- Katılım
- 21 Aralık 2023
- Mesajlar
- 164
- Beğeniler
- 157
Konuya cevap veren üyelerin belirttiği bilgilerde geçen evrenin temel sabitleri, kuralları, varsayımları 100 yıldan uzun zamandır pek çok bilim insanı tarafından araştırılmış, gözlenmiş, deneylerle ortaya konmuş hususlar. Bu temel varsayılan kuramların üzerine sürekli yeni fikirler inşa edilmiş. Her yeni kuram, onların temelleri üzerinde yükseliyor. Çünkü onları sarsan bir teori ortaya koymak istenirse, o varsayımları geçersiz hale getirecek düzeyde olağanüstü bir çalışma gerekir. Ve bu çalışmanın deney ve gözlem ile pek çok bağımsız bilim insanı tarafından doğrulanabilirliğinin/yanlışlanabilirliğinin test edilmesi gerekiyor. Yoksa sadece kanıtlanamamış bir teori düzeyinde kalır ve varsayılan temelleri ne kadar ihlal ettiğine bağlı olarak bilim camiasında alay konusu olabilir.
Sonsuz enerjinin mümkün olabileceği gibi bir iddia, en temel düzeydeki kuramları ihlal ettiği için şu an düşünülemez derecede anlamsız görünüyor. Bunun teoride mümkün olabilmesi için şimdikinden tamamiyle farklı bir evren modeli olması gerekirdi. Mesela ışık hızından örnek verelim. Işığın uzay boşluğundaki hızı bizim ölçü birimlerimize göre kabaca 300 km/saniye olması mevcut evrenimizde uzay-zaman geometrisinin sabitidir. Burda şu sorulabilir: Neden mesela saniyede 400 bin veya 500 bin değil de 300 bin? Bunun tam bir cevabı yok. Çünkü maddeyle ve enerjiyle etkileşime giren klasik fiziği daha iyi gözlemlebiliyoruz ama kuantum ölçeği bizim için hala büyük oranda muamma. Belki de ışığın hızının bu sabitliği, kuantum düzeyindeki etkileşimler nedeniyledir. Uzay-zamanın bildiğimiz evrenin kuantum düzeyindeki dokusu bu sabite neden oluyorsa, evreninin bizim bilmediğimiz bir köşesinde, farklı şartlar altında bu sabit değişebilir. Buna dair bir teori de vardı: Değişken Işık Hızı Teorisi (VSL). Bu tabi ki daha önce bahsettiğim temel varsayımlara ve kozmolojik sabitlere aykırı olduğu için kabul görmüyor. Aynı şekilde sonsuz enerjinin mümkün olabileceğine dair konuyu da buraya bağlıyorum. Bizim bildiğimiz kurallar çerçevesinde mümkün değil. Ve bu sabit kuralları değiştirebilecek bir araştırma da yok.
Düzeltme: 300 bin km/saniye. "Bin" kelimesi dikkatten kaçmış.
Sonsuz enerjinin mümkün olabileceği gibi bir iddia, en temel düzeydeki kuramları ihlal ettiği için şu an düşünülemez derecede anlamsız görünüyor. Bunun teoride mümkün olabilmesi için şimdikinden tamamiyle farklı bir evren modeli olması gerekirdi. Mesela ışık hızından örnek verelim. Işığın uzay boşluğundaki hızı bizim ölçü birimlerimize göre kabaca 300 km/saniye olması mevcut evrenimizde uzay-zaman geometrisinin sabitidir. Burda şu sorulabilir: Neden mesela saniyede 400 bin veya 500 bin değil de 300 bin? Bunun tam bir cevabı yok. Çünkü maddeyle ve enerjiyle etkileşime giren klasik fiziği daha iyi gözlemlebiliyoruz ama kuantum ölçeği bizim için hala büyük oranda muamma. Belki de ışığın hızının bu sabitliği, kuantum düzeyindeki etkileşimler nedeniyledir. Uzay-zamanın bildiğimiz evrenin kuantum düzeyindeki dokusu bu sabite neden oluyorsa, evreninin bizim bilmediğimiz bir köşesinde, farklı şartlar altında bu sabit değişebilir. Buna dair bir teori de vardı: Değişken Işık Hızı Teorisi (VSL). Bu tabi ki daha önce bahsettiğim temel varsayımlara ve kozmolojik sabitlere aykırı olduğu için kabul görmüyor. Aynı şekilde sonsuz enerjinin mümkün olabileceğine dair konuyu da buraya bağlıyorum. Bizim bildiğimiz kurallar çerçevesinde mümkün değil. Ve bu sabit kuralları değiştirebilecek bir araştırma da yok.
Işığın uzay boşluğundaki hızı bizim ölçü birimlerimize göre kabaca 300 km/saniye olması mevcut evrenimizde uzay-zaman geometrisinin sabitidir.
Düzeltme: 300 bin km/saniye. "Bin" kelimesi dikkatten kaçmış.
Son düzenleme: