tear
Üstün
- Katılım
- 31 Ocak 2024
- Mesajlar
- 2.486
- Makaleler
- 34
- Çözümler
- 31
- Beğeniler
- 3.200
Paris anlaşması, iklim değişikliği konusunda yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası anlaşmadır. 12 Aralık 2015'te Fransa'nın Paris kentinde düzenlenen BM iklim değişikliği konferansı'nda (cop21) 195 parti tarafından kabul edildi. 4 Kasım 2016'da yürürlüğe girdi.
Genel hedef, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin çok altında, 2°C’nin altında tutmak ve sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmak için çaba göstermektir.
2030 yılı, Paris Anlaşması’nda açıkça bir dönüm noktası olarak geçiyor. Bu yıl, ülkelerin emisyonlarını ciddi şekilde azaltmış olması gereken yıl olarak kabul ediliyor. Eğer dünya bu hedefi tutturamazsa, iklim sisteminde geri dönüşü olmayan değişimler başlama riskiyle karşı karşıya kalacak.
2 Temmuz 2025 tarihinde yayınlanan bir röportajda çevre aktivisti David Suzuki, iklim değişikliğine karşı mücadelenin kaybedildiğini söyledi.
David Suzuki, iPolitics'e verdiği özel röportajda, "Hikayemizi değiştirmeyi başaramadık ve hala aynı yasal, ekonomik ve politik sistemlerin içinde sıkıştık kaldık" dedi. “Bana göre artık yapmamız gereken tek şey, eğilip siper almak”
İklim değişikliği global çapta toplumsal çürümeye yol açacak ve bazı bölgelerde medeniyet kısmi veya tamamen çökecek.
Bu krizler birçok yerde sivil savaşlar, iç çatışmalar ve toplumsal dağılmalar doğuracak iklim değişikliği sadece bir hava sıcaklığının değişmesinden çok daha derin sonuçlar doğuracak.
Zaten bildiğimiz üzere Suriye iç savaşanının arkasında kuraklık ve gıda krizi vardı ana neden olmasa bile:
IPCC raporlarına göre:
- 2030 sonrası, iklim krizine bağlı göç ve kaynak savaşları ciddi bir tehdit oluşturacak.
- Bu tehdit özellikle Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya bölgelerinde çok daha yüksek olacak.
- Avrupa ve ABD gibi ülkelerde ise iç çatışma riski artacak; aşırı sağ hareketler, göçmen karşıtı isyanlar ve toplumsal kutuplaşmalar tetiklenecek.
- ABD Savunma Bakanlığı ve benzeri güvenlik kurumları, iklim krizini “ulusal güvenlik tehdidi” olarak değerlendiriyor.
Yakın bir zamanda post-apokaliptik filmler ve diziler izlememize gerek kalmayacak bizzat kendimiz deneyimleneceğiz.
Son düzenleyen: Moderatör: