak oyunları açarken bilgisayarda en basit ses kartı eksikliğinde bile bazı oyunlar hiç açılmıyordu. Zaten yazıya sizin bahsettiğiniz durumu da eklemeyi düşünmüştüm ama sonradan vazgeçtim.

Bunu belirtmemem benim hatam hemen ekleyeyim: Özellikle 2010'lardan sonra bilgisayar oyun konusunda kıymete bindi. Ekonomik ucuzluk eskiden sizin bahsettiğiniz gibi konsol tarafında daha hissedilirken bu tam tersi yönde bilgisayara kaydı. Benim bahsettiğim olay da buydu aslında. Ki eski dönemlerde PS1, NES ya da benzeri konsollarla tanışmış bir çok kişi zaten halen konsollar ile hayatına devam ediyor.

Fakat günümüze biraz daha yaklaştığımızda bilgisayarların aşırı derecede ucuzladığını, konsolları kopya koruma konusunda yeni yöntemler uyguladığını açık açık biliyoruz. Eskiden ucuza korsan konsol oyunları satılırdı sonradan bu tersine döndü ve CD satıcıları 10 liraya korsan bilgisayar oyunları satmaya başladı. Benim CD'ciden aldığım NFS Most Wanted, GTA San Andreas, Dirt 4 gibi oyunlar halen duruyor.

Fanboyluk konusunda ise hak veriyorum. PS'de öyle bir kitle var. Fakat inanin o kitleler bilgisayar tarafında da var zaten. Fakat bilgisayar tarafı derya deniz olduğu için firmalar ne kadar umursuyor? Tartışılır.
Ben en son fiziksel korsan oyunumu 2011-13 gibi almış olabilirim. Bilgisayarda korsan oyunlar CD/DVD başına fiyat biçiliyordu. Tek CD 1 ₺, DVD başı ise 2 ₺. Mesela CoD 2 ve MoH 2010 kuşe kağıtlı(kapağı falanı basmışlar) korsan almıştım. Bu oyunlara kuşe kağıdı basıp satan yerler bile vardı. Atıyorum kuşe kağıdı olmadan alırsan CoD 2 iki DVD yani 4 ₺'ydi. Ama kuşe kağıdı ile alırsan(genelde önceden kopyalayıp rafa koyduğu ürünlerde olurdu. Yani kopyalamasını beklemezdin) DVD başına 2.5 ₺ alırdı yani 5 ₺ CoD 2 almıştım.

Oturduğum yerin çok yakınında CD satan yerde oyunlar için kataloğ vardı. O kataloğdan oyunu seçerdim ve kopyalamasını isterdim. Ortalama 10-15 dakika sonra gelince(DVD'ye göre değişirdi) kopyalanan CD'yi alır giderdim.

Bahsettiğin 10 ₺ korsan oyunlar konsol içinse o bile pahalıymış. :D

Çünkü o dönemlerde 1.5 ₺ tavuk döner ve ayran satan yerler vardı. Et döner 3-5 ₺ civarıydı. Kebap dürümler 6-8 ₺ arası değişirdi. Tabii bu şehirlere göre değişiyor. Benim 1 ₺ aldığım bir yer bile vardı. Büyük ihtimalle tavuk dönerin gramajı az ve dürümünü kendileri yaptığından uygundu. Ot dürüm derlerdi zaten o yere. Bunu anlatma sebebim 10 ₺ o dönem iyi paraydı.

Bir de fulloyun diye bir site vardı. O dönemlerde 8 Mbps internet ile en az partlı oyunları indirip oynardım. O yüzden belki de döneminin gerisinde ama çok kült oyun oynamıştım. Eziyetti o dönemler eziyet. Torrent oyunları en azından benim yerel forumlarında keşfettiğimizde de ben Steam'a alışmıştım.
 
Son düzenleme:
Bütçem güçlü sistem sahibi olmama elverdiği sürece konsol almayacağım. Şartlarım zorlanırsa düşünürüm.